Yönetim kurulu üyeliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/528 E. 2024/2512 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu üyeliği↗ yoklukla malul karar↗ sahtelik↗ kesin delil↗ hazirun cetveli↗ yokluk↗ aktif dava ehliyeti↗ hisse devri↗ pay defteri↗ dolandırıcılık↗ hak düşürücü süre↗ taraf ehliyeti↗ esastan ret↗ yönetim kurulu kararı↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/618 E., 2018/1248 K.
BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/660 E. 2018/995 K.
Taraflar arasındaki genel kurulun yokluğu ve iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.03.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçelerinde; müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin 05.01.2017 tarihinde yapılan genel kurulunun hukuka aykırı olduğunu, davalı şirket yönetim kurulu üyeleri tarafından İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/263 E. sayılı kararına istinaden hazirun cetvelinin hazırlandığının belirtildiğini, toplantıya esas alınan kararın hukuka aykırı olduğunu, ancak bu kararın doğru olduğu kabul edilse dahi yapılan toplantının anılan karara da aykırı olduğunu, genel kurul toplantısının hazır bulunanlar listesinde, ortak olan kişiler yer almazken, şirketle bağı olmayan kişilerin ortak olarak gösterildiğini ve bu şekilde toplantı yapıldığını, hazirun cetvelinin şirket pay defteri esas alınarak düzenlenmediğini, ortak sıfatına sahip olanların katılmasının engellendiği genel kurul toplantısının yok hükmünde olduğunu, hazirun cetvelinin şirket pay defterine uygun şekilde hazırlanması gerektiğini, ortaklar pay defteri olmadan düzenlenen hazirun cetveli ile genel kurula başlanamayacağını ileri sürerek, 05.01.2017 tarihli genel kurulun yoklukla malul olduğunun tespitine ve bu genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl dava ve birleşen davada davalılar vekilleri cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, genel kurul hazirun cetvelinin kesinleşen mahkeme kararına göre düzenlendiğini, davacının bir kısım paylarını devretmiş olduğu, ... ve Uzel Traktör. Ltd. Şti.'nin ortak sıfatının bulunmadığı ve Uzel Agri NV'nin paydaş sıfatı olmasına rağmen hazirun cetvelinde yer almadığı iddialarının doğru olmadığını, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen hisse devirlerinin kötü niyetli ve hukuka aykırı olarak yapıldığını ve hiçbir geçerliliği bulunmadığını, davacının iddiasının aksine ...'in şirketteki hissedarlık ve yönetim kurulu üyeliği sıfatının sona ermediğini, davacı tarafından yapılan devir işlemleri ile ilgili dolandırıcılık suçundan dava açıldığını ve suç işlendiğinin tespit edildiğini, davacı tarafından suç işlenerek oluşturulan ortaklık yapısının dikkate alınamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların aktif dava ehliyetlerinin olduğu, mahkemenin yetkili olduğu, ancak asıl ve birleşen davanın 05.01.2017 tarihinden itibaren 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece gerekçesiz hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporu alınmadan karar verildiğini, müvekkillerin davalı şirkette paydaş olduklarını, hazirun cetvelinin hukuka aykırı olduğunu, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin anılan kararının usulsüz olduğunu, yetersiz inceleme ile karar verildiğini, ortak sıfatına haiz olmayan bir kişinin bu genel kurula katılması nedeniyle kararın yoklukla malul olduğunu, genel kurul toplantı hazirun cetvelinde şirket ortağı olan bazı kişilerin ise yer almadığını, müvekkili ...'in şirketteki 500 adet hisseyi M. İzzet Kalaycı'ya devrettiğini ve ancak bu kişinin de toplantıya çağrılmamasının hatalı olduğunu, hazirun cetvelinin şirket pay defteri dikkate alınmaksızın hazırlandığını, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece hükme esas alınan Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş olan İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/263 E. sayılı dosya içeriği ile ceza mahkemesi dosya içeriği ve tüm dosya kapsamından ve özellikle ilamların sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılacağı düzenlemesi kapsamında, davacıların, davalı şirketten gerçekleştirmiş olduğunu iddia ettiği hisse devrinin geçerli olmadığının kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, davacılar tarafından ileri sürülen hususların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 446 ncı maddesinin ikinci fırkası gereğince iptal nedenleri olup, ilk derece mahkemesince yokluğun tespiti ve iptal taleplerinin reddi gerekçelerinin isabetli bulunduğu gerekçeisyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirketin 05.01.2017 tarihli genel kurulunun yoklukla malul olduğunun tespiti ve genel kurulda alınan kararların iptali talebine ilişkin olup, uyuşmazlık; davalı şirketin 05.01.2017 tarihli genel kurul kararlarının meydana gelişi veya içeriği itibari ile yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığının, genel kurulun yoklukla malul olup olmadığının, kararların iptali koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti noktalarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fırkası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 445, 446 ve 447 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 27 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/533 E. 2024/2571 K.
Ortak:yönetim kurulu üyeliği · yoklukla malul karar · sahtelik · kesin delil · hazirun cetveli · yokluk · hisse devri · pay defteri · dava şartı
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2011/263 E. sayılı kararına istinaden «hazirun cetvelinin» hazırlandığının belirtildiğini, toplantıya esas alınan kararın hukuka aykırı olduğunu, ancak bu kararın doğru olduğu kabul edilse dahi yapılan toplantının anılan karara da aykırı olduğunu, genel kurul toplantısının hazır bulunanlar listesinde, ortak olan kişiler yer almazken, şirketle bağı olmayan kişilerin ortak olarak gösterildiğini ve bu şekilde toplantı yapıldığını, hazirun cetvelinin şirket «pay defteri» esas alınarak düzenlenmediğini, ortak sıfatına sahip olanların katılmasının engellendiği genel kurul toplantısının yok hükmünde olduğunu, hazirun cetvelinin şirket pay defterine uygun şekilde hazırlanması gerektiğini, ortaklar pay defteri olmadan düzenlenen hazirun cetveli ile genel kurula başlanamayacağını ileri sürerek, 05.01.2017 tarihli genel kurulun «yoklukla malul» olduğunun tespitine ve bu genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin anılan kararının usulsüz olduğunu, yetersiz inceleme ile karar verildiğini, ortak sıfatına haiz olmayan bir kişinin bu genel kurula katılması nedeniyle kararın «yoklukla malul» olduğunu, genel kurul toplantı «hazirun cetvelinde» şirket ortağı olan bazı kişilerin ise yer almadığını, müvekkili ...'in şirketteki 500 adet hisseyi M.
… leşmiş olan İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/263 E. sayılı dosya içeriği ile ceza mahkemesi dosya içeriği ve tüm dosya kapsamından ve özellikle ilamların «sahteliği» ispat olunmadıkça «kesin delil» sayılacağı düzenlemesi kapsamında, davacıların, davalı şirketten gerçekleştirmiş olduğunu iddia ettiği «hisse devrinin» geçerli olmadığının kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, davacılar tarafından ileri sürülen hususların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 4 …
Benzer bu karardaŞti.'de bulunan Uzel Holding A.Ş. hisselerinin davacı şirkete devredildiğinin «pay defterine» 08.02.2008 tarihinde «yönetim kurulu» kararı ile işlendiğini, davacı şirket aleyhine açılan paydaşlığın olmadığı tespiti talepli bir dava olmadığı gibi davacının taraf olmadığı başka bir mahkemenin gerekçesinin de davacının hisselerinin elinden alınması gerektiği yönünde yorumlanamayacağını, mahkeme gerekçesinde bir başka mahkemenin gerekçesinin «kesin» hüküm tahtına çıkarıldığını ve üstelikte hatalı değerlendirildiğini, pay defteri incelendiğinde davacı tarafın hissedar olduğu bu pay defterine göre genel kurul çağrısı yapılması gerektiğini, hazır bulunanlar listesinin hazırlanması gerekir iken davacı şirketin sanki pay defterinde kayıtlı değil gibi devreden şirkete davetiye göndererek gerçek olmayan hissedarlar ile genel kurul toplantısı yapıldığını, davalı şirketin dosyaya pay defterini sunmadığını, sadece kendisinin hazırladığı hazır bulunanlar listesini incelemeye sunduğunu, pay defterinin celb edilmesi durumunda davacının hissedar olduğunun tespit edileceğini, A.Ş.'de hissedar olmak için tüm işlemleri yerine getiren davacının hissedarlığının şirket pay defterine işlenmiş olmasına rağmen paydaş olarak hazır bulunanlar listesine eklenmeyerek mülkiyet hakkının gasp edildiğini ve genel kurullara da katılımının önlenmesi ile birlikte hisse satın alma sözleşmesi ile edinmiş olduğu sözleşmesel haklarının da ihlal edildiğini, şirket pay sahibinin vazgeçilmez hakları olan genel kurula katılma oy kullanma gibi haklarının elinden alındığını, ilgili dosyada alınan bilirkişi raporunda da davalı ...Ş.'nin hissedarı olarak davacı şirket olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafın ...'in «yönetim kurulu üyeliğinden» çıkarılmaya çalışarak yerine başka bir üyenin yönetim kurulu seçildiğinden dolayı yönetim kurulu kararlarının batıl olduğunu beyan etmiş ise de ortada davacı şirketin davalı şirket hissedarlığının sona erdirildiğine dair bir karar bulunmadığı gibi davalı yönetim kurulu tarafından davacıya yapılan «hisse devri» de bulunmadığından bu yöndeki beyanlarının da dinlenemeyeceğini, davacı şirketin davalının ortağı olduğundan davalı şirket yönetim kurulunca davet edilmeyerek hazırlanmış olan genel kurul toplantı çağrısına ilişkin kararlarının batıl olduğunu, 05.01.2017 tarihli genel kurulu kararlarının batıl olduğunun tespiti ile kararın kaldırılması gerektiğini, söz konusu genel kurul kararlarının davacı şirketin hissedar olmasına rağmen toplantılara davet edilmeden gerçekleştirildiğini, kurul kararının yok hükmünde olduğunu, dava konusu toplantılarda genel kurulun oluşmadığını, çağrının usulüne uygun yapılmadığını, mahkemece şirket pay defteri getirtilmeden deliller toplanmadan karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, davacı şirket ortağı çağrılmadan oy kullanmasının ve genel kurul toplantısına katılma hakkının kullanmasının engellendiğini, bu sebeple dahi genel kurul kararlarının «yoklukla malul» olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Şti.'nin yöneticisi ... olduğunu, söz konusu devir işlemlerinin müvekkili «şirketi zarara» uğratmak amacı ile usulsüz ve hukuka aykırı şekilde yapıldığını, davalı şirket «yönetim kurulu» üyesi ... yerine yönetim kuruluna yeni üye atanması işleminin «yoklukla malul» olduğunu, ayrıca yoklukla malul olan bir işlem dayanak alınarak sonradan yapılmaya çalışılan işlemlerin de herhangi bir geçerliliklerinin olmadığını, bu itibarla ...’in geçerli katılımı olmaksızın Uzel Agri NV’ye «hisse devrine» ilişkin geçerli bir yönetim kurulu kararı alınmasının mümkün olmadığı hususunun derecattan geçerek kesinleşmiş mahkeme kararları ile sabit olduğunu, İstanbul 9.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/263 E. sayılı kararında belirtilen hususlara dahi aykırı olduğunu, 05.01.2017 tarihinde davalı şirket «yönetim kurulu» tarafından tertip edilen «olağanüstü genel kurul» toplantısı «hazirun cetvelinde», şirkete hissedar olan kişiler yer almazken şirketle bağı olmayan birtakım şahsiyetlerin hissedar olarak gösterildiğini ve bu suretle «pay defterine» aykırı bir şekilde genel kurul toplantısı icra edildiğini, davalı şirketin hissedarı olan ...’ya hazır bulunanlar listesinde yer vermemekle kalmayıp, şirkette hiss …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:miras yoluyla intikal · genel kurul kararının butlanı · intifa hakkı · ortaklık sıfatı · hisse devri sözleşmesi · rehin hakkı · aktif husumet yokluğu · butlan
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «yokluk» ve «butlan» hallerinde dava hakkının ilgililere, diğer bir anlatımla bu davaya açmakta korunmaya değer menfaati olanlara ait olduğu, bunların başta şirket ortakları olmak üzere alacaklılar ve «yönetim kurulu» üyeleri olduğu, bu bağlamda paylar üzerinde tesis olunan «rehin hakkı» ve «intifa hakkı» sahiplerinin sözü geçen kararın sakatlığının saptanmasında menfaatleri bulunduğu taktirde ilgililer kapsamına «dahil» sayılması gerektiği, somut davada davacının davasını «ortaklık sıfatına» dayandırdığı, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş olan İstanbul 9.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.04.2014 tarih, 2011/263 E. ve 2014/74 K. sayılı kararı, gerekse davalı şirket «pay defteri», «ticaret sicil» kayıtları ve hazirun listesi dikkate alındığında davacı şirketin davalı şirkette pay sahibi olmadığı, bu itibarla «genel kurul kararının butlanı» davası açma hususunda «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile açılan davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «genel kurul kararının butlanının» tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «genel kurul kararının butlanla» malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/528 E. , 2024/2512 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/3 Esas, 2022/1511 Karar
ASIL DAVADA
BİRLEŞEN DAVADA
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/618 E., 2018/1248 K.
BİRLEŞEN DAVA
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/660 E. 2018/995 K.
Taraflar arasındaki genel kurulun yokluğu ve iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.03.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçelerinde; müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin 05.01.2017 tarihinde yapılan genel kurulunun hukuka aykırı olduğunu, davalı şirket yönetim kurulu üyeleri tarafından İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/263 E. sayılı kararına istinaden hazirun cetvelinin hazırlandığının belirtildiğini, toplantıya esas alınan kararın hukuka aykırı olduğunu, ancak bu kararın doğru olduğu kabul edilse dahi yapılan toplantının anılan karara da aykırı olduğunu, genel kurul toplantısının hazır bulunanlar listesinde, ortak olan kişiler yer almazken, şirketle bağı olmayan kişilerin ortak olarak gösterildiğini ve bu şekilde toplantı yapıldığını, hazirun cetvelinin şirket pay defteri esas alınarak düzenlenmediğini, ortak sıfatına sahip olanların katılmasının engellendiği genel kurul toplantısının yok hükmünde olduğunu, hazirun cetvelinin şirket pay defterine uygun şekilde hazırlanması gerektiğini, ortaklar pay defteri olmadan düzenlenen hazirun cetveli ile genel kurula başlanamayacağını ileri sürerek, 05.01.2017 tarihli genel kurulun yoklukla malul olduğunun tespitine ve bu genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl dava ve birleşen davada davalılar vekilleri cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, genel kurul hazirun cetvelinin kesinleşen mahkeme kararına göre düzenlendiğini, davacının bir kısım paylarını devretmiş olduğu, ... ve Uzel Traktör. Ltd. Şti.'nin ortak sıfatının bulunmadığı ve Uzel Agri NV'nin paydaş sıfatı olmasına rağmen hazirun cetvelinde yer almadığı iddialarının doğru olmadığını, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen hisse devirlerinin kötü niyetli ve hukuka aykırı olarak yapıldığını ve hiçbir geçerliliği bulunmadığını, davacının iddiasının aksine ...'in şirketteki hissedarlık ve yönetim kurulu üyeliği sıfatının sona ermediğini, davacı tarafından yapılan devir işlemleri ile ilgili dolandırıcılık suçundan dava açıldığını ve suç işlendiğinin tespit edildiğini, davacı tarafından suç işlenerek oluşturulan ortaklık yapısının dikkate alınamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların aktif dava ehliyetlerinin olduğu, mahkemenin yetkili olduğu, ancak asıl ve birleşen davanın 05.01.2017 tarihinden itibaren 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece gerekçesiz hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporu alınmadan karar verildiğini, müvekkillerin davalı şirkette paydaş olduklarını, hazirun cetvelinin hukuka aykırı olduğunu, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin anılan kararının usulsüz olduğunu, yetersiz inceleme ile karar verildiğini, ortak sıfatına haiz olmayan bir kişinin bu genel kurula katılması nedeniyle kararın yoklukla malul olduğunu, genel kurul toplantı hazirun cetvelinde şirket ortağı olan bazı kişilerin ise yer almadığını, müvekkili ...'in şirketteki 500 adet hisseyi M. İzzet Kalaycı'ya devrettiğini ve ancak bu kişinin de toplantıya çağrılmamasının hatalı olduğunu, hazirun cetvelinin şirket pay defteri dikkate alınmaksızın hazırlandığını, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece hükme esas alınan Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş olan İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/263 E. sayılı dosya içeriği ile ceza mahkemesi dosya içeriği ve tüm dosya kapsamından ve özellikle ilamların sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılacağı düzenlemesi kapsamında, davacıların, davalı şirketten gerçekleştirmiş olduğunu iddia ettiği hisse devrinin geçerli olmadığının kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, davacılar tarafından ileri sürülen hususların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 446 ncı maddesinin ikinci fırkası gereğince iptal nedenleri olup, ilk derece mahkemesince yokluğun tespiti ve iptal taleplerinin reddi gerekçelerinin isabetli bulunduğu gerekçeisyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirketin 05.01.2017 tarihli genel kurulunun yoklukla malul olduğunun tespiti ve genel kurulda alınan kararların iptali talebine ilişkin olup, uyuşmazlık; davalı şirketin 05.01.2017 tarihli genel kurul kararlarının meydana gelişi veya içeriği itibari ile yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığının, genel kurulun yoklukla malul olup olmadığının, kararların iptali koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti noktalarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fırkası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 445, 446 ve 447 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 27 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051523400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz