Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/2724 E. 2024/3993 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerçek kişi tacir↗ ticaret sicilinden re'sen terkin↗ rücu davası↗ re'sen terkin↗ ihya davası↗ ticari işletme↗ husumet ehliyeti↗ vekâlet ücreti↗ pasif husumet yokluğu↗ sicilden terkin↗ mirasçılık↗ ihya↗ rücu↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ taraf ehliyeti↗ esastan ret↗ yetki↗ terkin↗ harç↗ tacir↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/157 E., 2022/627 K.
Taraflar arasındaki ihya davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kurum tarafından sigortalısına meslek hastalığı sebebiyle yapılan ödemelere yönelik Kütahya 2. İş Mahkemesinin 2020/25 E. sayılı dosyası üzerinden ... gerçek kişi tacirin ticari işletmesinin de bulunduğu davalılara rücu davası açıldığını, ancak söz konusu kişinin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiğinin anlaşılması üzerine ihya davası açmak üzere süre ve yetki verildiğini ileri sürerek ... şahış işletmesinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; şahıs işletmesi olarak 05.11.2002 tarihinde sicile tescil edilen işletmenin 24.08.2015 tarihinde ticareti terk sebebiyle talep üzerine sicilden silindiğini, ihyanın tüzel kişi tacirler için mümkün olduğunu, ihya talep edilenin şahıs işletmesi olduğunu, sicil işlemlerinin usul ve yasaya uygun gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerçek kişi tacirlerin ticareti terkleri halinde dahi taraf ehliyetlerini kaybetmedikleri, ihya kurumunun ticari şirketler için var olduğu, ölümleri halinde davanın yasal mirasçılarına yöneltilebileceği, ayrıca ihya davalarında terkini talep edilen şirketin/kişinin husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın ... bakımından pasif husumet yokluğundan, diğer davalı bakımından esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki olguları tekrarla Kütahya 2. İş Mahkemesinin 2020/25 E. sayılı dosyası üzerinden açtıkları davada taraf teşkili sağlanamadığından verilen süre üzerine bu davanın açıldığını, yerel mahkemece davanın yasaya aykırı reddedildiğini ve aleyhlerine haksız olarak vekâlet ücretine hükmedildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticareti terk nedeniyle sicilden terkin edilen şahıs işletmesinin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7 nci ve 547 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10825 E. 2010/12006 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ilamsız takip · zamanaşımı defi · sebepsiz zenginleşme · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, Kütahya 1.İcra Müdürlüğü’nün 2004/916 E. sayılı dosyasında davacı ...'nin en «son» ödeme yaptığı tarihin 30.12.2004 tarihi olduğu, son ödeme tarihten sonra Kütahya 2.İcra Müdürlüğünde 13.11.2007 tarihinde «ilamsız takip» yaptığı, BK’nun 61. ve devamı maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeden» kaynaklanan ve BK’nun 66. maddesinde düzenlenen 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin geçtiği, davalının süresinde zamanaşımı definde bulunduğu gerekçesiyle davalının «zamanaşımı definin» kabulü ile davacının davasının reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 24.05.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı boz …
-
Alacak | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6218 E. 2010/5721 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ilamsız takip · zamanaşımı defi · sebepsiz zenginleşme · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Kütahya 1.İcra Müdürlüğü’nün 2004/916 E. sayılı dosyasında davacı ...'nin en «son» ödeme yaptığı tarihin 30.12.2004 tarihi olduğu, son ödeme tarihten sonra Kütahya 2.İcra Müdürlüğü’nde 13.11.2007 tarihinde «ilamsız takip» yaptığı, BK’nun 61. ve devamı maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeden» kaynaklanan ve BK’nun 66. maddesinde düzenlenen 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin geçtiği, davalının süresinde zamanaşımı definde bulunduğu gerekçesiyle davalının «zamanaşımı definin» kabulü ile davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Elektrik Ltd.Şti’ne olan borcunu ödediğini ileri sürdüğüne göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığa uygulanması gereken «zamanaşımı» süresi «sebepsiz zenginleşmeye» ilişkin zamanaşımı süresi olmayıp vekaletsiz iş görmeye ilişkin zamanaşımı süresidir.
Bu itibarla; mahkemece, davalının «zamanaşımı definin» reddi ile uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görüşmemiş bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/4072 E. 2024/6020 K.
Ortak:gerçek kişi tacir · ihya davası · ticari işletme · mirasçılık · ihya · rücu · taraf ehliyeti · terkin · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİş Mahkemesinin 2020/25 E. sayılı dosyası üzerinden ... «gerçek kişi tacirin» «ticari işletmesinin» de bulunduğu davalılara «rücu davası» açıldığını, ancak söz konusu kişinin ticaret sicilinden re'«sen terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine «ihya davası» açmak üzere süre ve «yetki» verildiğini ileri sürerek ... şahış işletmesinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerçek kişi tacirlerin ticareti terkleri halinde dahi taraf «ehliyetlerini» kaybetmedikleri, «ihya» kurumunun ticari şirketler için var olduğu, ölümleri halinde davanın yasal «mirasçılarına» yöneltilebileceği, ayrıca ihya davalarında «terkini» talep edilen şirketin/kişinin «husumet ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın ... bakımından «pasif husumet yokluğundan», diğer davalı bakımından esastan reddine karar verilmiştir.
CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; şahıs işletmesi olarak 05.11.2002 tarihinde sicile tescil edilen işletmenin 24.08.2015 tarihinde ticareti «terk» sebebiyle talep üzerine sicilden silindiğini, «ihyanın» tüzel kişi «tacirler» için mümkün olduğunu, ihya talep edilenin şahıs işletmesi olduğunu, sicil işlemlerinin usul ve yasaya uygun gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… MESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun 547 nci maddesinin ikinci fıkrası maddesi uyarınca şirket sicil «kaydının» «ihyası davası» olduğu, 6102 sayılı Kanun 547 nci maddesi ve geçici 7 inci maddesi uyarınca ihyasına karar verilmesi söz konusu olan «tacirin» «gerçek kişi tacir» değil, ticaret şirketleri olduğu, ihya talebinin sadece ticaret şirketleri ve kooperatifler hakkında istenebileceği, zira «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketin taraf «ehliyetinin» sona ereceği, Gerçek kişi tacirin ticaret sicilinden işletme kaydını ve dolayısıyla tacir kaydını terkin ettirmiş olmasının, gerçek kişi tacirin taraf ehliyetini ortadan kaldırmayacağından, gerçek kişi tacirin ticaret kaydının ihyasının talep edilemeyeceği, Gerçek kişi tacirin ölümü halinde, yasal «mirasçılarına» dava yöneltilmesi mümkün olduğundan, gerçek kişi tacirin 20.01.2009 tarihinde ölmüş olması nedeniyle de «ticaret sicil» kaydının ihya edilmesinin söz konusu olamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir IV.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ileSomut olayda, ... unvanlı gerçek kişi «ticari işletmesi» Kütahya Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 6369 numaralı «ticaret sicil» numarasında kayıtlı iken taşeronluk hizmetini 31.08.2005 tarihinde «terk» ettiği ve işletme sahibinin talebi üzerine 01.11.2005 tarihinde yapılan tescil işlemi ile «kaydın» silindiği ve Türkiye Ticaret sicil gazetesinde «ilanın» yapıldığı anlaşıldığı, davacı tarafından, ticaret sicilinden silinen ... unvanlı gerçek kişi ticari işletmesi hakkında «ihya» talebinde bulunulmuş ise de, 6102 sayılı Kanun 547 nci maddesi ve geçici 7 nci maddelerinde, ticari işletme kaydının ihyası kurumuna yer verilmediği, «gerçek kişi tacirin» ticaret sicilinden işletme kaydını ve dolayısıyla tacir kaydını terkin ettirmiş olmasının, gerçek kişi tacirin taraf «ehliyetini» ortadan kaldırmayacağı, ticaret sicilinden kaydın silinmesi halinde, hak ve «fiil ehliyeti» sona ermediğinden, dava ve taraf ehliyetinin devam edeceği, ölümü halinde ise «mirasçılarına» davanın yöneltilmesinin mümkün olması nedeniyle davacının, aleyhine dava açtığı şahıs işletmesinin ihyasını ve ticaret siciline «yeniden tescilini» istemesinde «hukuki yararı» bulunmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olmasının isabetli olduğu, davanın reddine karar verilmesi nedeniyle «vekalet ücreti» ve «yargılama giderinin» davacı üzerinde bırakılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… lup süresi içerisinde açılmadığını, davaya konu işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, müdürlüğe 6369 sicil numarasında kayıtlı bulunan "..." unvanlı gerçek kişi «ticari işletmesinin» kayıtlarının 01.11.2005 tarihinde işletme sahibinin talebi doğrultusunda silindiğini ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde «ilan» edildiğini, «ihyası» talep edilmiş olan işletmenin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda (6102 sayılı Kanun) yer alan şirket, kooperatif vb. gibi «tüzel kişiliği» bulunmadığını, şahıs işletmesi olduğunu, Gerçek kişi ticari işletmesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu yeniden ihyanı 547 nci madde de şirketler için düzenlendiğ …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişiliğin ihyası · fiil ehliyeti · yeniden tescil · ticaret sicilinden terkin · vekalet ücreti takdiri · şirketin ihyası · tüzel kişilik · hukuki yarar
Benzer bu karardaŞirketinin «tüzel kişiliğinin ihyası» için iş bu davayı açtıklarını, ancak davanın yasaya aykırı olarak reddedildiğini ve ayrıca aleyhe «vekalet ücreti takdir» edildiğini, bu nedenle müvekkili kurumun zararının daha da arttığını, belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne ve aleyhe vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ileSomut olayda, ... unvanlı gerçek kişi «ticari işletmesi» Kütahya Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 6369 numaralı «ticaret sicil» numarasında kayıtlı iken taşeronluk hizmetini 31.08.2005 tarihinde «terk» ettiği ve işletme sahibinin talebi üzerine 01.11.2005 tarihinde yapılan tescil işlemi ile «kaydın» silindiği ve Türkiye Ticaret sicil gazetesinde «ilanın» yapıldığı anlaşıldığı, davacı tarafından, ticaret sicilinden silinen ... unvanlı gerçek kişi ticari işletmesi hakkında «ihya» talebinde bulunulmuş ise de, 6102 sayılı Kanun 547 nci maddesi ve geçici 7 nci maddelerinde, ticari işletme kaydının ihyası kurumuna yer verilmediği, «gerçek kişi tacirin» ticaret sicilinden işletme kaydını ve dolayısıyla tacir kaydını terkin ettirmiş olmasının, gerçek kişi tacirin taraf «ehliyetini» ortadan kaldırmayacağı, ticaret sicilinden kaydın silinmesi halinde, hak ve «fiil ehliyeti» sona ermediğinden, dava ve taraf ehliyetinin devam edeceği, ölümü halinde ise «mirasçılarına» davanın yöneltilmesinin mümkün olması nedeniyle davacının, aleyhine dava açtığı şahıs işletmesinin ihyasını ve ticaret siciline «yeniden tescilini» istemesinde «hukuki yararı» bulunmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olmasının isabetli olduğu, davanın reddine karar verilmesi nedeniyle «vekalet ücreti» ve «yargılama giderinin» davacı üzerinde bırakılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «şirket ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddi karar verilmiştir.
… lup süresi içerisinde açılmadığını, davaya konu işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, müdürlüğe 6369 sicil numarasında kayıtlı bulunan "..." unvanlı gerçek kişi «ticari işletmesinin» kayıtlarının 01.11.2005 tarihinde işletme sahibinin talebi doğrultusunda silindiğini ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde «ilan» edildiğini, «ihyası» talep edilmiş olan işletmenin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda (6102 sayılı Kanun) yer alan şirket, kooperatif vb. gibi «tüzel kişiliği» bulunmadığını, şahıs işletmesi olduğunu, Gerçek kişi ticari işletmesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu yeniden ihyanı 547 nci madde de şirketler için düzenlendiğ …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/2724 E. , 2024/3993 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/815 Esas, 2023/2043 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2022/157 E., 2022/627 K.
Taraflar arasındaki ihya davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kurum tarafından sigortalısına meslek hastalığı sebebiyle yapılan ödemelere yönelik Kütahya 2. İş Mahkemesinin 2020/25 E. sayılı dosyası üzerinden ... gerçek kişi tacirin ticari işletmesinin de bulunduğu davalılara rücu davası açıldığını, ancak söz konusu kişinin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiğinin anlaşılması üzerine ihya davası açmak üzere süre ve yetki verildiğini ileri sürerek ... şahış işletmesinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; şahıs işletmesi olarak 05.11.2002 tarihinde sicile tescil edilen işletmenin 24.08.2015 tarihinde ticareti terk sebebiyle talep üzerine sicilden silindiğini, ihyanın tüzel kişi tacirler için mümkün olduğunu, ihya talep edilenin şahıs işletmesi olduğunu, sicil işlemlerinin usul ve yasaya uygun gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerçek kişi tacirlerin ticareti terkleri halinde dahi taraf ehliyetlerini kaybetmedikleri, ihya kurumunun ticari şirketler için var olduğu, ölümleri halinde davanın yasal mirasçılarına yöneltilebileceği, ayrıca ihya davalarında terkini talep edilen şirketin/kişinin husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın ... bakımından pasif husumet yokluğundan, diğer davalı bakımından esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki olguları tekrarla Kütahya 2. İş Mahkemesinin 2020/25 E. sayılı dosyası üzerinden açtıkları davada taraf teşkili sağlanamadığından verilen süre üzerine bu davanın açıldığını, yerel mahkemece davanın yasaya aykırı reddedildiğini ve aleyhlerine haksız olarak vekâlet ücretine hükmedildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticareti terk nedeniyle sicilden terkin edilen şahıs işletmesinin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7 nci ve 547 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1054319100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz