6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Navlun faturası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9986 E. 2016/1965 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
navlun faturası fatura alacağı takip talebi navlun alacağı zamanaşımının kesilmesi ticari defter incelemesi navlun rehin hakem kararı ikrar tespit davası muacceliyet icra takibine itiraz tbk 99 def'i kefil ticari defter fatura iflas zamanaşımı e-defter i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 154 · TTK — TTK 1246

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; icra takibine konu navlun alacağı TTK'nın 1246. maddesine göre bir yıllık zaman aşımına tabi olup, takip talebine ekli dört adet faturadan en son tarihli olanının 05/12/2012 tarihli olduğu gözetildiğinde takibe ve davaya konu navlun alacağının en geç 05/12/2012 tarihinde doğmuş olduğu, takibin ise bir yıllık süre geçtikten sonra 19/12/2013 tarihinde başlatıldığı dikkate alındığında alacağın takip tarihi itibariyle zaman aşımına uğramış olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, deniz taşımacılığından kaynaklı navlun alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece takip dayanağı navlun faturalarından en son tarihli olanının 05.12.2012 tarihli olduğu, takip tarihinin ise 19.12.2013 tarihli olduğu, bu durumda davacının navlun alacağının TTK'nın 1246. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemece her ne kadar en son faturanın 05.12.2012 tarihli olduğu ifade edilmiş ise de, icra takip dosyasında ve dava dilekçesi ekinde de görüldüğü üzere son fatura 28.01.2013 tarihlidir. Ayrıca, tarafların ticari defterleri incelendiğinde de davalının navlun borçları için 01.08.2013 tarihinde kısmi ödemede bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı ise kalan navlun alacakları için 19.12.2013 tarihinde icra takibine girişmiştir.

İcra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 154. maddesinde zamanaşımını kesen durumlar düzenlenmiş olup, buna göre, borçlu borcu ikrar etmişse, kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse veyahut alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa zamanaşımı süresi kesilir. Aynı Kanun'un 156. maddesinde de ifade edildiği üzere zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar. Zamanaşımı icra takibiyle kesilmiş ise alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra zamanaşımı yeniden işlemeye başlar.

Tüm bu açıklamalardan sonra somut olaya döndüğümüzde; alacağa ilişkin birden fazla fatura düzenlenmiş olup, her bir fatura alacağının muaccel olduğu tarihin ve yapılan kısmi ödemenin hangi faturaya ilişkin olduğu ve hangi faturaya ilişkin zamanaşımını kestiğinin tespiti ile son fatura tarihinin 28.01.2013 olduğu da gözetilerek icra takip tarihi itibariyle hangi fatura alacaklarının zamanaşımına uğramış olduğuna ilişkin değerlendirmenin TBK'nın 154. ve devamı hükümleri uyarınca ayrı ayrı yapılması ve buna göre davalının zamanaşımı itirazının değerlendirilmesi gerekirken, kısmi ödemenin dikkate alınmaması ve son fatura tarihinin hatalı tespiti ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10119 E. 2015/12440 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/9986 E.  ,  2016/1965 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.03.2015 tarih ve 2014/760-2015/129 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; davalı tarafa verilen taşıma hizmeti neticesinde hak kazandığı navlun bedelinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını, %20 inkar tazminatının davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin yerleşim yerinin ... olduğunu, ayrıca davacı tarafından takibe konulan ve takibe itiraz üzerine bu dava ile talep edilen alacak iddiasının zaman aşımına uğradığını, ödeme emrinde belirtilen alacak kalemlerinin net olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; icra takibine konu navlun alacağı TTK'nın 1246. maddesine göre bir yıllık zaman aşımına tabi olup, takip talebine ekli dört adet faturadan en son tarihli olanının 05/12/2012 tarihli olduğu gözetildiğinde takibe ve davaya konu navlun alacağının en geç 05/12/2012 tarihinde doğmuş olduğu, takibin ise bir yıllık süre geçtikten sonra 19/12/2013 tarihinde başlatıldığı dikkate alındığında alacağın takip tarihi itibariyle zaman aşımına uğramış olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, deniz taşımacılığından kaynaklı navlun alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece takip dayanağı navlun faturalarından en son tarihli olanının 05.12.2012 tarihli olduğu, takip tarihinin ise 19.12.2013 tarihli olduğu, bu durumda davacının navlun alacağının TTK'nın 1246. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemece her ne kadar en son faturanın 05.12.2012 tarihli olduğu ifade edilmiş ise de, icra takip dosyasında ve dava dilekçesi ekinde de görüldüğü üzere son fatura 28.01.2013 tarihlidir. Ayrıca, tarafların ticari defterleri incelendiğinde de davalının navlun borçları için 01.08.2013 tarihinde kısmi ödemede bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı ise kalan navlun alacakları için 19.12.2013 tarihinde icra takibine girişmiştir.

İcra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 154. maddesinde zamanaşımını kesen durumlar düzenlenmiş olup, buna göre, borçlu borcu ikrar etmişse, kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse veyahut alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa zamanaşımı süresi kesilir. Aynı Kanun'un 156. maddesinde de ifade edildiği üzere zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar. Zamanaşımı icra takibiyle kesilmiş ise alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra zamanaşımı yeniden işlemeye başlar.

Tüm bu açıklamalardan sonra somut olaya döndüğümüzde; alacağa ilişkin birden fazla fatura düzenlenmiş olup, her bir fatura alacağının muaccel olduğu tarihin ve yapılan kısmi ödemenin hangi faturaya ilişkin olduğu ve hangi faturaya ilişkin zamanaşımını kestiğinin tespiti ile son fatura tarihinin 28.01.2013 olduğu da gözetilerek icra takip tarihi itibariyle hangi fatura alacaklarının zamanaşımına uğramış olduğuna ilişkin değerlendirmenin TBK'nın 154. ve devamı hükümleri uyarınca ayrı ayrı yapılması ve buna göre davalının zamanaşımı itirazının değerlendirilmesi gerekirken, kısmi ödemenin dikkate alınmaması ve son fatura tarihinin hatalı tespiti ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/236516000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.