6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Zamanaşımı defi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15146 E. 2012/5291 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zamanaşımı defi dolandırıcılık ortaklık ilişkisi eksik inceleme zamanaşımı husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK · BK — BK 53 · TMK · SPK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının iddialarını kanıtlayamadığı, aradan on yıl geçtikten sonra ortak olmadığı, dolandırıldığı iddiasının MK 2. maddesinde vurgulanan objektif iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı, davalı şirketlerin ortağı olduğu, ortaklık için verilen paranın iadesi davasında davacının şirket yöneticileri olan diğer davalıların kusurunu kanıtlayamadığı, bu kişiler ile bir sözleşmesinin bulunduğu yönde belge sunamadığı gerekçesiyle; davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın husumet yönünden reddine, davalılar ... AŞ ve Kombassan İnş. Tarım. İşl. A.Ş. hakkında açılan davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile katılma yoluyla davalılar Kombassan Tar. A.Ş., ... AŞ ve ... vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin ortak olma amacı olmadığı halde davalılar tarafından kandırılarak müvekkilinden para alındığını, buna ilişkin davalılar hakkında açılmış ceza davaları olduğunu ileri sürmüş, mahkemece, davalılar hakkında açılan Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/1288 Esas, 2005/1194 Karar, 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/228 Esas, 2005/174 Karar, 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/326 Esas, 2007/736 Karar, 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/936 Esas, 2005/1032 Karar, 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/548 Esas, 2007/214 Karar, 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/145 Esas, 2006/323 Karar sayılı ilamlar incelenmiş ve bu dosyalarda sanıklar hakkında beraat kararları verildiği belirlenmiş ise de, davacı vekili tarafından gerek yargılama sırasında ve gerekse temyiz aşamasında davalılar hakkında Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/155 Esas sayılı dosyasında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak ve dolandırıcılık suçundan dolayı yargılamanın devam ettiği ileri sürülmüş olup, mahkemece anılan bu dosya incelenmeden ve davalılar ile bir ilgisinin bulunup bulunmadığı belirlenmeden hüküm tesis edilmiştir. Oysa, ceza mahkemesinin mahkumiyet veya maddi vakıa tespiti yapan beraat kararı BK’nın 53. maddesi uyarınca hukuk hakimi için bağlayıcı olacağından, mahkemece anılan dava dosyası incelenerek davacı tarafın iddiaları ile bir ilgisinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, şayet davacı iddiaları ile bir ilgisinin varlığı belirlenir ise, bu durumda ceza davası sonucunun beklenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3- Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davalılar vekilinin zamanaşımı defi, davacının şirket ortağı olduğu kabul edilerek reddedilmiş ise de, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmadan, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı tam olarak belirlenmeden, dolayısı ile davalıların hukuki durumları açıklığa kavuşturulmadan zamanaşımı defi hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Dolandırıcılık 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14150 E. 2012/4620 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Iade davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14120 E. 2012/4951 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Iade davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15167 E. 2012/6417 K.

    Ortak: · dava şartı · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2163 E. 2012/3903 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2166 E. 2012/3906 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2167 E. 2012/3907 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2156 E. 2012/3896 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2160 E. 2012/3900 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/15146 E.  ,  2012/5291 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/06/2010 tarih ve 2009/144-2010/351 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile katılma yoluyla davalılar Kombassan Tarım A.Ş., ... A.Ş. ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketlerin temsilcileri tarafından her istediği an geri çekilebileceği ve %20’den aşağı olmamak üzere kazanç kaybı verileceği taahhüdü ile müvekkilinden para alındığını, bir takım belgeler verildiğini, parasının ve faizinin iade edilmediğini, davalıların eyleminin TTK, SPK, BK ve Bankalar Kanunu’na aykırılık teşkil ettiğini, aralarındaki sözleşmenin geçerli olmadığını ileri sürerek, davacı ile davalı şirketler arasında kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, davalılara verilen 25564 DM alacağın karşılığı 51.128,00 TL nin şimdilik 6.500,00 TL lik kısmının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacı ile Kombasan İnşaat Tarım Sanayi İşletmeleri Tic. AŞ ve Kombasan Holding A.Ş. arasında ortaklık ilişkisi olduğunu, hisse senetlerinin hamiline olup TTK 329 ve 405 maddeleri gereği hisse bedellerinin iadesinin mümkün olmadığını, davacının taleplerinin BK 126 maddesine göre 5 yıllık zamanaşımına uğradığını, şirket yöneticileri olan diğer davalılara husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının iddialarını kanıtlayamadığı, aradan on yıl geçtikten sonra ortak olmadığı, dolandırıldığı iddiasının MK 2. maddesinde vurgulanan objektif iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı, davalı şirketlerin ortağı olduğu, ortaklık için verilen paranın iadesi davasında davacının şirket yöneticileri olan diğer davalıların kusurunu kanıtlayamadığı, bu kişiler ile bir sözleşmesinin bulunduğu yönde belge sunamadığı gerekçesiyle; davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın husumet yönünden reddine, davalılar ... AŞ ve Kombassan İnş. Tarım. İşl. A.Ş. hakkında açılan davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile katılma yoluyla davalılar Kombassan Tar. A.Ş., ... AŞ ve ... vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin ortak olma amacı olmadığı halde davalılar tarafından kandırılarak müvekkilinden para alındığını, buna ilişkin davalılar hakkında açılmış ceza davaları olduğunu ileri sürmüş, mahkemece, davalılar hakkında açılan Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/1288 Esas, 2005/1194 Karar, 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/228 Esas, 2005/174 Karar, 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/326 Esas, 2007/736 Karar, 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/936 Esas, 2005/1032 Karar, 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/548 Esas, 2007/214 Karar, 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/145 Esas, 2006/323 Karar sayılı ilamlar incelenmiş ve bu dosyalarda sanıklar hakkında beraat kararları verildiği belirlenmiş ise de, davacı vekili tarafından gerek yargılama sırasında ve gerekse temyiz aşamasında davalılar hakkında Konya 1.

Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/155 Esas sayılı dosyasında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak ve dolandırıcılık suçundan dolayı yargılamanın devam ettiği ileri sürülmüş olup, mahkemece anılan bu dosya incelenmeden ve davalılar ile bir ilgisinin bulunup bulunmadığı belirlenmeden hüküm tesis edilmiştir. Oysa, ceza mahkemesinin mahkumiyet veya maddi vakıa tespiti yapan beraat kararı BK’nın 53. maddesi uyarınca hukuk hakimi için bağlayıcı olacağından, mahkemece anılan dava dosyası incelenerek davacı tarafın iddiaları ile bir ilgisinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, şayet davacı iddiaları ile bir ilgisinin varlığı belirlenir ise, bu durumda ceza davası sonucunun beklenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3- Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davalılar vekilinin zamanaşımı defi, davacının şirket ortağı olduğu kabul edilerek reddedilmiş ise de, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmadan, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı tam olarak belirlenmeden, dolayısı ile davalıların hukuki durumları açıklığa kavuşturulmadan zamanaşımı defi hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1056393900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.