6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Dolandırıcılık

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/14150 E. 2012/4620 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dolandırıcılık ortaklık ilişkisi eksik inceleme husumet

Atıf yapılan mevzuat: İİK · BK — BK 53 · SPK · TTK — TTK 329

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı ... İnş. Tar. İşl.Tic. AŞ. yönünden davacının iddiasını ispatlayamadığı ve TTK 329, 405 maddeleri uyarınca şirkete sermaye olarak verilen şeyin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın esastan, diğer davalılar yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin ortak olma amacı olmadığı halde davalılar tarafından kandırılarak müvekkilinden para alındığını, buna ilişkin davalılar hakkında açılmış ceza davaları olduğunu ileri sürmüş, mahkemece, davalılar hakkında açılan Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/1288 Esas, 2005/1194 Karar, 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/228 Esas, 2005/174 Karar, 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/326 Esas, 2007/736 Karar, 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/936 Esas, 2005/1032 Karar, 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/548 Esas, 2007/214 Karar, 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/145 Esas, 2006/323 Karar sayılı dava dosyaları incelenmiş ve bu dosyalarda sanıklar hakkında beraat kararları verildiği belirlenmiş ise de davacı vekili tarafından gerek yargılama sırasında ve gerekse temyiz aşamasında davalılar hakkında Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/155 Esas sayılı dosyasında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak ve dolandırıcılık suçundan dolayı yargılamanın devam ettiği ileri sürülmüş olup, mahkemece anılan bu dosya incelenmeden ve davalılar ile bir ilgisinin bulunup bulunmadığı belirlenmeden hüküm tesis edilmiştir. Oysa, ceza mahkemesinin mahkumiyet veya maddi vakıa tespiti yapan beraat kararı BK’nun 53. maddesi uyarınca hukuk hakimi için bağlayıcı olacağından, mahkemece anılan dava dosyası incelenerek davacı tarafın iddiaları ile bir ilgisinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, şayet davacı iddiaları ile bir ilgisinin varlığı belirlenir ise, bu durumda ceza davası sonucunun beklenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2163 E. 2012/3903 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2166 E. 2012/3906 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2167 E. 2012/3907 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2156 E. 2012/3896 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2160 E. 2012/3900 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2161 E. 2012/3901 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2159 E. 2012/3899 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2162 E. 2012/3902 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/14150 E.  ,  2012/4620 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/06/2010 tarih ve 2009/142-2010/350 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkillinden yüksek faiz getireceği ve istendiği an geri ödeneceği garantisi ile 23.03.2000 tarihinde (35.207) DM. tahsil edildiğini, müvekkiline yatırdığı para karşılığı belge verildiğini, davalıların Bankacılık Kanunu'na aykırı şekilde mevduat topladığını, SPK'na aykırı olarak aracılık faaliyetinde bulunup hisse senetlerini halka arz ettiklerini, davalı yöneticilerin cürüm işlemek amacıyla çete oluşturmak suçundan yargılandıklarını, şirket defterlerinin de usulüne uygun tutulmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketle ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitini, şimdilik 6.500 TL'nın ödendiği tarihten itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davalılardan Kombassan İnş.Tarım ve İşl.Tic.A.Ş.'nin ortağı olduğunu, davacıyla ... A.Ş. arasında bir hukuki ilişki bulunmadığını, TTK 329, 405. maddeleri uyarınca hisse senedi bedelinin talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı ... İnş. Tar. İşl.Tic. AŞ. yönünden davacının iddiasını ispatlayamadığı ve TTK 329, 405 maddeleri uyarınca şirkete sermaye olarak verilen şeyin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın esastan, diğer davalılar yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin ortak olma amacı olmadığı halde davalılar tarafından kandırılarak müvekkilinden para alındığını, buna ilişkin davalılar hakkında açılmış ceza davaları olduğunu ileri sürmüş, mahkemece, davalılar hakkında açılan Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/1288 Esas, 2005/1194 Karar, 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/228 Esas, 2005/174 Karar, 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/326 Esas, 2007/736 Karar, 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/936 Esas, 2005/1032 Karar, 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/548 Esas, 2007/214 Karar, 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/145 Esas, 2006/323 Karar sayılı dava dosyaları incelenmiş ve bu dosyalarda sanıklar hakkında beraat kararları verildiği belirlenmiş ise de davacı vekili tarafından gerek yargılama sırasında ve gerekse temyiz aşamasında davalılar hakkında Konya 1.

Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/155 Esas sayılı dosyasında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak ve dolandırıcılık suçundan dolayı yargılamanın devam ettiği ileri sürülmüş olup, mahkemece anılan bu dosya incelenmeden ve davalılar ile bir ilgisinin bulunup bulunmadığı belirlenmeden hüküm tesis edilmiştir. Oysa, ceza mahkemesinin mahkumiyet veya maddi vakıa tespiti yapan beraat kararı BK’nun 53. maddesi uyarınca hukuk hakimi için bağlayıcı olacağından, mahkemece anılan dava dosyası incelenerek davacı tarafın iddiaları ile bir ilgisinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, şayet davacı iddiaları ile bir ilgisinin varlığı belirlenir ise, bu durumda ceza davası sonucunun beklenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1048796800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.