6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yönetim kurulu üyeliği

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/528 E. 2024/2512 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu üyeliği yoklukla malul karar sahtelik kesin delil hazirun cetveli yokluk aktif dava ehliyeti hisse devri pay defteri dolandırıcılık hak düşürücü süre taraf ehliyeti esastan ret yönetim kurulu kararı yükleten (shipper) vekalet ücreti kesin hüküm istinaf yoluna başvurulabilirlik e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 27 · HMK · TTK — TTK 446TTK 447

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2018/618 E., 2018/1248 K.

BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2018/660 E. 2018/995 K.

Taraflar arasındaki genel kurulun yokluğu ve iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.03.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl davada davacı vekili ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçelerinde; müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin 05.01.2017 tarihinde yapılan genel kurulunun hukuka aykırı olduğunu, davalı şirket yönetim kurulu üyeleri tarafından İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/263 E. sayılı kararına istinaden hazirun cetvelinin hazırlandığının belirtildiğini, toplantıya esas alınan kararın hukuka aykırı olduğunu, ancak bu kararın doğru olduğu kabul edilse dahi yapılan toplantının anılan karara da aykırı olduğunu, genel kurul toplantısının hazır bulunanlar listesinde, ortak olan kişiler yer almazken, şirketle bağı olmayan kişilerin ortak olarak gösterildiğini ve bu şekilde toplantı yapıldığını, hazirun cetvelinin şirket pay defteri esas alınarak düzenlenmediğini, ortak sıfatına sahip olanların katılmasının engellendiği genel kurul toplantısının yok hükmünde olduğunu, hazirun cetvelinin şirket pay defterine uygun şekilde hazırlanması gerektiğini, ortaklar pay defteri olmadan düzenlenen hazirun cetveli ile genel kurula başlanamayacağını ileri sürerek, 05.01.2017 tarihli genel kurulun yoklukla malul olduğunun tespitine ve bu genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Asıl dava ve birleşen davada davalılar vekilleri cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, genel kurul hazirun cetvelinin kesinleşen mahkeme kararına göre düzenlendiğini, davacının bir kısım paylarını devretmiş olduğu, ... ve Uzel Traktör. Ltd. Şti.'nin ortak sıfatının bulunmadığı ve Uzel Agri NV'nin paydaş sıfatı olmasına rağmen hazirun cetvelinde yer almadığı iddialarının doğru olmadığını, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen hisse devirlerinin kötü niyetli ve hukuka aykırı olarak yapıldığını ve hiçbir geçerliliği bulunmadığını, davacının iddiasının aksine ...'in şirketteki hissedarlık ve yönetim kurulu üyeliği sıfatının sona ermediğini, davacı tarafından yapılan devir işlemleri ile ilgili dolandırıcılık suçundan dava açıldığını ve suç işlendiğinin tespit edildiğini, davacı tarafından suç işlenerek oluşturulan ortaklık yapısının dikkate alınamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların aktif dava ehliyetlerinin olduğu, mahkemenin yetkili olduğu, ancak asıl ve birleşen davanın 05.01.2017 tarihinden itibaren 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece gerekçesiz hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporu alınmadan karar verildiğini, müvekkillerin davalı şirkette paydaş olduklarını, hazirun cetvelinin hukuka aykırı olduğunu, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin anılan kararının usulsüz olduğunu, yetersiz inceleme ile karar verildiğini, ortak sıfatına haiz olmayan bir kişinin bu genel kurula katılması nedeniyle kararın yoklukla malul olduğunu, genel kurul toplantı hazirun cetvelinde şirket ortağı olan bazı kişilerin ise yer almadığını, müvekkili ...'in şirketteki 500 adet hisseyi M. İzzet Kalaycı'ya devrettiğini ve ancak bu kişinin de toplantıya çağrılmamasının hatalı olduğunu, hazirun cetvelinin şirket pay defteri dikkate alınmaksızın hazırlandığını, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece hükme esas alınan Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş olan İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/263 E. sayılı dosya içeriği ile ceza mahkemesi dosya içeriği ve tüm dosya kapsamından ve özellikle ilamların sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılacağı düzenlemesi kapsamında, davacıların, davalı şirketten gerçekleştirmiş olduğunu iddia ettiği hisse devrinin geçerli olmadığının kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, davacılar tarafından ileri sürülen hususların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 446 ncı maddesinin ikinci fırkası gereğince iptal nedenleri olup, ilk derece mahkemesince yokluğun tespiti ve iptal taleplerinin reddi gerekçelerinin isabetli bulunduğu gerekçeisyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı şirketin 05.01.2017 tarihli genel kurulunun yoklukla malul olduğunun tespiti ve genel kurulda alınan kararların iptali talebine ilişkin olup, uyuşmazlık; davalı şirketin 05.01.2017 tarihli genel kurul kararlarının meydana gelişi veya içeriği itibari ile yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığının, genel kurulun yoklukla malul olup olmadığının, kararların iptali koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti noktalarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fırkası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 445, 446 ve 447 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 27 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Davanın kabulü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/533 E. 2024/2571 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/528 E.  ,  2024/2512 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/3 Esas, 2022/1511 Karar

ASIL DAVADA

BİRLEŞEN DAVADA

ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/618 E., 2018/1248 K.

BİRLEŞEN DAVA

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/660 E. 2018/995 K.

Taraflar arasındaki genel kurulun yokluğu ve iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.03.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl davada davacı vekili ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçelerinde; müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin 05.01.2017 tarihinde yapılan genel kurulunun hukuka aykırı olduğunu, davalı şirket yönetim kurulu üyeleri tarafından İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/263 E. sayılı kararına istinaden hazirun cetvelinin hazırlandığının belirtildiğini, toplantıya esas alınan kararın hukuka aykırı olduğunu, ancak bu kararın doğru olduğu kabul edilse dahi yapılan toplantının anılan karara da aykırı olduğunu, genel kurul toplantısının hazır bulunanlar listesinde, ortak olan kişiler yer almazken, şirketle bağı olmayan kişilerin ortak olarak gösterildiğini ve bu şekilde toplantı yapıldığını, hazirun cetvelinin şirket pay defteri esas alınarak düzenlenmediğini, ortak sıfatına sahip olanların katılmasının engellendiği genel kurul toplantısının yok hükmünde olduğunu, hazirun cetvelinin şirket pay defterine uygun şekilde hazırlanması gerektiğini, ortaklar pay defteri olmadan düzenlenen hazirun cetveli ile genel kurula başlanamayacağını ileri sürerek, 05.01.2017 tarihli genel kurulun yoklukla malul olduğunun tespitine ve bu genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Asıl dava ve birleşen davada davalılar vekilleri cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, genel kurul hazirun cetvelinin kesinleşen mahkeme kararına göre düzenlendiğini, davacının bir kısım paylarını devretmiş olduğu, ... ve Uzel Traktör. Ltd. Şti.'nin ortak sıfatının bulunmadığı ve Uzel Agri NV'nin paydaş sıfatı olmasına rağmen hazirun cetvelinde yer almadığı iddialarının doğru olmadığını, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen hisse devirlerinin kötü niyetli ve hukuka aykırı olarak yapıldığını ve hiçbir geçerliliği bulunmadığını, davacının iddiasının aksine ...'in şirketteki hissedarlık ve yönetim kurulu üyeliği sıfatının sona ermediğini, davacı tarafından yapılan devir işlemleri ile ilgili dolandırıcılık suçundan dava açıldığını ve suç işlendiğinin tespit edildiğini, davacı tarafından suç işlenerek oluşturulan ortaklık yapısının dikkate alınamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların aktif dava ehliyetlerinin olduğu, mahkemenin yetkili olduğu, ancak asıl ve birleşen davanın 05.01.2017 tarihinden itibaren 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece gerekçesiz hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporu alınmadan karar verildiğini, müvekkillerin davalı şirkette paydaş olduklarını, hazirun cetvelinin hukuka aykırı olduğunu, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin anılan kararının usulsüz olduğunu, yetersiz inceleme ile karar verildiğini, ortak sıfatına haiz olmayan bir kişinin bu genel kurula katılması nedeniyle kararın yoklukla malul olduğunu, genel kurul toplantı hazirun cetvelinde şirket ortağı olan bazı kişilerin ise yer almadığını, müvekkili ...'in şirketteki 500 adet hisseyi M. İzzet Kalaycı'ya devrettiğini ve ancak bu kişinin de toplantıya çağrılmamasının hatalı olduğunu, hazirun cetvelinin şirket pay defteri dikkate alınmaksızın hazırlandığını, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece hükme esas alınan Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş olan İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/263 E. sayılı dosya içeriği ile ceza mahkemesi dosya içeriği ve tüm dosya kapsamından ve özellikle ilamların sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılacağı düzenlemesi kapsamında, davacıların, davalı şirketten gerçekleştirmiş olduğunu iddia ettiği hisse devrinin geçerli olmadığının kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, davacılar tarafından ileri sürülen hususların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 446 ncı maddesinin ikinci fırkası gereğince iptal nedenleri olup, ilk derece mahkemesince yokluğun tespiti ve iptal taleplerinin reddi gerekçelerinin isabetli bulunduğu gerekçeisyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı şirketin 05.01.2017 tarihli genel kurulunun yoklukla malul olduğunun tespiti ve genel kurulda alınan kararların iptali talebine ilişkin olup, uyuşmazlık; davalı şirketin 05.01.2017 tarihli genel kurul kararlarının meydana gelişi veya içeriği itibari ile yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığının, genel kurulun yoklukla malul olup olmadığının, kararların iptali koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti noktalarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fırkası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 445, 446 ve 447 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 27 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051523400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.