6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bilirkişi ücreti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15169 E. 2012/5714 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi ücreti zamanaşımı defi dolandırıcılık ortaklık ilişkisi eksik inceleme zamanaşımı husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK · BK — BK 53 · TTK — TTK 329

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davacının ortaklık durum belgesi aslını sunamadığı, davalı defterlerinin incelenmesi için bilirkişi ücretini yatırmadığı, davalı ... İnş.Tar. A.Ş.’nin yazısında davacının bu şirket ortağı olduğunun bildirildiği, davacının ödemeyi hisse karşılığında yaptığı, TTK’nun 329. ve 405. maddesi gereğince şirket ortağının şirketten hisselerini geri almasını talep edemeyeceği, davalı şirket yöneticileri hakkındaki davaların beraatla sonuçlandığı, davalılar ... ve ...’in kusurunun ispatlanamadığı ve bu kişilerle sözleşme yapılmadığı gerekçesiyle davalı ... İnş.Tar. A.Ş. hakkındaki davanın ispatlanamadığından reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar Kom. Hol.,Kom.İnş.Tar.A.Ş.,... vekili temyiz etmiştir.

1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2) Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin ortak olma amacı olmadığı halde davalılar tarafından kandırılarak müvekkilinden para alındığını, buna ilişkin davalılar hakkında açılmış ceza davaları olduğunu ileri sürmüş, mahkemece, davalılar hakkında açılan Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2004/1288 Esas, 2005/1194 Karar, 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2004/228 Esas, 2005/174 Karar, 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2004/326 Esas, 2007/736 Karar, 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2003/936 Esas, 2005/1032 Karar, 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2004/548 Esas, 2007/214 Karar, 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2003/145 Esas, 2006/323 Karar sayılı dava dosyaları incelenmiş ve bu dosyalarda sanıklar hakkında beraat kararları verildiği belirlenmiş ise de, davacı vekili tarafından gerek yargılama sırasında ve gerekse temyiz aşamasında davalılar hakkında Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/155 Esas sayılı dosyasında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak ve dolandırıcılık suçundan dolayı yargılamanın devam ettiği ileri sürülmüş olup, mahkemece anılan bu dosya incelenmeden ve davalılar ile bir ilgisinin bulunup bulunmadığı belirlenmeden hüküm tesis edilmiştir. Oysa, ceza mahkemesinin mahkumiyet veya maddi vakıa tespiti yapan beraat kararı BK’nun 53. maddesi uyarınca hukuk hakimi için bağlayıcı olacağından, mahkemece anılan dava dosyası incelenerek davacı tarafın iddiaları ile bir ilgisinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, şayet davacı iddiaları ile bir ilgisinin varlığı belirlenir ise, bu durumda ceza davası sonucunun beklenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3)Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davalılar vekilinin zamanaşımı defi, davacının şirket ortağı olduğu kabul edilerek reddedilmiş ise de, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmadan, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı tam olarak belirlenmeden, dolayısı ile davalıların hukuki durumları açıklığa kavuşturulmadan zamanaşımı defi hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Dolandırıcılık

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14150 E. 2012/4620 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2163 E. 2012/3903 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2166 E. 2012/3906 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2167 E. 2012/3907 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2156 E. 2012/3896 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2160 E. 2012/3900 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2161 E. 2012/3901 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2159 E. 2012/3899 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/15169 E.  ,  2012/5714 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/06/2010 tarih ve 2009/146-2010/352 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar ... İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Tic. A.Ş. ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıların yüksek faiz verileceği, paraların istediği zaman iade edebilecekleri vaatleriyle para topladığını, müvekkilinin “Ortaklık Hisse Senedi Takip Formu” başlıklı belge karşılığında 09.03.2000 tarihinde 25.564 DEM yatırdığını ancak ortak olmadığını, şirket yöneticilerinin dolandırıcılık suçundan yargılamanın devam ettiğini savunarak, ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitini, şimdilik 6,500 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının Kombassan İnş.Tar.A.Ş.ortağı olduğunu, TTK’nun 329. ve 405. maddeleri gereğince ortağın hisse senedi bedelini isteyemeyeceğini, diğer davalıların sorumluluklarının bulunmadığını savunarak, davalı ... İnş.Tar. A.Ş. hakkındaki davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davanın husumetten reddini istemiştir.

Mahkemece, davacının ortaklık durum belgesi aslını sunamadığı, davalı defterlerinin incelenmesi için bilirkişi ücretini yatırmadığı, davalı ... İnş.Tar. A.Ş.’nin yazısında davacının bu şirket ortağı olduğunun bildirildiği, davacının ödemeyi hisse karşılığında yaptığı, TTK’nun 329. ve 405. maddesi gereğince şirket ortağının şirketten hisselerini geri almasını talep edemeyeceği, davalı şirket yöneticileri hakkındaki davaların beraatla sonuçlandığı, davalılar ... ve ...’in kusurunun ispatlanamadığı ve bu kişilerle sözleşme yapılmadığı gerekçesiyle davalı ... İnş.Tar. A.Ş. hakkındaki davanın ispatlanamadığından reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar Kom. Hol.,Kom.İnş.Tar.A.Ş.,... vekili temyiz etmiştir.

1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2) Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin ortak olma amacı olmadığı halde davalılar tarafından kandırılarak müvekkilinden para alındığını, buna ilişkin davalılar hakkında açılmış ceza davaları olduğunu ileri sürmüş, mahkemece, davalılar hakkında açılan Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2004/1288 Esas, 2005/1194 Karar, 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2004/228 Esas, 2005/174 Karar, 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2004/326 Esas, 2007/736 Karar, 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2003/936 Esas, 2005/1032 Karar, 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2004/548 Esas, 2007/214 Karar, 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2003/145 Esas, 2006/323 Karar sayılı dava dosyaları incelenmiş ve bu dosyalarda sanıklar hakkında beraat kararları verildiği belirlenmiş ise de, davacı vekili tarafından gerek yargılama sırasında ve gerekse temyiz aşamasında davalılar hakkında Konya 1.

Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/155 Esas sayılı dosyasında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak ve dolandırıcılık suçundan dolayı yargılamanın devam ettiği ileri sürülmüş olup, mahkemece anılan bu dosya incelenmeden ve davalılar ile bir ilgisinin bulunup bulunmadığı belirlenmeden hüküm tesis edilmiştir. Oysa, ceza mahkemesinin mahkumiyet veya maddi vakıa tespiti yapan beraat kararı BK’nun 53. maddesi uyarınca hukuk hakimi için bağlayıcı olacağından, mahkemece anılan dava dosyası incelenerek davacı tarafın iddiaları ile bir ilgisinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, şayet davacı iddiaları ile bir ilgisinin varlığı belirlenir ise, bu durumda ceza davası sonucunun beklenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3)Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davalılar vekilinin zamanaşımı defi, davacının şirket ortağı olduğu kabul edilerek reddedilmiş ise de, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmadan, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı tam olarak belirlenmeden, dolayısı ile davalıların hukuki durumları açıklığa kavuşturulmadan zamanaşımı defi hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara ve davacıya iadesine, 10/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1056133000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.