Yönetim Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5737 E. 2012/5222 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sahte imza↗ yoklukla malul karar↗ şirket müdürlüğü↗ yokluk↗ şirket müdürü↗ ortaklar kurulu kararı↗ muvafakat↗ ihtar↗ ihtarname↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalı ...'nun şirket müdürü olarak 3 yıllığına atandığı, ortaklar kurulu toplantısında görev süresinin 3 yıl daha uzatıldığı, 06.08.1996 tarihinde ...'a ihtarname gönderilerek yeni müdür tayini için ortaklar toplantısının yapılması ihtar edildiği, davacı tarafça her ne kadar ikinci kez müdürlük görevinin uzatılmasında Mustafa Savaş'ın sahte imza ile hareket ettiği iddia edilmiş ise de
görev süresinin ikinci kez uzatıldığı 20.09.1993 tarihinden şirket müdürlüğü görevinin alınması ve yeni bir müdür tayini konusunda gönderilen 01.08.1996 tarihli ihtarnameye kadar aradan geçen süre içerisinde ...'ın şirket müdürü olarak görev süresinin uzatıldığının davacı tarafça bilinmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu süre içerisinde şirketin faaliyetine devam ettiği, faaliyetine devam eden şirketin müdürsüz kalması ve bunun büyük hissedar şirket ortağınca bilinmemesinin ve şirket faaliyetlerinin takip edilmemesinin düşünülemeyeceği, ...'nun 20.09.1993 tarihli ortaklar genel kurul toplantısında görev süresinin 3 yıl uzatılmasına dair alınan karara davacının zimni olarak muvafakat ettiği, 03.09.1996 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınan kararlarda usule aykın durum bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 20.09.1993 ve 03.09.1996 tarihli ortaklar kurulu kararlarının yoklukla malul olduklarının ve davalı ...'nun 20.09.1993 tarihinden sonra müdürlük sıfatının kazanmadığının hükmen tespiti istemine ilişkin olup, davacı taraf davaya konu edilen ortaklar kurulu toplantılarına yabancı büyük ortak Lulay Venvaltungs GmbH şirketinin temsilcisi Horst Otto Lulay katılmadığı iddiasındadır.Mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece, işbu dava için uzunca bir süre sonucu beklenen ve kesinleştiği de anlaşılan Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1996/683 Esas, 2004/323 Karar sayılı ilamında davalı ...'nın görev süresini üç yıl uzatan 20.9.1993 tarihli ortaklar kurulu kararı altındaki imzanın büyük ortağın temsilcisi Horst Otto Lulay'ın eli mahsulü olmadığı, yine 03.09.1996 tarihli ortaklar kurulu kararının aslı bulunamadığından fotokopisi üzerinde yapılan incelemede de karar altındaki imzanın sahte olduğunun saptandığı açıkça belirtilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda anılan o davadaki tespit,saptama ve kabuller karşısında, dava konusu ortaklar kurulu kararlarının yok hükmünde olduklarının ilke olarak kabulü ile diğer kalem isteminde bu çerçevede değerlendirilmesi gerekirken bir takım varsayımlardan hareketle yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklar Kurulu Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15590 E. 2014/16821 K.
Ortak:ortaklar kurulu kararı · temsil
İncelediğiniz karardaDava, 20.09.1993 ve 03.09.1996 tarihli «ortaklar kurulu» kararlarının «yoklukla malul» olduklarının ve davalı ...'nun 20.09.1993 tarihinden sonra müdürlük sıfatının kazanmadığının hükmen tespiti istemine ilişkin olup, davacı taraf davaya konu edilen ortaklar kurulu toplantılarına yabancı büyük ortak Lulay Venvaltungs GmbH şirketinin «temsilcisi» Horst Otto Lulay katılmadığı iddiasındadır.Mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
… sinleştiği de anlaşılan Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1996/683 Esas, 2004/323 Karar sayılı ilamında davalı ...'nın görev süresini üç yıl uzatan 20.9.1993 tarihli «ortaklar kurulu» kararı altındaki imzanın büyük ortağın «temsilcisi» Horst Otto Lulay'ın eli mahsulü olmadığı, yine 03.09.1996 tarihli ortaklar kurulu kararının aslı bulunamadığından fotokopisi üzerinde yapılan incelemede de karar a …
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalı ...'nun «şirket müdürü» olarak 3 yıllığına atandığı, «ortaklar kurulu» toplantısında görev süresinin 3 yıl daha uzatıldığı, 06.08.1996 tarihinde ...'a «ihtarname» gönderilerek yeni müdür tayini için ortaklar toplantısının yapılması «ihtar» edildiği, davacı tarafça her ne kadar ikinci kez müdürlük görevinin uzatılmasında Mustafa Savaş'ın «sahte imza» ile hareket ettiği iddia edilmiş ise de görev süresinin ikinci kez uzatıldığı 20.09.1993 tarihinden «şirket müdürlüğü» görevinin alınması ve yeni bir müdür tayini konusunda gönderilen 01.08.1996 tarihli ihtarnameye kadar aradan geçen süre içerisinde ...'ın şirket müdürü olarak görev süresinin uzatıldığının davacı tarafça bilinmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu süre içerisinde şirketin faaliyetine devam ettiği, faaliyetine devam eden şirketin müdürsüz kalması ve bunun büyük hissedar şirket ortağınca bilinmemesinin ve şirket faaliyetlerinin takip edilmemesinin düşünülemeyeceği, ...'nun 20.09.1993 tarihli ortaklar genel kurul toplantısında görev süresinin 3 yıl uzatılmasına dair alınan karara davacının zimni olarak «muvafakat» ettiği, 03.09.1996 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınan kararlarda usule aykın durum bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… onucu beklenen ve kesinleşen Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1996/683 Esas sayılı dosyasında davalı ...'nun görev süresini üç yıl uzatan 20.09.1993 ve 03.09.1996 tarihli «ortaklar kurulu» kararları altındaki imzaların davacının «temsilcisine» ait olmadığının belirlendiği, buna göre davaya konu ortaklar kurulu kararlarının yok hükmünde olduklarının kabulü gerekir” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma i …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Ortaklar Kurulu Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1964 E. 2015/8000 K.
Ortak:ortaklar kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davalı ...'nun «şirket müdürü» olarak 3 yıllığına atandığı, «ortaklar kurulu» toplantısında görev süresinin 3 yıl daha uzatıldığı, 06.08.1996 tarihinde ...'a «ihtarname» gönderilerek yeni müdür tayini için ortaklar toplantısının yapılması «ihtar» edildiği, davacı tarafça her ne kadar ikinci kez müdürlük görevinin uzatılmasında Mustafa Savaş'ın «sahte imza» ile hareket ettiği iddia edilmiş ise de görev süresinin ikinci kez uzatıldığı 20.09.1993 tarihinden «şirket müdürlüğü» görevinin alınması ve yeni bir müdür tayini konusunda gönderilen 01.08.1996 tarihli ihtarnameye kadar aradan geçen süre içerisinde ...'ın şirket müdürü olarak görev süresinin uzatıldığının davacı tarafça bilinmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu süre içerisinde şirketin faaliyetine devam ettiği, faaliyetine devam eden şirketin müdürsüz kalması ve bunun büyük hissedar şirket ortağınca bilinmemesinin ve şirket faaliyetlerinin takip edilmemesinin düşünülemeyeceği, ...'nun 20.09.1993 tarihli ortaklar genel kurul toplantısında görev süresinin 3 yıl uzatılmasına dair alınan karara davacının zimni olarak «muvafakat» ettiği, 03.09.1996 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınan kararlarda usule aykın durum bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 20.09.1993 ve 03.09.1996 tarihli «ortaklar kurulu» kararlarının «yoklukla malul» olduklarının ve davalı ...'nun 20.09.1993 tarihinden sonra müdürlük sıfatının kazanmadığının hükmen tespiti istemine ilişkin olup, davacı taraf davaya konu edilen ortaklar kurulu toplantılarına yabancı büyük ortak Lulay Venvaltungs GmbH şirketinin «temsilcisi» Horst Otto Lulay katılmadığı iddiasındadır.Mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
… sinleştiği de anlaşılan Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1996/683 Esas, 2004/323 Karar sayılı ilamında davalı ...'nın görev süresini üç yıl uzatan 20.9.1993 tarihli «ortaklar kurulu» kararı altındaki imzanın büyük ortağın «temsilcisi» Horst Otto Lulay'ın eli mahsulü olmadığı, yine 03.09.1996 tarihli ortaklar kurulu kararının aslı bulunamadığından fotokopisi üzerinde yapılan incelemede de karar a …
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen kararın bozulması üzerine mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu 20.09.1993 ve 03.09.1996 tarihlerinde yapılan ortaklar kurulunda alınan kararların yok hükmünde ve bu «ortaklar kurulu» kararları ile müdür olarak atanan M..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Markanın hükümsüzlüğü | Sicilden çıkarma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13264 E. 2012/17645 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükümsüzlüğün tespiti · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, davalının davaya konu markasını eylemli olarak kullandığını ispatlayan delil «ibraz» etmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 1996/177670 nolu markanın «hükümsüzlüğünün tespitine», sicilden terkinine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 06.04.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/5737 E. , 2012/5222 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Çorlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.12.2009 tarih ve 1996/824 - 2009/448 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.04.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan ... vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Alman Hukukuna tâbi bir limited şirket olan müvekkili ile davalı ... tarafından diğer davalı şirketin kurulduğunu, şirketin yerli ortağı davalı ...'nun ilk üç yıl için tek başına müdür tâyin edildiğini ve şirket esas mukavelesi ile müdür tâyin edilen davalı ...'nun bu görevinin 24.09.1993 tarihinde sona erdiğini, davalı müdürün görev süresi sona ermeden 20.09.1993 tarihinde bir ortaklar kurulu toplantısı yaptığını ve şirket müdürü olarak görev süresini üç yıl uzattığını, bu kararın alındığı ortaklar kurulu toplantısına şirketin yabancı ortağı Lulay Venvaltungs GmbH şirketinin temsilcisi Horst Otto Lulay davet edilmediğini, Horst Otto Lulay'm katılmadığı bir ortaklar kurulu toplantısında alman bu karar alandaki imza kendisine ait olmadığından, sözü geçen karar hiç bir hukuki varlık kazanmadığı gibi ...'nun da 24.09.1993 tarihinden itibaren şirket müdürü sıfatına sahip olmadığını, yine 03.09.1996 günü bir ortaklar kurulu toplantısı yapan ...'nun şirket müdürü olarak görev süresini 20.9.2001 tarihine kadar beş yıl uzattığını, bu ortaklar kurulu toplantısına da yabancı ortak Lulay Venvaltungs GmbH şirketinin temsilcisi Horst Otto Lulay katılmadığını ileri sürerek, 20.09.1993 ve 03.09.1996 tarihli ortaklar kurulu kararlarının yoklukla malul olduklarının ve dâvâlı ...'nun 20.09.1993 tarihinden sonra müdûrlük sıfatının kazanmadığının hükmen tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalı ...'nun şirket müdürü olarak 3 yıllığına atandığı, ortaklar kurulu toplantısında görev süresinin 3 yıl daha uzatıldığı, 06.08.1996 tarihinde ...'a ihtarname gönderilerek yeni müdür tayini için ortaklar toplantısının yapılması ihtar edildiği, davacı tarafça her ne kadar ikinci kez müdürlük görevinin uzatılmasında Mustafa Savaş'ın sahte imza ile hareket ettiği iddia edilmiş ise de
görev süresinin ikinci kez uzatıldığı 20.09.1993 tarihinden şirket müdürlüğü görevinin alınması ve yeni bir müdür tayini konusunda gönderilen 01.08.1996 tarihli ihtarnameye kadar aradan geçen süre içerisinde ...'ın şirket müdürü olarak görev süresinin uzatıldığının davacı tarafça bilinmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu süre içerisinde şirketin faaliyetine devam ettiği, faaliyetine devam eden şirketin müdürsüz kalması ve bunun büyük hissedar şirket ortağınca bilinmemesinin ve şirket faaliyetlerinin takip edilmemesinin düşünülemeyeceği, ...'nun 20.09.1993 tarihli ortaklar genel kurul toplantısında görev süresinin 3 yıl uzatılmasına dair alınan karara davacının zimni olarak muvafakat ettiği, 03.09.1996 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınan kararlarda usule aykın durum bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 20.09.1993 ve 03.09.1996 tarihli ortaklar kurulu kararlarının yoklukla malul olduklarının ve davalı ...'nun 20.09.1993 tarihinden sonra müdürlük sıfatının kazanmadığının hükmen tespiti istemine ilişkin olup, davacı taraf davaya konu edilen ortaklar kurulu toplantılarına yabancı büyük ortak Lulay Venvaltungs GmbH şirketinin temsilcisi Horst Otto Lulay katılmadığı iddiasındadır.Mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece, işbu dava için uzunca bir süre sonucu beklenen ve kesinleştiği de anlaşılan Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1996/683 Esas, 2004/323 Karar sayılı ilamında davalı ...'nın görev süresini üç yıl uzatan 20.9.1993 tarihli ortaklar kurulu kararı altındaki imzanın büyük ortağın temsilcisi Horst Otto Lulay'ın eli mahsulü olmadığı, yine 03.09.1996 tarihli ortaklar kurulu kararının aslı bulunamadığından fotokopisi üzerinde yapılan incelemede de karar altındaki imzanın sahte olduğunun saptandığı açıkça belirtilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda anılan o davadaki tespit,saptama ve kabuller karşısında, dava konusu ortaklar kurulu kararlarının yok hükmünde olduklarının ilke olarak kabulü ile diğer kalem isteminde bu çerçevede değerlendirilmesi gerekirken bir takım varsayımlardan hareketle yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1056267900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz