Mülkiyet tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3964 E. 2024/1853 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işçi-işveren ilişkisi↗ hizmet akdi↗ karine↗ hakkaniyet↗ istinaf incelemesi↗ üçüncü kişi↗ kazanılmış hak↗ hak düşürücü süre↗ kötü niyet↗ bilirkişi incelemesi↗ kötüniyet↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı Elecmag Eletromanyetik Selonoid Ltd. Şti. ve Apak Makine Ltd. Şti.'nin kurucularından olup Arge destekli elekromekanik ve Selonoid Kilit Sistemlerinin imalatını yaptığını, 2009 yılından 2011 yılı sonuna kadar davalıya uzaktan kumandalı elektro kilit sistemleri tasarlayarak Arge çalışmalarını yürütmüş olduğunu, davalının talebiyle taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiğini, davalının kilit sistemlerini kendi adına faydalı model başvurusuna konu ettiği ve tescilini yaptırdığı, davaya konu her iki faydalı modelin de tüm Arge çalışmalarının müvekkilince yapıldığını, ancak buluş sahibi olarak davalı şirket yetkilisi ile birlikte gösterildiğini, faydalı modellerin gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, hak sahipliğinin gasp edildiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2009/08785 ve 2009/08786 sayılı faydalı model belgelerinin kötü niyetli tescili ve gaspı nedeniyle gerçek hak sahibi konumundaki müvekkiline devrine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; faydalı model konusu ürünlerin Arge çalışmalarının ve tasarımlarının davacı tarafından yapıldığı iddiasının asılsız olduğunu, aradan 6 yıl geçtikten sonra bu tür iddialarda bulunulduğunu, müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde birçok tescilli faydalı modeli bulunduğunu, davacının kurucusu olduğu dava dışı şirketin 2009/2011 yılları arasında müvekkilinin iki farklı müşteri projesi için geliştirdiği kilit tasarımlarında kullanılacak olan “Selenoid bobinlerinin” üretilmesi konusunda müvekkiline hizmet veren tedarikçilerden olduğunu, davacı ve yetkilisi olduğu şirketin sadece müşterilerinin verdiği ölçü, boyut ve teknik özellik gibi tasarım girdilerine göre kalıp çıkararak Selenoid üretimi yapan bir firma olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2017 tarih, 2015/107 E. ve 2017/63 K. sayılı kararıyla; davacı tarafın “Selenoid bobin” ile ilgili işlemlerde davalıya yardımcı olduğu, ürünün tarifname ile istemlerinde Selenoid bobin üzerinde hiçbir yenilik iddiasının bulunmadığı, yeniliğin uzaktan kumanda edilebilir kilit düzenlemesini ihtiva ettiği, davacının iddia ettiği husustan faydalı modelin gerçek hak sahibi olduğunun anlaşılamadığı ve kötüniyetin de ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.02.2020 tarih, 2017/3776 E. ve 2020/438 K. sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 25.05.2021 tarih, 2020/1831 E. ve 2021/4400 K. sayılı kararıyla; "1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK m. 355 vd. hükümleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön bulunmadığı gibi HMK m. 369, f. 1 ve m. 371 hükümlerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Dava, faydalı modelin kötüniyetle gasp edildiğinin ve faydalı model üzerindeki hak sahipliğinin tespiti ile devri taleplerine ilişkindir. Mahkemece davacının yenilik unsuru bulunmayan “selenoid bobin” ile ilgili işlemlerde davalıya yardımcı olduğu, yenilik unsurunun “uzaktan kumanda edilebilir kilit düzenlemesine” ilişkin olduğu, dava konusu faydalı modelin gerçek hak sahibinin davacı olduğunun anlaşılamadığı, davalının kötüniyetli olduğunun da ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun 14. sayfasında, mahkeme duruşma salonunda yapılan incelemede Mesan Kilit firmasının Ar-Ge departmanının serverına uzaktan bağlantı yapıldığı belirtilen bilgisayar ortamında bulunan ve faydalı model başvurusundan önce Mesan Kilit tarafından yapıldığının ispatı amacıyla bir kısım görseller ile teknik çizimlerin bilirkişi heyetine gösterildiği, ancak, bilirkişi heyetinde bilgi işlem uzmanı yetkinliği bulunan bir kişi olmaması nedeniyle söz konusu bilgisayar kayıtlarının ilk oluşturulma ve değiştirilme tarihlerinin doğru olup olmadığı, bilgisayarın hangi serverına bağlanarak bilirkişi incelemesine dosya sunulduğu vb. teknik ayrıntıların tespit edilemediği belirtilmiş olmasına rağmen, bu hususları da kapsar şekilde davacının rapora karşı haklı itirazları karşılanmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış ve dolayısıyla hükmün bozulması gerekmiştir.
3. Dava konusu faydalı modellerin başvuru evraklarından anlaşıldığına göre, başvuru sahibi davalı şirket gösterilmiş ise de, davalı çalışanı olan dava dışı üçüncü bir kişi yanında davacı da müşterek buluş sahibi olarak gösterilmiştir. Bu kayıt davacının da buluş sahibi olduğuna karine oluşturmaktadır. Hal böyle olunca, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 551 sayılı KHK’nın 166'ncı maddesinin yollama yaptığı 44'üncü maddesi uyarınca, davalının tek başına faydalı model başvurusunda bulunma hakkını nasıl elde ettiğini açıklaması gerektiği halde, davalının bu hususta açıklaması bulunmadığı gibi mahkemece de bu husus incelenmemiştir. Zira, davalı şirket faydalı model başvurusunda “hizmet ilişkisi” açıklaması yapmış ise de dosya kapsamından anlaşıldığına göre davacı ile davalı şirket arasında hizmet akdi (işçi-işveren) ilişkisi bulunmamaktadır. Buna rağmen, davalı tarafından başvuruların dayanağının “hizmet ilişkisi” olarak gösterilmiş olmasının aynı zamanda kötüniyetli bir davranış olup olmadığının da değerlendirilmeden hüküm tesisi doğru olmayıp, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4. Davalı şirketin başvuru belgelerinde davacıyı da müşterek buluş sahibi olarak göstermiş olması karşısında, faydalı modellerin yenilik özelliğine sahip olup olmadığı üzerinde duran ve faydalı model sahipliği yönünden başvuru belgesine uygun düşmeyecek şekilde tespit içeren ve dolayısıyla dosya kapsamına uygun düşmeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınması da doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Bu durumda, mahkemece yapılması gereken bilirkişi heyetine bir bilgisayar mühendisi ya da bilgi işlem uzmanı dahil edilip davalı ... şirketinin bilgisayarları üzerinde de inceleme yaptırılmak suretiyle tereddütleri giderecek şekilde söz konusu görsel ve teknik çizimlerin oluşturma ve değiştirme tarihlerinin tespitini de kapsayacak yeni bir rapor alınıp, iddia ve savunma üzerinde durulup, faydalı modellere ilişkin başvuru belgelerindeki beyan ve açıklamalar tüm delillerle birlikte yukarda ki tespitler dikkate alınmak suretiyle değerlendirilerek, söz konusu karine karşısında faydalı modellerin sahibinin tek başına davalı şirketin olduğu ispat edilemediği takdirde davacının da müşterek buluş sahibi olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın tümden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu faydalı modellerin başvuru evraklarından anlaşıldığına göre, başvuru sahibi davalı şirket gösterilmiş ise de, davalı çalışanı olan dava dışı üçüncü bir kişi yanında davacının da müşterek buluş sahibi olarak gösterildiği, bu kaydın davacının da buluş sahibi olduğuna karine oluşturduğu, başvuru ve dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (551 sayılı KHK) 166 ncı maddesinin yollama yaptığı 44 üncü maddesi uyarınca, davalı tek başına faydalı model başvurusunda bulunma hakkını nasıl elde ettiğini açıklayamadığı, davalı şirket faydalı model başvurusunda “hizmet ilişkisi” açıklaması yapmış ise de dosya kapsamından davacı ile davalı şirket arasında hizmet akdi (işçi-işveren) ilişkisi bulunmadığı, buna rağmen, davalı tarafından başvuruların dayanağının “hizmet ilişkisi” olarak gösterilmiş olmasının aynı zamanda kötüniyetli bir davranış olduğu, bu nedenle davacının davasının süresinde olduğunun kabulü gerektiği, davalı iş yerinde bilgisayarları üzerinde inceleme yapan bilirkişi raporuna göre, davalı tarafça buluş konularına ilişkin olduğu belirtilen ve incelenen
dosyaların verilerinde dosyaların değiştirilme tarihlerinin, dosyaların oluşturulma tarihlerinden daha eski bir
tarih olduğu, ayrıca dosyayı oluşturan, değiştiren, oluşma tarihi ve değiştirme tarihi bilgilerin kolayca
kullanıcılar tarafından değiştirilir olması sebebiyle davaya konu işlemler açısından bilgisayardaki dosyalarda
davacının yada davalının bu bilgiler esas alınarak dosayalar üzerinde işlem yaptığı ya da işlem yapmadığı
kanaatine varmanın doğru olmayacağı ve
bu nedenlerle TR 2009/08785 no.lu faydalı modelin ve TR 2009 08786 no.lu faydalı modelin buluş
sahiplerinin tüm istemler bakımından müştereken ... ve ... olmadığına, davalı şirket olduğuna yönelik
dosyada bir delil bulunmadığı, davacının müşterek buluş sahibi olarak gösterilmesi nedeniyle davacı lehine oluşan söz konusu karine karşısında dava konusu faydalı modellerin sahibinin tek başına davalı şirketin olduğu hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirket adına tescilli 2009/08785 ve 2009/08786 tescil no.lu faydalı model belgeleri üzerinde davacı ...'ın davalı şirket ile birlikte müşterek hak sahibi olduklarının tespitine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin davacıdan tedarikçi olarak hizmet aldığı tarihlerde yenilik unsuru bulunmayan ve davaya konu faydalı model belgelerinin koruma kapsamında olmayan selenoid bobin üreticiliğini yaptığını, bunun aksinin davacı tarafından ispatlanamadığını, nitekim davaya konu faydalı modellerin koruma kapsamında selenoid bobin bulunmadığının bilirkişi raporlarında tespit edildiğini, davacının davasını hak düşürücü süre içerisinde açmadığı hususu bir kenara bırakılarak davalı şirketin bilgisayar kayıtları ve hizmet ilişkisi gibi hususlara indirgenmesinin hakkaniyete ve taraflarca getirilme ilkesiyle bağdaşmadığını, bozma kararı öncesi incelenen bilgisayar kayıtlarının davalı şirket lehine yorumlanması gerektiğini, nitekim bu kayıtların dava konusu buluşların davalı şirket bünyesinde çalışan ar-ge departmanı teknik ekip tarafından geliştirildiğini ortaya koyduğunu, ek raporda incelemeye konu dosyaların oluşturulma tarih ve saatinin aynı gün, aynı saat, aynı dakika ve aynı saniye olduğunun tespit edildiğini, bu durumun ilk raporda da izah edildiği şekilde sistemde yapılan yedekleme, kopyalama gibi sistemsel bir müdahaleye işaret edildiğini, müvekkili şirket kayıtlarının güvenilirliğinin ve dava konusu buluşların müvekkili şirket tarafından meydana getirildiğinin sübuta erdiğini, kötü niyet iddiaları yönünden davacı delillerinin incelenmesi gerektiğini, davacının kötü niyet iddiasını ispatlayamadığını, davanın iki yıllık hak düşürücü süre sonunda açıldığını ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, faydalı modelin kötüniyetle gasp edildiğinin ve faydalı model üzerindeki hak sahipliğinin tespiti ile devri istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 551 sayılı KHK'nın 166 ncı madde yollamasıyla 44 üncü maddesi, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmelik'in 9 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1831 E. 2021/4400 K.
Ortak:işçi-işveren ilişkisi · hizmet akdi · karine · bilirkişi incelemesi · kötüniyet · eksik inceleme · dahili dava · Mülkiyet tespiti
İncelediğiniz kararda… , başvuru sahibi davalı şirket gösterilmiş ise de, davalı çalışanı olan dava dışı üçüncü bir kişi yanında davacının da müşterek buluş sahibi olarak gösterildiği, bu «kaydın» davacının da buluş sahibi olduğuna «karine» oluşturduğu, başvuru ve dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (551 sayılı KHK) 166 ncı maddesinin yollama yaptığı 44 üncü maddesi uyarınca, davalı tek başına faydalı model başvurusunda bulunma hakkını nasıl elde ettiğini açıklayamadığı, davalı şirket faydalı model başvurusunda “hizmet ilişkisi” açıklaması yapmış ise de dosya kapsamından davacı ile davalı şirket arasında «hizmet akdi» («işçi-işveren) ilişkisi» bulunmadığı, buna rağmen, davalı tarafından başvuruların dayanağının “hizmet ilişkisi” olarak gösterilmiş olmasının aynı zamanda «kötüniyetli» bir davranış olduğu, bu nedenle davacının davasının süresinde olduğunun kabulü gerektiği, davalı iş yerinde bilgisayarları üzerinde inceleme yapan bilirkişi raporu …
Bu durumda, mahkemece yapılması gereken bilirkişi heyetine bir bilgisayar mühendisi ya da bilgi işlem uzmanı «dahil» edilip davalı ... şirketinin bilgisayarları üzerinde de inceleme yaptırılmak suretiyle tereddütleri giderecek şekilde söz konusu görsel ve teknik çizimlerin oluşturma ve değiştirme tarihlerinin tespitini de kapsayacak yeni bir rapor alınıp, iddia ve savunma üzerinde durulup, faydalı modellere ilişkin başvuru belgelerindeki beyan ve açıklamalar tüm delillerle birlikte yukarda ki tespitler dikkate alınmak suretiyle değerlendirilerek, söz konusu «karine» karşısında faydalı modellerin sahibinin tek başına davalı şirketin olduğu ispat edilemediği takdirde davacının da müşterek buluş sahibi olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirme ile davanın tümden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk …
… kişi olmaması nedeniyle söz konusu bilgisayar kayıtlarının ilk oluşturulma ve değiştirilme tarihlerinin doğru olup olmadığı, bilgisayarın hangi serverına bağlanarak «bilirkişi incelemesine» dosya sunulduğu vb. teknik ayrıntıların tespit edilemediği belirtilmiş olmasına rağmen, bu hususları da kapsar şekilde davacının rapora karşı haklı itirazları karşılanmaksızın «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru olmamış ve dolayısıyla hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece yapılması gereken bilirkişi heyetine bir bilgisayar mühendisi ya da bilgi işlem uzmanı «dahil» edilip davalı ... şirketinin bilgisayarları üzerinde de inceleme yaptırılmak suretiyle tereddütleri giderecek şekilde söz konusu görsel ve teknik çizimlerin oluşturma ve değiştirme tarihlerinin tespitini de kapsayacak yeni bir rapor alınıp, iddia ve savunma üzerinde durulup, faydalı modellere ilişkin başvuru belgelerindeki beyan ve açıklamalar tüm delillerle birlikte yukarda ki tespitler dikkate alınmak suretiyle değerlendirilerek, söz konusu «karine» karşısında faydalı modellerin sahibinin tek başına davalı şirketin olduğu ispat edilemediği takdirde davacının da müşterek buluş sahibi olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirme ile davanın tümden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
… kişi olmaması nedeniyle söz konusu bilgisayar kayıtlarının ilk oluşturulma ve değiştirilme tarihlerinin doğru olup olmadığı, bilgisayarın hangi serverına bağlanarak «bilirkişi incelemesine» dosya sunulduğu vb. teknik ayrıntıların tespit edilemediği belirtilmiş olmasına rağmen, bu hususları da kapsar şekilde davacının rapora karşı haklı itirazları karşılanmaksızın «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru olmamış ve dolayısıyla hükmün bozulması gerekmiştir.
Zira, davalı şirket faydalı model başvurusunda “hizmet ilişkisi” açıklaması yapmış ise de dosya kapsamından anlaşıldığına göre davacı ile davalı şirket arasında «hizmet akdi» («işçi-işveren) ilişkisi» bulunmamaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14065 E. 2017/2349 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bildirim yükümlülüğü · kâr payı
Benzer bu kararda551 sayılı KHK’nın 18. maddesi uyarınca işçi, hizmet buluşu yaptığında bu buluşu yazılı olarak ve gecikmeksizin işverene «bildirim yükümlülüğü» altında bulunmakla birlikte, şayet buluşta diğer çalışanların katkıları var ise söz konusu katkı «payının» da belirtilmesi gerekmektedir.
… nu buluşla ilgili projenin başkanı olduğu ve buluşta çalışanların da katkısının olduğu bilirkişi raporlarında açıklandığına göre, bu durumda buluşta davacının katkı «payının» 551 sayılı KHK’nın 18/3 maddesi kapsamında bulunup bulunmadığının tartışılması gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2424 E. 2015/7516 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rüçhan hakkı · geri çevirme · davanın konusuz kalması · hukuki yarar · geçersizlik · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusu faydalı model başvurusunun belge ücreti ödenmediğinden TPE tarafından «geri çevirme» yoluyla «geçersiz» kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece işin esasına girilerek davacının faydalı model belgesi isteme hakkının gasp edilip edilmediğinin tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle «davanın konusuz kalması» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Bu maddeye göre faydalı model belgesi başvurusu sahibi veya selefleri tarafından başvuru tarihinden veya var ise «rüçhan hakkı» tarihinden, on iki ay önceki tarihten itibaren yayınlama veya bir başka yolla yapılan açıklama veya kullanma, başvuru konusu buluşun yeniliğini ortadan kaldırmayacaktır.
… belgesi isteme hakkının gasp edildiğinin belirlenmesi halinde her ne kadar dava konusu 2012/03256 faydalı model başvurusu TPE tarafından belge ücreti ödenmediğinden «geçersiz» kılınsa dahi buluşun adına tescili için usulüne uygun yeni bir başvuru yapıldığı taktirde davacı başvurusu, KHK'nin 156/2. maddesi uyarınca sözü edilen dava konusu …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1490 E. 2015/6282 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… kişi olmaması nedeniyle söz konusu bilgisayar kayıtlarının ilk oluşturulma ve değiştirilme tarihlerinin doğru olup olmadığı, bilgisayarın hangi serverına bağlanarak «bilirkişi incelemesine» dosya sunulduğu vb. teknik ayrıntıların tespit edilemediği belirtilmiş olmasına rağmen, bu hususları da kapsar şekilde davacının rapora karşı haklı itirazları karşılanmaksızın «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru olmamış ve dolayısıyla hükmün bozulması gerekmiştir.
Bu durumda, mahkemece yapılması gereken bilirkişi heyetine bir bilgisayar mühendisi ya da bilgi işlem uzmanı «dahil» edilip davalı ... şirketinin bilgisayarları üzerinde de inceleme yaptırılmak suretiyle tereddütleri giderecek şekilde söz konusu görsel ve teknik çizimlerin oluşturma ve değiştirme tarihlerinin tespitini de kapsayacak yeni bir rapor alınıp, iddia ve savunma üzerinde durulup, faydalı modellere ilişkin başvuru belgelerindeki beyan ve açıklamalar tüm delillerle birlikte yukarda ki tespitler dikkate alınmak suretiyle değerlendirilerek, söz konusu «karine» karşısında faydalı modellerin sahibinin tek başına davalı şirketin olduğu ispat edilemediği takdirde davacının da müşterek buluş sahibi olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirme ile davanın tümden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk …
Benzer bu kararda… ve yazışmalar istenerek, yukarıda belirtilen hükümler çerçevesinde buluş yapanın halefi olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmak suretiyle, davacının aktif dava «ehliyetine» sahip olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava açma ehliyeti · tüzel kişilik · uyuşmazlık konusu · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, bir patentin gasp edilmesi nedeniyle açılacak davayı ancak patenti bulan gerçek kişinin açabileceği, davacı «tüzel kişiliğe» sahip şirketin dava «açma ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, patent isteme hakkının gaspı nedeniyle dava hakkının buluş sahibi ve haleflerine ait olduğu gerekçesiyle aktif dava «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı dava dilekçesinde «uyuşmazlık konusu» bulunan buluşun işyerinde gerçekleştirilen buluş niteliğinde olduğunu iddia etmiştir.
… ve yazışmalar istenerek, yukarıda belirtilen hükümler çerçevesinde buluş yapanın halefi olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmak suretiyle, davacının aktif dava «ehliyetine» sahip olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3964 E. , 2024/1853 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/221 Esas, 2023/67 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen faydalı modelin kötü niyetle gasp edildiğinin ve faydalı model üzerindeki hak sahipliğinin tespiti ile devri davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı Elecmag Eletromanyetik Selonoid Ltd. Şti. ve Apak Makine Ltd. Şti.'nin kurucularından olup Arge destekli elekromekanik ve Selonoid Kilit Sistemlerinin imalatını yaptığını, 2009 yılından 2011 yılı sonuna kadar davalıya uzaktan kumandalı elektro kilit sistemleri tasarlayarak Arge çalışmalarını yürütmüş olduğunu, davalının talebiyle taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiğini, davalının kilit sistemlerini kendi adına faydalı model başvurusuna konu ettiği ve tescilini yaptırdığı, davaya konu her iki faydalı modelin de tüm Arge çalışmalarının müvekkilince yapıldığını, ancak buluş sahibi olarak davalı şirket yetkilisi ile birlikte gösterildiğini, faydalı modellerin gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, hak sahipliğinin gasp edildiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2009/08785 ve 2009/08786 sayılı faydalı model belgelerinin kötü niyetli tescili ve gaspı nedeniyle gerçek hak sahibi konumundaki müvekkiline devrine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; faydalı model konusu ürünlerin Arge çalışmalarının ve tasarımlarının davacı tarafından yapıldığı iddiasının asılsız olduğunu, aradan 6 yıl geçtikten sonra bu tür iddialarda bulunulduğunu, müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde birçok tescilli faydalı modeli bulunduğunu, davacının kurucusu olduğu dava dışı şirketin 2009/2011 yılları arasında müvekkilinin iki farklı müşteri projesi için geliştirdiği kilit tasarımlarında kullanılacak olan “Selenoid bobinlerinin” üretilmesi konusunda müvekkiline hizmet veren tedarikçilerden olduğunu, davacı ve yetkilisi olduğu şirketin sadece müşterilerinin verdiği ölçü, boyut ve teknik özellik gibi tasarım girdilerine göre kalıp çıkararak Selenoid üretimi yapan bir firma olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2017 tarih, 2015/107 E. ve 2017/63 K. sayılı kararıyla; davacı tarafın “Selenoid bobin” ile ilgili işlemlerde davalıya yardımcı olduğu, ürünün tarifname ile istemlerinde Selenoid bobin üzerinde hiçbir yenilik iddiasının bulunmadığı, yeniliğin uzaktan kumanda edilebilir kilit düzenlemesini ihtiva ettiği, davacının iddia ettiği husustan faydalı modelin gerçek hak sahibi olduğunun anlaşılamadığı ve kötüniyetin de ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.02.2020 tarih, 2017/3776 E. ve 2020/438 K. sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 25.05.2021 tarih, 2020/1831 E. ve 2021/4400 K. sayılı kararıyla; "1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK m. 355 vd. hükümleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön bulunmadığı gibi HMK m. 369, f. 1 ve m. 371 hükümlerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Dava, faydalı modelin kötüniyetle gasp edildiğinin ve faydalı model üzerindeki hak sahipliğinin tespiti ile devri taleplerine ilişkindir. Mahkemece davacının yenilik unsuru bulunmayan “selenoid bobin” ile ilgili işlemlerde davalıya yardımcı olduğu, yenilik unsurunun “uzaktan kumanda edilebilir kilit düzenlemesine” ilişkin olduğu, dava konusu faydalı modelin gerçek hak sahibinin davacı olduğunun anlaşılamadığı, davalının kötüniyetli olduğunun da ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun 14. sayfasında, mahkeme duruşma salonunda yapılan incelemede Mesan Kilit firmasının Ar-Ge departmanının serverına uzaktan bağlantı yapıldığı belirtilen bilgisayar ortamında bulunan ve faydalı model başvurusundan önce Mesan Kilit tarafından yapıldığının ispatı amacıyla bir kısım görseller ile teknik çizimlerin bilirkişi heyetine gösterildiği, ancak, bilirkişi heyetinde bilgi işlem uzmanı yetkinliği bulunan bir kişi olmaması nedeniyle söz konusu bilgisayar kayıtlarının ilk oluşturulma ve değiştirilme tarihlerinin doğru olup olmadığı, bilgisayarın hangi serverına bağlanarak bilirkişi incelemesine dosya sunulduğu vb. teknik ayrıntıların tespit edilemediği belirtilmiş olmasına rağmen, bu hususları da kapsar şekilde davacının rapora karşı haklı itirazları karşılanmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış ve dolayısıyla hükmün bozulması gerekmiştir.
3. Dava konusu faydalı modellerin başvuru evraklarından anlaşıldığına göre, başvuru sahibi davalı şirket gösterilmiş ise de, davalı çalışanı olan dava dışı üçüncü bir kişi yanında davacı da müşterek buluş sahibi olarak gösterilmiştir. Bu kayıt davacının da buluş sahibi olduğuna karine oluşturmaktadır. Hal böyle olunca, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 551 sayılı KHK’nın 166'ncı maddesinin yollama yaptığı 44'üncü maddesi uyarınca, davalının tek başına faydalı model başvurusunda bulunma hakkını nasıl elde ettiğini açıklaması gerektiği halde, davalının bu hususta açıklaması bulunmadığı gibi mahkemece de bu husus incelenmemiştir. Zira, davalı şirket faydalı model başvurusunda “hizmet ilişkisi” açıklaması yapmış ise de dosya kapsamından anlaşıldığına göre davacı ile davalı şirket arasında hizmet akdi (işçi-işveren) ilişkisi bulunmamaktadır.
Buna rağmen, davalı tarafından başvuruların dayanağının “hizmet ilişkisi” olarak gösterilmiş olmasının aynı zamanda kötüniyetli bir davranış olup olmadığının da değerlendirilmeden hüküm tesisi doğru olmayıp, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4. Davalı şirketin başvuru belgelerinde davacıyı da müşterek buluş sahibi olarak göstermiş olması karşısında, faydalı modellerin yenilik özelliğine sahip olup olmadığı üzerinde duran ve faydalı model sahipliği yönünden başvuru belgesine uygun düşmeyecek şekilde tespit içeren ve dolayısıyla dosya kapsamına uygun düşmeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınması da doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Bu durumda, mahkemece yapılması gereken bilirkişi heyetine bir bilgisayar mühendisi ya da bilgi işlem uzmanı dahil edilip davalı ... şirketinin bilgisayarları üzerinde de inceleme yaptırılmak suretiyle tereddütleri giderecek şekilde söz konusu görsel ve teknik çizimlerin oluşturma ve değiştirme tarihlerinin tespitini de kapsayacak yeni bir rapor alınıp, iddia ve savunma üzerinde durulup, faydalı modellere ilişkin başvuru belgelerindeki beyan ve açıklamalar tüm delillerle birlikte yukarda ki tespitler dikkate alınmak suretiyle değerlendirilerek, söz konusu karine karşısında faydalı modellerin sahibinin tek başına davalı şirketin olduğu ispat edilemediği takdirde davacının da müşterek buluş sahibi olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın tümden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu faydalı modellerin başvuru evraklarından anlaşıldığına göre, başvuru sahibi davalı şirket gösterilmiş ise de, davalı çalışanı olan dava dışı üçüncü bir kişi yanında davacının da müşterek buluş sahibi olarak gösterildiği, bu kaydın davacının da buluş sahibi olduğuna karine oluşturduğu, başvuru ve dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (551 sayılı KHK) 166 ncı maddesinin yollama yaptığı 44 üncü maddesi uyarınca, davalı tek başına faydalı model başvurusunda bulunma hakkını nasıl elde ettiğini açıklayamadığı, davalı şirket faydalı model başvurusunda “hizmet ilişkisi” açıklaması yapmış ise de dosya kapsamından davacı ile davalı şirket arasında hizmet akdi (işçi-işveren) ilişkisi bulunmadığı, buna rağmen, davalı tarafından başvuruların dayanağının “hizmet ilişkisi” olarak gösterilmiş olmasının aynı zamanda kötüniyetli bir davranış olduğu, bu nedenle davacının davasının süresinde olduğunun kabulü gerektiği, davalı iş yerinde bilgisayarları üzerinde inceleme yapan bilirkişi raporuna göre, davalı tarafça buluş konularına ilişkin olduğu belirtilen ve incelenen
dosyaların verilerinde dosyaların değiştirilme tarihlerinin, dosyaların oluşturulma tarihlerinden daha eski bir
tarih olduğu, ayrıca dosyayı oluşturan, değiştiren, oluşma tarihi ve değiştirme tarihi bilgilerin kolayca
kullanıcılar tarafından değiştirilir olması sebebiyle davaya konu işlemler açısından bilgisayardaki dosyalarda
davacının yada davalının bu bilgiler esas alınarak dosayalar üzerinde işlem yaptığı ya da işlem yapmadığı
kanaatine varmanın doğru olmayacağı ve
bu nedenlerle TR 2009/08785 no.lu faydalı modelin ve TR 2009 08786 no.lu faydalı modelin buluş
sahiplerinin tüm istemler bakımından müştereken ... ve ... olmadığına, davalı şirket olduğuna yönelik
dosyada bir delil bulunmadığı, davacının müşterek buluş sahibi olarak gösterilmesi nedeniyle davacı lehine oluşan söz konusu karine karşısında dava konusu faydalı modellerin sahibinin tek başına davalı şirketin olduğu hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirket adına tescilli 2009/08785 ve 2009/08786 tescil no.lu faydalı model belgeleri üzerinde davacı ...'ın davalı şirket ile birlikte müşterek hak sahibi olduklarının tespitine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin davacıdan tedarikçi olarak hizmet aldığı tarihlerde yenilik unsuru bulunmayan ve davaya konu faydalı model belgelerinin koruma kapsamında olmayan selenoid bobin üreticiliğini yaptığını, bunun aksinin davacı tarafından ispatlanamadığını, nitekim davaya konu faydalı modellerin koruma kapsamında selenoid bobin bulunmadığının bilirkişi raporlarında tespit edildiğini, davacının davasını hak düşürücü süre içerisinde açmadığı hususu bir kenara bırakılarak davalı şirketin bilgisayar kayıtları ve hizmet ilişkisi gibi hususlara indirgenmesinin hakkaniyete ve taraflarca getirilme ilkesiyle bağdaşmadığını, bozma kararı öncesi incelenen bilgisayar kayıtlarının davalı şirket lehine yorumlanması gerektiğini, nitekim bu kayıtların dava konusu buluşların davalı şirket bünyesinde çalışan ar-ge departmanı teknik ekip tarafından geliştirildiğini ortaya koyduğunu, ek raporda incelemeye konu dosyaların oluşturulma tarih ve saatinin aynı gün, aynı saat, aynı dakika ve aynı saniye olduğunun tespit edildiğini, bu durumun ilk raporda da izah edildiği şekilde sistemde yapılan yedekleme, kopyalama gibi sistemsel bir müdahaleye işaret edildiğini, müvekkili şirket kayıtlarının güvenilirliğinin ve dava konusu buluşların müvekkili şirket tarafından meydana getirildiğinin sübuta erdiğini, kötü niyet iddiaları yönünden davacı delillerinin incelenmesi gerektiğini, davacının kötü niyet iddiasını ispatlayamadığını, davanın iki yıllık hak düşürücü süre sonunda açıldığını ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, faydalı modelin kötüniyetle gasp edildiğinin ve faydalı model üzerindeki hak sahipliğinin tespiti ile devri istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 551 sayılı KHK'nın 166 ncı madde yollamasıyla 44 üncü maddesi, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmelik'in 9 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple ;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051031900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz