6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat | Maddi manevi tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4958 E. 2024/2344 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
olumsuz görev uyuşmazlığı merci tayini tefrik mükerrerlik olumsuz oy haksız fiil limited şirket maddi ve manevi tazminat görevsizlik kararı maddi tazminat yasal faiz haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) iltibas

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 51TBK 58 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 11.10.2016 tarih, 2016/56 E. ve 2016/213 K. sayılı kararı ile İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi ile olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan yargı yeri belirlenmesi için dosyanın Yargıtay 20. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.

B. Yargı Yeri Belirlenmesi Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.06.2017 tarih, 2017/458 E. ve 2017/5478 K. sayılı kararıyla somut olayda İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ile İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.11.2014 gün 2014/8571 E. ve 2014/17242 K. sayılı ilamıyla Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmek suretiyle giderildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 11. Hukuk Dairesince verilen merci tayini kararının mahkemeleri bağlayıcılığı özelliği bulunduğu, o halde uyuşmazlığın İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerektiğine işaret edilerek 6100 sayılı Kanun'un 21 ve 22 nci maddeleri gereğince İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir.

C. Yargı Yeri Belirlenmesinden Sonra Mahkemece Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2005/164 E. ve 2007/297 K. sayılı kararı, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/111 E., 2016/53 K. sayılı kararı, (Kapatılan) İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/96 E., 215 K. sayılı kararı ile bütün dosya kapsamına göre davalıların eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin daha önceki kararlar ile sabit olduğu, markaya tecavüz sayılan fiillerin haksız fiil niteliği taşıdığından maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği, bilirkişi heyetinin maddi tazminat miktarını net olarak belirleyemediğinden, somut olayın özellikleri, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/111 E., 2016/53 K. sayılı kesinleşen kararında belirtilen maddi tazminat miktarı dikkate alınarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 ve 51 inci maddeleri hükümlerine göre takdiren 16.159,50 TL maddi tazminat taktir edildiği, manevi tazminat yönünden Türk Borçlar hukukunda objektif görüş kabul edildiğinden, şahsiyet haklarından yararlandıkları ölçüde tüzel kişilerin de 6098 sayılı Kanun’un 49 ve 58 inci maddeleri koşulları gerçekleştiği ölçüde manevi tazminat isteyebilecekleri, somut olayın özelliği, kullanımın niteliği, haksız rekabetin şumulü, manevi tazminatın amaç ve içeriği, hak ve nesafet kuralları, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/111 E., 2016/53 K. sayılı kesinleşen kararında belirtilen manevi tazminat miktarının dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabul edildiği gerekçesiyle maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 16.159,50 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 15.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 15.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi zarar hesaplanmadan aleyhe hüküm kurulduğunu, haksız rekabetin ispatlanamadığını, markaların birbirinden kolaylıkla ayrıldığını, iltibas tehlikesini barındırmadığını, tazminatın mükerrerlik arzettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6098 sayılı Kanun'un 49, 50, 51 ve 58 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Zayi belgesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/826 E. 2019/5352 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/4958 E.  ,  2024/2344 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2021/92 Esas, 2023/8 Karar

DAVALILAR 1. ...

2.Grup Danışmanlık Tercüme Turizm Seyahat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili Avukat ...

HÜKÜM

Kısmen kabul

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların müvekkiline ait unvan, marka, logo, işaret ve tanıtım şekillerini aldatıcı, yanıltıcı, haksız rekabet sayılan, iltibasa meydan veren şekildeki tutum ve davranışları ile kullanımlarının tespit, men ve önlenmesi için İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan davada tefrik kararı sonrası davalıların markaya vaki tecavüzün tespiti ile menine karar verildiğini, tefrik edilen haksız rekabet davasının görevsizlik kararından sonra İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/226 E. sayılı dosyası ile devam ettiğini, her iki davada belirtilen davalıların eylem ve işlemlerinden müvekkilinin maddi ve manevi zarar gördüğünü ileri sürerek 150.000,00 USD zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen faizi ile tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili dilekçelerinde; davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, YARGI YERİ BELİRLENMESİ VE YARGI YERİ BELİRLENMESİNDEN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 11.10.2016 tarih, 2016/56 E. ve 2016/213 K. sayılı kararı ile İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi ile olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan yargı yeri belirlenmesi için dosyanın Yargıtay 20. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.

B. Yargı Yeri Belirlenmesi Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.06.2017 tarih, 2017/458 E. ve 2017/5478 K. sayılı kararıyla somut olayda İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ile İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.11.2014 gün 2014/8571 E. ve 2014/17242 K. sayılı ilamıyla Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmek suretiyle giderildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 11. Hukuk Dairesince verilen merci tayini kararının mahkemeleri bağlayıcılığı özelliği bulunduğu, o halde uyuşmazlığın İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerektiğine işaret edilerek 6100 sayılı Kanun'un 21 ve 22 nci maddeleri gereğince İstanbul 3.

Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir.

C. Yargı Yeri Belirlenmesinden Sonra Mahkemece Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2005/164 E. ve 2007/297 K. sayılı kararı, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/111 E., 2016/53 K. sayılı kararı, (Kapatılan) İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/96 E., 215 K. sayılı kararı ile bütün dosya kapsamına göre davalıların eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin daha önceki kararlar ile sabit olduğu, markaya tecavüz sayılan fiillerin haksız fiil niteliği taşıdığından maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği, bilirkişi heyetinin maddi tazminat miktarını net olarak belirleyemediğinden, somut olayın özellikleri, İstanbul 1.

Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/111 E., 2016/53 K. sayılı kesinleşen kararında belirtilen maddi tazminat miktarı dikkate alınarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 ve 51 inci maddeleri hükümlerine göre takdiren 16.159,50 TL maddi tazminat taktir edildiği, manevi tazminat yönünden Türk Borçlar hukukunda objektif görüş kabul edildiğinden, şahsiyet haklarından yararlandıkları ölçüde tüzel kişilerin de 6098 sayılı Kanun’un 49 ve 58 inci maddeleri koşulları gerçekleştiği ölçüde manevi tazminat isteyebilecekleri, somut olayın özelliği, kullanımın niteliği, haksız rekabetin şumulü, manevi tazminatın amaç ve içeriği, hak ve nesafet kuralları, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/111 E., 2016/53 K.

sayılı kesinleşen kararında belirtilen manevi tazminat miktarının dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabul edildiği gerekçesiyle maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 16.159,50 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 15.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 15.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi zarar hesaplanmadan aleyhe hüküm kurulduğunu, haksız rekabetin ispatlanamadığını, markaların birbirinden kolaylıkla ayrıldığını, iltibas tehlikesini barındırmadığını, tazminatın mükerrerlik arzettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6098 sayılı Kanun'un 49, 50, 51 ve 58 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051463200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.