Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/2314 E. 2024/3714 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayrılma akçesi↗ ticaret sicili tescil ve ilan↗ hukuki menfaat↗ kâr payı dağıtımı↗ ortaklıktan çıkarılma↗ yasal hasım↗ kusur sorumluluğu↗ şirketin tasfiyesi↗ ticaret sicili tescili↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ortaklar kurulu kararı↗ aktif husumet↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ vekâlet ücreti↗ sicilden terkin↗ yargılama giderleri↗ muacceliyet↗ derdestlik↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ kâr dağıtımı↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ kâr payı↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/44 E., 2023/238 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ... Dekorasyon Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olduğunu, şirket ortaklığı yükümlülüğünü yerine getirmeyen ortakların şirketin kâr payı dağıtımlarından herhangi bir dağıtıma gitmemesi sebepleriyle şirket ortaklığından çıkarılma talebiyle dava açtıklarını, ihyası istenen şirketin ticaret sicilinde ortaklar kurulu kararı gereğince tasfiyenin tamamlanması sonucu vefakat dava devam ederken sicilden terkin edildiğini ileri sürerek davanın kabulünü, terkin olunan ... Dekorasyon Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar tarafına yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmayacağı belirterek müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, dava konusu şirketin tasfiyesinin usulüne uygun ve eksiksiz tamamlanmış olduğunu, davacının ortaklıktan çıktığı davada ayrılma akçesi talep etmediğini, davacının davalı şirketten bir alacağı da söz konusu olmadığını, işbu davanın aktif husumet ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulen reddi gerektiğini, ortaklığından çıkmasına karar verilen bir şirketin ihyasını talep etme yetkisini de haiz olmadığı için işbu davanın davacısı sıfatını haiz olamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ihya talebi yönünde kabulü ile Tasfiye Halinde ... Dekorasyon Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin (davacının) Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1133 E. sayılı dosyasında hukuki menfaati bulunduğu görülerek Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1133 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere tüzel kişiliğinin ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'un atanmasına, tasfiye memuruna takdiren ücret tayinine mahal olmadığına, karar kesinleştiğinde keyfiyetin ticaret sicilde tescil ve ilanına, davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda bulunan sicil müdürlüğü aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Dekorasyon Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi 14.11.2018 tarihinde hukuka ve usule uygun şekilde tasfiye edildiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca şirketin tasfiyesi usulüne uygun ve gerçek anlamda gerçekleştirilmiş, eksiksiz tamamlandığını, buna binaen söz konusu şirketin tüzel kişiliği sona erdiğini, ihyası istenen tahliyesi tamamlanmış şirketin muaccel ve hüküm altına alınmış bir borcu bulunmadığını, ezcümle, davacı ortaklıktan çıktığı davada ayrılma akçesini istemediğini, yani davacının müvekkil şirketten bir alacağı da söz konusu olmadığını, bu nedenle mahkemeniz nezdinde açılmış işbu davanın aktif husumet ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulen reddine karar verilmesi gerekirken ihya kararı verilmesi hukuka aykırı olduğunu, kanuna ve usule uygun tasfiyesi tamamlanan ve muaccel bir borcu olmayan şirketin ihyası yönünde karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmediği gibi (Y11.Hukuk Dairesi'nin 07.12.2009 tarih ve 2008/7980 E.- 2009/12584 K.), tasfiye memurunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 541 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyeceği, dolayısıyla davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararının bulunduğu ve terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşullarının oluştuğu, bu durumda mahkemece davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun)'nun 326 ncı maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu olması ve yasal hasım konumunda olan davalı ... Müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmamasına göre yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 547 inci maddesi kapsamında sicilden terkin olunan şirketin ek tasfiye koşullarının oluşup oluşmadığı, ihyası gerekip gerekmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 547'nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tasfiye memuru vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12740 E. 2013/15835 K.
Ortak:yasal hasım · şirketin ihyası · yargılama giderleri · ihya · tasfiye memuru · yargılama gideri · ek tasfiye · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «tasfiye» halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmediği gibi (Y11.Hukuk Dairesi'nin 07.12.2009 tarih ve 2008/7980 E.- 2009/12584 K.), tasfiye memurunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 541 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki sorumluluğu da gözetildiğinde «derdest» bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyeceği, dolayısıyla davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki «hukuki yararının» bulunduğu ve «terkin» edilen şirket yönünden ek tasfiye koşullarının oluştuğu, bu durumda mahkemece davanın kabulü ile davaya konu «şirketin ihyası» ile «ticaret sicil müdürlüğüne» tesciline karar verilmesinde ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun)'nun 326 ncı maddesi uyarınca «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu olması ve «yasal hasım» konumunda olan davalı ...
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1133 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere «tüzel kişiliğinin» ihyasına, «tasfiye memuru» olarak ...'un atanmasına, tasfiye memuruna takdiren ücret tayinine mahal olmadığına, karar kesinleştiğinde keyfiyetin «ticaret sicilde tescil» ve «ilanına», davanın niteliği gereği «yasal hasım» konumunda bulunan sicil müdürlüğü aleyhine «yargılama giderlerine» ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Dekorasyon Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi 14.11.2018 tarihinde hukuka ve usule uygun şekilde «tasfiye» edildiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca «şirketin tasfiyesi» usulüne uygun ve gerçek anlamda gerçekleştirilmiş, eksiksiz tamamlandığını, buna binaen söz konusu şirketin «tüzel kişiliği» sona erdiğini, «ihyası» istenen tahliyesi tamamlanmış şirketin «muaccel» ve hüküm altına alınmış bir borcu bulunmadığını, ezcümle, davacı ortaklıktan çıktığı davada ayrılma akçesini istemediğini, yani davacının müvekkil şirketten bir alacağı da söz konusu olmadığını, bu nedenle mahkemeniz nezdinde açılmış işbu davanın «aktif husumet» ve «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle usulen reddine karar verilmesi gerekirken ihya kararı verilmesi hukuka aykırı olduğunu, kanuna ve usule uygun tasfiyesi tamamlanan ve muaccel bir borcu olmayan «şirketin ihyası» yönünde karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, Limited Şirket'in «ihyası» istemine ilişkin olup, davalı ... bu davada «yasal hasım» olduğu için «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz ise de, davalı «tasfiye» memurunun «zorunlu hasım» olduğu gerekçesiyle «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması doğru olmamış, bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» dışında kalan hususlar olduğu, mahkeme tarafından borcun tespit edildiği ve tasfiyenin eksiksiz şekilde yapılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu hasım
Benzer bu kararda2- Dava, Limited Şirket'in «ihyası» istemine ilişkin olup, davalı ... bu davada «yasal hasım» olduğu için «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz ise de, davalı «tasfiye» memurunun «zorunlu hasım» olduğu gerekçesiyle «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması doğru olmamış, bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4899 E. 2023/5670 K.
Ortak:yasal hasım · şirketin tasfiyesi · şirketin ihyası · ticaret sicili müdürlüğü · sicilden terkin · yargılama giderleri · ihya · tasfiye memuru · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «tasfiye» halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmediği gibi (Y11.Hukuk Dairesi'nin 07.12.2009 tarih ve 2008/7980 E.- 2009/12584 K.), tasfiye memurunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 541 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki sorumluluğu da gözetildiğinde «derdest» bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyeceği, dolayısıyla davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki «hukuki yararının» bulunduğu ve «terkin» edilen şirket yönünden ek tasfiye koşullarının oluştuğu, bu durumda mahkemece davanın kabulü ile davaya konu «şirketin ihyası» ile «ticaret sicil müdürlüğüne» tesciline karar verilmesinde ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun)'nun 326 ncı maddesi uyarınca «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu olması ve «yasal hasım» konumunda olan davalı ...
Dekorasyon Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi 14.11.2018 tarihinde hukuka ve usule uygun şekilde «tasfiye» edildiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca «şirketin tasfiyesi» usulüne uygun ve gerçek anlamda gerçekleştirilmiş, eksiksiz tamamlandığını, buna binaen söz konusu şirketin «tüzel kişiliği» sona erdiğini, «ihyası» istenen tahliyesi tamamlanmış şirketin «muaccel» ve hüküm altına alınmış bir borcu bulunmadığını, ezcümle, davacı ortaklıktan çıktığı davada ayrılma akçesini istemediğini, yani davacının müvekkil şirketten bir alacağı da söz konusu olmadığını, bu nedenle mahkemeniz nezdinde açılmış işbu davanın «aktif husumet» ve «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle usulen reddine karar verilmesi gerekirken ihya kararı verilmesi hukuka aykırı olduğunu, kanuna ve usule uygun tasfiyesi tamamlanan ve muaccel bir borcu olmayan «şirketin ihyası» yönünde karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ticaret Sicili Müdürlüklerinin «ihya» davalarında «yasal hasım» konumunda olduğundan, «sicilden terkin» işlemlerini yasa ve tüzük hükümlerine uygun yapmış olan sicil müdürlüğünün «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulamayacağı, ancak davalı «tasfiye» memurunun yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde de yerinde olarak «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden davalı «tasfiye memurunun sorumlu» tutulduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasta reddine karar verilmiştir.
Sicil Memurluğu, «yasal hasım» konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı «kusur» ve sorumluluğunun bulunmadığı, diğer davalı «tasfiye memurunun sorumluluğuyla» ilgili olarak, «ihyası» istenen «şirketin tasfiyesinin» 12.05.2016 tarihinde tamamlandığı, vergi borçlarının tahakkuk tarihinin tasfiyenin tamamlanmasından önceye ilişkin olduğu, bu durumda davalı tasfiye memurunun «ihya davası» açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Ticaret Sicilden tasfiye sonucu «terkin» edilen tasfiye halinde Vınas Dış Ticaret Ltd.
Şti.'nin davacı kuruma olan vergi borçlarının tahsili işlemleri ile sınırlı olmak üzere «ihyası» ile İstanbul Ticaret Siciline «yeniden tesciline», ek «tasfiye» işlemlerinin daha önceki «tasfiye memuru» olan ... tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine, kararının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memurunun sorumluluğu · yargılama giderlerinden sorumluluk · yeniden tescil · ihya davası · cy/cy kaydı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaŞti.'nin «ticaret sicil» «kaydının», davacı kuruma olan vergi borçlarının tahsili işlemleri ile sınırlı olmak üzere «ihyası» ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere İstanbul Ticaret Siciline «yeniden tesciline» karar vermek gerektiği, davalı ...
Sicil Memurluğu, «yasal hasım» konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı «kusur» ve sorumluluğunun bulunmadığı, diğer davalı «tasfiye memurunun sorumluluğuyla» ilgili olarak, «ihyası» istenen «şirketin tasfiyesinin» 12.05.2016 tarihinde tamamlandığı, vergi borçlarının tahakkuk tarihinin tasfiyenin tamamlanmasından önceye ilişkin olduğu, bu durumda davalı tasfiye memurunun «ihya davası» açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Ticaret Sicilden tasfiye sonucu «terkin» edilen tasfiye halinde Vınas Dış Ticaret Ltd.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ticaret Sicili Müdürlüklerinin «ihya» davalarında «yasal hasım» konumunda olduğundan, «sicilden terkin» işlemlerini yasa ve tüzük hükümlerine uygun yapmış olan sicil müdürlüğünün «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulamayacağı, ancak davalı «tasfiye» memurunun yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde de yerinde olarak «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden davalı «tasfiye memurunun sorumlu» tutulduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasta reddine karar verilmiştir.
Şti.'nin davacı kuruma olan vergi borçlarının tahsili işlemleri ile sınırlı olmak üzere «ihyası» ile İstanbul Ticaret Siciline «yeniden tesciline», ek «tasfiye» işlemlerinin daha önceki «tasfiye memuru» olan ... tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine, kararının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2945 E. 2017/4387 K.
Ortak:yasal hasım · ticaret sicili müdürlüğü · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «tasfiye» halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmediği gibi (Y11.Hukuk Dairesi'nin 07.12.2009 tarih ve 2008/7980 E.- 2009/12584 K.), tasfiye memurunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 541 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki sorumluluğu da gözetildiğinde «derdest» bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyeceği, dolayısıyla davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki «hukuki yararının» bulunduğu ve «terkin» edilen şirket yönünden ek tasfiye koşullarının oluştuğu, bu durumda mahkemece davanın kabulü ile davaya konu «şirketin ihyası» ile «ticaret sicil müdürlüğüne» tesciline karar verilmesinde ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun)'nun 326 ncı maddesi uyarınca «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu olması ve «yasal hasım» konumunda olan davalı ...
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1133 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere «tüzel kişiliğinin» ihyasına, «tasfiye memuru» olarak ...'un atanmasına, tasfiye memuruna takdiren ücret tayinine mahal olmadığına, karar kesinleştiğinde keyfiyetin «ticaret sicilde tescil» ve «ilanına», davanın niteliği gereği «yasal hasım» konumunda bulunan sicil müdürlüğü aleyhine «yargılama giderlerine» ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 547 inci maddesi kapsamında «sicilden terkin» olunan şirketin ek «tasfiye» koşullarının oluşup oluşmadığı, «ihyası» gerekip gerekmediğine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, davada «husumet», «ihyası» istenilen şirketin «son» olarak görev yapan «tasfiye memuru» ya da tasfiye kurulu ile «ticaret sicil» memurluğuna yöneltilmelidir.
Bu durumda mahkemece, davacıya, «tasfiye memuru» hakkında dava açması için süre verilmesi, verilen sürede dava açılması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «husumet» eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin · usulden reddi · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, davada «husumet», «ihyası» istenilen şirketin «son» olarak görev yapan «tasfiye memuru» ya da tasfiye kurulu ile «ticaret sicil» memurluğuna yöneltilmelidir.
Bu durumda mahkemece, davacıya, «tasfiye memuru» hakkında dava açması için süre verilmesi, verilen sürede dava açılması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «husumet» eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/2314 E. , 2024/3714 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/920 Esas, 2023/1434Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/44 E., 2023/238 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ... Dekorasyon Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olduğunu, şirket ortaklığı yükümlülüğünü yerine getirmeyen ortakların şirketin kâr payı dağıtımlarından herhangi bir dağıtıma gitmemesi sebepleriyle şirket ortaklığından çıkarılma talebiyle dava açtıklarını, ihyası istenen şirketin ticaret sicilinde ortaklar kurulu kararı gereğince tasfiyenin tamamlanması sonucu vefakat dava devam ederken sicilden terkin edildiğini ileri sürerek davanın kabulünü, terkin olunan ... Dekorasyon Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar tarafına yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmayacağı belirterek müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, dava konusu şirketin tasfiyesinin usulüne uygun ve eksiksiz tamamlanmış olduğunu, davacının ortaklıktan çıktığı davada ayrılma akçesi talep etmediğini, davacının davalı şirketten bir alacağı da söz konusu olmadığını, işbu davanın aktif husumet ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulen reddi gerektiğini, ortaklığından çıkmasına karar verilen bir şirketin ihyasını talep etme yetkisini de haiz olmadığı için işbu davanın davacısı sıfatını haiz olamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ihya talebi yönünde kabulü ile Tasfiye Halinde ... Dekorasyon Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin (davacının) Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1133 E. sayılı dosyasında hukuki menfaati bulunduğu görülerek Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1133 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere tüzel kişiliğinin ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'un atanmasına, tasfiye memuruna takdiren ücret tayinine mahal olmadığına, karar kesinleştiğinde keyfiyetin ticaret sicilde tescil ve ilanına, davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda bulunan sicil müdürlüğü aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Dekorasyon Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi 14.11.2018 tarihinde hukuka ve usule uygun şekilde tasfiye edildiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca şirketin tasfiyesi usulüne uygun ve gerçek anlamda gerçekleştirilmiş, eksiksiz tamamlandığını, buna binaen söz konusu şirketin tüzel kişiliği sona erdiğini, ihyası istenen tahliyesi tamamlanmış şirketin muaccel ve hüküm altına alınmış bir borcu bulunmadığını, ezcümle, davacı ortaklıktan çıktığı davada ayrılma akçesini istemediğini, yani davacının müvekkil şirketten bir alacağı da söz konusu olmadığını, bu nedenle mahkemeniz nezdinde açılmış işbu davanın aktif husumet ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulen reddine karar verilmesi gerekirken ihya kararı verilmesi hukuka aykırı olduğunu, kanuna ve usule uygun tasfiyesi tamamlanan ve muaccel bir borcu olmayan şirketin ihyası yönünde karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmediği gibi (Y11.Hukuk Dairesi'nin 07.12.2009 tarih ve 2008/7980 E.- 2009/12584 K.), tasfiye memurunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 541 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyeceği, dolayısıyla davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararının bulunduğu ve terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşullarının oluştuğu, bu durumda mahkemece davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun)'nun 326 ncı maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu olması ve yasal hasım konumunda olan davalı ...
Müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmamasına göre yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 547 inci maddesi kapsamında sicilden terkin olunan şirketin ek tasfiye koşullarının oluşup oluşmadığı, ihyası gerekip gerekmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 547'nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tasfiye memuru vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1053311700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz