Bayilik sözleşmesinden kaynaklanan tazminat | Bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5806 E. 2024/1821 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık hesap↗ menfi zarar↗ garanti sözleşmesi↗ prim alacağı↗ mahrum kalınan kâr↗ kefalet limiti↗ ba beyannamesi↗ bozma sonrası karar↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ kâr mahrumiyeti↗ sözleşmenin feshi↗ bayilik sözleşmesi↗ müteselsil kefil↗ cezai şart↗ ek prim↗ kefalet↗ garantörlük↗ mahsup↗ kâr kaybı↗ kefil↗ protokol↗ fatura↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ ihtarname↗ avans faizi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temerrüt↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesine dayalı olarak tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 26 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı şirket vekili ve davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Bayilik sözleşmesinden kaynaklanan tazminat | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8308 E. 2023/2302 K.
Ortak:açık hesap · garanti sözleşmesi · prim alacağı · ba beyannamesi · bozma sonrası karar · müşterek borçlu müteselsil kefil · kâr mahrumiyeti · bayilik sözleşmesi
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, «bayilik sözleşmesine» dayalı olarak tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 16.03.2021 tarihli ve 2018/734 E., 2021/234 K. sayılı kararı ile davalı tarafından davacıya kesilen «prim» faturalarının davalı şirket «defterlerine» «açık hesap» olarak kaydedildiği, davalı defterlerinde bu faturalar karşılığı yapılan ödemeler kayıtlı olmamakla birlikte, davacı tarafça dosyaya sunulan ödeme dekontlarından, davacının 2010-2011-2012 yılları akaryakıt prim alacak tutarlarının 600.407,09 TL'lik kısmını nakden ödediği, yine davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; davalı tarafından düzenlenen faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının prim alacaklarının 468.192,91 TL'lik kısmının ise; davacının davalıdan olan akaryakıt alım bedeli alacaklarına «mahsup» edildiği tespit edildiği, davacının davalıya toplam 1.068.600,00 TL prim ödemesi yaptığını ispat ettiği, taraflar arasındaki «protokolün» 5 inci maddesi uyarınca davalının sözleşmeyi haksız feshetmesi nedeniyle bu tutarı iade ile yükümlü olduğu, davacının «prim alacağı» yönünden ileri sürdüğü KDV talebi, davalı tarafından düzenlenen faturaların KDV «beyannamelerinde» indirime konu edilmesi ve söz konusu iade bedeli için davacı tarafından herhangi bir «fatura» düzenlenmemiş olması nedeniyle yerinde görülmediği gerekçesiyle davacının davalı KLC Petrol Ürün.
Şti.'den tahsiline, KDV isteminin reddine, davacının davalı ...'na karşı ileri sürdüğü «prim alacağı» talebinin reddine, «cezai şart» ve kâr «mahrumiyeti» alacağı talepleri hakkın yeniden hüküm «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; diğer davalı yönünden de davanın kabulünün gerektiğini, davalının bayinin tüm yükümlülüklerini «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla «garanti» ettiğini, davalının sorumluluğunun «garanti sözleşmesi» olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca KDV talebinin de kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ceza koşulu · ek mehil · yazılı delil
Benzer bu karardaHukuk Dairesinin 14.04.2016 tarih, 2016/1101 E., 2016/6672 K. sayılı ilamıyla davacının tüm, davalının sair temyiz itirazları reddedilmiş, davacı tarafından davalıya «prim» ödemesi yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa miktarının hesaplanması konusunda rapor alınması ya da bu iddiayı kanıtlamaya elverişli «yazılı delili» varsa sunması için davacıya «mehil» verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmasına karar verilmiştir.
Şti.'den tahsiline, fazlaya ilişkin ve KDV isteminin reddine, «protokolün» 5 inci maddesi gereğince takdiren 100.000,00 TL «ceza koşulu» alacağın 04.01.2013 «temerrüt» tarihinden itibaren yürütülecek «avans faizi» ile birlikte her iki davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2494 E. 2017/4361 K.
Ortak:avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, 39.068,00 TL'nin 13.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin katılma suretiyle temyiz isteminin incelenmesine gelince; mahkemece davanın kabulüyle 39.068,00 TL'nin «temerrüt» faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş olup, davacı yararına, kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanacak «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, eksik «vekalet ücreti takdiri» doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düze …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · ihbar olunan · maddi hata · ihbar · vekalet ücreti · zamanaşımı
Benzer bu karardaLtd'den tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine, fer'i müdahil TMSF'nin karar başlığında «ihbar olunan» şeklinde gösterilmesinin «maddi hata» niteliğinde bulunup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin katılma suretiyle temyiz isteminin incelenmesine gelince; mahkemece davanın kabulüyle 39.068,00 TL'nin «temerrüt» faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş olup, davacı yararına, kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanacak «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, eksik «vekalet ücreti takdiri» doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düze …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5806 E. , 2024/1821 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/734 Esas, 2021/234 Karar
DAVALILAR 1- ...
2- KLC Petrol Ürünleri Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti.
(Yeni Unvan Eser Gayrimenkul Yatırım Ticaret A.Ş.)
vekilleri Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Kabul
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davacı vekili, davalı şirket vekili
Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesine dayalı alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili;
18. 09.2010 tarihli bayilik sözleşmesini imzalayan davalı bayinin Büyükçekmece 7. Noterliğinin 17.12.2012 tarihli ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesini ve bağlantılı sözleşmeleri tek taraflı olarak ve haksız surette feshetmiş olması sebebiyle davalı tarafa ödenmiş olan 1.068.600,00 TL prim alacağının KDV'si ile birlikte ödeme tarihinden; mahrum kalınan kâr kaybı tutarı 934.739,63 TL'nin KDV'si ile birlikte ve son olarak protokolün 5 inci maddesine göre 500.000,00 TL cezai şart alacağının yine temerrüt tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz ile birlikte taraflar arasındaki protokolü müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalayan davalı ...
ile davalı firmadan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının cezai şart ve prim ödemelerinin tahsilinin talep edebilmesi için protokolün 5 inci maddesine göre sözleşmenin davacı tarafından feshedilmiş olması gerektiğini, oysa sözleşmenin müvekkili tarafından feshedildiğini, kaldı ki talep edilen cezai şartın, kuruluşundan beri büyük zarar eden müvekkili yönünden iktisadi yönden mahvına neden olabilecek ölçüde fahiş olduğunu, sözleşme ve protokolün müvekkili aleyhine hükümler içermesinin yanı sıra prim tutarlarının hesaplanması konusunda davacının müvekkiline tatmin edici bilgi vermekten kaçınması sebebiyle feshedildiğini, sözleşmede ve protokolde davacının kâr mahrumiyeti talep edebileceğine ilişkin hüküm bulunmadığını, sözleşmenin feshi halinde menfi zarar talep edilebileceğini, protokol ve sözleşmede müvekkili davalının kefil olduğuna dair bilgi bulunmadığı gibi kefalet limitinin de gösterilmediğini, kefaletname başlıklı belgenin ise sözleşme veya protokolün eki olduğunun belirtilmediğini, sözleşme ve protokolle bağlantısının kurulmadığını dolayısıyla bu belgenin geçerli olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından davacıya kesilen prim faturalarının davalı şirket defterlerine açık hesap olarak kaydedildiği, davalı defterlerinde bu faturalar karşılığı yapılan ödemeler kayıtlı olmamakla birlikte, davacı tarafça dosyaya sunulan ödeme dekontlarından, davacının 2010-2011-2012 yılları akaryakıt prim alacak tutarlarının 600.407,09 TL'lik kısmını nakden ödediği, yine davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; davalı tarafından düzenlenen faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının prim alacaklarının 468.192,91 TL'lik kısmının ise; davacının davalıdan olan akaryakıt alım bedeli alacaklarına mahsup edildiği tespit edildiği, davacının davalıya toplam 1.068.600,00 TL prim ödemesi yaptığını ispat ettiği, taraflar arasındaki protokolün 5 inci maddesi uyarınca davalının sözleşmeyi haksız feshetmesi nedeniyle bu tutarı iade ile yükümlü olduğu, davacının prim alacağı yönünden ileri sürdüğü KDV talebi, davalı tarafından düzenlenen faturaların KDV beyannamelerinde indirime konu edilmesi ve söz konusu iade bedeli için davacı tarafından herhangi bir fatura düzenlenmemiş olması nedeniyle yerinde görülmediği gerekçesiyle davacının davalı KLC Petrol Ürün.
Taşımacılık San.ve Tic. Ltd. Şti.'ye karşı ileri sürdüğü prim alacağı talebi yönünden davanın kabulüne, 1.068.600,00 TL prim alacağının 04.01.2013 temerrüt tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davacı yararına davalı KLC Petrol Ürün. Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'den tahsiline, KDV isteminin reddine, davacının davalı ...'na karşı ileri sürdüğü prim alacağı talebinin reddine, cezai şart ve kâr mahrumiyeti alacağı talepleri hakkın yeniden hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 13.04.2023 tarihli ve 2021/8308 E. ve 2023/2302 K. sayılı kararıyla, Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
1.Davacı vekili; diğer davalı yönünden de davanın kabulünün gerektiğini, davalı ...'in bayinin tüm yükümlülüklerini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla garanti ettiğini, davalının sorumluluğunun garanti sözleşmesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca KDV talebinin de kabul edilmesi gerektiğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı şirket vekili; Mahkemece bozma sonrası davacıya delillerini sunması için süre verildiğini, bu süre geçtikten sonra sunulan delillerin dikkate alınamayacağını, ancak bilirkişi raporunun bu delillere göre hazırlandığını, bu nedenle hükme esas alınamayacağını, ayrıca davalı defterlerinde kayıtlı olmayan hususların ispata muhtaç olduğunu, davacı defterlerinin sahibi lehine delil olarak kabul edilemeyeceğini, taraflar arasında prim alacağının akaryakıt bedelinden mahsup edileceğine ilişkin yazılı veya fiili anlaşma bulunmadığını, akaryakıt bedellerinin davalı tarafından ödendiğini, bu hususların değerlendirilmediğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesine dayalı olarak tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 26 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı şirket vekili ve davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı şirket vekili ve davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 328,85 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davacı ve davalı şirketten ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051040600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz