Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/16262 E. 2012/6320 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
atıfet mehli↗ internet bankacılığı↗ ticari faiz↗ ispat yükü↗ temerrüt faizi↗ yasal faiz↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; bankanın internet bankacılığı için teknolojinin gerektirdiği tüm tedbirleri almak zorunda olduğu, somut olayda ispat yükü kendisinde olan bankanın, davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın 3. kişinin eline geçmesinde davacının müterafik kusurunun bulunduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2500 TL alacağının 22/07/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı tarafça davalıya atıfet mehli verilmiş bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Ancak, davacı dava dilekçesinde ticari faiz talebinde bulunduğuna göre, mahkemece Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca avans faizi nispetinde temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6102 E. 2012/13243 K.
Ortak:internet bankacılığı · ispat yükü
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; bankanın «internet bankacılığı» için teknolojinin gerektirdiği tüm tedbirleri almak zorunda olduğu, somut olayda «ispat yükü» kendisinde olan bankanın, davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın 3. kişinin eline geçmesinde davacının müterafik kusurunun bulunduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2500 TL alacağının 22/07/2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın «internet bankacılığı» konusunda gerekli güvenlik tedbirlerini almadığı, «ispat yükü» kendisinde olan davalı bankanın davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini kanıtlayamadığı, davacının hesabından haksız yere çekilen paranın toplam 15.400,00 TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle asıl davanın kabulün …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın «internet bankacılığı» konusunda gerekli güvenlik tedbirlerini almadığı, «ispat yükü» kendisinde olan davalı bankanın davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini kanıtlayamadığı, davacının hesabından haksız yere çekilen paranın toplam 15.400,00 TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle asıl davanın kabulün …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6678 E. 2012/13430 K.
Ortak:internet bankacılığı · yasal faiz · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; bankanın «internet bankacılığı» için teknolojinin gerektirdiği tüm tedbirleri almak zorunda olduğu, somut olayda «ispat yükü» kendisinde olan bankanın, davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın 3. kişinin eline geçmesinde davacının müterafik kusurunun bulunduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2500 TL alacağının 22/07/2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2) Ancak, davacı dava dilekçesinde «ticari faiz» talebinde bulunduğuna göre, mahkemece Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca «avans faizi» nispetinde «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılm …
Benzer bu kararda… ak, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olduğu, davalı bankanın davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini kanıtlayamadığı, tüm kusurun davalı bankada olduğu gerekçesiyle 3.100 TL'nin 29.12.2005 tarihinden itibaren değişen oranlardaki «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde, dava, davacıya ait hesaptan iradesi dışında «internet bankacılığı» aracılığıyla üçüncü kişilerce usulsüz olarak çekilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, TTK'da ticari iş olarak düzenlenen bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır.
Bu durum karşısında, hükmedilen alacağın davacının talebi doğrultusunda avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «yasal faize» hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur
Benzer bu kararda… ak, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olduğu, davalı bankanın davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini kanıtlayamadığı, tüm kusurun davalı bankada olduğu gerekçesiyle 3.100 TL'nin 29.12.2005 tarihinden itibaren değişen oranlardaki «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/16262 E. , 2012/6320 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Samsun(Kapatılan) 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/09/2010 tarih ve 2009/1324-2010/919 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı banka nezdindeki hesabından internet aracılığıyla 2500TL para çekildiğini, para aktarılmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, yeterli güvenlik ve bankacılık önlemlerini almayan davalı bankanın kusurlu olduğunu ileri sürerek, 2500TL nin 16/12/2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olayda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkili bankaya husumet yönetilemeyeceğini, zira bankanın uhdesine geçen bir bedelin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; bankanın internet bankacılığı için teknolojinin gerektirdiği tüm tedbirleri almak zorunda olduğu, somut olayda ispat yükü kendisinde olan bankanın, davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın 3. kişinin eline geçmesinde davacının müterafik kusurunun bulunduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2500 TL alacağının 22/07/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı tarafça davalıya atıfet mehli verilmiş bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Ancak, davacı dava dilekçesinde ticari faiz talebinde bulunduğuna göre, mahkemece Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca avans faizi nispetinde temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının HÜKÜM bölümünde yer alan “Davanın kabulüne, 2500 TL alacağın 22/07/2009 tarihinden itibaren işleyecek” ibaresinden sonra gelen “yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibarelerinin karardan çıkartılarak yerine “avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibarelerinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 111,35 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı'dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057015700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz