Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/16336 E. 2012/6130 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ara karar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, talep sonucu ve dava dilekçesinin yargılamaya devam edilebilecek nitelikte ve yeterli açıklıkta bulunmadığı, davacı tarafa HUMK'un 179 ve 75/2. maddeleri gereğince davanın dayanağını oluşturan tüm maddi olguları, talepleri ve talep miktarını ayrıntılı olarak açıklamak üzere verilen süre içerisinde ve akabinde ikinci kez verilen süre içerisinde ara kararın yerine getirilmediği, dava dilekçesinin bu haliyle HUMK.'un 179. maddesinde öngörülen yasal unsurları taşımadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Kural olarak dava dilekçesinin ne şekilde düzenleneceği karar tarihi itibariyle yürürlükte olan HUMK'un 179. maddesinde açıklanmıştır. Mahkeme hakiminin, dava dilekçesinin müphem veya muğlak olması halinde, HUMK'un 75/2. maddesi uyarınca taraflardan bu konuda sözlü yada yazılı açıklamalarını isteyebileceği kuşkusuzdur. Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin davalılar ile ortak olduğu şirketin varlığını iddia edip bu şirket ile yapılan iş ve işlemlerin davalılarca kurulan
başka bir şirket tarafından devralındığını ve bu nedenle şahsi olarak zarara uğradığını, dolayısıyla 7.500,00 TL dava değeri gösterdiği işbu davada şirket yöneticisinin şirketi kötü yönetmesi nedeniyle ortak olarak zarara uğradığını ileri sürdüğüne göre, dava dilekçesinin HUMK'un 179. maddesindeki şartları taşıdığı kabul edilerek, davacı vekilinin bildirdiği şirket kayıtları getirtilip ortaklık durumu ve yetkilileri belirlenerek, davacı tarafın iddiaları incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken belirtilen gerekçe ile dava dilekçesinin iptaline karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/800 E. 2013/3698 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi harç · eda davası · nispi vekalet ücreti · cy/cy şerhi · tespit davası · tenfiz · harç · dosya masrafı
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 6 O 179/06 dosyasında verilen kararın ve «masraflarla» ilgili ek kararın «tenfizine» karar verildiği ve davacının başka talebi de olmadığı halde davanın kısmen kabulüne, davacı vekilinin fazlaya ilişkin talebinin reddine şeklinde karar verilmesi ve buna bağlı olarak da davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. ...- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, tenfiz davalarının «eda davası» değil «tespit davası» niteliğinde olması nedeniyle mahkemece, yargılama harcı ile davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinin, nispi değil maktu olarak belirlenmesi gereklidir.
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 6 O 179/06 dosyasında verilen kararın ve «masraflarla» ilgili aynı esas numaralı ek kararının «tenfizine», tenfiz kararının yabancı mahkeme kararına «şerh» verilmesine, davacı vekilinin fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, «nispi harç» ile davacı yararına «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki (...) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde dava, yabancı mahkeme kararının ve yargılama «masraflarına» dair kararın «tenfizi» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/16336 E. , 2012/6130 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Elbistan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/06/2010 tarih ve 2009/574-2010/792 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...'ın 2001 yılında Özel Güneş Rehabilitasyon Merkezi adı altında bir rehabilitasyon şirketi kurduklarını, bu şirketin finansörlüğünü ve faaliyet gösterdiği binayı müvekkilinin karşıladığını, müvekkilinin evlendikten sonra eşi ...'ı yetkili kıldığını, şirketin beklenenden çok para kazanması üzerine davalı ...'ın önce eşi ... adına Özel Eğitim Rehberlik Merkezi isminde bir şirket kurduğunu, daha sonra müvekkili ile açtıkları Özel Güneş Eğitim Merkezi isimli şirketin tüm kazancını Özel Eğitim ve Rehberlik Merkezi adı altındaki ikinci şirkete aktardıklarını, vergi borçlarının da ödenmediğini, bu şirketlerin birbirinin devamı olduğunu ileri sürerek, tüm şirketlerin birbirinin devamı olduğunun tespitini, müvekkilinin işletmenin açıldığı ilk günden itibaren tüm haklarının tespit edilerek tahakkuk ettikleri tarihten itibaren yasal faiziyle tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, talep sonucu ve dava dilekçesinin yargılamaya devam edilebilecek nitelikte ve yeterli açıklıkta bulunmadığı, davacı tarafa HUMK'un 179 ve 75/2. maddeleri gereğince davanın dayanağını oluşturan tüm maddi olguları, talepleri ve talep miktarını ayrıntılı olarak açıklamak üzere verilen süre içerisinde ve akabinde ikinci kez verilen süre içerisinde ara kararın yerine getirilmediği, dava dilekçesinin bu haliyle HUMK.'un 179. maddesinde öngörülen yasal unsurları taşımadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Kural olarak dava dilekçesinin ne şekilde düzenleneceği karar tarihi itibariyle yürürlükte olan HUMK'un 179. maddesinde açıklanmıştır. Mahkeme hakiminin, dava dilekçesinin müphem veya muğlak olması halinde, HUMK'un 75/2. maddesi uyarınca taraflardan bu konuda sözlü yada yazılı açıklamalarını isteyebileceği kuşkusuzdur. Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin davalılar ile ortak olduğu şirketin varlığını iddia edip bu şirket ile yapılan iş ve işlemlerin davalılarca kurulan
başka bir şirket tarafından devralındığını ve bu nedenle şahsi olarak zarara uğradığını, dolayısıyla 7.500,00 TL dava değeri gösterdiği işbu davada şirket yöneticisinin şirketi kötü yönetmesi nedeniyle ortak olarak zarara uğradığını ileri sürdüğüne göre, dava dilekçesinin HUMK'un 179. maddesindeki şartları taşıdığı kabul edilerek, davacı vekilinin bildirdiği şirket kayıtları getirtilip ortaklık durumu ve yetkilileri belirlenerek, davacı tarafın iddiaları incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken belirtilen gerekçe ile dava dilekçesinin iptaline karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1056795000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz