6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka tecavüzünün tespiti | Marka men'i | Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6886 E. 2024/2746 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
disiplin para cezası adi ortaklık pasif husumet yokluğu pasif husumet marka hakkına tecavüz husumet yokluğu kaldırma ve yeniden hüküm ortalama tüketici ihtarname ilk derece kararının kaldırılması haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik husumet

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 54 · SMK — SMK 155

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI : 2020/145 E., 2020/334 K.

BİRLEŞEN DAVA : Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI : 2018/33 E. 2018/31 K.

Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddi, birleşen davanın ... yönünden kabulü, ... yönünden husumetten reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Ankara'da faaliyet gösterdiğini, 2014/67007, 2014/66927, 2013/31778 sayılı "...", "... ANKARA" "... ANKARA RESTAURANT" ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, davalılara ait adi ortaklığın müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösterdiğini, davalıların basılı evraklarında, kartvizitinde, ambalajlarında ve marka etiketinde "..." ismini kısaltılmış firma adı ve marka olarak kullandığının tespit edildiğini, bu durumun müvekkili şirketin markasına tecavüz oluşturduğunu, gönderdikleri ihtarnameden de sonuç alınamadığını ileri sürerek markaya tecavüzün önlenmesine ve menine, kötü niyetli davalılar hakkında disiplin para cezası uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş; birleşen davada ise aynı iddiaları tekrar ederek iltibas nedeni ile davalılar adına tescilli 2015/97002 no.lu markanın hükümsüzlüğüne ve markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Asıl ve birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; 2015/97002 sayılı "... Mutfak" ibareli markanın müvekkili adına kayıtlı bulunduğunu, tescilli bir markanın kullanılmasından dolayı marka hakkına tecavüzden söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların kullanımlarının kendi adlarına tescilli marka kapsamında kaldığı, kendi adına tescilli markaya dayalı kullanımının markaya tecavüz olarak kabul edilemeyeceği, haksız rekabet de oluşturmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine; dava konusu edilen "... Mutfak" markasının başvuru aşamasında yayınlandığı sırada davacı tarafça ya da üçüncü kişilerce herhangi bir itirazda bulunulmadığından, markanın tescil işleminin kesinleştiği, usulüne uygun olarak davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğünden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili adına tescilli "..." asıl unsurlu markaların bulunduğunu, davalıların da aynı ibareyi markasal olarak kullandıklarını, bu kullanımın, müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunu, aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmelerin kanuna aykırı bulunduğunu, birleşen marka hükümsüzlüğü davası yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) hükümleri kapsamında bir değerlendirmenin yapılmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen marka hükümsüzlüğü davası 08.01.2018 tarihinde açılmış olup, dava tarihi itibariyle somut olaya 6769 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiği, hükümsüzlüğü istenen markaya, başvuru aşamasında itiraz edilmemesi aynı markanın 25 inci madde uyarınca hükümsüzlüğü istemine engel olmayacağı, davalı adına tescilli 2015/97002 sayılı ve "... Mutfak" ibareli markanın 08.09.2016 tarihinde davalılardan ... adına tescil edildiği, marka hükümsüzlüğü davasının ancak sicilde marka sahibi olarak kayıtlı bulunan kişiye karşı açılabileceği, davalı ...'a husumet yönetilmesinin mümkün olmadığı, davalıya ait 2015/97002 sayılı marka 43. sınıfta yer alan "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden tescilli olup, davacının 2014/66927 , 2014/67007 ve 2013/31778 sayılı menset markaları kapsamında da anılan 43. sınıf hizmetler aynen yer aldığından taraf markaları arasında emtia benzerliğine ilişkin şartın gerçekleştiği, dava konusu markanın asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi ile davacı markalarının asli unsuru konumunda bulunan "..." ve "..." ibareleri arasında görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu ve dava konusu markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, ancak davalıların tescilli markaya dayalı "... Mutfak" ibareli dava konusu kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin asıl davaya ilişkin istinaf itirazlarının esastan reddine; davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, asıl davanın reddine, birleşen davada davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, birleşen davada davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile davalı ... adına tescilli, 2015/97002 sayılı ve "... Mutfak" ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalılar tarafından oluşturulan adi ortaklığın basılı evraklarında markanın kullanıldığını, bu durumun açıkça tecavüz oluşturduğunu belirterek kararın bozulmasını ve asıl davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ... tarafından yapılan marka başvurusuna davacı tarafından tescil sürecinde itiraz edilmediğini, bu durumda dava yoluyla markanın hükümsüzlüğünü talep edemeyeceğini, davanın 5 yıllık zaman aşımı süresinde açılmadığını, taraf markaları arasında benzerlik de bulunmadığını, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını belirterek kararın bozulmasını ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava, markaya tecavüzün önlenmesi ve men'i istemine, birleşen dava davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 155 inci maddesi, 6102 sayılı Kanun'un 6, 25 ve 54 üncü maddesi ve devamı.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Marka Hakkına Tecavüz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/117 E. 2015/8615 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/6886 E.  ,  2024/2746 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/235 Esas, 2022/1129 Karar

HÜKÜM

Ret-kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI 2020/145 E., 2020/334 K.

BİRLEŞEN DAVA

Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI 2018/33 E. 2018/31 K.

Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddi, birleşen davanın ... yönünden kabulü, ... yönünden husumetten reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Ankara'da faaliyet gösterdiğini, 2014/67007, 2014/66927, 2013/31778 sayılı "...", "... ANKARA" "... ANKARA RESTAURANT" ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, davalılara ait adi ortaklığın müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösterdiğini, davalıların basılı evraklarında, kartvizitinde, ambalajlarında ve marka etiketinde "..." ismini kısaltılmış firma adı ve marka olarak kullandığının tespit edildiğini, bu durumun müvekkili şirketin markasına tecavüz oluşturduğunu, gönderdikleri ihtarnameden de sonuç alınamadığını ileri sürerek markaya tecavüzün önlenmesine ve menine, kötü niyetli davalılar hakkında disiplin para cezası uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş;

birleşen davada ise aynı iddiaları tekrar ederek iltibas nedeni ile davalılar adına tescilli 2015/97002 no.lu markanın hükümsüzlüğüne ve markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Asıl ve birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; 2015/97002 sayılı "... Mutfak" ibareli markanın müvekkili adına kayıtlı bulunduğunu, tescilli bir markanın kullanılmasından dolayı marka hakkına tecavüzden söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların kullanımlarının kendi adlarına tescilli marka kapsamında kaldığı, kendi adına tescilli markaya dayalı kullanımının markaya tecavüz olarak kabul edilemeyeceği, haksız rekabet de oluşturmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine; dava konusu edilen "... Mutfak" markasının başvuru aşamasında yayınlandığı sırada davacı tarafça ya da üçüncü kişilerce herhangi bir itirazda bulunulmadığından, markanın tescil işleminin kesinleştiği, usulüne uygun olarak davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğünden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili adına tescilli "..." asıl unsurlu markaların bulunduğunu, davalıların da aynı ibareyi markasal olarak kullandıklarını, bu kullanımın, müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunu, aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmelerin kanuna aykırı bulunduğunu, birleşen marka hükümsüzlüğü davası yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) hükümleri kapsamında bir değerlendirmenin yapılmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen marka hükümsüzlüğü davası 08.01.2018 tarihinde açılmış olup, dava tarihi itibariyle somut olaya 6769 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiği, hükümsüzlüğü istenen markaya, başvuru aşamasında itiraz edilmemesi aynı markanın 25 inci madde uyarınca hükümsüzlüğü istemine engel olmayacağı, davalı adına tescilli 2015/97002 sayılı ve "... Mutfak" ibareli markanın 08.09.2016 tarihinde davalılardan ... adına tescil edildiği, marka hükümsüzlüğü davasının ancak sicilde marka sahibi olarak kayıtlı bulunan kişiye karşı açılabileceği, davalı ...'a husumet yönetilmesinin mümkün olmadığı, davalıya ait 2015/97002 sayılı marka 43.

sınıfta yer alan "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden tescilli olup, davacının 2014/66927 , 2014/67007 ve 2013/31778 sayılı menset markaları kapsamında da anılan 43. sınıf hizmetler aynen yer aldığından taraf markaları arasında emtia benzerliğine ilişkin şartın gerçekleştiği, dava konusu markanın asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi ile davacı markalarının asli unsuru konumunda bulunan "..." ve "..." ibareleri arasında görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu ve dava konusu markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, ancak davalıların tescilli markaya dayalı "... Mutfak" ibareli dava konusu kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin asıl davaya ilişkin istinaf itirazlarının esastan reddine;

davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, asıl davanın reddine, birleşen davada davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, birleşen davada davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile davalı ... adına tescilli, 2015/97002 sayılı ve "... Mutfak" ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalılar tarafından oluşturulan adi ortaklığın basılı evraklarında markanın kullanıldığını, bu durumun açıkça tecavüz oluşturduğunu belirterek kararın bozulmasını ve asıl davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ... tarafından yapılan marka başvurusuna davacı tarafından tescil sürecinde itiraz edilmediğini, bu durumda dava yoluyla markanın hükümsüzlüğünü talep edemeyeceğini, davanın 5 yıllık zaman aşımı süresinde açılmadığını, taraf markaları arasında benzerlik de bulunmadığını, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını belirterek kararın bozulmasını ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava, markaya tecavüzün önlenmesi ve men'i istemine, birleşen dava davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 155 inci maddesi, 6102 sayılı Kanun'un 6, 25 ve 54 üncü maddesi ve devamı.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1052972300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.