6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tahsil

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/6102 E. 2012/13243 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
internet bankacılığı ispat yükü kusur

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın internet bankacılığı konusunda gerekli güvenlik tedbirlerini almadığı, ispat yükü kendisinde olan davalı bankanın davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiğini kanıtlayamadığı, davacının hesabından haksız yere çekilen paranın toplam 15.400,00 TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6678 E. 2012/13430 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/6102 E.  ,  2012/13243 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Tavşanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/03/2011 tarih ve 2010/338-2011/119 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabından müvekkilinin bilgisi ve talimatı olmadan internet yoluyla 20.12.2006 tarihinde toplam 15.400,00TL’nın tanımadığı üçüncü kişilerin hesabına aktarıldığını, davalı bankanın elektronik bankacılık hizmetinde gereken güvenliği sağlayamadığını ileri sürerek, anılan meblağın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen dava da 2.600,00 TL’nın tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davaya bakmaya bankanın genel merkezinin bulunduğu İstanbul Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, şifrenin özenle saklanması yükümlülüğünün davacıda olduğunu, bu nedenle doğacak zararlardan davacının sorumlu olacağını, davacının zararının şifrenin 3. kişilerce öğrenilmesi sonucu meydana geldiğini, bankanın sisteminden kaynaklanan bir zarar bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın internet bankacılığı konusunda gerekli güvenlik tedbirlerini almadığı, ispat yükü kendisinde olan davalı bankanın davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiğini kanıtlayamadığı, davacının hesabından haksız yere çekilen paranın toplam 15.400,00 TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 686,10 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/09/2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava, davacının şifresinin üçüncü kişilerce kullanılmak suretiyle davalı banka şubesinde mevcut vadesiz hesabından yapılan havaleler yoluyla gerçekleşen zararın davalı bankadan tahsiline yöneliktir.

Davada, davalı yanca, davacının kullanmış olduğu şifrenin başkalarınca ele geçirilmesini önlemek için gerekli önlemleri almadığı ileri sürülmüş, davalı bankanın davacının bilgisayarında mevcut uygulama programına kadar internet bankacılığı sistemi ile ilgili olarak günümüz teknolojisine ve uluslararası standartlara uygun olarak her türlü güvenlik önlemini almış olduğu, davacının şifresinin ele geçirilmesinde sistemin ve dolayısıyla bankanın bir kusuru bulunmadığı savunulmuştur.

Mahkemece, davalının savunması üzerinde durularak, gerek davacının ve gerekse de bankanın internet bankacılığı için kullandığı sistemler üzerinde uzman kişiler marifetiyle inceleme yapılarak ortaya çıkan zararlı sonuçta taraflara izafe edilebilecek kusur durumu belirlenmek suretiyle hükme varılması gerekirken, yetersiz ve dosya üzerinde yapılan bilirkişi inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak hükme varılması doğru değildir.

Açıklanan tüm bu nedenlerle, yerel mahkeme kararının bozulması görüşünde bulunduğumdan, Dairemizin muhterem çoğunluğunun kararın onanmasına ilişkin görüşüne katılmıyorum.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062514900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.