Önemli menfaat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4142 E. 2024/2163 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
önemli menfaat↗ acentelik ilişkisi↗ denkleştirme (portföy) tazminatı↗ haklı fesih↗ portföy tazminatı↗ acentelik sözleşmesi↗ uyap↗ sözleşmenin feshi↗ davanın açılmamış sayılması↗ acentelik↗ hakkaniyet↗ açılmamış sayılma↗ dürüstlük kuralı↗ yenileme↗ fesih↗ komisyon↗ ihtarname↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 08.05.2015 tarih, 2014/447 E. ve 2015/318 K. sayılı kararı ile; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 04.12.2018 tarih, 2017/1552 E. ve 2018/7592 K. sayılı kararı ile; UYAP üzerinden duruşma gününün öğrenilmesine ilişkin mevzuatta bir hüküm bulunmadığından 13.11.2014 tarihli yeni duruşma gün ve saati ile mahkeme ve esas numarasının davacı vekiline usulüne uygun bir şekilde bildirilmesinin gerekmesine rağmen anılan husus nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilerek hüküm bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 19.01.2023 tarih, 2019/172 E. ve 2023/44 K. sayılı ilamı ile; davacının feshinin haklı sebeplere dayandığı, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ettiği ve acentenin, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybettiği mahkemece benimsenen bilirkişi raporu ile de sabit görüldüğü, taraflar arasında acentelik ilişkisinin devam ettiği süre, davalının elde ettiği menfaat, haklı fesih nedeni gibi somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, denkleştirme tazminatının ödenmesinin 6102 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi gereğince hakkaniyete uygun olduğu ve aynı maddede portföy tazminatı için ön şart olarak düzenlenen üç şartın birlikte gerçekleştiği gerekçesi ile; davanın kısmen kabulü ile 456.539,00 TL denkleştirme tazminatının dava tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin (15.461,00 TL) reddine hükmedilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmede trafik branşında belirlenen komisyon oranının %10 olduğunu, kaldı ki sözleşme ile müvekkilinin komisyon oranlarını tek taraflı olarak tespit etmeye ve değiştirmeye yetkili kılındığını, davacının sözleşmede yazan orandan daha fazlasını bir hak olarak ileri sürmesinin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, dava dosyası kapsamında bu hususun ispat edilemediğini, davalı ... merkezinde yapılan inceleme sonucunda elde edilen bilgilerin hatalı değerlendirildiğini, bilirkişi heyeti tarafından tespit edilen davacı acentenin üretmiş olduğu poliçe sayılarının ve müvekkili sigorta şirketi tarafından yenilen poliçe sayısının eksik tespit edildiğini, davalının yenilen poliçeler üzerinden menfaat sağlamadığını, verilerin hatalı olduğunu, sigorta şirketinin davacının portföyünden çok az sayıda bir yenileme yaptığını, bu sayının acentenin bir yılda ürettiği poliçe sayısının neredeyse %3'üne tekabül ettiğini, 3026 yenileme poliçesi ile şirketin menfaat sağladığının hakkaniyetli bir tespit olmadığını, önemli menfaatlerin ne olduğu hususunun tespit edilmediğini, menfaat elde etme ihtimaline göre hesaplama yapıldığını, acentenin sözleşmeleri başka sigorta şirketleri üzerinden yenileme hakkına sahip olduğunu, buna engel bir durumun bulunmadığını, davacının poliçelerini başka sigorta şirketlerinden düzenleyip düzenlenmediğinin incelenmediğini, sözleşmede yazılı komisyon oranını kabul etmeyen, sözleşmeyi haksız yere fesheden, davalı şirket dışında 6 ayrı sigorta şirketinin daha acenteliğini yapan ve poliçeleri o şirketlerden yenileme imkanı bulunan, fesih sebebi ile zarara uğraması söz konusu olmayan davacının denkleştirme tazminatı isteme hakkının bulunmadığını, müvekkilinin acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, sözleşmenin feshi nedeni ile ücret isteme hakkını kaybetmiş ise davacının kendi müşterilerini başka sigorta şirketlerine yönlendirmemesi nedeni ile davalının prestijinden faydalandığını, bu hususların eksik bırakıldığını, davacının kusurundan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, yargılamanın uzamasından dolayı faiz oranının arttığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, acentelik sözleşmesinin feshi nedeniyle denkleştirme tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8920 E. 2017/7468 K.
Ortak:önemli menfaat · portföy tazminatı · acentelik sözleşmesi · acentelik · hakkaniyet · fesih
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 19.01.2023 tarih, 2019/172 E. ve 2023/44 K. sayılı ilamı ile; davacının feshinin haklı sebeplere dayandığı, «acentenin» bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da «önemli menfaatler» elde ettiği ve «acentenin, sözleşme» ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybettiği mahkemece benimsenen bilirkişi raporu ile de sabit görüldüğü, taraflar arasında «acentelik ilişkisinin» devam ettiği süre, davalının elde ettiği menfaat, «haklı fesih» nedeni gibi somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, denkleştirme tazminatının ödenmesinin 6102 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi gereğince «hakkaniyete» uygun olduğu ve aynı maddede «portföy tazminatı» için ön şart olarak düzenlenen üç şartın birlikte gerçekleştiği gerekçesi ile; davanın kısmen kabulü ile 456.539,00 TL denkleştirme tazminatının dava tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin (15.461,00 TL) reddine hükmedilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmede trafik branşında belirlenen «komisyon» oranının %10 olduğunu, kaldı ki sözleşme ile müvekkilinin komisyon oranlarını tek taraflı olarak tespit etmeye ve değiştirmeye yetkili kılındığını, davacının sözleşmede yazan orandan daha fazlasını bir hak olarak ileri sürmesinin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, dava dosyası kapsamında bu hususun ispat edilemediğini, davalı ... merkezinde yapılan inceleme sonucunda elde edilen bilgilerin hatalı değerlendirildiğini, bilirkişi heyeti tarafından tespit edilen davacı «acentenin» üretmiş olduğu poliçe sayılarının ve müvekkili sigorta şirketi tarafından «yenilen» poliçe sayısının eksik tespit edildiğini, davalının yenilen poliçeler üzerinden menfaat sağlamadığını, verilerin hatalı olduğunu, sigorta şirketinin davacının portföyünden çok az sayıda bir yenileme yaptığını, bu sayının acentenin bir yılda ürettiği poliçe sayısının neredeyse %3'üne tekabül ettiğini, 3026 yenileme poliçesi ile şirketin menfaat sağladığının «hakkaniyetli» bir tespit olmadığını, «önemli menfaatlerin» ne olduğu hususunun tespit edilmediğini, menfaat elde etme ihtimaline göre hesaplama yapıldığını, «acentenin sözleşmeleri» başka sigorta şirketleri üzerinden yenileme hakkına sahip olduğunu, buna engel bir durumun bulunmadığını, davacının poliçelerini başka sigorta şirketlerinden düzenleyip düzenlenmediğinin incelenmediğini, sözleşmede yazılı komisyon oranını kabul etmeyen, sözleşmeyi haksız yere fesheden, davalı şirket dışında 6 ayrı sigorta şirketinin daha acenteliğini yapan ve poliçeleri o şirketlerden yenileme imkanı bulunan, «fesih» «sebebi» ile zarara uğraması söz konusu olmayan davacının denkleştirme tazminatı isteme hakkının bulunmadığını, müvekkilinin acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, «sözleşmenin feshi» nedeni ile ücret isteme hakkını kaybetmiş ise davacının kendi müşterilerini başka sigorta şirketlerine yönlendirmemesi nedeni ile davalının prestijinden faydalandı …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «acentelik sözleşmesinin feshi» nedeniyle denkleştirme tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAyrıca, «fesih» tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigorta Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» faaliyeti sonucu «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesinin sigorta şirketinden tazminat talep edebileceği düzenlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 122. maddesinde “Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; a) Müvekkil, «acentenin» bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da «önemli menfaatler» elde ediyorsa, b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi «hakkaniyete» uygun düşüyorsa, «acente» müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir.” hükmü düzenlenmiş olup, denkleştirme tazminatı talep koşulları belirlenmiştir.
Ancak davalının «defterleri» üzerinde inceleme yapılarak davacının ne kadar poliçe ürettiği hususunun tespit edilmesi mümkün olmasına rağmen alınan bilirkişi raporunda davacı «acentenin», davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davacının acentenin faaliyetleri nedeniyle ne gibi «önemli menfaatler» elde edeceği ve «hakkaniyet» ilkesi gereği denkleştirme tazminatı verilmesinin gerekip gerekmediği hususları tartışılmamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta acentelik sözleşmesi · sigorta acenteliği · ticari defter ibrazı · acente · uyuşmazlık konusu · ihbar · ticari defter · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, tüm dosya kapsamına göre, üç aylık «ihbar» süresine uyulmak suretiyle sözleşmenin feshedildiği, davalı ... şirketinin TTK.121/4 hükmü uyarınca tazmin yükümlüğü olmadığı, davacı tarafın «uyuşmazlık konusu» dönemlere ilişkin «ticari defterlerini ibraz» etmekten kaçındığı, davacı tarafın «portföy tazminatı», denkleştirme tazminatı talep koşullarının gerçekleştiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen «sigorta acenteliği sözleşmesinin» feshedilmesi nedeniyle denkleştirme tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmekten kaçındığı, mevcut delillere göre tazminat talep edebilme koşullarının gerçekleştiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 122. maddesinde “Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; a) Müvekkil, «acentenin» bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da «önemli menfaatler» elde ediyorsa, b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi «hakkaniyete» uygun düşüyorsa, «acente» müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir.” hükmü düzenlenmiş olup, denkleştirme tazminatı talep koşulları belirlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5952 E. 2022/2986 K.
Ortak:sözleşmenin feshi
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmede trafik branşında belirlenen «komisyon» oranının %10 olduğunu, kaldı ki sözleşme ile müvekkilinin komisyon oranlarını tek taraflı olarak tespit etmeye ve değiştirmeye yetkili kılındığını, davacının sözleşmede yazan orandan daha fazlasını bir hak olarak ileri sürmesinin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, dava dosyası kapsamında bu hususun ispat edilemediğini, davalı ... merkezinde yapılan inceleme sonucunda elde edilen bilgilerin hatalı değerlendirildiğini, bilirkişi heyeti tarafından tespit edilen davacı «acentenin» üretmiş olduğu poliçe sayılarının ve müvekkili sigorta şirketi tarafından «yenilen» poliçe sayısının eksik tespit edildiğini, davalının yenilen poliçeler üzerinden menfaat sağlamadığını, verilerin hatalı olduğunu, sigorta şirketinin davacının portföyünden çok az sayıda bir yenileme yaptığını, bu sayının acentenin bir yılda ürettiği poliçe sayısının neredeyse %3'üne tekabül ettiğini, 3026 yenileme poliçesi ile şirketin menfaat sağladığının «hakkaniyetli» bir tespit olmadığını, «önemli menfaatlerin» ne olduğu hususunun tespit edilmediğini, menfaat elde etme ihtimaline göre hesaplama yapıldığını, «acentenin sözleşmeleri» başka sigorta şirketleri üzerinden yenileme hakkına sahip olduğunu, buna engel bir durumun bulunmadığını, davacının poliçelerini başka sigorta şirketlerinden düzenleyip düzenlenmediğinin incelenmediğini, sözleşmede yazılı komisyon oranını kabul etmeyen, sözleşmeyi haksız yere fesheden, davalı şirket dışında 6 ayrı sigorta şirketinin daha acenteliğini yapan ve poliçeleri o şirketlerden yenileme imkanı bulunan, «fesih» «sebebi» ile zarara uğraması söz konusu olmayan davacının denkleştirme tazminatı isteme hakkının bulunmadığını, müvekkilinin acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, «sözleşmenin feshi» nedeni ile ücret isteme hakkını kaybetmiş ise davacının kendi müşterilerini başka sigorta şirketlerine yönlendirmemesi nedeni ile davalının prestijinden faydalandı …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «acentelik sözleşmesinin feshi» nedeniyle denkleştirme tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… .4 maddesi gereğince feshedilmiş olup 6102 Sayılı TTK'nın 122/3 maddesi uyarınca sözleşmenin haksız feshinden bahsedilemeyeceği ve sözleşmenin 11.5 maddesi uyarınca «sözleşmenin feshi» halinde davacının denkleştirme tazminatı isteyemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu karardaKarara karşı davacı vekili «istinaf yoluna başvurmuştur».
-
Denkleştirmede önemli menfaati ispat yükü acentededir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6992 E. 2024/2864 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ispat yükü · müşteri portföyü
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra, sigorta şirketinin «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde etmesi koşulu bakımından, davacının «acente» olarak temin ettiği sigorta müşterilerinin, acenteliğin feshinden sonra da davalı ... şirketinden sigorta yaptırmaya devam ettirdiklerinin kanıtlanması gerekmekte olup, «ispat yükünün» davacı acente üzerinde olduğu, ancak davacı tarafça, kendi kazandırdığı müşterilerin «acentelik sözleşmesinin» feshinden sonra davalı ... şirketi nezdinde poliçelerini «yeniledikleri», bu sayede davalının sözleşmenin feshinden sonra önemli menfaatler elde ettiği konusunda herhangi bir delil «ibraz» edilmediği, bu nedenle davalının, davacının «müşteri portföyünü» kullandığı, davacının portföyü sayesinde «fesih» sonrasında da önemli ölçüde menfaat elde ettiği iddiasını kanıtlanamadığı, diğer yandan davacının, davalının net poliçe üretimine katkısının ve satışlarının yıllar itibariyle düştüğü, davacının fesihten sonraki dönemde davalı dışında 10'un üzerinde sigorta şirketiyle de «acentelik ilişkisini» devam ettirdiği hususları dikkate alındığında, denkleştirme talebi «hakkaniyete» de uygun olmadığı, bu nedenle denkleştirme tazminatı talep koşulları oluşmamış olup, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik gö …
Noterliğinin 17.02.2017 tarihli «ihtarnamesi» ile gerekçesiz ve nedensiz olarak sözleşmenin feshedildiğini, davalının, sözleşmenin feshedilmesinden sonra müvekkilinin tüm müşteri bilgilerini bildiğinden ve öğrendiğinden dolayı bu müşteriler ile iş yapmaya, poliçe düzenlemeye devam ettiğini bu sayede müvekkilinin kendisine kazandırmış olduğu «müşteri portföyü» üzerinden iş yapmaya halen de devam ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL denkleştirme tazminatının dava tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
1 benzer karar daha
-
Tazminat | Denkleştirme bedeli
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5374 E. 2022/7179 K.
Ortak:önemli menfaat · denkleştirme (portföy) tazminatı · portföy tazminatı · acentelik sözleşmesi · sözleşmenin feshi · acentelik · hakkaniyet · fesih
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 19.01.2023 tarih, 2019/172 E. ve 2023/44 K. sayılı ilamı ile; davacının feshinin haklı sebeplere dayandığı, «acentenin» bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da «önemli menfaatler» elde ettiği ve «acentenin, sözleşme» ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybettiği mahkemece benimsenen bilirkişi raporu ile de sabit görüldüğü, taraflar arasında «acentelik ilişkisinin» devam ettiği süre, davalının elde ettiği menfaat, «haklı fesih» nedeni gibi somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, denkleştirme tazminatının ödenmesinin 6102 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi gereğince «hakkaniyete» uygun olduğu ve aynı maddede «portföy tazminatı» için ön şart olarak düzenlenen üç şartın birlikte gerçekleştiği gerekçesi ile; davanın kısmen kabulü ile 456.539,00 TL denkleştirme tazminatının dava tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin (15.461,00 TL) reddine hükmedilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmede trafik branşında belirlenen «komisyon» oranının %10 olduğunu, kaldı ki sözleşme ile müvekkilinin komisyon oranlarını tek taraflı olarak tespit etmeye ve değiştirmeye yetkili kılındığını, davacının sözleşmede yazan orandan daha fazlasını bir hak olarak ileri sürmesinin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, dava dosyası kapsamında bu hususun ispat edilemediğini, davalı ... merkezinde yapılan inceleme sonucunda elde edilen bilgilerin hatalı değerlendirildiğini, bilirkişi heyeti tarafından tespit edilen davacı «acentenin» üretmiş olduğu poliçe sayılarının ve müvekkili sigorta şirketi tarafından «yenilen» poliçe sayısının eksik tespit edildiğini, davalının yenilen poliçeler üzerinden menfaat sağlamadığını, verilerin hatalı olduğunu, sigorta şirketinin davacının portföyünden çok az sayıda bir yenileme yaptığını, bu sayının acentenin bir yılda ürettiği poliçe sayısının neredeyse %3'üne tekabül ettiğini, 3026 yenileme poliçesi ile şirketin menfaat sağladığının «hakkaniyetli» bir tespit olmadığını, «önemli menfaatlerin» ne olduğu hususunun tespit edilmediğini, menfaat elde etme ihtimaline göre hesaplama yapıldığını, «acentenin sözleşmeleri» başka sigorta şirketleri üzerinden yenileme hakkına sahip olduğunu, buna engel bir durumun bulunmadığını, davacının poliçelerini başka sigorta şirketlerinden düzenleyip düzenlenmediğinin incelenmediğini, sözleşmede yazılı komisyon oranını kabul etmeyen, sözleşmeyi haksız yere fesheden, davalı şirket dışında 6 ayrı sigorta şirketinin daha acenteliğini yapan ve poliçeleri o şirketlerden yenileme imkanı bulunan, «fesih» «sebebi» ile zarara uğraması söz konusu olmayan davacının denkleştirme tazminatı isteme hakkının bulunmadığını, müvekkilinin acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, «sözleşmenin feshi» nedeni ile ücret isteme hakkını kaybetmiş ise davacının kendi müşterilerini başka sigorta şirketlerine yönlendirmemesi nedeni ile davalının prestijinden faydalandı …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «acentelik sözleşmesinin feshi» nedeniyle denkleştirme tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda122 uyarınca «acentenin» denkleştirme tazminatı talep edilebilmesi için aranan koşullar; sözleşmenin sona ermesi, yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da "«önemli menfaatler»" elde edilmesi, acentenin ücret «kaybına» uğraması, denkleştirme ödenmesinin «hakkaniyete» uygun olmasıdır.
Dava, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin» feshinden kaynaklanan denkleştirme bedeli ve «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Bu durumda, yukarıda belirlenen «denkleştirme (portföy) tazminatı» talep koşulları ile ispat kuralları gözönüne alınarak, somut olay değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bedel indirimi · haklı nedenle fesih · sigorta acenteliği · acente · ispat yükü · kâr kaybı · kâr dağıtımı · maddi tazminat
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki sözleşmede açıkça, portföyün tamamen kaza sigortasından yapılmış olmasının ya da riskin «dağıtılmamasının» sözleşmenin 11. maddesine göre «haklı nedenle fesih» sonucunu doğuracağı belirtilmemiştir.
Bu bağlamda, öncelikle yeni müşteri çevresinin yaratıldığını, var olan müşterilerle ilişkinin geliştirilip genişletildiğini ve bu müşteriler sebebiyle müvekkilinin «önemli menfaatler» elde ettiğini «ispat yükü» «acente» üzerindedir.
Buna mukabil müvekkil, denkleştirme talebinin «hakkaniyete» uygun olmadığını veya «bedelin indirilmesi» gerektiğini «ispat yükü» altındadır.
Dava, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin» feshinden kaynaklanan denkleştirme bedeli ve «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4142 E. , 2024/2163 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/172 Esas, 2023/44 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinden kaynaklanan denkleştirme tazminatı davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesi kapsamında, davalı tarafından verilen komisyon oranlarının gerekçesiz olarak düşürüldüğünü ve piyasadaki diğer firmalarla rekabet etme şansının da kalmadığını, belirtilen koşullarda sözleşmenin devam ettirilmesinin dürüstlük kuralı gereği müvekkilinden beklenemeyeceğini, bu nedenle haklı olarak sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 122 nci maddesi gereğince 472.000,00 TL denkleştirme tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin eski kanun zamanında düzenlendiğini, davacının ise yeni dönemde trafik sigortası komisyon oranının düşürülmesini gerekçe göstererek 13.12.2012 tarihinde acentelik sözleşmesini feshettiğini, ihtarnamede belirtilen iddiaların gerçeği yansıtmadığını, yapılan feshin haksız olduğunu, karşı ihtarname ile bu durumun davacıya bildirilerek sözleşmenin devamının mümkün olmadığının bildirildiğini, acentenin haklı bir nedene dayanmaksızın acentelik sözleşmesini feshi halinde tazminat hakkı bulunmadığını, davacının trafik branşında komisyon oranının %10'a indirilmesinin haklı fesih sebebi olduğunu ileri sürmekte ise de taraflar arasındaki sözleşmede trafik branşında komisyon oranının zaten %10 olduğunu, davacının sözleşmede yazan orandan daha fazlasını bir hak olarak ileri sürmesinin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, davacının daha önce lehine yüksek uygulanırken ses çıkarmadığı oranın sonradan sözleşmedeki orana çekilmesini haklı fesih sebebi yapıp tazminat talep etmesinin hukuka ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, müvekkil şirketin sermayesinin halka açık olduğunu, kanun hükümleri uyarınca faaliyetlerinde sigortalıların ve hissedarların menfaatlerini gözetmek ve şirketi koruyacak gerekli önlemleri almakla yükümlü olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 08.05.2015 tarih, 2014/447 E. ve 2015/318 K. sayılı kararı ile; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 04.12.2018 tarih, 2017/1552 E. ve 2018/7592 K. sayılı kararı ile; UYAP üzerinden duruşma gününün öğrenilmesine ilişkin mevzuatta bir hüküm bulunmadığından 13.11.2014 tarihli yeni duruşma gün ve saati ile mahkeme ve esas numarasının davacı vekiline usulüne uygun bir şekilde bildirilmesinin gerekmesine rağmen anılan husus nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilerek hüküm bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 19.01.2023 tarih, 2019/172 E. ve 2023/44 K. sayılı ilamı ile; davacının feshinin haklı sebeplere dayandığı, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ettiği ve acentenin, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybettiği mahkemece benimsenen bilirkişi raporu ile de sabit görüldüğü, taraflar arasında acentelik ilişkisinin devam ettiği süre, davalının elde ettiği menfaat, haklı fesih nedeni gibi somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, denkleştirme tazminatının ödenmesinin 6102 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi gereğince hakkaniyete uygun olduğu ve aynı maddede portföy tazminatı için ön şart olarak düzenlenen üç şartın birlikte gerçekleştiği gerekçesi ile;
davanın kısmen kabulü ile 456.539,00 TL denkleştirme tazminatının dava tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin (15.461,00 TL) reddine hükmedilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmede trafik branşında belirlenen komisyon oranının %10 olduğunu, kaldı ki sözleşme ile müvekkilinin komisyon oranlarını tek taraflı olarak tespit etmeye ve değiştirmeye yetkili kılındığını, davacının sözleşmede yazan orandan daha fazlasını bir hak olarak ileri sürmesinin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, dava dosyası kapsamında bu hususun ispat edilemediğini, davalı ... merkezinde yapılan inceleme sonucunda elde edilen bilgilerin hatalı değerlendirildiğini, bilirkişi heyeti tarafından tespit edilen davacı acentenin üretmiş olduğu poliçe sayılarının ve müvekkili sigorta şirketi tarafından yenilen poliçe sayısının eksik tespit edildiğini, davalının yenilen poliçeler üzerinden menfaat sağlamadığını, verilerin hatalı olduğunu, sigorta şirketinin davacının portföyünden çok az sayıda bir yenileme yaptığını, bu sayının acentenin bir yılda ürettiği poliçe sayısının neredeyse %3'üne tekabül ettiğini, 3026 yenileme poliçesi ile şirketin menfaat sağladığının hakkaniyetli bir tespit olmadığını, önemli menfaatlerin ne olduğu hususunun tespit edilmediğini, menfaat elde etme ihtimaline göre hesaplama yapıldığını, acentenin sözleşmeleri başka sigorta şirketleri üzerinden yenileme hakkına sahip olduğunu, buna engel bir durumun bulunmadığını, davacının poliçelerini başka sigorta şirketlerinden düzenleyip düzenlenmediğinin incelenmediğini, sözleşmede yazılı komisyon oranını kabul etmeyen, sözleşmeyi haksız yere fesheden, davalı şirket dışında 6 ayrı sigorta şirketinin daha acenteliğini yapan ve poliçeleri o şirketlerden yenileme imkanı bulunan, fesih sebebi ile zarara uğraması söz konusu olmayan davacının denkleştirme tazminatı isteme hakkının bulunmadığını, müvekkilinin acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, sözleşmenin feshi nedeni ile ücret isteme hakkını kaybetmiş ise davacının kendi müşterilerini başka sigorta şirketlerine yönlendirmemesi nedeni ile davalının prestijinden faydalandığını, bu hususların eksik bırakıldığını, davacının kusurundan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, yargılamanın uzamasından dolayı faiz oranının arttığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, acentelik sözleşmesinin feshi nedeniyle denkleştirme tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051281900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz