6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5617 E. 2012/5435 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel yetkili mahkeme tefrik marka hakkına tecavüz maddi ve manevi tazminat terkin yetkisizlik kararı maddi tazminat ilan haksız rekabet görevli mahkeme

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının “HİDROLİFTSAN” ibaresini ise “standart silindirler” – “arka kaynaklı standart silindirler” – “teleskobik silindirler” – “damper silindirleri” – “hidrolik silindirler” ürünleri olmak üzere davacı markalarının kapsamındaki mallar ile aynı ve benzer mallar üzerinde kullanıldığı, davalı tarafından ticaret unvanında da kullanılmakta olan Hidroliftsan kelimesinin davacı firma ile aynı ve benzer sektörde yer aldığı, “HİDROLİK-PNOMATİK SİLİNDİR SANAYİ” ile “hidrolik lift silindirleri” ve “sanayi makinaları” sektörlerinin aynı ve benzer sektörler olduğu, benzer ihtiyaçları karşıladığı, benzer tüketici grubuna hitap ettiği, “HİDROLİFTSAN” ibaresinin davalı tarafından firma unvanında, işyeri tabelasında ve web sitesi alan adında kullanılmakta olduğu, davalının web sitesindeki fotoğraf ve bilgilerden bu ibareyi işyerinde, ürettiği ürünlerde, iş evrakında, katıldığı fuarlarda ve tanıtıcı araçlarında kullandığı, davalının “hidroliftsan” kelimesini kullanımının davacının tescilli markasına tecavüz niteliğinde olduğu, yine davacının tescilli markasının kapsamında bulunan aynı ve benzer mal ve hizmetler üzerinde bu ibarenin kullanımının haksız rekabet yarattığı, davacı vekili maddi tazminat ve itibar tazminatı ile ilgili taleplerini müracaata bıraktığı, davalının markaya tecavüzü sonucu davacı marka sahibinin piyasa edindiği imaj ve güvenden oluşan manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp ve zararlar ile uzun süren çabalarla yaratılan marka imajının zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat isteminin yerinde olduğu gerekçesiyle marka hakkına tecavüz ile ilgili talebin kabulü ile davacının marka hakkına yapmış olduğu tecavüzün tespitine ve tecavüzün önlenmesine, aynı nedenlerle davalının fiilinin haksız rekabet olduğunun tespiti ile haksız rekabetin men’ine ve refine, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu nedenle davalıya ait işyerleri ve ilgili yerlerde bulunan marka ve unvana tecavüz eden haksız rekabet teşkil eden reklam panoları ile ilan afişlerinin yerlerinden sökülmesine, hidrolift kelimesinin bunlar üzerinden silinmesine, silinmesi mümkün değilse imha edilmesine, 10.000.TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davacı vekilinin diğer maddi tazminat taleplerinin HMUK 409 maddesi gereğince müracaata bırakılmasına, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, davalının davacının marka hakkına yapmış olduğu tecavüzün tespiti ile önlenmesine, aynı nedenlerle davalının fiilinin haksız rekabet olduğunun tespitine, men’ine ve refine, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece markanın hükümsüzlüğü ve ticaret unvanın terkini davalarında genel yetkili mahkemenin davalının ikametgahı olduğu gerekçesiyle marka hükümsüzlüğü ve ticaret unvanın terkini istemi haricindeki taleple ilgili davanın ayrılması ile dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, talep ve kesinleşme halinde dosyanın yetkili ve görevli Aydın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair verilen karar Dairemizin 17.05.2010 tarih ve 2008/13887-2010/5471 sayılı karar ile davacının taleplerinin birbiri ile irtibatı olduğu da nazara alınarak KHK 63/1. madde hükmü karşısında davaya bakılmak gerekirken yazılı şekilde tefrik ve yetkisizlik kararı verilmesi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulmasına karar verildiğinden bu durumda mahkemece davacının taleplerinin birlikte görülüp sonuçlandırılması ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ticari işletme

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12235 E. 2014/18166 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/5617 E.  ,  2012/5435 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.01.2010 tarih ve 2008/224-2010/23 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.04.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av...... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin “şekil+ HİDROLİFT” ibareli 1987/98532 nolu markasının 7.sınıfta tescilli olduğunu ve bu ibareyi 14.11.1986 yılından beri ticaret unvanı olarak kullandığını, bu ibareyle piyasada tanındığını, davalının ise aynı ibareyi ticaret unvanı olarak kullanıp 2001/21992 no ile marka tescilini sağlamasının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğüne, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men’ine, davalı ticaret unvanının terkinine, fazlaya ilişkin haklar saklı olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat, 25.000,00 TL manevi tazminat ile 5.000,00 TL itibar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının “HİDROLİFTSAN” ibaresini ise “standart silindirler” – “arka kaynaklı standart silindirler” – “teleskobik silindirler” – “damper silindirleri” – “hidrolik silindirler” ürünleri olmak üzere davacı markalarının kapsamındaki mallar ile aynı ve benzer mallar üzerinde kullanıldığı, davalı tarafından ticaret unvanında da kullanılmakta olan Hidroliftsan kelimesinin davacı firma ile aynı ve benzer sektörde yer aldığı, “HİDROLİK-PNOMATİK SİLİNDİR SANAYİ” ile “hidrolik lift silindirleri” ve “sanayi makinaları” sektörlerinin aynı ve benzer sektörler olduğu, benzer ihtiyaçları karşıladığı, benzer tüketici grubuna hitap ettiği, “HİDROLİFTSAN” ibaresinin davalı tarafından firma unvanında, işyeri tabelasında ve web sitesi alan adında kullanılmakta olduğu, davalının web sitesindeki fotoğraf ve bilgilerden bu ibareyi işyerinde, ürettiği ürünlerde, iş evrakında, katıldığı fuarlarda ve tanıtıcı araçlarında kullandığı, davalının “hidroliftsan” kelimesini kullanımının davacının tescilli markasına tecavüz niteliğinde olduğu, yine davacının tescilli markasının kapsamında bulunan aynı ve benzer mal ve hizmetler üzerinde bu ibarenin kullanımının haksız rekabet yarattığı, davacı vekili maddi tazminat ve itibar tazminatı ile ilgili taleplerini müracaata bıraktığı, davalının markaya tecavüzü sonucu davacı marka sahibinin piyasa edindiği imaj ve güvenden oluşan manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp ve zararlar ile uzun süren çabalarla yaratılan marka imajının zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat isteminin yerinde olduğu gerekçesiyle marka hakkına tecavüz ile ilgili talebin kabulü ile davacının marka hakkına yapmış olduğu tecavüzün tespitine ve tecavüzün önlenmesine, aynı nedenlerle davalının fiilinin haksız rekabet olduğunun tespiti ile haksız rekabetin men’ine ve refine, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu nedenle davalıya ait işyerleri ve ilgili yerlerde bulunan marka ve unvana tecavüz eden haksız rekabet teşkil eden reklam panoları ile ilan afişlerinin yerlerinden sökülmesine, hidrolift kelimesinin bunlar üzerinden silinmesine, silinmesi mümkün değilse imha edilmesine, 10.000.TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davacı vekilinin diğer maddi tazminat taleplerinin HMUK 409 maddesi gereğince müracaata bırakılmasına, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, davalının davacının marka hakkına yapmış olduğu tecavüzün tespiti ile önlenmesine, aynı nedenlerle davalının fiilinin haksız rekabet olduğunun tespitine, men’ine ve refine, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece markanın hükümsüzlüğü ve ticaret unvanın terkini davalarında genel yetkili mahkemenin davalının ikametgahı olduğu gerekçesiyle marka hükümsüzlüğü ve ticaret unvanın terkini istemi haricindeki taleple ilgili davanın ayrılması ile dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, talep ve kesinleşme halinde dosyanın yetkili ve görevli Aydın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair verilen karar Dairemizin 17.05.2010 tarih ve 2008/13887-2010/5471 sayılı karar ile davacının taleplerinin birbiri ile irtibatı olduğu da nazara alınarak KHK 63/1.

madde hükmü karşısında davaya bakılmak gerekirken yazılı şekilde tefrik ve yetkisizlik kararı verilmesi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulmasına karar verildiğinden bu durumda mahkemece davacının taleplerinin birlikte görülüp sonuçlandırılması ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bozma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057019100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.