6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4201 E. 2024/1793 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kambiyo senetlerine özgü takip açık muvafakat yazılı delil bedelsizlik üçüncü kişi muvafakat hamil bono protokol iflas menfi tespit yükleten (shipper)

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · TBK · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 11.07.2016 tarih, 2014/651 E. ve 2016/631 K. sayılı karar ile davacının dava konusu bononun şarta bağlı verilmiş bono olduğunu belirterek protokol başlıklı yazılı bir evrak sunduğu, ancak bu evrakta davalının herhangi bir imzasının bulunmadığı ve davalılar tarafından da hazırlandığının anlaşılmadığı, davalıların tanık dinletmeye muvafakati bulunmadığı, herhangi bir yazılı delil de sunulmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Dairemizin 23.02.2021 tarih, 2020/2829 E. ve 2021/1583 K. sayılı kararıyla davacı tanıklarının dinlenmesi, davacı delillerinin eksiksiz toplanması suretiyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 37 nci ve diğer maddeleri hükümlerinin birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bononun kendisine zorla imzalattırıldığına ilişkin iddialarının ispatlanamadığı, mahkemece dinlenen tanıkların bu hususa ilişkin doğrudan bilgilerinin olmadığı, senetler imzalanırken yanlarında olmadıkları, olayı üçüncü kişiler veya davacıdan duydukları, bu nedenle beyanlarına itibar edilmesinin de mümkün olmadığı, davacının senede karşı başkaca bir delilinin de olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafın vermiş olduğu ifadede dava konusu bonoya istinaden müvekkiline herhangi bir ayni ve nakdi bir alışverişi olmadığını açıkça ifade etmiş olmasına rağmen davanın reddi kararının doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, bonodan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Borçlu olmadığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2829 E. 2021/1583 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek İstirdatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/392 E. 2017/3163 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/4201 E.  ,  2024/1793 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2022/207 Esas, 2023/66 Karar

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Davanın reddine

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından davacı ve dava dışı ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla 40.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak icra takibi yapıldığını davalının böyle bir borcunun bulunmadığını, söz konusu senedin zorla imzalatıldığını, taraflar arasında hiçbir alışverişin olmadığını ileri sürerek davalıya borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; senede karşı ileri sürülen her türlü iddianın ancak aynı kuvvette bir delille kanıtlanmasının gerektiğini, takibe dayanak olan bononun bedelsiz olduğunu iddia eden davacının bu yöndeki iddiasını aynı nitelikte yazılı bir belge ile kanıtlamasının zorunlu olduğunu, senedin bedelsizliği iddiasının hamilin açık muvafakati dışında tanıkla ispatının caiz olmadığını savunarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 11.07.2016 tarih, 2014/651 E. ve 2016/631 K. sayılı karar ile davacının dava konusu bononun şarta bağlı verilmiş bono olduğunu belirterek protokol başlıklı yazılı bir evrak sunduğu, ancak bu evrakta davalının herhangi bir imzasının bulunmadığı ve davalılar tarafından da hazırlandığının anlaşılmadığı, davalıların tanık dinletmeye muvafakati bulunmadığı, herhangi bir yazılı delil de sunulmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Dairemizin 23.02.2021 tarih, 2020/2829 E. ve 2021/1583 K. sayılı kararıyla davacı tanıklarının dinlenmesi, davacı delillerinin eksiksiz toplanması suretiyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 37 nci ve diğer maddeleri hükümlerinin birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bononun kendisine zorla imzalattırıldığına ilişkin iddialarının ispatlanamadığı, mahkemece dinlenen tanıkların bu hususa ilişkin doğrudan bilgilerinin olmadığı, senetler imzalanırken yanlarında olmadıkları, olayı üçüncü kişiler veya davacıdan duydukları, bu nedenle beyanlarına itibar edilmesinin de mümkün olmadığı, davacının senede karşı başkaca bir delilinin de olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafın vermiş olduğu ifadede dava konusu bonoya istinaden müvekkiline herhangi bir ayni ve nakdi bir alışverişi olmadığını açıkça ifade etmiş olmasına rağmen davanın reddi kararının doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, bonodan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051028600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.