Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/1269 E. 2024/2104 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
re'sen terkin↗ ihya davası↗ hukuki menfaat↗ yasal hasım↗ şirketin tasfiyesi↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ maddi hata↗ sicilden terkin↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ alacak davası↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ esastan ret↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/46 E., 2023/743 K.
BİRLEŞEN DAVA : Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/179 E. sayılı dosya
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, Erbe Ayakkabı San. ve Reklamcılık Grafikerlik Dış. Tic. Ltd. Şti. aleyhine Bakırköy 20. İş Mahkemesinin 2018/47 E. sayılı dosyası ile işçilik alacağının tahsili davası açtığını, ancak davalı şirketin re'sen terkin edilmesi nedeniyle ihya davası açılması için süre verildiğini ileri sürerek taraf teşkilinin sağlanması için Erbe Ayakkabı San. ve Reklamcılık Grafikerlik Dış. Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde, müvekkilince yapılan terkin işlemin Kanun, Yönetmelik ve hukuka uygun olduğunu, yasal hasım olan müvekkilinin davanın açılmasına neden olmaması nedeniyle aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı tasfiye memuru vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 2018 yılından beri devam eden iş davaları nedeniyle mahkemece şirketin ihyası için yol gösterildiğini, ancak davacının ihya davası açma sürecini ertelediğini, eksik hasımla dava açıldığını ve istinaf kararı sonrası tasfiye memuruna yönelik dava açıldığını, tasfiye memurunun görevini yasaya uygun şekilde yerine getirmesi nedeniyle sorumluluğunun bittiğini, ihya davasının süresinde açılmadığını, şirketin tasfiyesinin 07.12.2015 tarihinde tamamlanması ile şiketin sicil kaydının terkin edildiğini, 5 yıllık hak düşürücü sürenin bu tarihten itibaren başlayacağını ve süresinde ihya davası açılmadığını, Bakırköy 20. İş Mahkemesinin 2018/47 E. sayılı davasının uzun süredir devam etmesine rağmen 10.03.2022 tarihinde ihya davası açılmasının, uzun süre sonra tasfiye memuruna dava yöneltilmesinin Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu, davacının ihya talep etmekte hukuki yararı bulunmadığı gibi, ihya kararı verilmesi için hukuki yararın tek başına yeterli olmadığını, şirketin aktifinde mal varlığı bulunmaması nedeniyle ihyanın bir amacının kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu şirketin şirketin tasfiyesinin sona erdiği 07.12.2015 tarihinde tescil edildiğinden müdürlükteki kaydının terkin edildiği, birleşen dava dosya davalısı eski tasfiye memuru ...'in ihyası talep edilen şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, şirket aleyhine Bakırköy 20. İş Mahkemesinin 2018/47 E. sayılı dosyası ile alacak davası açıldığı, yargılama aşamasında şirketin sicilden terkin edildiğinin anlaşılması üzerine yargılamaya devam olunabilmesi için şirketin ihyası için davacıya süre verildiği, bu bağlamda davacı tarafından dava konusu şirketin ihyasını istemek de hukuki menfaati bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilen ERBE Ayakkabı San. ve Reklamcılık Grafikerlik Dış. Tic. Ltd. Şti.'nin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince Bakırköy 20. İş Mahkemesinin 2018/47 E. sayılı dosyasına özgü olarak ihyasına, önceki tasfiye memuru ...'in tasfiye memurluğu görevinin devamına, ücret takdirine yer olmadığına, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece şirketin ihyası ile müvekkilinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiğini, ancak kararda yapılan itirazların dikkate alınmadığını, daha önceki karara yönelik istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığını, ihya davasının 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde düzenlenen 5 yıllık süre içinde açılmaması nedeniyle reddi gerektiğini, mahkemece yapılan itirazlara rağmen davanın süresinde açılıp açılmadığının incelenmediğini, asıl ve birleşen davanın hak düşürücü süreden sonra açılmasının dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, mahkemece ihya talebinde hukuki yarar bulunduğu kabul edilmesine rağmen, şirketin tasfiyesinin hukuka uygun ve eksiksiz şekilde yapıldığını, ihya davasının tek şartının hukuki yarar olmadığını, tasfiyenin usulüne uygun yapılması nedeniyle ek tasfiyeye gerek bulunmadığını, şirketin mal varlığı bulunmadığını ve şirketin yeniden sicile kaydında davacının korunmaya değer bir menfaatinin bulunmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, şirketin sicil kaydının incelenmesinde; 30.11.2013 tarihinde şirketin tasfiyesine karar verildiği, tasfiyeye ilişkin ilamların yapılarak, alacak borç ilişkilerinin sonlandırılması nedeniyle 07.12.2015 tarihinde tasfiyenin kapatıldığına ilişkin ilan yapıldığı, bu durumda, dava dışı şirketin 6102 sayılı Kanun'un tasfiyeye ilişkin 529 vd. maddelerine göre şirket yetkili organlarınca tasfiye edildiği anlaşıldığından ihya talebinin aynı kanunun 547 nci maddesine göre ileri sürülmesi gerektiği, mahkemece hüküm fıkrasında şirketin re'sen terkin edildiği belirtildikten sonra 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesine göre ihya kararı verilerek, ihyanın sınırlandırılması ve birleşen davada davalının tasfiye memuru olarak atanması nedeniyle maddi hata olarak değerlendirilen bu hususun kararın kaldırılması nedeni yapılmadığı, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleşen davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12771 E. 2014/17312 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Ticaret Sicil Memurunun kararına itiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6389 E. 2023/1010 K.
Ortak:tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaBirleşen davada davalı «tasfiye memuru» vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 2018 yılından beri devam eden iş davaları nedeniyle mahkemece «şirketin ihyası» için yol gösterildiğini, ancak davacının «ihya davası» açma sürecini ertelediğini, eksik hasımla dava açıldığını ve istinaf kararı sonrası tasfiye memuruna yönelik dava açıldığını, tasfiye memurunun görevini yasaya uygun şekilde yerine getirmesi nedeniyle sorumluluğunun bittiğini, ihya davasının süresinde açılmadığını, «şirketin tasfiyesinin» 07.12.2015 tarihinde tamamlanması ile şiketin sicil «kaydının» «terkin» edildiğini, 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» bu tarihten itibaren başlayacağını ve süresinde ihya davası açılmadığını, Bakırköy 20.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu şirketin «şirketin tasfiyesinin» sona erdiği 07.12.2015 tarihinde tescil edildiğinden müdürlükteki «kaydının» «terkin» edildiği, birleşen dava dosya davalısı eski «tasfiye memuru» ...'in «ihyası» talep edilen şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, şirket aleyhine Bakırköy 20.
İstinaf Sebepleri Birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece «şirketin ihyası» ile müvekkilinin «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verildiğini, ancak kararda yapılan itirazların dikkate alınmadığını, daha önceki karara yönelik istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereği mahkemece şirketin «yeniden tescili» ve «tasfiye» işlemlerinin yürütülmesi amacıyla «tasfiye memuru atanmasına» karar verilebileceği, bunun dışında tasfiye adresinin belirlenmesine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı, davalı tarafın kararına dayanak yaptığı düzenlemen …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça, «tasfiye» işlemlerinin «şirket merkezi» dışında yürütülmesine mahkemece karar verilmesi gerektiğinden davacı tarafın talebinin reddine karar verilmiş ise de 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereği mahkemece şirketin «yeniden tescili» ve tasfiye işlemlerinin yürütülmesi amacıyla «tasfiye memuru atanmasına» karar verilebileceği, bunun dışında mahkemenin kararında tasfiye adresinin belirlenmesine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı, Yönetmeliğin bahsi geçen hükm …
İstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu şirketin «tasfiye» işlemlerinin yürütüleceği merkezi değiştirme «yetkisinin», tasfiye kararını veren mahkemeye ait olduğunu, ek tasfiye kararında tescil edilecek hususlar arasında şirket tasfiye işlemlerinin yürütüleceği adresin de bulunduğunu, davacı tasfiye memurunun şirket tasfiye işlemlerinin yürütüleceği adresi, «ihya» kararını veren mahkemeden farklı şekilde değiştirmesinin, mevzuat gereğince mümkün olmadığını, bu bakımdan müvekkillinin mevzuata uygun işlem yaptığını, ayrıca «yargı gideri» ve vekalet ücretinden de sorumlu tutulamayacağını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı gideri · yeniden tescil · şirket merkezi mahkemesi · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu şirketin «tasfiye» işlemlerinin yürütüleceği merkezi değiştirme «yetkisinin», tasfiye kararını veren mahkemeye ait olduğunu, ek tasfiye kararında tescil edilecek hususlar arasında şirket tasfiye işlemlerinin yürütüleceği adresin de bulunduğunu, davacı tasfiye memurunun şirket tasfiye işlemlerinin yürütüleceği adresi, «ihya» kararını veren mahkemeden farklı şekilde değiştirmesinin, mevzuat gereğince mümkün olmadığını, bu bakımdan müvekkillinin mevzuata uygun işlem yaptığını, ayrıca «yargı gideri» ve vekalet ücretinden de sorumlu tutulamayacağını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça, «tasfiye» işlemlerinin «şirket merkezi» dışında yürütülmesine mahkemece karar verilmesi gerektiğinden davacı tarafın talebinin reddine karar verilmiş ise de 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereği mahkemece şirketin «yeniden tescili» ve tasfiye işlemlerinin yürütülmesi amacıyla «tasfiye memuru atanmasına» karar verilebileceği, bunun dışında mahkemenin kararında tasfiye adresinin belirlenmesine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı, Yönetmeliğin bahsi geçen hükm …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereği mahkemece şirketin «yeniden tescili» ve «tasfiye» işlemlerinin yürütülmesi amacıyla «tasfiye memuru atanmasına» karar verilebileceği, bunun dışında tasfiye adresinin belirlenmesine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı, davalı tarafın kararına dayanak yaptığı düzenlemen …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/1269 E. , 2024/2104 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/2249 Esas, 2023/2060 Karar
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
ASIL DAVADA DAVALI ... vekili Avukat ...
BİRLEŞEN DAVADA
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/46 E., 2023/743 K.
BİRLEŞEN DAVA
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/179 E. sayılı dosya
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, Erbe Ayakkabı San. ve Reklamcılık Grafikerlik Dış. Tic. Ltd. Şti. aleyhine Bakırköy 20. İş Mahkemesinin 2018/47 E. sayılı dosyası ile işçilik alacağının tahsili davası açtığını, ancak davalı şirketin re'sen terkin edilmesi nedeniyle ihya davası açılması için süre verildiğini ileri sürerek taraf teşkilinin sağlanması için Erbe Ayakkabı San. ve Reklamcılık Grafikerlik Dış. Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde, müvekkilince yapılan terkin işlemin Kanun, Yönetmelik ve hukuka uygun olduğunu, yasal hasım olan müvekkilinin davanın açılmasına neden olmaması nedeniyle aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı tasfiye memuru vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 2018 yılından beri devam eden iş davaları nedeniyle mahkemece şirketin ihyası için yol gösterildiğini, ancak davacının ihya davası açma sürecini ertelediğini, eksik hasımla dava açıldığını ve istinaf kararı sonrası tasfiye memuruna yönelik dava açıldığını, tasfiye memurunun görevini yasaya uygun şekilde yerine getirmesi nedeniyle sorumluluğunun bittiğini, ihya davasının süresinde açılmadığını, şirketin tasfiyesinin 07.12.2015 tarihinde tamamlanması ile şiketin sicil kaydının terkin edildiğini, 5 yıllık hak düşürücü sürenin bu tarihten itibaren başlayacağını ve süresinde ihya davası açılmadığını, Bakırköy 20. İş Mahkemesinin 2018/47 E.
sayılı davasının uzun süredir devam etmesine rağmen 10.03.2022 tarihinde ihya davası açılmasının, uzun süre sonra tasfiye memuruna dava yöneltilmesinin Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu, davacının ihya talep etmekte hukuki yararı bulunmadığı gibi, ihya kararı verilmesi için hukuki yararın tek başına yeterli olmadığını, şirketin aktifinde mal varlığı bulunmaması nedeniyle ihyanın bir amacının kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu şirketin şirketin tasfiyesinin sona erdiği 07.12.2015 tarihinde tescil edildiğinden müdürlükteki kaydının terkin edildiği, birleşen dava dosya davalısı eski tasfiye memuru ...'in ihyası talep edilen şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, şirket aleyhine Bakırköy 20. İş Mahkemesinin 2018/47 E. sayılı dosyası ile alacak davası açıldığı, yargılama aşamasında şirketin sicilden terkin edildiğinin anlaşılması üzerine yargılamaya devam olunabilmesi için şirketin ihyası için davacıya süre verildiği, bu bağlamda davacı tarafından dava konusu şirketin ihyasını istemek de hukuki menfaati bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilen ERBE Ayakkabı San.
ve Reklamcılık Grafikerlik Dış. Tic. Ltd. Şti.'nin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince Bakırköy 20. İş Mahkemesinin 2018/47 E. sayılı dosyasına özgü olarak ihyasına, önceki tasfiye memuru ...'in tasfiye memurluğu görevinin devamına, ücret takdirine yer olmadığına, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece şirketin ihyası ile müvekkilinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiğini, ancak kararda yapılan itirazların dikkate alınmadığını, daha önceki karara yönelik istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığını, ihya davasının 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde düzenlenen 5 yıllık süre içinde açılmaması nedeniyle reddi gerektiğini, mahkemece yapılan itirazlara rağmen davanın süresinde açılıp açılmadığının incelenmediğini, asıl ve birleşen davanın hak düşürücü süreden sonra açılmasının dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, mahkemece ihya talebinde hukuki yarar bulunduğu kabul edilmesine rağmen, şirketin tasfiyesinin hukuka uygun ve eksiksiz şekilde yapıldığını, ihya davasının tek şartının hukuki yarar olmadığını, tasfiyenin usulüne uygun yapılması nedeniyle ek tasfiyeye gerek bulunmadığını, şirketin mal varlığı bulunmadığını ve şirketin yeniden sicile kaydında davacının korunmaya değer bir menfaatinin bulunmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, şirketin sicil kaydının incelenmesinde;
30. 11.2013 tarihinde şirketin tasfiyesine karar verildiği, tasfiyeye ilişkin ilamların yapılarak, alacak borç ilişkilerinin sonlandırılması nedeniyle 07.12.2015 tarihinde tasfiyenin kapatıldığına ilişkin ilan yapıldığı, bu durumda, dava dışı şirketin 6102 sayılı Kanun'un tasfiyeye ilişkin 529 vd. maddelerine göre şirket yetkili organlarınca tasfiye edildiği anlaşıldığından ihya talebinin aynı kanunun 547 nci maddesine göre ileri sürülmesi gerektiği, mahkemece hüküm fıkrasında şirketin re'sen terkin edildiği belirtildikten sonra 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesine göre ihya kararı verilerek, ihyanın sınırlandırılması ve birleşen davada davalının tasfiye memuru olarak atanması nedeniyle maddi hata olarak değerlendirilen bu hususun kararın kaldırılması nedeni yapılmadığı, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleşen davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051218500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz