Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/515 E. 2024/2553 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- bir yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi kira sözleşmesi↗ muaccel alacak↗ dönme hakkı↗ sözleşmeden dönme↗ deniz ticareti↗ navlun sözleşmesi↗ ticari itibarın zedelenmesi↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ sözleşmenin ihlali↗ konşimento↗ ticari itibar↗ rücuen tahsil↗ ihtisas mahkemesi↗ davanın konusu↗ navlun↗ sözleşmeden doğan dava↗ kira sözleşmesi↗ sözleşmeye aykırılık↗ ikrar↗ zamanaşımı def'i↗ muacceliyet↗ satım sözleşmesi↗ taşıma sözleşmesi↗ ifa↗ def'i↗ kâr kaybı↗ ihtar↗ esastan ret↗ ihtarname↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2019/116 E., 2022/182 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.03.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin yurt dışında bulunan fabrikalarında üretilen sodanın Türkiye'ye taşınması amacı ile davalı ...Ş. ile sözleşmeler yapıldığını, davalının müvekkili şirket tarafından yapılan tüm uyarılara rağmen istenen zaman ve evsafta gemi temin etmediğini, bu durumum müvekkili şirketi zor durumda bıraktığını, ihracatlarını zamanında gerçekleştirmemesine ve üçüncü şahıslarla olan satım sözleşmelerinin ihlaline sebebiyet verdiğini, ticari itibarını zedelediğini, müvekkilinin sözleşmeleri, sözleşmelerin 15.4. maddeleri uyarınca Kartal 10. Noterliğinin ihtarnamesi ile haklı nedenle sona erdirdiğini, davalının sözleşmelere ve ticari hayatın gereklerine aykırı hareket etmesi nedeniyle müvekkili şirketin 2017 yılı üçüncü çeyrek dönemi için alım yapamadığı 8.476 ton soda için Solvay Sodi'ye ödemek zorunda kaldığı 151.720,40 euro miktarlı ceza tutarlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; gemi kira sözleşmeleri ile zaman çarteri sözleşmeleri, navlun sözleşmeleri veya konşimentodan veya onun düzenlenmesinden doğan alacakların bir yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davadaki talebin zamanaşımına uğradığını, yapılan feshin haksız olduğunu, davacının iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu edilen ve dava dışı satıcı Solvay Chemical International’a yapılan ödemeleri ispatlayan dekontların 03.01.2018, 21.12.2017 ve 25.01.2018 tarihli olduğu, söz konusu ödemelerin yapılmasından sonra kâr kaybı şeklinde zarar doğduğundan zamanaşımının bu andan itibaren başlayacağı, davacı 12.10.2017 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini ve zararlarının tazminini talep ettiklerini bildirmiş ise de, söz konusu ihtarda tazminatın talep edileceğinin ifade edilmiş olmasının zaman aşımını kesen bir sebep olmadığı, dava 19.04.2019 tarihinde açılmış olduğundan davaya konusu talebin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1246 ncı maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ek ve kök rapora itirazları ve somut uyuşmazlığa ilişkin uzman görüşüne rağmen iddialar dikkate alınmaksızın karar verildiğini, bilirkişi raporunun uzman görüşüyle çelişkiler içerdiğini, yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmeksizin uzman mütalaasıyla çelişkili raporun hükme esas alınmasının bozma nedeni olduğunu, davalının çerçeve navlun sözleşmesini hiç ifa etmemesi sebebiyle müvekkili şirket nezdinde ortaya çıkan zararlardan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) hükümlerine göre sorumlu olduğunu, talep edilen zarara ilişkin zamanaşımı süresinin buna göre belirlenmesi gerektiğini, davalı şirketin gemi temin etme yükümlülüğünü hiç ifa etmemesi sebebiyle dava dışı firma Solvay'ın müvekkiline ceza faturası kestiğini, somut olayda müvekkilinin uğramış olduğu ve görülmekte olan davanın ikame edilmesiyle talep edilen zararın sözleşmeden doğan bir zarar olarak nitelendirileceğini, sözleşmeden dönme hakkının kullanılmasıyla birlikte akdedilen sözleşmenin hiç kurulmamış sayılacağını, davalının mahkeme içi ikrarının davanın konusunun deniz ticaretinden kaynaklanmadığını teyit ettiğini, huzurda görülmekte olan davada navlun sözleşmesinden doğan bir alacağın dava edilmediğini, navlun sözleşmesinin ifa edilmemesi nedeniyle sözleşmeden dönülerek uğranılan zararın tazmininin talep edildiğini, bu kapsamda 6098 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla 6102 sayılı Kanun'un 1246 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince zamanaşımı süresinin alacağın muaccel olmasıyla başladığını, sözleşmeden dönülmesinden sonra ortaya çıkan zararın yargılama gerektirir bir husus olduğundan muaccel bir alacaktan bahsetmenin mümkün olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacağın muaccel olduğu, yani davacı tarafça dava dışı şirkete gerçekleştirilen ödemelere dair dekontların tarihleri itibariyle son dekont tarihi olan 25.01.2018 tarihinden itibaren bir yıl içerisinde iş bu davanın açılması gerekirken davanın 19.04.2019 tarihinde açılmış olması ile zamanaşımının gerçekleştiği, davalı tarafın usulüne uygun zamanaşımı def'inin kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İstinaf Mahkemesince hızlı karar verildiğini belirterek ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taşıma sözleşmesine aykırılık nedeniyle davacı tarafından dava dışı tedarikçisine ödenen ceza tutarlarının davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 1246 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9986 E. 2016/1965 K.
Ortak:navlun · ikrar · muacceliyet · def'i · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı bir yıllık
İncelediğiniz kararda… iler içerdiğini, yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmeksizin uzman mütalaasıyla çelişkili raporun hükme esas alınmasının bozma nedeni olduğunu, davalının çerçeve «navlun sözleşmesini» hiç «ifa» etmemesi sebebiyle müvekkili şirket nezdinde ortaya çıkan zararlardan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) hükümlerine göre sorumlu olduğunu, talep edilen zarara ilişkin «zamanaşımı» süresinin buna göre belirlenmesi gerektiğini, davalı şirketin gemi temin etme yükümlülüğünü hiç ifa etmemesi sebebiyle dava dışı firma Solvay'ın müvekkiline ceza faturası kestiğini, somut olayda müvekkilinin uğramış olduğu ve görülmekte olan davanın ikame edilmesiyle talep edilen zararın «sözleşmeden doğan» bir zarar olarak nitelendirileceğini, «sözleşmeden dönme hakkının» kullanılmasıyla birlikte akdedilen sözleşmenin hiç kurulmamış sayılacağını, davalının mahkeme içi «ikrarının» davanın konusunun «deniz ticaretinden» kaynaklanmadığını teyit ettiğini, huzurda görülmekte olan davada navlun sözleşmesinden doğan bir alacağın dava edilmediğini, navlun sözleşmesinin ifa edilmemesi nedeniyle sözleşmeden dönülerek uğranılan zararın tazmininin talep edildiğini, bu kapsamda 6098 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla 6102 sayılı Kanun'un 1246 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince zamanaşımı süresinin alacağın «muaccel» olmasıyla başladığını, sözleşmeden dönülmesinden sonra ortaya çıkan zararın yargılama gerektirir bir husus olduğundan muaccel bir alacaktan bahsetmenin mümkün olma …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacağın «muaccel» olduğu, yani davacı tarafça dava dışı şirkete gerçekleştirilen ödemelere dair dekontların tarihleri itibariyle «son» dekont tarihi olan 25.01.2018 tarihinden itibaren bir yıl içerisinde iş bu davanın açılması gerekirken davanın 19.04.2019 tarihinde açılmış olması ile «zamanaşımının» gerçekleştiği, davalı tarafın usulüne uygun «zamanaşımı def»'inin kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan red …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «gemi kira sözleşmeleri» ile zaman çarteri sözleşmeleri, «navlun sözleşmeleri» veya «konşimentodan» veya onun düzenlenmesinden doğan alacakların bir yıllık «zamanaşımına» tabi olduğunu, davadaki talebin zamanaşımına uğradığını, yapılan feshin haksız olduğunu, davacının iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; icra takibine konu «navlun alacağı» TTK'nın 1246. maddesine göre bir yıllık zaman aşımına tabi olup, «takip talebine» ekli dört adet faturadan en «son» tarihli olanının 05/12/2012 tarihli olduğu gözetildiğinde takibe ve davaya konu navlun alacağının en geç 05/12/2012 tarihinde doğmuş olduğu, takibin ise bir yıllık süre geçtikten sonra 19/12/2013 tarihinde başlatıldığı dikkate alındığında alacağın takip tarihi itibariyle zaman aşımına uğramış olduğu gerekçesiyle davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, deniz taşımacılığından kaynaklı «navlun alacağının» tahsili amacıyla başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece takip dayanağı «navlun faturalarından» en «son» tarihli olanının 05.12.2012 tarihli olduğu, takip tarihinin ise 19.12.2013 tarihli olduğu, bu durumda davacının navlun alacağının TTK'nın 1246. maddesi uyarınca «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İcra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 154. maddesinde «zamanaşımını» kesen durumlar düzenlenmiş olup, buna göre, borçlu borcu «ikrar» etmişse, kısmen ifada bulunmuşsa ya da «rehin» vermiş veya «kefil» göstermişse veyahut alacaklı, dava veya «def»’i yoluyla mahkemeye veya «hakeme» başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da «iflas» masasına başvurmuşsa zamanaşımı süresi kesilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:navlun faturası · fatura alacağı · takip talebi · navlun alacağı · zamanaşımının kesilmesi · ticari defter incelemesi · rehin · hakem kararı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; icra takibine konu «navlun alacağı» TTK'nın 1246. maddesine göre bir yıllık zaman aşımına tabi olup, «takip talebine» ekli dört adet faturadan en «son» tarihli olanının 05/12/2012 tarihli olduğu gözetildiğinde takibe ve davaya konu navlun alacağının en geç 05/12/2012 tarihinde doğmuş olduğu, takibin ise bir yıllık süre geçtikten sonra 19/12/2013 tarihinde başlatıldığı dikkate alındığında alacağın takip tarihi itibariyle zaman aşımına uğramış olduğu gerekçesiyle davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, deniz taşımacılığından kaynaklı «navlun alacağının» tahsili amacıyla başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece takip dayanağı «navlun faturalarından» en «son» tarihli olanının 05.12.2012 tarihli olduğu, takip tarihinin ise 19.12.2013 tarihli olduğu, bu durumda davacının navlun alacağının TTK'nın 1246. maddesi uyarınca «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İcra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 154. maddesinde «zamanaşımını» kesen durumlar düzenlenmiş olup, buna göre, borçlu borcu «ikrar» etmişse, kısmen ifada bulunmuşsa ya da «rehin» vermiş veya «kefil» göstermişse veyahut alacaklı, dava veya «def»’i yoluyla mahkemeye veya «hakeme» başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da «iflas» masasına başvurmuşsa zamanaşımı süresi kesilir.
Ayrıca, tarafların «ticari defterleri incelendiğinde» de davalının «navlun» borçları için 01.08.2013 tarihinde kısmi ödemede bulunduğu tespit edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/515 E. , 2024/2553 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1254 Esas, 2022/1432 Karar
vekili Avukat ...
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2019/116 E., 2022/182 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.03.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin yurt dışında bulunan fabrikalarında üretilen sodanın Türkiye'ye taşınması amacı ile davalı ...Ş. ile sözleşmeler yapıldığını, davalının müvekkili şirket tarafından yapılan tüm uyarılara rağmen istenen zaman ve evsafta gemi temin etmediğini, bu durumum müvekkili şirketi zor durumda bıraktığını, ihracatlarını zamanında gerçekleştirmemesine ve üçüncü şahıslarla olan satım sözleşmelerinin ihlaline sebebiyet verdiğini, ticari itibarını zedelediğini, müvekkilinin sözleşmeleri, sözleşmelerin 15.4. maddeleri uyarınca Kartal 10. Noterliğinin ihtarnamesi ile haklı nedenle sona erdirdiğini, davalının sözleşmelere ve ticari hayatın gereklerine aykırı hareket etmesi nedeniyle müvekkili şirketin 2017 yılı üçüncü çeyrek dönemi için alım yapamadığı 8.476 ton soda için Solvay Sodi'ye ödemek zorunda kaldığı 151.720,40 euro miktarlı ceza tutarlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; gemi kira sözleşmeleri ile zaman çarteri sözleşmeleri, navlun sözleşmeleri veya konşimentodan veya onun düzenlenmesinden doğan alacakların bir yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davadaki talebin zamanaşımına uğradığını, yapılan feshin haksız olduğunu, davacının iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu edilen ve dava dışı satıcı Solvay Chemical International’a yapılan ödemeleri ispatlayan dekontların 03.01.2018, 21.12.2017 ve 25.01.2018 tarihli olduğu, söz konusu ödemelerin yapılmasından sonra kâr kaybı şeklinde zarar doğduğundan zamanaşımının bu andan itibaren başlayacağı, davacı 12.10.2017 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini ve zararlarının tazminini talep ettiklerini bildirmiş ise de, söz konusu ihtarda tazminatın talep edileceğinin ifade edilmiş olmasının zaman aşımını kesen bir sebep olmadığı, dava 19.04.2019 tarihinde açılmış olduğundan davaya konusu talebin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1246 ncı maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ek ve kök rapora itirazları ve somut uyuşmazlığa ilişkin uzman görüşüne rağmen iddialar dikkate alınmaksızın karar verildiğini, bilirkişi raporunun uzman görüşüyle çelişkiler içerdiğini, yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmeksizin uzman mütalaasıyla çelişkili raporun hükme esas alınmasının bozma nedeni olduğunu, davalının çerçeve navlun sözleşmesini hiç ifa etmemesi sebebiyle müvekkili şirket nezdinde ortaya çıkan zararlardan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) hükümlerine göre sorumlu olduğunu, talep edilen zarara ilişkin zamanaşımı süresinin buna göre belirlenmesi gerektiğini, davalı şirketin gemi temin etme yükümlülüğünü hiç ifa etmemesi sebebiyle dava dışı firma Solvay'ın müvekkiline ceza faturası kestiğini, somut olayda müvekkilinin uğramış olduğu ve görülmekte olan davanın ikame edilmesiyle talep edilen zararın sözleşmeden doğan bir zarar olarak nitelendirileceğini, sözleşmeden dönme hakkının kullanılmasıyla birlikte akdedilen sözleşmenin hiç kurulmamış sayılacağını, davalının mahkeme içi ikrarının davanın konusunun deniz ticaretinden kaynaklanmadığını teyit ettiğini, huzurda görülmekte olan davada navlun sözleşmesinden doğan bir alacağın dava edilmediğini, navlun sözleşmesinin ifa edilmemesi nedeniyle sözleşmeden dönülerek uğranılan zararın tazmininin talep edildiğini, bu kapsamda 6098 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla 6102 sayılı Kanun'un 1246 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince zamanaşımı süresinin alacağın muaccel olmasıyla başladığını, sözleşmeden dönülmesinden sonra ortaya çıkan zararın yargılama gerektirir bir husus olduğundan muaccel bir alacaktan bahsetmenin mümkün olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacağın muaccel olduğu, yani davacı tarafça dava dışı şirkete gerçekleştirilen ödemelere dair dekontların tarihleri itibariyle son dekont tarihi olan 25.01.2018 tarihinden itibaren bir yıl içerisinde iş bu davanın açılması gerekirken davanın 19.04.2019 tarihinde açılmış olması ile zamanaşımının gerçekleştiği, davalı tarafın usulüne uygun zamanaşımı def'inin kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İstinaf Mahkemesince hızlı karar verildiğini belirterek ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taşıma sözleşmesine aykırılık nedeniyle davacı tarafından dava dışı tedarikçisine ödenen ceza tutarlarının davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 1246 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051545700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz