Tam ıslah
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5885 E. 2024/2222 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tam ıslah↗ iş sırrı↗ karşı edim↗ üretim sırları↗ çalışma özgürlüğü↗ müşteri çevresi↗ rekabet yasağı sözleşmesi↗ sözleşmenin ihlali↗ eda davası↗ rekabet yasağı↗ hakkaniyet↗ tespit davası↗ cezai şart↗ oy yasağı↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ yetki↗ geçersizlik↗ ıslah↗ ihtarname↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yasal faiz↗ dava sebebi↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2017/106 E., 2020/70 K.
Taraflar arasındaki rekabet yasağının ihlalinden doğan cezai şart alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin lastik imal işi yapan ve imal ettiği lastikleri yurtdışında 80 ülkeye pazarlayan bir şirket olduğunu, davalının müvekkiline ait işyerinde 25.01.1999 tarihinde mühendis olarak çalışmaya başladığını ve 17.02.2017 tarihinde işverene verdiği dilekçe ile artık çalışmayacağını ve emekliliğini bekleyeceğini beyan ederek kendi isteği ile yasal haklarını da alarak işinden ayrıldığını, davalının çalışma süresi içerisinde Ar-Ge Teknoloji Müdürlüğünde kimya mühendisi olarak görev yaptığını, Petlas'ın Ar-Ge ve Teknoloji biriminde 133 personel çalıştığını, bunlardan 12'si ile rekabet yasağı sözleşmesi imzalandığını, yani davalının kritik bir görevinin bulunduğunu, davalının yaptığı işin niteliği gereği davalı ile müvekkili arasında sır saklama ve rekabet yasağı ile eğitim giderleri sözleşmesi düzenlendiğini, davalının bu sözleşmeye aykırı davranarak işten ayrıldıktan sonra hemen müvekkil şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir firmada çalışmaya başladığını, bunun üzerine müvekkili tarafından çekilen ihtarname ile davalıdan sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın ödenmesinin istenildiğini, buna rağmen davalının rakip firmada çalışmaya devam ettiğini ileri sürerek, rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranış nedeni ile haksız rekabet eyleminin tespitine ve men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili 19.11.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını tam ıslah ederek 110.400,00 TL cezai şart alacağının 22.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılamayacağını, davacının ne tür bir zarar gördüğünü ve kendisine ait ne tür bir mesleki veya ticari sırrın kullanıldığını belirtmediğini, Petlas Lastik A.Ş.'nin piyasada hakim marka konumunda olduğunu, müvekkilinin çalışmaya başladığı şirketin ise çoğunlukla başka markaların kullandığı formüller/reçeteler dahilinde çalıştığını, davacı ile müvekkilinin sonradan çalışmaya başladığı şirketin piyasada rakip konumunda olmadıklarını, davacı işverenin önemli bir zarara uğradığını ispat etmesi gerektiğini, rekabet yasağının geçerliliği için hizmet ilişkisinin, işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlaması ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması şartlarının gerektiğini, bu nedenlerle bir sözleşmenin var olmasının, rekabet ihlalinin kabulüne yeterli olmadığını, davacının kötü niyetle dava açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 01.01.2014 tarihli rekabet yasağı sözleşmesi imzalandığı, davalının davacıya ait işyerinde 25.01.1999 ile 17.02.2017 tarihleri arasında şef olarak çalıştığı, kendi isteği ile işinden ayrılarak 15.03.2017 tarihi itibariyle dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, sözleşmedeki yer ve zaman sınırlandırmasının yasaya uygun olduğu, ayrıca şirketlerin yaptığı faaliyet, davalının davacı şirketteki görev süresi ve unvanları dikkate alındığında sözleşmedeki konu bakımından sınırlamanın da uygun bulunduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki dava konusu sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 444 üncü ve 445 inci maddelerine göre geçerli olduğu, davalının bu sözleşmeye aykırı olarak dava dışı şirkette çalıştığı ve bu şekilde sözleşmeyi ihlal ettiği, sözleşmede cezai şartı talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 110.400,00 TL ceza şartın 22.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tespit davası türünde açıldığını, eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde tespit davası açılamayacağını, ıslah dilekçesi ile de davanın eda davasına dönüştürüldüğünü, buna göre davanın açılmasının da ıslahının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının ne tür bir mesleki veya ticari sırrının kullanıldığını, haksız rekabetin türünü ve alanının ne olduğunu, işçinin rekabete aykırı davranışının türünü ve sebebini, ne tür bir zararın doğma ihtimalinin oluştuğunu ispat edemediğini, müvekkiline baskı ile imzalatılan sözleşmede yer alan İç Anadolu, Ege ve Marmara bölgesinde çalışamayacağına ilişkin hükmün geçersiz olduğunu, dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini, faizin işlemeye başladığı tarihin de davacının talep tarihinden öncesi bir tarih olarak belirlendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinde rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamayacağının belirlendiği, hükmün ikinci fıkrasında ise hâkimin, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabileceğinin düzenlendiğini, taraflar arasındaki 01.01.2014 tarihli rekabet yasağı sözleşmesinde davalı işçi için iki yıl süre ile İç Anadolu, Marmara ve Ege Bölgesinde bulunan iller yönünden rekabet yasağı öngörüldüğü, taraflar arasındaki rekabet yasağına ilişkin hükmün, 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinde belirtilen süre sınırlamasına uygun olmasına rağmen yer bakımından, özellikle davalının çalıştığı lastik üretim sektörünün neredeyse tamamının faaliyet gösterdiği İç Anadolu, Ege ve Marmara bölgelerini kapsaması karşısında, aşırı olduğunun değerlendirildiği, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağı sözleşmesini sınırlama yetkisi olup, bu kapsamda davalının davacı şirketteki görevinin niteliği, satış ve pazarlama alanında değil, üretim kısmında çalışması, işverenin üstlendiği karşı edim gibi hususlar değerlendirildiğinde, yer yönünden sözleşmenin sınırının, davalının, davacı şirket nezdinde çalıştığı il ile sınırlandırılmasının hakkaniyete uygun bulunduğu, aksinin kabulü halinde davacının Anayasa ile güvence altına alınan çalışma hakkının ihlali sonucunun doğacağı, davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra 2 yıl geçmeden davacı şirketle aynı alanda faaliyet gösteren ve davacı şirkette çalıştığı pozisyona benzer pozisyonda çalışmaya başladığı tespit edilmiş ise de davalının, davacının Kırşehir ilinde bulunan iş yerinde çalıştığı, ayrılarak işe başladığı yerin ise Kaynaşlı/Düzce olduğu, bu itibarla 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinin ikinci fıkrasında verilen yetki doğrultusunda yer yönünden kapsamı belirlenen rekabet yasağı sözleşmesinin davalı tarafından ihlal edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; coğrafi açıdan, konu ve süre bakımından sınırlandırıldığını, işçinin çalışma özgürlüğünün engellenmediğini, davalının üç bölgede lastik üretimi alanında olmayan birçok işyerinde çalışabileceğini, kimya mühendisi olan davalının başka iş alanında çalışma imkanı bulunduğunu, kimya sektörü gibi bir sınırlama yapılmadığını, kısa süre sonra davalının aynı alanda işe başladığını, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlal edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, işçi ile işveren arasında düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesinin ihlal edildiği iddiasına dayalı olarak cezai şart istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı 444 üncü ve 445 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3116 E. 2019/7522 K.
Ortak:karşı edim · iş sırrı · üretim sırları · müşteri çevresi · rekabet yasağı · hakkaniyet · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «eda davası» açılabilecek hallerde «tespit davası» açılamayacağını, davacının ne tür bir zarar gördüğünü ve kendisine ait ne tür bir mesleki veya ticari «sırrın» kullanıldığını belirtmediğini, Petlas Lastik A.Ş.'nin piyasada hakim marka konumunda olduğunu, müvekkilinin çalışmaya başladığı şirketin ise çoğunlukla başka markaların kullandığı formüller/reçeteler dahilinde çalıştığını, davacı ile müvekkilinin sonradan çalışmaya başladığı şirketin piyasada rakip konumunda olmadıklarını, davacı işverenin önemli bir zarara uğradığını ispat etmesi gerektiğini, «rekabet yasağının» geçerliliği için hizmet ilişkisinin, işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlaması ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelik …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinde «rekabet yasağının», işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamayacağının belirlendiği, hükmün ikinci fıkrasında ise hâkimin, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabileceğinin düzenlendiğini, taraflar arasındaki 01.01.2014 tarihli «rekabet yasağı sözleşmesinde» davalı işçi için iki yıl süre ile İç Anadolu, Marmara ve Ege Bölgesinde bulunan iller yönünden rekabet yasağı öngörüldüğü, taraflar arasındaki rekabet yasağına ilişkin hükmün, 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinde belirtilen süre sınırlamasına uygun olmasına rağmen yer bakımından, özellikle davalının çalıştığı lastik üretim sektörünün neredeyse tamamının faaliyet gösterdiği İç Anadolu, Ege ve Marmara bölgelerini kapsaması karşısında, aşırı olduğunun değerlendirildiği, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağı sözleşmesini sınırlama yetkisi olup, bu kapsamda davalının davacı şirketteki görevinin niteliği, satış ve pazarlama alanında değil, üretim kısmında çalışması, işverenin üstlendiği karşı edim gibi hususlar değerlendirildiğinde, yer yönünden sözleşmenin sınırının, davalının, davacı şirket nezdinde çalıştığı il ile sınırlandırılmasının hakkaniyete uygun bulunduğu, aksinin kabulü halinde davacının Anayasa ile güvence altına alınan çalışma hakkının ihlali sonucunun doğacağı, davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra 2 yıl geçmeden davacı şirketle aynı alanda faaliyet gösteren ve davacı şirkette çalıştığı pozisyona benzer pozisyonda çalışmaya başladığı tespit edilmiş ise de davalının, davacının Kırşehir ilinde bulunan iş yerinde çalıştığı, ayrılarak işe başladığı yerin ise Kaynaşlı/Düzce olduğu, bu itibarla 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinin ikinci fıkrasında verilen «yetki» doğrultusunda yer yönünden kapsamı belirlenen rekabet yasağı sözleşmesinin davalı tarafından ihlal edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «rekabet yasağının» ihlalinden doğan «cezai şart» alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasındaki «rekabet yasağı» düzenlemesinin, görev sınırlaması yapılmaması nedeniyle «hakkaniyete» aykırı olduğu, bu nedenle rekabet yasağı düzenlemesinin «geçersiz» olduğu, davalının ticari «sırra» vakıf olabilecek pozisyonda bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 445/2. maddesi “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” hükmüne haiz olup, anılan madde hükmü ile 6098 sayılı Kanun 818 sayılı Kanun'dan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir «geçersizliğin» öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı bakımından hakim …
Ayrıca aynı Kanun'un 444/2. maddesi “«rekabet yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak niteli …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:çalışma hürriyeti · hizmet akdi · delil değerlendirmesi · cy/cy kaydı · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaBu durumda, TBK 444/2 hükmü uyarınca öncelikle, davacı tarafça dosya kapsamına «ibraz» edilen «deliller değerlendirilerek», «rekabet yasağının» aşırı nitelikte olması durumunda gerekli sınırlandırılmalar yapılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ve «eksik incelemeye» dayalı bir karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmedeki «rekabet yasağı» hükmünün kelepçe mahiyetinde olduğu, «çalışma hürriyetini» engellediği, davalının pozisyonu gereği ticari «sırra» vakıf olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu «hizmet akdinin», 01.11.2012 tarihli olması nedeniyle uyuşmazlığa, bu tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 444 vd. hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Ayrıca aynı Kanun'un 444/2. maddesi “«rekabet yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak niteli …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2351 E. 2017/1598 K.
Ortak:karşı edim · çalışma özgürlüğü · müşteri çevresi · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · hakkaniyet · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinde «rekabet yasağının», işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamayacağının belirlendiği, hükmün ikinci fıkrasında ise hâkimin, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabileceğinin düzenlendiğini, taraflar arasındaki 01.01.2014 tarihli «rekabet yasağı sözleşmesinde» davalı işçi için iki yıl süre ile İç Anadolu, Marmara ve Ege Bölgesinde bulunan iller yönünden rekabet yasağı öngörüldüğü, taraflar arasındaki rekabet yasağına ilişkin hükmün, 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinde belirtilen süre sınırlamasına uygun olmasına rağmen yer bakımından, özellikle davalının çalıştığı lastik üretim sektörünün neredeyse tamamının faaliyet gösterdiği İç Anadolu, Ege ve Marmara bölgelerini kapsaması karşısında, aşırı olduğunun değerlendirildiği, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağı sözleşmesini sınırlama yetkisi olup, bu kapsamda davalının davacı şirketteki görevinin niteliği, satış ve pazarlama alanında değil, üretim kısmında çalışması, işverenin üstlendiği karşı edim gibi hususlar değerlendirildiğinde, yer yönünden sözleşmenin sınırının, davalının, davacı şirket nezdinde çalıştığı il ile sınırlandırılmasının hakkaniyete uygun bulunduğu, aksinin kabulü halinde davacının Anayasa ile güvence altına alınan çalışma hakkının ihlali sonucunun doğacağı, davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra 2 yıl geçmeden davacı şirketle aynı alanda faaliyet gösteren ve davacı şirkette çalıştığı pozisyona benzer pozisyonda çalışmaya başladığı tespit edilmiş ise de davalının, davacının Kırşehir ilinde bulunan iş yerinde çalıştığı, ayrılarak işe başladığı yerin ise Kaynaşlı/Düzce olduğu, bu itibarla 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinin ikinci fıkrasında verilen «yetki» doğrultusunda yer yönünden kapsamı belirlenen rekabet yasağı sözleşmesinin davalı tarafından ihlal edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
… içerisinde Ar-Ge Teknoloji Müdürlüğünde kimya mühendisi olarak görev yaptığını, Petlas'ın Ar-Ge ve Teknoloji biriminde 133 personel çalıştığını, bunlardan 12'si ile «rekabet yasağı sözleşmesi» imzalandığını, yani davalının kritik bir görevinin bulunduğunu, davalının yaptığı işin niteliği gereği davalı ile müvekkili arasında sır saklama ve rekabet yasağı ile eğitim giderleri sözleşmesi düzenlendiğini, davalının bu sözleşmeye aykırı davranarak işten ayrıldıktan sonra hemen müvekkil şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir firmada çalışmaya başladığını, bunun üzerine müvekkili tarafından çekilen «ihtarname» ile davalıdan sözleşmede kararlaştırılan «cezai şartın» ödenmesinin istenildiğini, buna rağmen davalının rakip firmada çalışmaya devam ettiğini ileri sürerek, rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranış nedeni ile «haksız rekabet» eyleminin tespitine ve men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 01.01.2014 tarihli «rekabet yasağı sözleşmesi» imzalandığı, davalının davacıya ait işyerinde 25.01.1999 ile 17.02.2017 tarihleri arasında şef olarak çalıştığı, kendi isteği ile işinden ayrılarak 15.03.2017 tarihi itibariyle dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, sözleşmedeki yer ve zaman sınırlandırmasının yasaya uygun olduğu, ayrıca şirketlerin yaptığı faaliyet, davalının davacı şirketteki görev süresi ve unvanları dikkate alındığında sözleşmedeki konu bakımından sınırlamanın da uygun bulunduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki dava konusu sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 444 üncü ve 445 inci maddelerine göre geçerli olduğu, davalının bu sözleşmeye aykırı olarak dava dışı şirkette çalıştığı ve bu şekilde «sözleşmeyi ihlal» ettiği, sözleşmede «cezai şartı» talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 110.400,00 TL ceza şartın 22.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTBK 445/2 maddesinde yer alan “Hakim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir” şeklindeki düzenlemede, rekabet yasağına ilişkin hüküm karşısında şayet işverenin de bir karşı edim yüklenmiş olması halinde, rekabet yasağının aşırı hükümlerinin süre ve coğrafi alan bakımından sınırlanmasında sadece «hakime takdir yetkisi» verilmiş olup, işveren tarafından böyle bir karşı edimin yüklenilmemiş olması halinde «rekabet yasağı sözleşmesinin» «geçersiz» olacağı anlamına gelmeyecek olup, mahkemece aksi düşünceyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple davacı vekilinin KARAR DÜZELTME İSTEMİNİ …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 01/09/2009 tarihli «hizmet sözleşmesinin» "Rekabet Yasağı" başlıklı 9. maddesinde, “çalışanın işbu sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürece Türkiye'de iş verenin müşterisi ve/veya rakibi olan kişi ve kuruluşlar veya bunların «temsilcileri», «acenteleri», ortakları, yönetici ve danışmanları nezdinde iş kabul edemeyeceği, bu kişi ve kuruluşlara hangi sıfatla olursa olsun doğrudan ya da dolaylı hizmet veremeyeceği, bunlara ortak olamayacağı, belirtilen «rekabet yasağının» işbu sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesinden itibaren 2 yıl süre ile geçerliliğini koruyacağı...” hükmünün düzenlendiği, anılan maddedeki rekabet yasağı Türkiye ve işlerin tamamı yönünden öngörüldüğünden işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunu, TBK 445 maddesi uyarınca, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını bütün durum ve şartları serbestçe değerlendirmek ve işverinin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde bulundurmak suretiyle kapsam veya süresi bakımından sınırlandırılması hususunda hakime «yetki» verildiğini, TBK 445/2 maddesi uyarınca, davalı işverenin karşı edim üstlenmemiş olması nedeniyle Sözleşmenin «geçersiz» olduğu, tanık ifadeleri ve dosya kapsamına göre davalı yedinde davacı işyerinden evrak ve eşyanın götürüldüğünün de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ka …
Her ne kadar mahkemenin, «rekabet yasağının» tüm Ülke sınırlarını kapsaması nedeniyle aşırı nitelikte olduğu tespiti doğru ise de, TBK’nın 445/2 maddesine yanlış anlam verilerek, «rekabet yasağı sözleşmesinin» geçerli olabilmesi için, ayrılan işçinin üstlendiği rekabet yasağı edimine karşılık, işverenin de «karşı edim» yüklenmesi gerektiğine ilişkin görüşü isabetli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakimin takdir yetkisi · haklı nedenle fesih · fiil ehliyeti · acentelik · hizmet sözleşmesi · fesih · taraf ehliyeti · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 01/09/2009 tarihli «hizmet sözleşmesinin» "Rekabet Yasağı" başlıklı 9. maddesinde, “çalışanın işbu sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürece Türkiye'de iş verenin müşterisi ve/veya rakibi olan kişi ve kuruluşlar veya bunların «temsilcileri», «acenteleri», ortakları, yönetici ve danışmanları nezdinde iş kabul edemeyeceği, bu kişi ve kuruluşlara hangi sıfatla olursa olsun doğrudan ya da dolaylı hizmet veremeyeceği, bunlara ortak olamayacağı, belirtilen «rekabet yasağının» işbu sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesinden itibaren 2 yıl süre ile geçerliliğini koruyacağı...” hükmünün düzenlendiği, anılan maddedeki rekabet yasağı Türkiye ve işlerin tamamı yönünden öngörüldüğünden işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunu, TBK 445 maddesi uyarınca, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını bütün durum ve şartları serbestçe değerlendirmek ve işverinin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde bulundurmak suretiyle kapsam veya süresi bakımından sınırlandırılması hususunda hakime «yetki» verildiğini, TBK 445/2 maddesi uyarınca, davalı işverenin karşı edim üstlenmemiş olması nedeniyle Sözleşmenin «geçersiz» olduğu, tanık ifadeleri ve dosya kapsamına göre davalı yedinde davacı işyerinden evrak ve eşyanın götürüldüğünün de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ka …
TBK 444 maddesi uyarınca, «fiil ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Rekabet «yasağı» sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin «haklı nedenle fesih» edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli «müşteri çevresi» veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması …
TBK 445/2 maddesinde yer alan “Hakim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir” şeklindeki düzenlemede, rekabet yasağına ilişkin hüküm karşısında şayet işverenin de bir karşı edim yüklenmiş olması halinde, rekabet yasağının aşırı hükümlerinin süre ve coğrafi alan bakımından sınırlanmasında sadece «hakime takdir yetkisi» verilmiş olup, işveren tarafından böyle bir karşı edimin yüklenilmemiş olması halinde «rekabet yasağı sözleşmesinin» «geçersiz» olacağı anlamına gelmeyecek olup, mahkemece aksi düşünceyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple davacı vekilinin KARAR DÜZELTME İSTEMİNİ …
-
Rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1828 E. 2020/287 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz kararda… içerisinde Ar-Ge Teknoloji Müdürlüğünde kimya mühendisi olarak görev yaptığını, Petlas'ın Ar-Ge ve Teknoloji biriminde 133 personel çalıştığını, bunlardan 12'si ile «rekabet yasağı sözleşmesi» imzalandığını, yani davalının kritik bir görevinin bulunduğunu, davalının yaptığı işin niteliği gereği davalı ile müvekkili arasında sır saklama ve rekabet yasağı ile eğitim giderleri sözleşmesi düzenlendiğini, davalının bu sözleşmeye aykırı davranarak işten ayrıldıktan sonra hemen müvekkil şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir firmada çalışmaya başladığını, bunun üzerine müvekkili tarafından çekilen «ihtarname» ile davalıdan sözleşmede kararlaştırılan «cezai şartın» ödenmesinin istenildiğini, buna rağmen davalının rakip firmada çalışmaya devam ettiğini ileri sürerek, rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranış nedeni ile «haksız rekabet» eyleminin tespitine ve men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 01.01.2014 tarihli «rekabet yasağı sözleşmesi» imzalandığı, davalının davacıya ait işyerinde 25.01.1999 ile 17.02.2017 tarihleri arasında şef olarak çalıştığı, kendi isteği ile işinden ayrılarak 15.03.2017 tarihi itibariyle dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, sözleşmedeki yer ve zaman sınırlandırmasının yasaya uygun olduğu, ayrıca şirketlerin yaptığı faaliyet, davalının davacı şirketteki görev süresi ve unvanları dikkate alındığında sözleşmedeki konu bakımından sınırlamanın da uygun bulunduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki dava konusu sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 444 üncü ve 445 inci maddelerine göre geçerli olduğu, davalının bu sözleşmeye aykırı olarak dava dışı şirkette çalıştığı ve bu şekilde «sözleşmeyi ihlal» ettiği, sözleşmede «cezai şartı» talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 110.400,00 TL ceza şartın 22.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, işçi ile işveren arasında düzenlenen «rekabet yasağı sözleşmesinin ihlal» edildiği iddiasına dayalı olarak «cezai şart» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağının» ihlali nedeniyle «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının uğradığı zararı kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2.Ayrıca, taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 17.09.2014 tarihi itibariyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nin 445. maddesi tatbik edilecektir.
TBK'nin 445/1 fıkrasında «rekabet yasağı» «kaydı» içeren sözleşmelerde yer, zaman ve işin türü bakımından sınırlama öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy kaydı
Benzer bu karardaTBK'nin 445/1 fıkrasında «rekabet yasağı» «kaydı» içeren sözleşmelerde yer, zaman ve işin türü bakımından sınırlama öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir.
5 benzer karar daha
-
Rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1828 E. 2020/287 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz kararda… içerisinde Ar-Ge Teknoloji Müdürlüğünde kimya mühendisi olarak görev yaptığını, Petlas'ın Ar-Ge ve Teknoloji biriminde 133 personel çalıştığını, bunlardan 12'si ile «rekabet yasağı sözleşmesi» imzalandığını, yani davalının kritik bir görevinin bulunduğunu, davalının yaptığı işin niteliği gereği davalı ile müvekkili arasında sır saklama ve rekabet yasağı ile eğitim giderleri sözleşmesi düzenlendiğini, davalının bu sözleşmeye aykırı davranarak işten ayrıldıktan sonra hemen müvekkil şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir firmada çalışmaya başladığını, bunun üzerine müvekkili tarafından çekilen «ihtarname» ile davalıdan sözleşmede kararlaştırılan «cezai şartın» ödenmesinin istenildiğini, buna rağmen davalının rakip firmada çalışmaya devam ettiğini ileri sürerek, rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranış nedeni ile «haksız rekabet» eyleminin tespitine ve men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 01.01.2014 tarihli «rekabet yasağı sözleşmesi» imzalandığı, davalının davacıya ait işyerinde 25.01.1999 ile 17.02.2017 tarihleri arasında şef olarak çalıştığı, kendi isteği ile işinden ayrılarak 15.03.2017 tarihi itibariyle dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, sözleşmedeki yer ve zaman sınırlandırmasının yasaya uygun olduğu, ayrıca şirketlerin yaptığı faaliyet, davalının davacı şirketteki görev süresi ve unvanları dikkate alındığında sözleşmedeki konu bakımından sınırlamanın da uygun bulunduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki dava konusu sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 444 üncü ve 445 inci maddelerine göre geçerli olduğu, davalının bu sözleşmeye aykırı olarak dava dışı şirkette çalıştığı ve bu şekilde «sözleşmeyi ihlal» ettiği, sözleşmede «cezai şartı» talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 110.400,00 TL ceza şartın 22.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, işçi ile işveren arasında düzenlenen «rekabet yasağı sözleşmesinin ihlal» edildiği iddiasına dayalı olarak «cezai şart» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağının» ihlali nedeniyle «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının uğradığı zararı kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2.Ayrıca, taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 17.09.2014 tarihi itibariyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nin 445. maddesi tatbik edilecektir.
TBK'nin 445/1 fıkrasında «rekabet yasağı» «kaydı» içeren sözleşmelerde yer, zaman ve işin türü bakımından sınırlama öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy kaydı
Benzer bu karardaTBK'nin 445/1 fıkrasında «rekabet yasağı» «kaydı» içeren sözleşmelerde yer, zaman ve işin türü bakımından sınırlama öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12316 E. 2018/3828 K.
Ortak:karşı edim · iş sırrı · çalışma özgürlüğü · rekabet yasağı · hakkaniyet · oy yasağı
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinde «rekabet yasağının», işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamayacağının belirlendiği, hükmün ikinci fıkrasında ise hâkimin, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabileceğinin düzenlendiğini, taraflar arasındaki 01.01.2014 tarihli «rekabet yasağı sözleşmesinde» davalı işçi için iki yıl süre ile İç Anadolu, Marmara ve Ege Bölgesinde bulunan iller yönünden rekabet yasağı öngörüldüğü, taraflar arasındaki rekabet yasağına ilişkin hükmün, 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinde belirtilen süre sınırlamasına uygun olmasına rağmen yer bakımından, özellikle davalının çalıştığı lastik üretim sektörünün neredeyse tamamının faaliyet gösterdiği İç Anadolu, Ege ve Marmara bölgelerini kapsaması karşısında, aşırı olduğunun değerlendirildiği, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağı sözleşmesini sınırlama yetkisi olup, bu kapsamda davalının davacı şirketteki görevinin niteliği, satış ve pazarlama alanında değil, üretim kısmında çalışması, işverenin üstlendiği karşı edim gibi hususlar değerlendirildiğinde, yer yönünden sözleşmenin sınırının, davalının, davacı şirket nezdinde çalıştığı il ile sınırlandırılmasının hakkaniyete uygun bulunduğu, aksinin kabulü halinde davacının Anayasa ile güvence altına alınan çalışma hakkının ihlali sonucunun doğacağı, davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra 2 yıl geçmeden davacı şirketle aynı alanda faaliyet gösteren ve davacı şirkette çalıştığı pozisyona benzer pozisyonda çalışmaya başladığı tespit edilmiş ise de davalının, davacının Kırşehir ilinde bulunan iş yerinde çalıştığı, ayrılarak işe başladığı yerin ise Kaynaşlı/Düzce olduğu, bu itibarla 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinin ikinci fıkrasında verilen «yetki» doğrultusunda yer yönünden kapsamı belirlenen rekabet yasağı sözleşmesinin davalı tarafından ihlal edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «eda davası» açılabilecek hallerde «tespit davası» açılamayacağını, davacının ne tür bir zarar gördüğünü ve kendisine ait ne tür bir mesleki veya ticari «sırrın» kullanıldığını belirtmediğini, Petlas Lastik A.Ş.'nin piyasada hakim marka konumunda olduğunu, müvekkilinin çalışmaya başladığı şirketin ise çoğunlukla başka markaların kullandığı formüller/reçeteler dahilinde çalıştığını, davacı ile müvekkilinin sonradan çalışmaya başladığı şirketin piyasada rakip konumunda olmadıklarını, davacı işverenin önemli bir zarara uğradığını ispat etmesi gerektiğini, «rekabet yasağının» geçerliliği için hizmet ilişkisinin, işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlaması ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelik …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; coğrafi açıdan, konu ve süre bakımından sınırlandırıldığını, işçinin «çalışma özgürlüğünün» engellenmediğini, davalının üç bölgede lastik üretimi alanında olmayan birçok işyerinde çalışabileceğini, kimya mühendisi olan davalının başka iş alanında çalışma imkanı bulunduğunu, kimya sektörü gibi bir sınırlama yapılmadığını, kısa süre sonra davalının aynı alanda işe başladığını, «rekabet yasağı sözleşmesinin ihlal» edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaTBK'nin 445/1 fıksarında bu tür sözleşmeler bakımından, yer ve zaman sınırlaması öngörüldüğü gibi, «rekabet yasağının» işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek şekilde sınırlayamayacağının düzenlendiği, yine aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirerek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de hakkaniyete uygun biçimde gözönünde tutmak suretiyle sınırlandırabileceği düzenlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece taraflar arasındaki «hizmet sözleşmenin» TBK'nın 445/2. maddesi çerçevesinde değerlendirilip, tartışılarak bir sonuca gidilmesi gerekirken, «rekabet yasağının» yer yönünden sınırlandırılmadığı, bu hususun da Anayasa'da öngörülen «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Şirketi aleyhindeki davanın «husumetten» reddine, davalı işçinin ne tür bir ticari «sırra» vakıf olduğu, bunu ne şekilde üçüncü kişilerle paylaştığı ve davacı şirketin bundan nasıl zarar gördüğü ispatlanamadığı, davacının hakim pozisyonunu kullanarak imzalattığı sözleşmeye dayanarak tazminata hükmedilmesinin «hakkaniyete» aykırı olacağı gerekçesiyle davalı gerçek kişi yönündende esastan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet sözleşmesi · husumet
Benzer bu karardaŞirketi aleyhindeki davanın «husumetten» reddine, davalı işçinin ne tür bir ticari «sırra» vakıf olduğu, bunu ne şekilde üçüncü kişilerle paylaştığı ve davacı şirketin bundan nasıl zarar gördüğü ispatlanamadığı, davacının hakim pozisyonunu kullanarak imzalattığı sözleşmeye dayanarak tazminata hükmedilmesinin «hakkaniyete» aykırı olacağı gerekçesiyle davalı gerçek kişi yönündende esastan davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin, davalı ... yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, taraflar arasındaki «hizmet sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için «rekabet yasağının» düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği tarih itibariyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nin 445. maddesi tatbik edilecektir.
Bu durumda, mahkemece taraflar arasındaki «hizmet sözleşmenin» TBK'nın 445/2. maddesi çerçevesinde değerlendirilip, tartışılarak bir sonuca gidilmesi gerekirken, «rekabet yasağının» yer yönünden sınırlandırılmadığı, bu hususun da Anayasa'da öngörülen «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/935 E. 2022/6867 K.
Ortak:karşı edim · müşteri çevresi · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · hakkaniyet · cezai şart · oy yasağı · yetki
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinde «rekabet yasağının», işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamayacağının belirlendiği, hükmün ikinci fıkrasında ise hâkimin, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabileceğinin düzenlendiğini, taraflar arasındaki 01.01.2014 tarihli «rekabet yasağı sözleşmesinde» davalı işçi için iki yıl süre ile İç Anadolu, Marmara ve Ege Bölgesinde bulunan iller yönünden rekabet yasağı öngörüldüğü, taraflar arasındaki rekabet yasağına ilişkin hükmün, 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinde belirtilen süre sınırlamasına uygun olmasına rağmen yer bakımından, özellikle davalının çalıştığı lastik üretim sektörünün neredeyse tamamının faaliyet gösterdiği İç Anadolu, Ege ve Marmara bölgelerini kapsaması karşısında, aşırı olduğunun değerlendirildiği, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağı sözleşmesini sınırlama yetkisi olup, bu kapsamda davalının davacı şirketteki görevinin niteliği, satış ve pazarlama alanında değil, üretim kısmında çalışması, işverenin üstlendiği karşı edim gibi hususlar değerlendirildiğinde, yer yönünden sözleşmenin sınırının, davalının, davacı şirket nezdinde çalıştığı il ile sınırlandırılmasının hakkaniyete uygun bulunduğu, aksinin kabulü halinde davacının Anayasa ile güvence altına alınan çalışma hakkının ihlali sonucunun doğacağı, davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra 2 yıl geçmeden davacı şirketle aynı alanda faaliyet gösteren ve davacı şirkette çalıştığı pozisyona benzer pozisyonda çalışmaya başladığı tespit edilmiş ise de davalının, davacının Kırşehir ilinde bulunan iş yerinde çalıştığı, ayrılarak işe başladığı yerin ise Kaynaşlı/Düzce olduğu, bu itibarla 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinin ikinci fıkrasında verilen «yetki» doğrultusunda yer yönünden kapsamı belirlenen rekabet yasağı sözleşmesinin davalı tarafından ihlal edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
… içerisinde Ar-Ge Teknoloji Müdürlüğünde kimya mühendisi olarak görev yaptığını, Petlas'ın Ar-Ge ve Teknoloji biriminde 133 personel çalıştığını, bunlardan 12'si ile «rekabet yasağı sözleşmesi» imzalandığını, yani davalının kritik bir görevinin bulunduğunu, davalının yaptığı işin niteliği gereği davalı ile müvekkili arasında sır saklama ve rekabet yasağı ile eğitim giderleri sözleşmesi düzenlendiğini, davalının bu sözleşmeye aykırı davranarak işten ayrıldıktan sonra hemen müvekkil şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir firmada çalışmaya başladığını, bunun üzerine müvekkili tarafından çekilen «ihtarname» ile davalıdan sözleşmede kararlaştırılan «cezai şartın» ödenmesinin istenildiğini, buna rağmen davalının rakip firmada çalışmaya devam ettiğini ileri sürerek, rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranış nedeni ile «haksız rekabet» eyleminin tespitine ve men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 01.01.2014 tarihli «rekabet yasağı sözleşmesi» imzalandığı, davalının davacıya ait işyerinde 25.01.1999 ile 17.02.2017 tarihleri arasında şef olarak çalıştığı, kendi isteği ile işinden ayrılarak 15.03.2017 tarihi itibariyle dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, sözleşmedeki yer ve zaman sınırlandırmasının yasaya uygun olduğu, ayrıca şirketlerin yaptığı faaliyet, davalının davacı şirketteki görev süresi ve unvanları dikkate alındığında sözleşmedeki konu bakımından sınırlamanın da uygun bulunduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki dava konusu sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 444 üncü ve 445 inci maddelerine göre geçerli olduğu, davalının bu sözleşmeye aykırı olarak dava dışı şirkette çalıştığı ve bu şekilde «sözleşmeyi ihlal» ettiği, sözleşmede «cezai şartı» talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 110.400,00 TL ceza şartın 22.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre de “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir «geçersizliğin» öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımı …
… lüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki «rekabet yasağı» hükmünü içeren iş akdi 04.11.2010 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede ve «rekabet yasağı sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 21.09.2012 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:fiil ehliyeti · delil değerlendirmesi · sözleşmeye aykırılık · taraf ehliyeti · taahhütname · cy/cy kaydı · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… inde bulunduğu başka bir işveren emrinde çalışmayacağını, işvereni ile rekabet halinde bir iş kurmayacağını ve şirket kanalı ile iş yapıp menfaat temin etmeyeceğini «taahhüt» ettiği, bu taahhüdüne uymaması halinde sözleşmenin 17. maddesinde «son» brüt ücretinin 5 katı tutarında «cezai şart» ödeyeceğini taahhüt ettiği, ancak davalının «haksız rekabet» nedeniyle davacı şirketi maddi yönden zarara uğrattığı iddiasının davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi uyarınca, «fiil ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Bu durumda TBK 444/2 hükmü uyarınca öncelikle, davacı tarafça dosya kapsamına «ibraz» edilen «deliller değerlendirilerek» «rekabet yasağı» düzenlemesinin geçerli olup olmadığı değerlendirilmeli ve şayet geçerli olduğuna kanaat getirildiği takdirde, davalının rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunup …
Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1961 E. 2019/7515 K.
Ortak:karşı edim · müşteri çevresi · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · hakkaniyet · cezai şart · oy yasağı · yetki
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinde «rekabet yasağının», işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamayacağının belirlendiği, hükmün ikinci fıkrasında ise hâkimin, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabileceğinin düzenlendiğini, taraflar arasındaki 01.01.2014 tarihli «rekabet yasağı sözleşmesinde» davalı işçi için iki yıl süre ile İç Anadolu, Marmara ve Ege Bölgesinde bulunan iller yönünden rekabet yasağı öngörüldüğü, taraflar arasındaki rekabet yasağına ilişkin hükmün, 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinde belirtilen süre sınırlamasına uygun olmasına rağmen yer bakımından, özellikle davalının çalıştığı lastik üretim sektörünün neredeyse tamamının faaliyet gösterdiği İç Anadolu, Ege ve Marmara bölgelerini kapsaması karşısında, aşırı olduğunun değerlendirildiği, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağı sözleşmesini sınırlama yetkisi olup, bu kapsamda davalının davacı şirketteki görevinin niteliği, satış ve pazarlama alanında değil, üretim kısmında çalışması, işverenin üstlendiği karşı edim gibi hususlar değerlendirildiğinde, yer yönünden sözleşmenin sınırının, davalının, davacı şirket nezdinde çalıştığı il ile sınırlandırılmasının hakkaniyete uygun bulunduğu, aksinin kabulü halinde davacının Anayasa ile güvence altına alınan çalışma hakkının ihlali sonucunun doğacağı, davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra 2 yıl geçmeden davacı şirketle aynı alanda faaliyet gösteren ve davacı şirkette çalıştığı pozisyona benzer pozisyonda çalışmaya başladığı tespit edilmiş ise de davalının, davacının Kırşehir ilinde bulunan iş yerinde çalıştığı, ayrılarak işe başladığı yerin ise Kaynaşlı/Düzce olduğu, bu itibarla 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinin ikinci fıkrasında verilen «yetki» doğrultusunda yer yönünden kapsamı belirlenen rekabet yasağı sözleşmesinin davalı tarafından ihlal edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
… içerisinde Ar-Ge Teknoloji Müdürlüğünde kimya mühendisi olarak görev yaptığını, Petlas'ın Ar-Ge ve Teknoloji biriminde 133 personel çalıştığını, bunlardan 12'si ile «rekabet yasağı sözleşmesi» imzalandığını, yani davalının kritik bir görevinin bulunduğunu, davalının yaptığı işin niteliği gereği davalı ile müvekkili arasında sır saklama ve rekabet yasağı ile eğitim giderleri sözleşmesi düzenlendiğini, davalının bu sözleşmeye aykırı davranarak işten ayrıldıktan sonra hemen müvekkil şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir firmada çalışmaya başladığını, bunun üzerine müvekkili tarafından çekilen «ihtarname» ile davalıdan sözleşmede kararlaştırılan «cezai şartın» ödenmesinin istenildiğini, buna rağmen davalının rakip firmada çalışmaya devam ettiğini ileri sürerek, rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranış nedeni ile «haksız rekabet» eyleminin tespitine ve men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 01.01.2014 tarihli «rekabet yasağı sözleşmesi» imzalandığı, davalının davacıya ait işyerinde 25.01.1999 ile 17.02.2017 tarihleri arasında şef olarak çalıştığı, kendi isteği ile işinden ayrılarak 15.03.2017 tarihi itibariyle dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, sözleşmedeki yer ve zaman sınırlandırmasının yasaya uygun olduğu, ayrıca şirketlerin yaptığı faaliyet, davalının davacı şirketteki görev süresi ve unvanları dikkate alındığında sözleşmedeki konu bakımından sınırlamanın da uygun bulunduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki dava konusu sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 444 üncü ve 445 inci maddelerine göre geçerli olduğu, davalının bu sözleşmeye aykırı olarak dava dışı şirkette çalıştığı ve bu şekilde «sözleşmeyi ihlal» ettiği, sözleşmede «cezai şartı» talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 110.400,00 TL ceza şartın 22.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre de “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir «geçersizliğin» öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımı …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının imzalamış olduğu «rekabet yasağına» ilişkin sözleşmenin tarihsiz olması, tanık beyanlarında bu sözleşmelerin işe girmeden evvel işverence imzalatıldığı yönündeki beyanları, düzenlenen «rekabet yasağı sözleşmesinde» mevcut olan coğrafi alan sınırlamasının işçinin iktisaden mahfına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsaması, davalının davacı iş yerinde çalışırken almış olduğu maaş ve bu iş yerinden ayrılma «sebebine» ilişkin tanık beyanları dikkate alındığında işbu «haksız rekabete» ilişkin düzenlemelerin 818 sayılı BK'nın 19.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:fiil ehliyeti · delil değerlendirmesi · sözleşmeye aykırılık · şirket zararı · taraf ehliyeti · cy/cy kaydı · ibraz
Benzer bu karardaBu durumda TBK 444/2 hükmü uyarınca öncelikle, davacı tarafça dosya kapsamına «ibraz» edilen «deliller değerlendirilerek» «rekabet yasağı» düzenlemesinin geçerli olup olmadığı değerlendirilmeli ve şayet geçerli olduğuna kanaat getirildiği takdirde, davalının davacı «şirket zararına» yol açacak şekilde rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunup bulunmadığının tespiti ve 6098 sayılı TBK'nun 445/2. maddesi değerlendirilerek sonuca varılması gerek …
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi uyarınca, «fiil ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
1- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Yani, «rekabet yasağı» «kaydı» karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması aranmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6118 E. 2024/3704 K.
Ortak:karşı edim · müşteri çevresi · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · hakkaniyet · cezai şart · oy yasağı · yetki
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinde «rekabet yasağının», işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamayacağının belirlendiği, hükmün ikinci fıkrasında ise hâkimin, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabileceğinin düzenlendiğini, taraflar arasındaki 01.01.2014 tarihli «rekabet yasağı sözleşmesinde» davalı işçi için iki yıl süre ile İç Anadolu, Marmara ve Ege Bölgesinde bulunan iller yönünden rekabet yasağı öngörüldüğü, taraflar arasındaki rekabet yasağına ilişkin hükmün, 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinde belirtilen süre sınırlamasına uygun olmasına rağmen yer bakımından, özellikle davalının çalıştığı lastik üretim sektörünün neredeyse tamamının faaliyet gösterdiği İç Anadolu, Ege ve Marmara bölgelerini kapsaması karşısında, aşırı olduğunun değerlendirildiği, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağı sözleşmesini sınırlama yetkisi olup, bu kapsamda davalının davacı şirketteki görevinin niteliği, satış ve pazarlama alanında değil, üretim kısmında çalışması, işverenin üstlendiği karşı edim gibi hususlar değerlendirildiğinde, yer yönünden sözleşmenin sınırının, davalının, davacı şirket nezdinde çalıştığı il ile sınırlandırılmasının hakkaniyete uygun bulunduğu, aksinin kabulü halinde davacının Anayasa ile güvence altına alınan çalışma hakkının ihlali sonucunun doğacağı, davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra 2 yıl geçmeden davacı şirketle aynı alanda faaliyet gösteren ve davacı şirkette çalıştığı pozisyona benzer pozisyonda çalışmaya başladığı tespit edilmiş ise de davalının, davacının Kırşehir ilinde bulunan iş yerinde çalıştığı, ayrılarak işe başladığı yerin ise Kaynaşlı/Düzce olduğu, bu itibarla 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinin ikinci fıkrasında verilen «yetki» doğrultusunda yer yönünden kapsamı belirlenen rekabet yasağı sözleşmesinin davalı tarafından ihlal edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
… içerisinde Ar-Ge Teknoloji Müdürlüğünde kimya mühendisi olarak görev yaptığını, Petlas'ın Ar-Ge ve Teknoloji biriminde 133 personel çalıştığını, bunlardan 12'si ile «rekabet yasağı sözleşmesi» imzalandığını, yani davalının kritik bir görevinin bulunduğunu, davalının yaptığı işin niteliği gereği davalı ile müvekkili arasında sır saklama ve rekabet yasağı ile eğitim giderleri sözleşmesi düzenlendiğini, davalının bu sözleşmeye aykırı davranarak işten ayrıldıktan sonra hemen müvekkil şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir firmada çalışmaya başladığını, bunun üzerine müvekkili tarafından çekilen «ihtarname» ile davalıdan sözleşmede kararlaştırılan «cezai şartın» ödenmesinin istenildiğini, buna rağmen davalının rakip firmada çalışmaya devam ettiğini ileri sürerek, rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranış nedeni ile «haksız rekabet» eyleminin tespitine ve men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 01.01.2014 tarihli «rekabet yasağı sözleşmesi» imzalandığı, davalının davacıya ait işyerinde 25.01.1999 ile 17.02.2017 tarihleri arasında şef olarak çalıştığı, kendi isteği ile işinden ayrılarak 15.03.2017 tarihi itibariyle dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, sözleşmedeki yer ve zaman sınırlandırmasının yasaya uygun olduğu, ayrıca şirketlerin yaptığı faaliyet, davalının davacı şirketteki görev süresi ve unvanları dikkate alındığında sözleşmedeki konu bakımından sınırlamanın da uygun bulunduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki dava konusu sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 444 üncü ve 445 inci maddelerine göre geçerli olduğu, davalının bu sözleşmeye aykırı olarak dava dışı şirkette çalıştığı ve bu şekilde «sözleşmeyi ihlal» ettiği, sözleşmede «cezai şartı» talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 110.400,00 TL ceza şartın 22.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBirinci Bozma Kararı Dairemizin 26.11.2019 tarih, 2018/1961 E. ve 2019/7515 K. sayılı kararıyla "1- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre de “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir «geçersizliğin» öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımı …
… n 15.12.2020 tarih, 2020/15 E. ve 2020/676 K. sayılı kararı ile davalının 01.03.2012 tarihinde davacı şirkette satış elemanı olarak işe başladığı, taraflar arasında «rekabet yasağı sözleşmesi» imzalandığı, davalının 01.10.2013 tarihinde işten ayrıldığı, davalının davacı şirketteki işinden ayrıldıktan sonra 21.10.2013 tarihinde dava dışı şirkette satış elemanı olarak işe başladığı, davacı ile davalı arasında akdedilen rekabet yasağı sözleşmesi incelendiğinde, konu yönüyle davacının faaliyet alanı ile sınırlandırıldığı, yer açısından Marmara ve Ege bölgesi ile sınırlandığı, süre açısından 2 yıllık bir sürenin öngörüldüğü, davacı şirket ile davalının işe başladığı dava dışı şirketin aynı sektörde ve aynı bölgede faaliyet gösterdikleri, rekabet yasağı sözleşmesinin tarihsiz olduğu, davalının lehine yorumlanarak rekabet yasağının sözleşmenin kurulduğu anda başlayacağı düşünüldüğünde, 01.03.2012-01.03.2014 tarihleri arasında davalının rekabet yasağına uyması gerekeceği, ancak davalının 01.10.2013 tarihinde dava dışı şirkette aynı pozisyonda belirlenen süre içerisinde işe başladığı dikkate alındığında davacı ile davalı arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinin 818 sayılı Kanun'un aradığı «geçerlilik şartlarını» taşıdığı ve geçerli bir sözleşme olduğu, davalının sözleşmeye aykırı olarak davacının aynı iş kolunda, aynı bölgede bir şirkette aynı pozisyonda, 2 yıl içerisinde işe başlayarak rekabet yasağını ihlal ettiği, sözleşme ile belirlenen «cezai şartın» fahiş olduğu, davalının sosyal ve ekonomik durumuna göre %50 indirim uygulanarak 10.000.00 euronun dava tarihinden itibaren Merkez Bankası’nın euro cinsinden döviz …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kelepçeleme sözleşmesi · fiil ehliyeti · geçerlilik şartı · delil değerlendirmesi · tavzih · sözleşmeye aykırılık · şirket zararı · taraf ehliyeti
Benzer bu kararda6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi uyarınca, «fiil ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Bu durumda TBK 444/2 hükmü uyarınca öncelikle, davacı tarafça dosya kapsamına «ibraz» edilen «deliller değerlendirilerek» «rekabet yasağı» düzenlemesinin geçerli olup olmadığı değerlendirilmeli ve şayet geçerli olduğuna kanaat getirildiği takdirde, davalının davacı «şirket zararına» yol açacak şekilde rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunup bulunmadığının tespiti ve 6098 sayılı TBK'nun 445/2. maddesi değerlendirilerek sonuca varılması gerek …
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece hükmedilen «cezai şartın» yüksek olduğunu, davalı işçinin mahvına neden olacak nitelikte bulunduğunu, müvekkilinin davacı şirkette 19 aylık sürede asagri ücretten çok az yüksek bir maaşla çalıştığını, verilen kararın «hakkaniyete» aykırı olduğunu, reddedilen dava değeri üzerinden müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, bozma kararının yerine getirilmediğini, müvekkilinin davacı «şirketin zararına» bir eylemi bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin «kelepçeleme sözleşmesi» olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Birinci Bozma Kararı Dairemizin 26.11.2019 tarih, 2018/1961 E. ve 2019/7515 K. sayılı kararıyla "1- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5885 E. , 2024/2222 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1283 Esas, 2022/915 Karar
Avukat ...
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2017/106 E., 2020/70 K.
Taraflar arasındaki rekabet yasağının ihlalinden doğan cezai şart alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin lastik imal işi yapan ve imal ettiği lastikleri yurtdışında 80 ülkeye pazarlayan bir şirket olduğunu, davalının müvekkiline ait işyerinde 25.01.1999 tarihinde mühendis olarak çalışmaya başladığını ve 17.02.2017 tarihinde işverene verdiği dilekçe ile artık çalışmayacağını ve emekliliğini bekleyeceğini beyan ederek kendi isteği ile yasal haklarını da alarak işinden ayrıldığını, davalının çalışma süresi içerisinde Ar-Ge Teknoloji Müdürlüğünde kimya mühendisi olarak görev yaptığını, Petlas'ın Ar-Ge ve Teknoloji biriminde 133 personel çalıştığını, bunlardan 12'si ile rekabet yasağı sözleşmesi imzalandığını, yani davalının kritik bir görevinin bulunduğunu, davalının yaptığı işin niteliği gereği davalı ile müvekkili arasında sır saklama ve rekabet yasağı ile eğitim giderleri sözleşmesi düzenlendiğini, davalının bu sözleşmeye aykırı davranarak işten ayrıldıktan sonra hemen müvekkil şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir firmada çalışmaya başladığını, bunun üzerine müvekkili tarafından çekilen ihtarname ile davalıdan sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın ödenmesinin istenildiğini, buna rağmen davalının rakip firmada çalışmaya devam ettiğini ileri sürerek, rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranış nedeni ile haksız rekabet eyleminin tespitine ve men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili 19.11.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını tam ıslah ederek 110.400,00 TL cezai şart alacağının 22.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılamayacağını, davacının ne tür bir zarar gördüğünü ve kendisine ait ne tür bir mesleki veya ticari sırrın kullanıldığını belirtmediğini, Petlas Lastik A.Ş.'nin piyasada hakim marka konumunda olduğunu, müvekkilinin çalışmaya başladığı şirketin ise çoğunlukla başka markaların kullandığı formüller/reçeteler dahilinde çalıştığını, davacı ile müvekkilinin sonradan çalışmaya başladığı şirketin piyasada rakip konumunda olmadıklarını, davacı işverenin önemli bir zarara uğradığını ispat etmesi gerektiğini, rekabet yasağının geçerliliği için hizmet ilişkisinin, işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlaması ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması şartlarının gerektiğini, bu nedenlerle bir sözleşmenin var olmasının, rekabet ihlalinin kabulüne yeterli olmadığını, davacının kötü niyetle dava açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 01.01.2014 tarihli rekabet yasağı sözleşmesi imzalandığı, davalının davacıya ait işyerinde 25.01.1999 ile 17.02.2017 tarihleri arasında şef olarak çalıştığı, kendi isteği ile işinden ayrılarak 15.03.2017 tarihi itibariyle dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, sözleşmedeki yer ve zaman sınırlandırmasının yasaya uygun olduğu, ayrıca şirketlerin yaptığı faaliyet, davalının davacı şirketteki görev süresi ve unvanları dikkate alındığında sözleşmedeki konu bakımından sınırlamanın da uygun bulunduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki dava konusu sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 444 üncü ve 445 inci maddelerine göre geçerli olduğu, davalının bu sözleşmeye aykırı olarak dava dışı şirkette çalıştığı ve bu şekilde sözleşmeyi ihlal ettiği, sözleşmede cezai şartı talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 110.400,00 TL ceza şartın 22.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tespit davası türünde açıldığını, eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde tespit davası açılamayacağını, ıslah dilekçesi ile de davanın eda davasına dönüştürüldüğünü, buna göre davanın açılmasının da ıslahının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının ne tür bir mesleki veya ticari sırrının kullanıldığını, haksız rekabetin türünü ve alanının ne olduğunu, işçinin rekabete aykırı davranışının türünü ve sebebini, ne tür bir zararın doğma ihtimalinin oluştuğunu ispat edemediğini, müvekkiline baskı ile imzalatılan sözleşmede yer alan İç Anadolu, Ege ve Marmara bölgesinde çalışamayacağına ilişkin hükmün geçersiz olduğunu, dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini, faizin işlemeye başladığı tarihin de davacının talep tarihinden öncesi bir tarih olarak belirlendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinde rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamayacağının belirlendiği, hükmün ikinci fıkrasında ise hâkimin, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabileceğinin düzenlendiğini, taraflar arasındaki 01.01.2014 tarihli rekabet yasağı sözleşmesinde davalı işçi için iki yıl süre ile İç Anadolu, Marmara ve Ege Bölgesinde bulunan iller yönünden rekabet yasağı öngörüldüğü, taraflar arasındaki rekabet yasağına ilişkin hükmün, 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinde belirtilen süre sınırlamasına uygun olmasına rağmen yer bakımından, özellikle davalının çalıştığı lastik üretim sektörünün neredeyse tamamının faaliyet gösterdiği İç Anadolu, Ege ve Marmara bölgelerini kapsaması karşısında, aşırı olduğunun değerlendirildiği, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağı sözleşmesini sınırlama yetkisi olup, bu kapsamda davalının davacı şirketteki görevinin niteliği, satış ve pazarlama alanında değil, üretim kısmında çalışması, işverenin üstlendiği karşı edim gibi hususlar değerlendirildiğinde, yer yönünden sözleşmenin sınırının, davalının, davacı şirket nezdinde çalıştığı il ile sınırlandırılmasının hakkaniyete uygun bulunduğu, aksinin kabulü halinde davacının Anayasa ile güvence altına alınan çalışma hakkının ihlali sonucunun doğacağı, davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra 2 yıl geçmeden davacı şirketle aynı alanda faaliyet gösteren ve davacı şirkette çalıştığı pozisyona benzer pozisyonda çalışmaya başladığı tespit edilmiş ise de davalının, davacının Kırşehir ilinde bulunan iş yerinde çalıştığı, ayrılarak işe başladığı yerin ise Kaynaşlı/Düzce olduğu, bu itibarla 6098 sayılı Kanun'un 445 inci maddesinin ikinci fıkrasında verilen yetki doğrultusunda yer yönünden kapsamı belirlenen rekabet yasağı sözleşmesinin davalı tarafından ihlal edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; coğrafi açıdan, konu ve süre bakımından sınırlandırıldığını, işçinin çalışma özgürlüğünün engellenmediğini, davalının üç bölgede lastik üretimi alanında olmayan birçok işyerinde çalışabileceğini, kimya mühendisi olan davalının başka iş alanında çalışma imkanı bulunduğunu, kimya sektörü gibi bir sınırlama yapılmadığını, kısa süre sonra davalının aynı alanda işe başladığını, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlal edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, işçi ile işveren arasında düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesinin ihlal edildiği iddiasına dayalı olarak cezai şart istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı 444 üncü ve 445 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051309800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz