Haksız rekabetin tespiti | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5753 E. 2024/2305 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
seçim hakkı↗ akreditif↗ davanın konusu↗ şikayet↗ reeskont faizi↗ tüzel kişilik↗ uyuşmazlık konusu↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ haksız fiil↗ taahhütname↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/321 E., 2021/110 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabettin tespiti ile tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Samsun Metal Metroloji ve Kalibrasyon Laboratuvarına Ekipman temini için 23.02.2018 tarihinde ihaleye çıkılması üzerine sadece davacı ve davalı firmanın teklif verdiğini, Samsun Metal Metroloji ve Kalibrasyon Laboratuvarının 30.04.2018 tarihinde ihaleyi gerçekleştirdiğini, davalı şirketin ihaleyi aldığını, ihalenin sadece bir firmanın kazanmasına yönelik hazırlandığını, ihale kuralları gereği teknik şartnamenin spesifik olamayacağını ve itiraz edebileceğini, ancak itirazlarının reddedildiğini, ihalenin Prag Kuralları çerçevesinde incelenmesinin gerektiğini, Prag kuralları çerçevesinde yaşanan durumun haksız rekabet oluşturulduğunu, davacı ve davalı şirkete fiyat listesi veren firmalara eşit fiyat verip vermedikleri hususunun sorulmasının ve celbinin gerektiğini, teknik şartnamenin tamamen Seha Mühendisliğin çalıştığı markalara yönelik hazırlandığını, aynı cihazların farklı marka ve iyi kalitede ürünleri varken zeyil taleplerine itibar edilmediğini, davacının ihaleden bir kaç gün önce tespit ettirilen spesifik markaları noterden onaylatarak ihalenin Seha Mühendislikte kalacağını teyit ettirdiğini ileri sürerek davalının haksız rekabetinin tespiti ile oluşan haksız rekabet neticesinde davacı şirketin ihaleyi alamaması nedeniyle oluşan fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 30.000,00 TL maddi zarar ile 20.000,00 TL manevi zarar olmak üzere toplam 50.000,00 TL'nin haksız fiil tarihi olan 30.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un (4054 sayılı Kanun) 58 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca oluşan maddi zararın 3 katına kadar tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazının olduğunu, dava konusu ihalenin Avrupa Birliği destekli bir ihale olduğunu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Rekabetçi Sektör Programı çerçevesinde hazırlandığını, ihale makamının Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olduğunu, dava konusu ihalenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunları (4734 sayılı Kanun) hükümlerine tabi olmadığını, bu ihalede uygulanacak kuralların AB mevzuatı çerçevesinde belirlenen ihale kurallarına tabi olduğunu, ihalede uygulanacak prosedürün PRAG kurallarına göre belirlenmesinin gerektiğini, PRAG kurallarında ihale konusundaki değerlendirmenin kimin tarafından yapılacağının açıkça düzenlendiğinden davalının ihale değerlendirmesine etkide bulunmasının imkânsız olduğunu, teknik şartnamenin ihale makamı tarafından hazırlandığını, ihaleyi düzenleyen değerlendiren ya da karar verici mercinin müvekkili olmayıp bu süreçlere davalının herhangi bir şekilde etki etmesine imkân bulunmadığını, davacının iddialarının müvekkiline değil, ilgili karar mercilerine yöneltilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Bölgesel Rekabet Edebilirlik Programı Koordinasyon ve Uygulama Dairesi Başkanlığı uhdesinde, Samsun Ticaret ve Sanayi Odasına bağlı Samsun Uluslararası Akredite Metal, Metroloji ve Kalibrasyon Laboratuvarı Projesi kapsamında AB ile imzalanan anlaşmalar gereğince, ihtiyaç duyulan 26 (Yirmi Altı) kalem kalibratör ve Laboratuvar malzemelerinin Proje ve Kontrat Yönetimi (Taahhüt ve Tedarik) kapsamında tedarik ettikleri cihazları bir araya getirerek söz konusu ihale kapsamındaki cihazları teslim etmeyi taahhüt etme şeklinde çalışma yöntemini benimsedikleri bir ihaleye çıkıldığı, ihaleye sadece davalı ve davacı firmaların katıldığı, davacının 30.04.2018 tarihinde yapılan söz konusu ihaleye katılarak 2.177.300,00 Avro teklif verdiği, davacı ihaleyi kazanması durumunda teknik şartnamede özellikleri belirtilen malzemeleri tedarik edeceğini ve teknik özellikleri verilen cihazları sağlayacağını kabul ettiği, dava konusu ihalenin Avrupa Birliği adına T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü, Bölgesel Rekabet Edebilirlik Programı Koordinasyon ve Uygulama Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülmesi nedeniyle, iddia edilen tavassut ve ihalenin taraflı ve rekabete açık olmadığı gibi hususların ceza davası konusu olup tazminata esas hususların belirlenebilmesi için davalının kusurunun tespit edilmesi gerektiği, davacının ihaleye fesat karıştırıldığına yönelik Cumhuriyet Savcılığına bir şikayeti bulunmadığı, davaya konu ihalenin Avrupa Birliği adına T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından düzenlendiği dikkate alındığında; tasarruf ve belirleyiciliğin tamamen ihaleyi düzenleyen tüzel kişilikte bulunduğu, davacının iddia ettiği hususların, tamamen ihale yetkili birimi sorumluluğunda olan hususlar olduğu, dolayısı ile cezai durum hariç tazminat açısından husumet tarafı ihale makamı olduğundan davacı gibi ihaleye katılan isteklilere, yüklenicilere ihaleyi kaybetme sorumluluğunun yüklenemeyeceği, davacının rekabete dair iddia ettiği hususların 4054 sayılı Kanun'un 57 ve 58 inci maddelerine aykırı olduğu, davacının alt tedarik firmaları ile yaptığı yazışmalar, ihalenin adil bir şekilde yapılıp yapılmadığına dair olup tazminata esas delil kapsamında olmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) uyarınca davalının başlıbaşına ihaleye katılmış olmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği ve ayrıca ihale ilgili herhangi bir ceza davası açılmadığı, ihaleyi hazırlayan ve yapan kurumun davada taraf gösterilmediği gerekçesi ile davacının davasının husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından iddia edilen hususun, teknik şartnamelerin hazırlanmasında davalının müdahalesinin olduğu, davalının, teknik şartnameleri belli markalara yönlendirerek müvekkilinin seçim hakkını engellediği ve bu sayede fiyat avantajı sağladığı, haksız rekabet neticesinde de ihaleyi kazandığı yönünde olduğunu, söz konusu hususların somut delil ve gerekçeleriyle birlikte ispat edildiğini, ayrıca, iddiaya konu teknik şartnamenin davalıya yönelik hazırlandığı hususunda kazanç sağlayacak tarafın davalı olduğunu, davalı tarafın işbu davada husumet konumunda gösterilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamakta olduğunu, aksi yöndeki kararın kaldırılması gerektiğini, uyuşmazlık konusu ihalenin PRAG kurallarına göre yürütülmesi zorunlu olduğunu, söz konusu uygulama, davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı fiilleri nedeniyle eksik yapılmış ve ihale davalı firma üzerinde kaldığını, ihaleye hazırlık aşamasında teknik şartnamedeki tüm ürünlerin, sadece belirli markaları işaret ettiğini, ihaleye malzeme tedariği yapmayı amaçlayan Anka Analitik Mekatronik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şirketi yetkilisi Feda Rahal'ın müvekkiline göndermiş olduğu yazıda "son kullanıcılar ve Seha firmasının çok yakın ilişki içinde oldukları ve Seha firmasının ihaleyi tümüyle yönettiği" yönünde bilgilerinin olduğunun ifade edildiğini, ihaleye malzeme tedariği sağlamayı öngören Zwick Avrasya Malzeme Test Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti. ise sürecin başından bu yana kendileriyle en çok istişarede bulunan firmaya daha uygun fiyat verdiklerini e-mail yolu ile bildirdiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu edilen ihalenin dava dışı T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Bölgesel Rekabet Edebilirlik Programı Koordinasyon ve Uygulama Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlendiği, düzenlenen ihaleye sadece davacı ile davalı Şirketlerin katıldığı, davalı Şirketin davacı Şirketten daha az ihale bedeli sunması nedeniyle ihalenin davalı Şirket üzerinde kaldığı, davacının iddialarının ihale hazırlık aşamasına ve teknik şartnamenin hazırlanmasına yönelik olduğu, esasen ihalenin dava dışı Kurum tarafından düzenlenmesi nedeniyle davalının ihalenin sürecinde belirleyici bir rolünün olmadığı, iddia edilen hususlar yönünden dava dışı Kuruma yönelik ceza davasının konusunu oluşturan bir soruşturmanın da olmadığı, kaldı ki davacı tarafça davalıya karşı iddia edilen hususların ancak dava dışı Kurum ile işbirliği içinde yapılabileceği, dosya kapsamında davalının dava dışı Kurum ile birlikte hareket ederek davacıya karşı dava konusu ihale sürecinde, haksız rekabette bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin diğer istinaf başvurularının esas yönünden reddine, ancak, esasen mahkemece davanın esasına ilişkin değerlendirmenin de yapılmış olmasına, öte yandan davalı Şirketin üzerine atılı haksız rekabet eyleminin dosya kapsamındaki delillere göre sabit olmamasına, davalının davacı Şirket gibi dava dışı Kurum tarafından düzenlenen ihaleye katılımcı olarak katılmış bulunmasına, davacının davalıya yönelik, teknik şartnamelerin hazırlanmasında davalının müdahalesinin olduğu, davalının, teknik şartnameleri belli markalara yönlendirerek müvekkilinin seçim hakkını engellediği ve bu sayede fiyat avantajı sağladığı yönündeki iddialarını tevsik edici bir delilin olmamasına, esasen bu yönde verilmiş bir ceza hükmünün de bulunmamasına göre, davanın yapılan bu tespitlere göre reddine karar verilmesi gerekirken, davanın husumet yönünden reddine şeklinde hüküm kurulması doğru bulunmadığı, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği, mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti ile tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 54 ve 55 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabetin tespiti | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5830 E. 2024/2078 K.
Ortak:uyuşmazlık konusu · kaldırma ve yeniden hüküm · haksız fiil · haksız rekabet · zamanaşımı · teslim · husumet · dava şartı · zamanaşımı var · Haksız rekabetin tespiti | Tazminat
İncelediğiniz kararda… iddia edilen hususun, teknik şartnamelerin hazırlanmasında davalının müdahalesinin olduğu, davalının, teknik şartnameleri belli markalara yönlendirerek müvekkilinin «seçim hakkını» engellediği ve bu sayede fiyat avantajı sağladığı, «haksız rekabet» neticesinde de ihaleyi kazandığı yönünde olduğunu, söz konusu hususların somut delil ve gerekçeleriyle birlikte ispat edildiğini, ayrıca, iddiaya konu teknik şartnamenin davalıya yönelik hazırlandığı hususunda kazanç sağlayacak tarafın davalı olduğunu, davalı tarafın işbu davada «husumet» konumunda gösterilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamakta olduğunu, aksi yöndeki kararın kaldırılması gerektiğini, «uyuşmazlık konusu» ihalenin PRAG kurallarına göre yürütülmesi zorunlu olduğunu, söz konusu uygulama, davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı fiilleri nedeniyle eksik yapılmış ve ihale …
… a edilen hususların ancak dava dışı Kurum ile işbirliği içinde yapılabileceği, dosya kapsamında davalının dava dışı Kurum ile birlikte hareket ederek davacıya karşı «dava konusu» ihale sürecinde, «haksız rekabette» bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin diğer istinaf başvurularının esas yönünden reddine, ancak, esasen mahkemece davanın esasına ilişkin değerlendirmenin de yapılmış olmasına, öte yandan davalı Şirketin üzerine atılı haksız rekabet eyleminin dosya kapsamındaki delillere göre sabit olmamasına, davalının davacı Şirket gibi dava dışı Kurum tarafından düzenlenen ihaleye katılımcı olarak katılmış bulunmasına, davacının davalıya yönelik, teknik şartnamelerin hazırlanmasında davalının müdahalesinin olduğu, davalının, teknik şartnameleri belli markalara yönlendirerek müvekkilinin «seçim hakkını» engellediği ve bu sayede fiyat avantajı sağladığı yönündeki iddialarını tevsik edici bir delilin olmamasına, esasen bu yönde verilmiş bir ceza hükmünün de bulunmamasına göre, davanın yapılan bu tespitlere göre reddine karar verilmesi gerekirken, davanın «husumet» yönünden reddine şeklinde hüküm kurulması doğru bulunmadığı, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği, mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
… iraz edebileceğini, ancak itirazlarının reddedildiğini, ihalenin Prag Kuralları çerçevesinde incelenmesinin gerektiğini, Prag kuralları çerçevesinde yaşanan durumun «haksız rekabet» oluşturulduğunu, davacı ve davalı şirkete fiyat listesi veren firmalara eşit fiyat verip vermedikleri hususunun sorulmasının ve celbinin gerektiğini, teknik şartnamenin tamamen Seha Mühendisliğin çalıştığı markalara yönelik hazırlandığını, aynı cihazların farklı marka ve iyi kalitede ürünleri varken zeyil taleplerine itibar edilmediğini, davacının ihaleden bir kaç gün önce tespit ettirilen spesifik markaları noterden onaylatarak ihalenin Seha Mühendislikte kalacağını teyit ettirdiğini ileri sürerek davalının haksız rekabetinin tespiti ile oluşan haksız rekabet neticesinde davacı şirketin ihaleyi alamaması nedeniyle oluşan fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 30.000,00 TL maddi zarar ile 20.000,00 TL manevi zarar olmak üzere toplam 50.000,00 TL'nin «haksız fiil» tarihi olan 30.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un (4054 sayılı Kanun) 58 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca oluşan maddi zararın 3 katına kadar t …
Benzer bu kararda… naf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın teklif mektubunun ve eklerinin "gizlilik" dolayısıyla gösterilmediğini, bu nedenle davalının «haksız rekabet» teşkil eden eylemlerinin ihale kararının sonucunun bildirimi ile öğrenildiğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, «zamanaşımı» süresinin başlaması için zarar görenin hem zararı, hem de failini öğrenmesinin gerektiğini, bunlardan sadece birinin öğrenilmesinin kısa zamanaşımı süresinin işlemesi için yeterli olmadığını, zarar veya zarar verici fiilin devam ettiği sürece zarar görenin zararı öğrendiğinin kabul edilemeyeceğini, «uyuşmazlık konusu» olayda ... ve Şehircilik Bakanlığı AB Yatırımları Daire Başkanlığınca 03.07.2017 tarihinde gerçekleştirilen Çorum ... ...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesi uyarınca «zamanaşımı» süresinin, öğrenmeden itibaren bir yıl ve herhalde hakkın doğumundan itibaren 3 yıl olduğu, gerek teknik koşullara aykırılık iddiası ile ihaleyi kazanma hakkına tecavüz edilme olgusunun ve gerekse «haksız rekabet» yönünden dava tarihi itibariyle yasada öngörülen dava açma süresinin geçtiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmişse de, anılan madde uyarınca haksız rekabete uğrayan kişinin dava hakkını öğrenmesinden kastın, zararın ve failin öğrenilmesi olduğu, zararı «öğrenme tarihinin» ise zararın niteliği ve esaslı unsurları hakkında yeterli bilgiye sahip olunması olacağı, somut uyuşmazlıkta davacının, dava konusu ihalenin davalı üzerinde kaldığının kendisine tebliğ edildiği 21.12.2017 tarihinde zararı öğrendiğinin kabul edilmesinin kabul edilemeyeceği, davanın 09.09.2019 tarihinde ve 21.12.2017 tarihinden itibaren 3 yıllık zamanaşımı süresinin içinde açıldığı, kaldı ki somut uyuşmazlıkta tespit talebi de bulunduğu, haksız rekabet fiilinin devam ettiği veya etkilerini devam ettirdiği sürece tespit davasının açılabileceği, dolayısıyla davanın zamanaşımı süresinin geçmediği, diğer yandan davalı tarafça 22.12.2017 tarihli muayene ve kabul tutanağı ile dava konusu işin dava dışı yararlanıcıya «teslim» edildiği, ihale makamının ürünün teknik şartnameye uygun olup olmadığını denetlediği, tüm aşamaların Avrupa Komisyonunun kontrolü ve onayı ile gerçekleştirildiği, T.C. ... ve Şehircilik Bakanlığının ilgili biriminin mahkemeye hitaben gönderdiği 11.10.2019 tarihli yazıda da; sözleşme kapsamında davalının toplamda 3 adet farklı tipte tekerlekli yükleniciyi sözleşmeye uygun olarak teslim ettiğinin ve ekipmanlara ilişkin geçici ve «kesin kabul» işlemlerinin de yapıldığının bildirildiği, dolayısıyla davacının, davalı tarafından teknik anlamda yetersiz ürünün yeterli gibi gösterilip daha ... bir teklif veri …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince esas hakkında bir inceleme yapılmadan davanın «zamanaşımından» reddine karar verilmiş olmasına rağmen, istinaf mahkemesince davanın zamanaşımında reddi doğru görülmediğinden dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi gerekirken esas hakkında karar verildiğini, davalı tarafın «haksız rekabete» konu olan eylemleri delilleri ile birlikte ortaya konulduğunu, ancak istinaf mahkemesi tarafından araştırılması ve müzekkere yazılması talep edilen hususlar hakkında işlem yapılmadığını, «bilirkişi incelemesi» yaptırılmadan «eksik inceleme» neticesinde hatalı bir hüküm kurulduğunu, halbuki teknik şartnamede yer ... hususlar ile davalı tarafından «teslim» edilen ürünler bilirkişiler tarafından test edilip incelendiğinde, cihazların beklenen özellikleri karşılamadığının ve işbu davanın haklılığının ortaya çıkacağını, …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:öğrenme tarihi · kesin kabul · ticari sır · ceza zamanaşımı · istinaf incelemesi · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme · dahili dava
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesi uyarınca «zamanaşımı» süresinin, öğrenmeden itibaren bir yıl ve herhalde hakkın doğumundan itibaren 3 yıl olduğu, gerek teknik koşullara aykırılık iddiası ile ihaleyi kazanma hakkına tecavüz edilme olgusunun ve gerekse «haksız rekabet» yönünden dava tarihi itibariyle yasada öngörülen dava açma süresinin geçtiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmişse de, anılan madde uyarınca haksız rekabete uğrayan kişinin dava hakkını öğrenmesinden kastın, zararın ve failin öğrenilmesi olduğu, zararı «öğrenme tarihinin» ise zararın niteliği ve esaslı unsurları hakkında yeterli bilgiye sahip olunması olacağı, somut uyuşmazlıkta davacının, dava konusu ihalenin davalı üzerinde kaldığının kendisine tebliğ edildiği 21.12.2017 tarihinde zararı öğrendiğinin kabul edilmesinin kabul edilemeyeceği, davanın 09.09.2019 tarihinde ve 21.12.2017 tarihinden itibaren 3 yıllık zamanaşımı süresinin içinde açıldığı, kaldı ki somut uyuşmazlıkta tespit talebi de bulunduğu, haksız rekabet fiilinin devam ettiği veya etkilerini devam ettirdiği sürece tespit davasının açılabileceği, dolayısıyla davanın zamanaşımı süresinin geçmediği, diğer yandan davalı tarafça 22.12.2017 tarihli muayene ve kabul tutanağı ile dava konusu işin dava dışı yararlanıcıya «teslim» edildiği, ihale makamının ürünün teknik şartnameye uygun olup olmadığını denetlediği, tüm aşamaların Avrupa Komisyonunun kontrolü ve onayı ile gerçekleştirildiği, T.C. ... ve Şehircilik Bakanlığının ilgili biriminin mahkemeye hitaben gönderdiği 11.10.2019 tarihli yazıda da; sözleşme kapsamında davalının toplamda 3 adet farklı tipte tekerlekli yükleniciyi sözleşmeye uygun olarak teslim ettiğinin ve ekipmanlara ilişkin geçici ve «kesin kabul» işlemlerinin de yapıldığının bildirildiği, dolayısıyla davacının, davalı tarafından teknik anlamda yetersiz ürünün yeterli gibi gösterilip daha ... bir teklif veri …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince esas hakkında bir inceleme yapılmadan davanın «zamanaşımından» reddine karar verilmiş olmasına rağmen, istinaf mahkemesince davanın zamanaşımında reddi doğru görülmediğinden dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi gerekirken esas hakkında karar verildiğini, davalı tarafın «haksız rekabete» konu olan eylemleri delilleri ile birlikte ortaya konulduğunu, ancak istinaf mahkemesi tarafından araştırılması ve müzekkere yazılması talep edilen hususlar hakkında işlem yapılmadığını, «bilirkişi incelemesi» yaptırılmadan «eksik inceleme» neticesinde hatalı bir hüküm kurulduğunu, halbuki teknik şartnamede yer ... hususlar ile davalı tarafından «teslim» edilen ürünler bilirkişiler tarafından test edilip incelendiğinde, cihazların beklenen özellikleri karşılamadığının ve işbu davanın haklılığının ortaya çıkacağını, …
… ve haksız bir fiil olduğu iddiasında bulunduğu, ihale tarihinin 03.07.2017 olup ihalenin davalı üzerinde kaldığının davacıya yapılan tebliğ ile 21.12.2017 tarihinde «kesin» biçimde öğrenildiği, yanlar arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'un (6098 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin uygulanmasını gerektirir bir iddia ve talebin bulunmadığı, davacı tarafın iddiasını tamamen «haksız rekabete» dayandırdığı ve buna göre 6102 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesi uyarınca «zamanaşımı» süresinin, öğrenmeden itibaren bir yıl ve herhalde hakkın doğumundan itibaren 3 yıl olduğu, gerek teknik koşullara aykırılık iddiası ile ihaleyi kazanma hakkına tecavüz edilme olgusunun ve gerekse haksız rekabet yönünden dava tarihi itibariyle yasada öngörülen dava açma süresinin geçtiği, «ceza zamanaşımı» süresinin burada uygulanamayacağı, bu yönde hiçbir olay ve bildirimden de bahsedilmediği, zira eylemin 554 sayılı Endüstriyel Tasarımın Korunması Hakkında Kanun Hü …
… firmasına verildiğinin bildirildiğini, işbu davaya konu olan hususun, ihalenin davalı firma üzerinde bırakılmasına ilişkin işlem ya da eylem olmadığını, bu nedenle «zamanaşımı» süresinin 21.12.2017 tarihinden itibaren başlatılmasına olanak bulunmadığını, zira müvekkili şirketin ihaleyi alamadığı için değil, aradan geçen süreçte işbu «haksız rekabet» olgusunu öğrendiği için görülmekte olan davayı ikame ettiğini, aksi bir durumun, "ihaleyi alamayan şirketlerin, söz konusu ihalelerde kesinlikle haksız rekabet olduğu varsayımdan hareketle dava açmaları gerektiği" yönünde bir çıkarıma yol açacağını, PRAG 2.3.6 maddesi gereğince ihaleyi kazanan firmanın önermiş olduğu marka/model bilgilerinin, Avrupa Komisyonunun ön onayına tabi olup, «ticari sır» kapsamında değerlendirildiği için ihaleye katılım sağlayan firmalara verilmediğini, davalının haksız rekabete konu eylemlerinin delilleri ile birlikte ortaya konul …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2839 E. 2017/1750 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta poliçesi · dahili dava
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve ihale şartnamesindeki yeni değer hükmünün Yangın Sigortası Genel Şartları’nın B.5.1 maddesindeki düzenleme uyarınca «sigorta poliçesine» «dahil» edildiğine dair açık hüküm bulunmamasına göre, davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7297 E. 2013/6672 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu · teminat mektubu · istirdat · teminat · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDava, haksız tazmin edildiği ileri sürülen «teminat mektubu» bedelinin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre,davanın ihale öncesi nedenlere dayandığı, bu sebeple idari yargının «görevli» olduğu gerekçesiyle, «yargı yolu» nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Ancak,dava konusu «teminat mektubu» dava dışı firmanın ihaleye katılmasını teminen verilmiş olup, teminat mektubunun davacı tarafından düzenlenmiş olması davacıyı ihalenin tarafı haline getirmez.
Bu itibarla, mahkemece, işin esasına girilip neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle dava dilekçesinin «yargı yolu» nedeniyle reddi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5753 E. , 2024/2305 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/734 Esas, 2022/692 Karar
DAVA TARİHİ 21.06.2019
HÜKÜM
Dava ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/321 E., 2021/110 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabettin tespiti ile tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Samsun Metal Metroloji ve Kalibrasyon Laboratuvarına Ekipman temini için 23.02.2018 tarihinde ihaleye çıkılması üzerine sadece davacı ve davalı firmanın teklif verdiğini, Samsun Metal Metroloji ve Kalibrasyon Laboratuvarının 30.04.2018 tarihinde ihaleyi gerçekleştirdiğini, davalı şirketin ihaleyi aldığını, ihalenin sadece bir firmanın kazanmasına yönelik hazırlandığını, ihale kuralları gereği teknik şartnamenin spesifik olamayacağını ve itiraz edebileceğini, ancak itirazlarının reddedildiğini, ihalenin Prag Kuralları çerçevesinde incelenmesinin gerektiğini, Prag kuralları çerçevesinde yaşanan durumun haksız rekabet oluşturulduğunu, davacı ve davalı şirkete fiyat listesi veren firmalara eşit fiyat verip vermedikleri hususunun sorulmasının ve celbinin gerektiğini, teknik şartnamenin tamamen Seha Mühendisliğin çalıştığı markalara yönelik hazırlandığını, aynı cihazların farklı marka ve iyi kalitede ürünleri varken zeyil taleplerine itibar edilmediğini, davacının ihaleden bir kaç gün önce tespit ettirilen spesifik markaları noterden onaylatarak ihalenin Seha Mühendislikte kalacağını teyit ettirdiğini ileri sürerek davalının haksız rekabetinin tespiti ile oluşan haksız rekabet neticesinde davacı şirketin ihaleyi alamaması nedeniyle oluşan fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 30.000,00 TL maddi zarar ile 20.000,00 TL manevi zarar olmak üzere toplam 50.000,00 TL'nin haksız fiil tarihi olan 30.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un (4054 sayılı Kanun) 58 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca oluşan maddi zararın 3 katına kadar tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazının olduğunu, dava konusu ihalenin Avrupa Birliği destekli bir ihale olduğunu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Rekabetçi Sektör Programı çerçevesinde hazırlandığını, ihale makamının Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olduğunu, dava konusu ihalenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunları (4734 sayılı Kanun) hükümlerine tabi olmadığını, bu ihalede uygulanacak kuralların AB mevzuatı çerçevesinde belirlenen ihale kurallarına tabi olduğunu, ihalede uygulanacak prosedürün PRAG kurallarına göre belirlenmesinin gerektiğini, PRAG kurallarında ihale konusundaki değerlendirmenin kimin tarafından yapılacağının açıkça düzenlendiğinden davalının ihale değerlendirmesine etkide bulunmasının imkânsız olduğunu, teknik şartnamenin ihale makamı tarafından hazırlandığını, ihaleyi düzenleyen değerlendiren ya da karar verici mercinin müvekkili olmayıp bu süreçlere davalının herhangi bir şekilde etki etmesine imkân bulunmadığını, davacının iddialarının müvekkiline değil, ilgili karar mercilerine yöneltilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Bölgesel Rekabet Edebilirlik Programı Koordinasyon ve Uygulama Dairesi Başkanlığı uhdesinde, Samsun Ticaret ve Sanayi Odasına bağlı Samsun Uluslararası Akredite Metal, Metroloji ve Kalibrasyon Laboratuvarı Projesi kapsamında AB ile imzalanan anlaşmalar gereğince, ihtiyaç duyulan 26 (Yirmi Altı) kalem kalibratör ve Laboratuvar malzemelerinin Proje ve Kontrat Yönetimi (Taahhüt ve Tedarik) kapsamında tedarik ettikleri cihazları bir araya getirerek söz konusu ihale kapsamındaki cihazları teslim etmeyi taahhüt etme şeklinde çalışma yöntemini benimsedikleri bir ihaleye çıkıldığı, ihaleye sadece davalı ve davacı firmaların katıldığı, davacının 30.04.2018 tarihinde yapılan söz konusu ihaleye katılarak 2.177.300,00 Avro teklif verdiği, davacı ihaleyi kazanması durumunda teknik şartnamede özellikleri belirtilen malzemeleri tedarik edeceğini ve teknik özellikleri verilen cihazları sağlayacağını kabul ettiği, dava konusu ihalenin Avrupa Birliği adına T.C.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü, Bölgesel Rekabet Edebilirlik Programı Koordinasyon ve Uygulama Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülmesi nedeniyle, iddia edilen tavassut ve ihalenin taraflı ve rekabete açık olmadığı gibi hususların ceza davası konusu olup tazminata esas hususların belirlenebilmesi için davalının kusurunun tespit edilmesi gerektiği, davacının ihaleye fesat karıştırıldığına yönelik Cumhuriyet Savcılığına bir şikayeti bulunmadığı, davaya konu ihalenin Avrupa Birliği adına T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından düzenlendiği dikkate alındığında; tasarruf ve belirleyiciliğin tamamen ihaleyi düzenleyen tüzel kişilikte bulunduğu, davacının iddia ettiği hususların, tamamen ihale yetkili birimi sorumluluğunda olan hususlar olduğu, dolayısı ile cezai durum hariç tazminat açısından husumet tarafı ihale makamı olduğundan davacı gibi ihaleye katılan isteklilere, yüklenicilere ihaleyi kaybetme sorumluluğunun yüklenemeyeceği, davacının rekabete dair iddia ettiği hususların 4054 sayılı Kanun'un 57 ve 58 inci maddelerine aykırı olduğu, davacının alt tedarik firmaları ile yaptığı yazışmalar, ihalenin adil bir şekilde yapılıp yapılmadığına dair olup tazminata esas delil kapsamında olmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) uyarınca davalının başlıbaşına ihaleye katılmış olmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği ve ayrıca ihale ilgili herhangi bir ceza davası açılmadığı, ihaleyi hazırlayan ve yapan kurumun davada taraf gösterilmediği gerekçesi ile davacının davasının husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından iddia edilen hususun, teknik şartnamelerin hazırlanmasında davalının müdahalesinin olduğu, davalının, teknik şartnameleri belli markalara yönlendirerek müvekkilinin seçim hakkını engellediği ve bu sayede fiyat avantajı sağladığı, haksız rekabet neticesinde de ihaleyi kazandığı yönünde olduğunu, söz konusu hususların somut delil ve gerekçeleriyle birlikte ispat edildiğini, ayrıca, iddiaya konu teknik şartnamenin davalıya yönelik hazırlandığı hususunda kazanç sağlayacak tarafın davalı olduğunu, davalı tarafın işbu davada husumet konumunda gösterilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamakta olduğunu, aksi yöndeki kararın kaldırılması gerektiğini, uyuşmazlık konusu ihalenin PRAG kurallarına göre yürütülmesi zorunlu olduğunu, söz konusu uygulama, davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı fiilleri nedeniyle eksik yapılmış ve ihale davalı firma üzerinde kaldığını, ihaleye hazırlık aşamasında teknik şartnamedeki tüm ürünlerin, sadece belirli markaları işaret ettiğini, ihaleye malzeme tedariği yapmayı amaçlayan Anka Analitik Mekatronik Sanayi ve Ticaret Ltd.
Şirketi yetkilisi Feda Rahal'ın müvekkiline göndermiş olduğu yazıda "son kullanıcılar ve Seha firmasının çok yakın ilişki içinde oldukları ve Seha firmasının ihaleyi tümüyle yönettiği" yönünde bilgilerinin olduğunun ifade edildiğini, ihaleye malzeme tedariği sağlamayı öngören Zwick Avrasya Malzeme Test Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti. ise sürecin başından bu yana kendileriyle en çok istişarede bulunan firmaya daha uygun fiyat verdiklerini e-mail yolu ile bildirdiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu edilen ihalenin dava dışı T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Bölgesel Rekabet Edebilirlik Programı Koordinasyon ve Uygulama Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlendiği, düzenlenen ihaleye sadece davacı ile davalı Şirketlerin katıldığı, davalı Şirketin davacı Şirketten daha az ihale bedeli sunması nedeniyle ihalenin davalı Şirket üzerinde kaldığı, davacının iddialarının ihale hazırlık aşamasına ve teknik şartnamenin hazırlanmasına yönelik olduğu, esasen ihalenin dava dışı Kurum tarafından düzenlenmesi nedeniyle davalının ihalenin sürecinde belirleyici bir rolünün olmadığı, iddia edilen hususlar yönünden dava dışı Kuruma yönelik ceza davasının konusunu oluşturan bir soruşturmanın da olmadığı, kaldı ki davacı tarafça davalıya karşı iddia edilen hususların ancak dava dışı Kurum ile işbirliği içinde yapılabileceği, dosya kapsamında davalının dava dışı Kurum ile birlikte hareket ederek davacıya karşı dava konusu ihale sürecinde, haksız rekabette bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin diğer istinaf başvurularının esas yönünden reddine, ancak, esasen mahkemece davanın esasına ilişkin değerlendirmenin de yapılmış olmasına, öte yandan davalı Şirketin üzerine atılı haksız rekabet eyleminin dosya kapsamındaki delillere göre sabit olmamasına, davalının davacı Şirket gibi dava dışı Kurum tarafından düzenlenen ihaleye katılımcı olarak katılmış bulunmasına, davacının davalıya yönelik, teknik şartnamelerin hazırlanmasında davalının müdahalesinin olduğu, davalının, teknik şartnameleri belli markalara yönlendirerek müvekkilinin seçim hakkını engellediği ve bu sayede fiyat avantajı sağladığı yönündeki iddialarını tevsik edici bir delilin olmamasına, esasen bu yönde verilmiş bir ceza hükmünün de bulunmamasına göre, davanın yapılan bu tespitlere göre reddine karar verilmesi gerekirken, davanın husumet yönünden reddine şeklinde hüküm kurulması doğru bulunmadığı, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği, mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti ile tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 54 ve 55 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051366300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz