İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5414 E. 2024/2232 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faturaya itiraz süresi↗ mal tedarik sözleşmesi↗ tedarik sözleşmesi↗ cari hesap ekstresi↗ itiraz süresi↗ kısmi itiraz↗ faturaya itiraz↗ bilirkişi raporları arasında çelişki↗ ba/bs formları↗ sevk irsaliyesi↗ irsaliye↗ cari hesap↗ işlemiş faiz↗ vade↗ bilirkişi incelemesi↗ fatura↗ iflas↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ tacir↗ inkar tazminatı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/449 E., 2018/550 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketten gelen sipariş formları üzerine müvekkili şirket tarafından imalatlar yapıldığını, malların UPS kargo aracılığıyla faturası ile birlikte davalı şirketin şubelerine imza karşılığında teslim edildiğini, ihtarname gönderilmesi üzerine davalı tarafın faturaların birer nüshalarının yeniden teslimini istediğini ve bu çerçevede müvekkili şirketin 21.01.2013 tarihinde faturaların listesini Excel tablosu halinde davalı şirket çalışanı ...'e teslim ettiğini, buna rağmen davalı tarafın müvekkilini oyalamaya başladığını, alacağın tahsili için davalı hakkında Karşıyaka 1.İcra Müdürlüğünün 2013/4517 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun vadesi gelmiş 1.395,06 TL dışında bir borcunun bulunmadığını belirterek icra takibine haksız itiraz ettiğini, müvekkilinin davalı şirketten 342.043,42 TL cari hesaptan kaynaklanan alacağının mevcut olduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin ticari kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, borcu kabul anlamına gelmemek kaydı ile % 40 icra inkar tazminatı istenmesinin hukuka açıkça aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı satıcı ile davalı alıcı arasında mal tedariki sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu, Karşıyaka 1.İcra Müdürlüğünün 2013/4517 E. sayılı dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 375.337,67 TL asıl alacak, 15.910,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 391.248,39 TL alacağın, asıl alacak için değişen oranlarda avans faizi yürütülerek tahsili yönünde icra takibi açıldığı, süresinde yapılan kısmi itiraz üzerine takibin durduğu, bu davanın icra takibine konu edilen tutarın 342.043,42 TL'lik bölümüne ilişkin olduğu ve 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, 02.09.2015 tarihli ve 25.01.2016 tarihli ek bilirkişi raporuna göre, her iki firmanın kayıtlarının incelemeye müsait olmaması sebebiyle borç alacak ilişkisinin tespit edilemediği, davalı kayıtlarının kanıt olarak kabul edilmesi halinde 8.600,05 TL davalının davacıya borcunun olduğu, tarafların defter kayıtlarının birbirlerini doğrulamadığı, 25.11.2016 tarihli ve 11.10.2017 tarihli ek yeni bilirkişi heyeti raporuna göre, davacı tarafın hazırlamış olduğu 3 ayrı listedeki fatura toplam bedelinin 212.065,71 TL olduğu, davalı şirket çalışanı ...'e teslim edilmiş olduğu belirtilmekte ise de, fatura içeriği malların teslimine dair sevk irsaliyesi ya da başkaca bir belgenin olmadığı, BA ve BS belgeleri ile UPS yazısı çerçevesinde davalının defterinde kayıtlı olanların dışında başka malların da teslim edildiği hususu ispatlanamadığından davalı defterlerine göre davacının davalıdan 8.600,05 TL alacağının bulunduğunun tespit edildiği, teslime ilişkin olarak faturalar içeriğinin teslim edilip edilmediğine dair ilgili Kipa Şubelerine yazılar yazıldığı, cevabi yazılar ile birlikte mali yönden yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 01.11.2018 tarihli raporda, teslimler nedeniyle düzenlenen faturaların noter aracılığıyla ve elden davalıya teslim edilen cari hesap ekstresi ve fatura listelerine davalının bir itirazının olmadığı, bunun kabul anlamına geleceği şeklinde bir sonuca varılır ise takip tarihi itibariyle davacının davalı şirketten cari hesap ekstresinde görüldüğü üzere toplamda 342.043,42 TL alacağının olacağı, defter kayıtlarının esas alınması halinde ise davacının davalı şirketten kalan alacak bakiyesinin 8.600,05 TL olduğunun bildirildiği, dava ve takip konusu alacağın dayanağı faturaların davalı tarafa noter aracılığıyla ve elden tesliminden sonra davalının faturalara itiraz süresi içerisinde itirazını yapmadığı, sözleşme ilişkisindeki tarafların durumları, olayın özelliği ve şartlarına göre, bakiye 342.043,42 TL tutarlı malların davacı tarafından davalıya teslim edildiği, böylece davacının cari hesaptan kaynaklı olarak toplamda 342.043,42 TL alacağının bulunduğu, bu miktarı takip konusu yapmakta haklı olduğu, alacak likit olduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi uyarınca davacı yararına %20 tazminat verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının Karşıyaka 1.İcra Müdürlüğü'nün 2013/4517 E. sayılı dosyası ile yapılan takibin dava konusu edilen 342.043,42 TL'lik bölümüne yönelik haksız itirazının iptaline, takibin bu miktar (342.043,42 TL) üzerinden ve takip tarihinden itibaren artan ve eksilen oranlarda avans faizi yürütülerek devamına, 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince %20 icra-inkar tazminatı 68.408,68 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece, itirazları dikkate alınmadan ve eksik inceleme ve araştırma neticesinde usul ve yasaya aykırı hüküm tesis edildiğini, yerel mahkeme kararının gerekçesinde yer alan, sözleşme ilişkisindeki tarafların durumlarına, olayın özelliği ve şartlarına göre, bakiye 342.043,42 TL tutarlı malların davacı tarafından davalıya teslim edildiği yönündeki tespitin hatalı ve dayanaksız olduğunu, davaya konu alacağın dayanağı malların teslimine dair dosyada herhangi somut bir delilin mevcut olmadığını, davacının sunduğu kargo kayıtları ve fatura listelerinin davacının alacağının tespitinde yeterli olmadığını, faturalara konu malların teslim edildiğinin sevk irsaliyesi ve benzeri bir belge ile ispatlanması gerektiğini, davalı müvekkili şirket defterlerine kayıtlı olanlar dışında, başka malların teslim edildiği hususunun davacı tarafından ispatlanamadığını, dosyada mevcut ilk iki bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davacının dosyaya sunmuş olduğu kargo kayıtları ve fatura listelerinin davaya konu malların davalı müvekkili şirkete teslim edildiğinin ispatına yeterli olmadığını, yine BA, BS formları belgeleri ile hangi malların ne miktarda alındığının tespitinin de mümkün olmadığını, davacı şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmamış ollduğundan kayıtların sahibi lehine delil olamayacağını, davalı müvekkili şirket kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulmuş olduğundan sahibi lehine delil teşkil eder nitelikte olduğunu, davalı müvekkili şirket defter ve kayıtlarına göre hüküm kurulması gerektiğini, hükme esas alınan 01.11.2018 tarihli rapordaki 342.043,42 TL alacak tesbitinin kabul edilemez nitelikte olduğunu, bilirkişi görevini aşarak hatalı bir hukuki yorumda bulunduğunu, önceki bilirkişi raporları ile son bilirkişi raporundaki çelişkinin öncelikle giderilmesi gerekirken hüküm tesisinin de hatalı olduğunu, likit olmayan ve varlığı ve/veya miktarı yapılan yargılama sonucu bilirkişi incelemesi gerektiren alacaklarda icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile delillerin takdirinde bir isabetsizliğin bulunmaması ve özellikle tacir olan taraflar arasında uzun yıllardır devam eden ticari ilişkide davacı tarafından ürün, malzeme, hizmet ve bunlarla ilgili faturaların UPS kargo ile tesliminin yapılması ve bu işleyişin taraflar arasında mutad hal almasına ancak davacı tarafından düzenlenen faturaların düzenleme tarihlerinden çok sonra davalı tarafından kayıtlarına işlenmesine bu durumun süreklilik arzetmesine ayrıca tacir olan taraflarla ilgili BA, BS belgeleri çerçevesinde davalı şirketin davacı şirketten 2011 yılında 2.975 belge karşılığı 1.062.672,00 TL ve 2012 yılında 2.724 belge karşılığı 1.254.124,00 TL tutarında mal ve hizmet alımı yaptığının beyan edilmesine ve davalı şirketin resmi bir kuruma bu malları teslim aldığı yönündeki beyanının kendisini bağlayacağına, ayrıca davacı tarafından alacağın ödenmesi için noterden gönderilen ihtarname ve ekindeki 51 sayfalık cari hesap ekstresi ile sonrasında dayanak olarak gönderilen faturalar ve fatura listesi, davalı şirkete tebliğ ve teslim edilmesine rağmen davalı şirket tarafından yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına ve takip konusu alacağın likit ve belirlenebilir olması gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21 inci maddesi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 229 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden cari hesap ekstresine alacağın tahsili için yapılan yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf istemi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Mahkemece ilk olarak bilirkişi heyetinden kök ve ek raporlar alınmıştır. Tarafların itirazı üzerine Mahkemece bu sefer tek bilirkişiden oluşan rapor aldığı ve alınan bu rapor hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece 01.11.2018 tarihli tek bilirkişinin hazırlamış olduğu rapor benimsenerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de kararında bu rapora diğer bilirkişi kök ve ek raporlarına hangi gerekçeyle itibar edilmediği açıklanmamıştır. Bu durumda, Mahkemece, zikredilen bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve davalı yanın rapora karşı itirazları yanında istinaf ve temyiz dilekçesinde de belirtmiş olduğu itirazlarının karşılanması için yeni bir heyetten denetime açık bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1190 E. 2013/1984 K.
Ortak:işlemiş faiz · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı satıcı ile davalı alıcı arasında «mal tedariki sözleşmesi» ilişkisinin bulunduğu, Karşıyaka 1.İcra Müdürlüğünün 2013/4517 E. sayılı dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 375.337,67 TL «asıl alacak», 15.910,72 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 391.248,39 TL alacağın, asıl alacak için değişen oranlarda «avans faizi» yürütülerek tahsili yönünde icra takibi açıldığı, süresinde yapılan «kısmi itiraz» üzerine takibin durduğu, bu davanın icra takibine konu edilen tutarın 342.043,42 TL'lik bölümüne ilişkin olduğu ve 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, 02.09.2015 tarihli ve 25.01.2016 tarihli ek bilirkişi raporuna göre, her iki firmanın kayıtlarının incelemeye müsait olmaması sebebiyle borç alacak ilişkisinin tespit edilemediği, davalı kayıtlarının kanıt olarak kabul edilmesi halinde 8.600,05 TL davalının davacıya borcunun olduğu, tarafların «defter» kayıtlarının birbirlerini doğrulamadığı, 25.11.2016 tarihli ve 11.10.2017 tarihli ek yeni bilirkişi heyeti raporuna göre, davacı tarafın hazırlamış olduğu 3 ayrı listedeki «fatura» toplam bedelinin 212.065,71 TL olduğu, davalı şirket çalışanı ...'e «teslim» edilmiş olduğu belirtilmekte ise de, fatura içeriği malların teslimine dair «sevk irsaliyesi» ya da başkaca bir belgenin olmadığı, BA ve BS belgeleri ile UPS yazısı çerçevesinde davalının defterinde kayıtlı olanların dışında başka malların da teslim edildiği hususu ispatlanamadığından davalı defterlerine göre davacının davalıdan 8.600,05 TL alacağının bulunduğunun tespit edildiği, teslime ilişkin olarak faturalar içeriğinin teslim edilip edilmediğine dair ilgili Kipa Şubelerine yazılar yazıldığı, cevabi yazılar ile birlikte mali yönden yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığı, 01.11.2018 tarihli raporda, teslimler nedeniyle düzenlenen faturaların noter aracılığıyla ve elden davalıya teslim edilen «cari hesap ekstresi» ve fatura listelerine davalının bir itirazının olmadığı, bunun kabul anlamına geleceği şeklinde bir sonuca varılır ise takip tarihi itibariyle davacının davalı şirketten cari hesap ekstresinde görüldüğü üzere toplamda 342.043,42 TL alacağının olacağı, defter kayıtlarının esas alınması halinde ise davacının davalı şirketten kalan alacak bakiyesinin 8.600,05 TL olduğunun bildirildiği, dava ve takip konusu alacağın dayanağı faturaların davalı tarafa noter aracılığıyla ve elden tesliminden sonra davalının «faturalara itiraz süresi» içerisinde itirazını yapmadığı, sözleşme ilişkisindeki tarafların durumları, olayın özelliği ve şartlarına göre, bakiye 342.043,42 TL tutarlı malların davacı tarafından davalıya teslim edildiği, böylece davacının cari hesaptan kaynaklı olarak toplamda 342.043,42 TL alacağının bulunduğu, bu miktarı takip konusu yapmakta haklı olduğu, alacak likit olduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi uyarınca davacı yararına %20 tazminat verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının Karşıyaka 1.İcra Müdürlüğü'nün 2013/4517 E. sayılı dosyası ile yapılan takibin dava konusu edilen 342.043,42 TL'lik bölümüne yönelik haksız itirazının iptaline, takibin bu miktar (342.043,42 TL) üzerinden ve takip tarihinden itibaren artan ve eksilen oranlarda avans faizi yürütülerek devamına, 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince %20 «icra-inkar tazminatı» 68.408,68 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketten gelen sipariş «formları» üzerine müvekkili şirket tarafından imalatlar yapıldığını, malların UPS kargo aracılığıyla faturası ile birlikte davalı şirketin şubelerine imza karşılığında «teslim» edildiğini, «ihtarname» gönderilmesi üzerine davalı tarafın faturaların birer nüshalarının yeniden teslimini istediğini ve bu çerçevede müvekkili şirketin 21.01.2013 tarihinde faturaların listesini Excel tablosu halinde davalı şirket çalışanı ...'e teslim ettiğini, buna rağmen davalı tarafın müvekkilini oyalamaya başladığını, alacağın tahsili için davalı hakkında Karşıyaka 1.İcra Müdürlüğünün 2013/4517 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun «vadesi» gelmiş 1.395,06 TL dışında bir borcunun bulunmadığını belirterek icra takibine haksız itiraz ettiğini, müvekkilinin davalı şirketten 342.043,42 TL cari hesaptan kaynaklanan alacağının mevcut olduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin ticari kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, borcu kabul anlamına gelmemek «kaydı» ile % 40 «icra inkar tazminatı» istenmesinin hukuka açıkça aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı «limited şirketteki» hissesini davalılardan ...'e 90.000 TL karşılığında devrettiği ve devir karşılığında davalı ...'in davacıya 4 adet «bono» verdiği, diğer davalının bonoları «kefil» sıfatıyla imzaladığı ve bonoların ticari iş mahiyetinde olan «hisse devri» karşılığında verilmiş olduğundan anılan davalının «mütesesil kefil» olduğu, davaya konu ... adet bono bedelinin davalılar tarafından ödenmediği, davalıların haksız olarak «icra takibine itiraz» ettikleri gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline icra takibinin 45.000 TL «asıl alacak» ve 36.043,79 TL «işlemiş faiz» üzerinden devamına ve % 40 «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket hisse devri · müteselsil kefil · hisse devri · icra takibine itiraz · kefalet · bono · kefil · limited şirket
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı «limited şirketteki» hissesini davalılardan ...'e 90.000 TL karşılığında devrettiği ve devir karşılığında davalı ...'in davacıya 4 adet «bono» verdiği, diğer davalının bonoları «kefil» sıfatıyla imzaladığı ve bonoların ticari iş mahiyetinde olan «hisse devri» karşılığında verilmiş olduğundan anılan davalının «mütesesil kefil» olduğu, davaya konu ... adet bono bedelinin davalılar tarafından ödenmediği, davalıların haksız olarak «icra takibine itiraz» ettikleri gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline icra takibinin 45.000 TL «asıl alacak» ve 36.043,79 TL «işlemiş faiz» üzerinden devamına ve % 40 «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
… ...'in tüm temyiz itirazlarının, davalı ...'in aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Ancak mahkemece, «limited şirket hisse devrinin» ticari iş olduğu ve davalı ...'in de «müteselsil kefil» olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da, hisse devri ticari iş mahiyetinde değildir.
Bu itibarla, davalı ...'in «kefaletinin» niteliği ve sonuçlarının, «hisse devrinin» ticari iş mahiyetinde olmadığı nazara alınarak tayin edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5414 E. , 2024/2232 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/569 Esas, 2022/1050 Karar
vekili Avukat ...
vekili Avukat ...
İFLAS İDARE MEMURLARI Müflis Ajans Matb. Basım Rek. Tanıtım. Hizm. San.
Ltd. Şti. İflas İdare Memurları
HÜKÜM
Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2014/449 E., 2018/550 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketten gelen sipariş formları üzerine müvekkili şirket tarafından imalatlar yapıldığını, malların UPS kargo aracılığıyla faturası ile birlikte davalı şirketin şubelerine imza karşılığında teslim edildiğini, ihtarname gönderilmesi üzerine davalı tarafın faturaların birer nüshalarının yeniden teslimini istediğini ve bu çerçevede müvekkili şirketin 21.01.2013 tarihinde faturaların listesini Excel tablosu halinde davalı şirket çalışanı ...'e teslim ettiğini, buna rağmen davalı tarafın müvekkilini oyalamaya başladığını, alacağın tahsili için davalı hakkında Karşıyaka 1.İcra Müdürlüğünün 2013/4517 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun vadesi gelmiş 1.395,06 TL dışında bir borcunun bulunmadığını belirterek icra takibine haksız itiraz ettiğini, müvekkilinin davalı şirketten 342.043,42 TL cari hesaptan kaynaklanan alacağının mevcut olduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin ticari kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, borcu kabul anlamına gelmemek kaydı ile % 40 icra inkar tazminatı istenmesinin hukuka açıkça aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı satıcı ile davalı alıcı arasında mal tedariki sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu, Karşıyaka 1.İcra Müdürlüğünün 2013/4517 E. sayılı dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 375.337,67 TL asıl alacak, 15.910,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 391.248,39 TL alacağın, asıl alacak için değişen oranlarda avans faizi yürütülerek tahsili yönünde icra takibi açıldığı, süresinde yapılan kısmi itiraz üzerine takibin durduğu, bu davanın icra takibine konu edilen tutarın 342.043,42 TL'lik bölümüne ilişkin olduğu ve 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, 02.09.2015 tarihli ve 25.01.2016 tarihli ek bilirkişi raporuna göre, her iki firmanın kayıtlarının incelemeye müsait olmaması sebebiyle borç alacak ilişkisinin tespit edilemediği, davalı kayıtlarının kanıt olarak kabul edilmesi halinde 8.600,05 TL davalının davacıya borcunun olduğu, tarafların defter kayıtlarının birbirlerini doğrulamadığı, 25.11.2016 tarihli ve 11.10.2017 tarihli ek yeni bilirkişi heyeti raporuna göre, davacı tarafın hazırlamış olduğu 3 ayrı listedeki fatura toplam bedelinin 212.065,71 TL olduğu, davalı şirket çalışanı ...'e teslim edilmiş olduğu belirtilmekte ise de, fatura içeriği malların teslimine dair sevk irsaliyesi ya da başkaca bir belgenin olmadığı, BA ve BS belgeleri ile UPS yazısı çerçevesinde davalının defterinde kayıtlı olanların dışında başka malların da teslim edildiği hususu ispatlanamadığından davalı defterlerine göre davacının davalıdan 8.600,05 TL alacağının bulunduğunun tespit edildiği, teslime ilişkin olarak faturalar içeriğinin teslim edilip edilmediğine dair ilgili Kipa Şubelerine yazılar yazıldığı, cevabi yazılar ile birlikte mali yönden yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 01.11.2018 tarihli raporda, teslimler nedeniyle düzenlenen faturaların noter aracılığıyla ve elden davalıya teslim edilen cari hesap ekstresi ve fatura listelerine davalının bir itirazının olmadığı, bunun kabul anlamına geleceği şeklinde bir sonuca varılır ise takip tarihi itibariyle davacının davalı şirketten cari hesap ekstresinde görüldüğü üzere toplamda 342.043,42 TL alacağının olacağı, defter kayıtlarının esas alınması halinde ise davacının davalı şirketten kalan alacak bakiyesinin 8.600,05 TL olduğunun bildirildiği, dava ve takip konusu alacağın dayanağı faturaların davalı tarafa noter aracılığıyla ve elden tesliminden sonra davalının faturalara itiraz süresi içerisinde itirazını yapmadığı, sözleşme ilişkisindeki tarafların durumları, olayın özelliği ve şartlarına göre, bakiye 342.043,42 TL tutarlı malların davacı tarafından davalıya teslim edildiği, böylece davacının cari hesaptan kaynaklı olarak toplamda 342.043,42 TL alacağının bulunduğu, bu miktarı takip konusu yapmakta haklı olduğu, alacak likit olduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi uyarınca davacı yararına %20 tazminat verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının Karşıyaka 1.İcra Müdürlüğü'nün 2013/4517 E.
sayılı dosyası ile yapılan takibin dava konusu edilen 342.043,42 TL'lik bölümüne yönelik haksız itirazının iptaline, takibin bu miktar (342.043,42 TL) üzerinden ve takip tarihinden itibaren artan ve eksilen oranlarda avans faizi yürütülerek devamına, 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince %20 icra-inkar tazminatı 68.408,68 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece, itirazları dikkate alınmadan ve eksik inceleme ve araştırma neticesinde usul ve yasaya aykırı hüküm tesis edildiğini, yerel mahkeme kararının gerekçesinde yer alan, sözleşme ilişkisindeki tarafların durumlarına, olayın özelliği ve şartlarına göre, bakiye 342.043,42 TL tutarlı malların davacı tarafından davalıya teslim edildiği yönündeki tespitin hatalı ve dayanaksız olduğunu, davaya konu alacağın dayanağı malların teslimine dair dosyada herhangi somut bir delilin mevcut olmadığını, davacının sunduğu kargo kayıtları ve fatura listelerinin davacının alacağının tespitinde yeterli olmadığını, faturalara konu malların teslim edildiğinin sevk irsaliyesi ve benzeri bir belge ile ispatlanması gerektiğini, davalı müvekkili şirket defterlerine kayıtlı olanlar dışında, başka malların teslim edildiği hususunun davacı tarafından ispatlanamadığını, dosyada mevcut ilk iki bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davacının dosyaya sunmuş olduğu kargo kayıtları ve fatura listelerinin davaya konu malların davalı müvekkili şirkete teslim edildiğinin ispatına yeterli olmadığını, yine BA, BS formları belgeleri ile hangi malların ne miktarda alındığının tespitinin de mümkün olmadığını, davacı şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmamış ollduğundan kayıtların sahibi lehine delil olamayacağını, davalı müvekkili şirket kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulmuş olduğundan sahibi lehine delil teşkil eder nitelikte olduğunu, davalı müvekkili şirket defter ve kayıtlarına göre hüküm kurulması gerektiğini, hükme esas alınan 01.11.2018 tarihli rapordaki 342.043,42 TL alacak tesbitinin kabul edilemez nitelikte olduğunu, bilirkişi görevini aşarak hatalı bir hukuki yorumda bulunduğunu, önceki bilirkişi raporları ile son bilirkişi raporundaki çelişkinin öncelikle giderilmesi gerekirken hüküm tesisinin de hatalı olduğunu, likit olmayan ve varlığı ve/veya miktarı yapılan yargılama sonucu bilirkişi incelemesi gerektiren alacaklarda icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile delillerin takdirinde bir isabetsizliğin bulunmaması ve özellikle tacir olan taraflar arasında uzun yıllardır devam eden ticari ilişkide davacı tarafından ürün, malzeme, hizmet ve bunlarla ilgili faturaların UPS kargo ile tesliminin yapılması ve bu işleyişin taraflar arasında mutad hal almasına ancak davacı tarafından düzenlenen faturaların düzenleme tarihlerinden çok sonra davalı tarafından kayıtlarına işlenmesine bu durumun süreklilik arzetmesine ayrıca tacir olan taraflarla ilgili BA, BS belgeleri çerçevesinde davalı şirketin davacı şirketten 2011 yılında 2.975 belge karşılığı 1.062.672,00 TL ve 2012 yılında 2.724 belge karşılığı 1.254.124,00 TL tutarında mal ve hizmet alımı yaptığının beyan edilmesine ve davalı şirketin resmi bir kuruma bu malları teslim aldığı yönündeki beyanının kendisini bağlayacağına, ayrıca davacı tarafından alacağın ödenmesi için noterden gönderilen ihtarname ve ekindeki 51 sayfalık cari hesap ekstresi ile sonrasında dayanak olarak gönderilen faturalar ve fatura listesi, davalı şirkete tebliğ ve teslim edilmesine rağmen davalı şirket tarafından yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına ve takip konusu alacağın likit ve belirlenebilir olması gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21 inci maddesi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 229 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden cari hesap ekstresine alacağın tahsili için yapılan yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf istemi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Mahkemece ilk olarak bilirkişi heyetinden kök ve ek raporlar alınmıştır. Tarafların itirazı üzerine Mahkemece bu sefer tek bilirkişiden oluşan rapor aldığı ve alınan bu rapor hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece 01.11.2018 tarihli tek bilirkişinin hazırlamış olduğu rapor benimsenerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de kararında bu rapora diğer bilirkişi kök ve ek raporlarına hangi gerekçeyle itibar edilmediği açıklanmamıştır.
Bu durumda, Mahkemece, zikredilen bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve davalı yanın rapora karşı itirazları yanında istinaf ve temyiz dilekçesinde de belirtmiş olduğu itirazlarının karşılanması için yeni bir heyetten denetime açık bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051313100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz