6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tam ıslah

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5885 E. 2024/2222 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tam ıslah iş sırrı karşı edim üretim sırları çalışma özgürlüğü müşteri çevresi rekabet yasağı sözleşmesi sözleşmenin ihlali eda davası rekabet yasağı hakkaniyet tespit davası cezai şart oy yasağı kaldırma ve yeniden hüküm yetki geçersizlik ıslah ihtarname ilk derece kararının kaldırılması yasal faiz dava sebebi haksız rekabet yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 445 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)

SAYISI : 2017/106 E., 2020/70 K.

Taraflar arasındaki rekabet yasağının ihlalinden doğan cezai şart alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin lastik imal işi yapan ve imal ettiği lastikleri yurtdışında 80 ülkeye pazarlayan bir şirket olduğunu, davalının müvekkiline ait işyerinde 25.01.1999 tarihinde mühendis olarak çalışmaya başladığını ve 17.02.2017 tarihinde işverene verdiği dilekçe ile artık çalışmayacağını ve emekliliğini bekleyeceğini beyan ederek kendi isteği ile yasal haklarını da alarak işinden ayrıldığını, davalının çalışma süresi içerisinde Ar-Ge Teknoloji Müdürlüğünde kimya mühendisi olarak görev yaptığını, Petlas'ın Ar-Ge ve Teknoloji biriminde 133 personel çalıştığını, bunlardan 12'si ile rekabet yasağı sözleşmesi imzalandığını, yani davalının kritik bir görevinin bulunduğunu, davalının yaptığı işin niteliği gereği davalı ile müvekkili arasında sır saklama ve rekabet yasağı ile eğitim giderleri sözleşmesi düzenlendiğini, davalının bu sözleşmeye aykırı davranarak işten ayrıldıktan sonra hemen müvekkil şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir firmada çalışmaya başladığını, bunun üzerine müvekkili tarafından çekilen ihtarname ile davalıdan sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın ödenmesinin istenildiğini, buna rağmen davalının rakip firmada çalışmaya devam ettiğini ileri sürerek, rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranış nedeni ile haksız rekabet eyleminin tespitine ve men'ine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili 19.11.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını tam ıslah ederek 110.400,00 TL cezai şart alacağının 22.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılamayacağını, davacının ne tür bir zarar gördüğünü ve kendisine ait ne tür bir mesleki veya ticari sırrın kullanıldığını belirtmediğini, Petlas Lastik A.Ş.'nin piyasada hakim marka konumunda olduğunu, müvekkilinin çalışmaya başladığı şirketin ise çoğunlukla başka markaların kullandığı formüller/reçeteler dahilinde çalıştığını, davacı ile müvekkilinin sonradan çalışmaya başladığı şirketin piyasada rakip konumunda olmadıklarını, davacı işverenin önemli bir zarara uğradığını ispat etmesi gerektiğini, rekabet yasağının geçerliliği için hizmet ilişkisinin, işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlaması ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması şartlarının gerektiğini, bu nedenlerle bir sözleşmenin var olmasının, rekabet ihlalinin kabulüne yeterli olmadığını, davacının kötü niyetle dava açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 01.01.2014 tarihli rekabet yasağı sözleşmesi imzalandığı, davalının davacıya ait işyerinde 25.01.1999 ile 17.02.2017 tarihleri arasında şef olarak çalıştığı, kendi isteği ile işinden ayrılarak 15.03.2017 tarihi itibariyle dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, sözleşmedeki yer ve zaman sınırlandırmasının yasaya uygun olduğu, ayrıca şirketlerin yaptığı faaliyet, davalının davacı şirketteki görev süresi ve unvanları dikkate alındığında sözleşmedeki konu bakımından sınırlamanın da uygun bulunduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki dava konusu sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 444 üncü ve 445 inci maddelerine göre geçerli olduğu, davalının bu sözleşmeye aykırı olarak dava dışı şirkette çalıştığı ve bu şekilde sözleşmeyi ihlal ettiği, sözleşmede cezai şartı talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 110.400,00 TL ceza şartın 22.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tespit davası türünde açıldığını, eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde tespit davası açılamayacağını, ıslah dilekçesi ile de davanın eda davasına dönüştürüldüğünü, buna göre davanın açılmasının da ıslahının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının ne tür bir mesleki veya ticari sırrının kullanıldığını, haksız rekabetin türünü ve alanının ne olduğunu, işçinin rekabete aykırı davranışının türünü ve sebebini, ne tür bir zararın doğma ihtimalinin oluştuğunu ispat edemediğini, müvekkiline baskı ile imzalatılan sözleşmede yer alan İç Anadolu, Ege ve Marmara bölgesinde çalışamayacağına ilişkin hükmün geçersiz olduğunu, dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini, faizin işlemeye başladığı tarihin de davacının talep tarihinden öncesi bir tarih olarak belirlendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinde rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamayacağının belirlendiği, hükmün ikinci fıkrasında ise hâkimin, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabileceğinin düzenlendiğini, taraflar arasındaki 01.01.2014 tarihli rekabet yasağı sözleşmesinde davalı işçi için iki yıl süre ile İç Anadolu, Marmara ve Ege Bölgesinde bulunan iller yönünden rekabet yasağı öngörüldüğü, taraflar arasındaki rekabet yasağına ilişkin hükmün, 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinde belirtilen süre sınırlamasına uygun olmasına rağmen yer bakımından, özellikle davalının çalıştığı lastik üretim sektörünün neredeyse tamamının faaliyet gösterdiği İç Anadolu, Ege ve Marmara bölgelerini kapsaması karşısında, aşırı olduğunun değerlendirildiği, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağı sözleşmesini sınırlama yetkisi olup, bu kapsamda davalının davacı şirketteki görevinin niteliği, satış ve pazarlama alanında değil, üretim kısmında çalışması, işverenin üstlendiği karşı edim gibi hususlar değerlendirildiğinde, yer yönünden sözleşmenin sınırının, davalının, davacı şirket nezdinde çalıştığı il ile sınırlandırılmasının hakkaniyete uygun bulunduğu, aksinin kabulü halinde davacının Anayasa ile güvence altına alınan çalışma hakkının ihlali sonucunun doğacağı, davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra 2 yıl geçmeden davacı şirketle aynı alanda faaliyet gösteren ve davacı şirkette çalıştığı pozisyona benzer pozisyonda çalışmaya başladığı tespit edilmiş ise de davalının, davacının Kırşehir ilinde bulunan iş yerinde çalıştığı, ayrılarak işe başladığı yerin ise Kaynaşlı/Düzce olduğu, bu itibarla 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinin ikinci fıkrasında verilen yetki doğrultusunda yer yönünden kapsamı belirlenen rekabet yasağı sözleşmesinin davalı tarafından ihlal edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; coğrafi açıdan, konu ve süre bakımından sınırlandırıldığını, işçinin çalışma özgürlüğünün engellenmediğini, davalının üç bölgede lastik üretimi alanında olmayan birçok işyerinde çalışabileceğini, kimya mühendisi olan davalının başka iş alanında çalışma imkanı bulunduğunu, kimya sektörü gibi bir sınırlama yapılmadığını, kısa süre sonra davalının aynı alanda işe başladığını, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlal edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, işçi ile işveren arasında düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesinin ihlal edildiği iddiasına dayalı olarak cezai şart istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6098 sayılı 444 üncü ve 445 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Tbk 445

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3116 E. 2019/7522 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hakimin takdir yetkisi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2351 E. 2017/1598 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1828 E. 2020/287 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1828 E. 2020/287 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tbk 445

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12316 E. 2018/3828 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Cezai şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/935 E. 2022/6867 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Cezai şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1961 E. 2019/7515 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kelepçeleme sözleşmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6118 E. 2024/3704 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/5885 E.  ,  2024/2222 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/1283 Esas, 2022/915 Karar

Avukat ...

HÜKÜM

Davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)

SAYISI 2017/106 E., 2020/70 K.

Taraflar arasındaki rekabet yasağının ihlalinden doğan cezai şart alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin lastik imal işi yapan ve imal ettiği lastikleri yurtdışında 80 ülkeye pazarlayan bir şirket olduğunu, davalının müvekkiline ait işyerinde 25.01.1999 tarihinde mühendis olarak çalışmaya başladığını ve 17.02.2017 tarihinde işverene verdiği dilekçe ile artık çalışmayacağını ve emekliliğini bekleyeceğini beyan ederek kendi isteği ile yasal haklarını da alarak işinden ayrıldığını, davalının çalışma süresi içerisinde Ar-Ge Teknoloji Müdürlüğünde kimya mühendisi olarak görev yaptığını, Petlas'ın Ar-Ge ve Teknoloji biriminde 133 personel çalıştığını, bunlardan 12'si ile rekabet yasağı sözleşmesi imzalandığını, yani davalının kritik bir görevinin bulunduğunu, davalının yaptığı işin niteliği gereği davalı ile müvekkili arasında sır saklama ve rekabet yasağı ile eğitim giderleri sözleşmesi düzenlendiğini, davalının bu sözleşmeye aykırı davranarak işten ayrıldıktan sonra hemen müvekkil şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir firmada çalışmaya başladığını, bunun üzerine müvekkili tarafından çekilen ihtarname ile davalıdan sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın ödenmesinin istenildiğini, buna rağmen davalının rakip firmada çalışmaya devam ettiğini ileri sürerek, rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranış nedeni ile haksız rekabet eyleminin tespitine ve men'ine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili 19.11.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını tam ıslah ederek 110.400,00 TL cezai şart alacağının 22.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılamayacağını, davacının ne tür bir zarar gördüğünü ve kendisine ait ne tür bir mesleki veya ticari sırrın kullanıldığını belirtmediğini, Petlas Lastik A.Ş.'nin piyasada hakim marka konumunda olduğunu, müvekkilinin çalışmaya başladığı şirketin ise çoğunlukla başka markaların kullandığı formüller/reçeteler dahilinde çalıştığını, davacı ile müvekkilinin sonradan çalışmaya başladığı şirketin piyasada rakip konumunda olmadıklarını, davacı işverenin önemli bir zarara uğradığını ispat etmesi gerektiğini, rekabet yasağının geçerliliği için hizmet ilişkisinin, işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlaması ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması şartlarının gerektiğini, bu nedenlerle bir sözleşmenin var olmasının, rekabet ihlalinin kabulüne yeterli olmadığını, davacının kötü niyetle dava açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 01.01.2014 tarihli rekabet yasağı sözleşmesi imzalandığı, davalının davacıya ait işyerinde 25.01.1999 ile 17.02.2017 tarihleri arasında şef olarak çalıştığı, kendi isteği ile işinden ayrılarak 15.03.2017 tarihi itibariyle dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, sözleşmedeki yer ve zaman sınırlandırmasının yasaya uygun olduğu, ayrıca şirketlerin yaptığı faaliyet, davalının davacı şirketteki görev süresi ve unvanları dikkate alındığında sözleşmedeki konu bakımından sınırlamanın da uygun bulunduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki dava konusu sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 444 üncü ve 445 inci maddelerine göre geçerli olduğu, davalının bu sözleşmeye aykırı olarak dava dışı şirkette çalıştığı ve bu şekilde sözleşmeyi ihlal ettiği, sözleşmede cezai şartı talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 110.400,00 TL ceza şartın 22.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tespit davası türünde açıldığını, eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde tespit davası açılamayacağını, ıslah dilekçesi ile de davanın eda davasına dönüştürüldüğünü, buna göre davanın açılmasının da ıslahının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının ne tür bir mesleki veya ticari sırrının kullanıldığını, haksız rekabetin türünü ve alanının ne olduğunu, işçinin rekabete aykırı davranışının türünü ve sebebini, ne tür bir zararın doğma ihtimalinin oluştuğunu ispat edemediğini, müvekkiline baskı ile imzalatılan sözleşmede yer alan İç Anadolu, Ege ve Marmara bölgesinde çalışamayacağına ilişkin hükmün geçersiz olduğunu, dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini, faizin işlemeye başladığı tarihin de davacının talep tarihinden öncesi bir tarih olarak belirlendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinde rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamayacağının belirlendiği, hükmün ikinci fıkrasında ise hâkimin, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabileceğinin düzenlendiğini, taraflar arasındaki 01.01.2014 tarihli rekabet yasağı sözleşmesinde davalı işçi için iki yıl süre ile İç Anadolu, Marmara ve Ege Bölgesinde bulunan iller yönünden rekabet yasağı öngörüldüğü, taraflar arasındaki rekabet yasağına ilişkin hükmün, 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinde belirtilen süre sınırlamasına uygun olmasına rağmen yer bakımından, özellikle davalının çalıştığı lastik üretim sektörünün neredeyse tamamının faaliyet gösterdiği İç Anadolu, Ege ve Marmara bölgelerini kapsaması karşısında, aşırı olduğunun değerlendirildiği, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağı sözleşmesini sınırlama yetkisi olup, bu kapsamda davalının davacı şirketteki görevinin niteliği, satış ve pazarlama alanında değil, üretim kısmında çalışması, işverenin üstlendiği karşı edim gibi hususlar değerlendirildiğinde, yer yönünden sözleşmenin sınırının, davalının, davacı şirket nezdinde çalıştığı il ile sınırlandırılmasının hakkaniyete uygun bulunduğu, aksinin kabulü halinde davacının Anayasa ile güvence altına alınan çalışma hakkının ihlali sonucunun doğacağı, davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra 2 yıl geçmeden davacı şirketle aynı alanda faaliyet gösteren ve davacı şirkette çalıştığı pozisyona benzer pozisyonda çalışmaya başladığı tespit edilmiş ise de davalının, davacının Kırşehir ilinde bulunan iş yerinde çalıştığı, ayrılarak işe başladığı yerin ise Kaynaşlı/Düzce olduğu, bu itibarla 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinin ikinci fıkrasında verilen yetki doğrultusunda yer yönünden kapsamı belirlenen rekabet yasağı sözleşmesinin davalı tarafından ihlal edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; coğrafi açıdan, konu ve süre bakımından sınırlandırıldığını, işçinin çalışma özgürlüğünün engellenmediğini, davalının üç bölgede lastik üretimi alanında olmayan birçok işyerinde çalışabileceğini, kimya mühendisi olan davalının başka iş alanında çalışma imkanı bulunduğunu, kimya sektörü gibi bir sınırlama yapılmadığını, kısa süre sonra davalının aynı alanda işe başladığını, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlal edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, işçi ile işveren arasında düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesinin ihlal edildiği iddiasına dayalı olarak cezai şart istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6098 sayılı 444 üncü ve 445 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051309800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.