Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4201 E. 2024/1793 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kambiyo senetlerine özgü takip↗ açık muvafakat↗ yazılı delil↗ bedelsizlik↗ üçüncü kişi↗ muvafakat↗ hamil↗ bono↗ protokol↗ iflas↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 11.07.2016 tarih, 2014/651 E. ve 2016/631 K. sayılı karar ile davacının dava konusu bononun şarta bağlı verilmiş bono olduğunu belirterek protokol başlıklı yazılı bir evrak sunduğu, ancak bu evrakta davalının herhangi bir imzasının bulunmadığı ve davalılar tarafından da hazırlandığının anlaşılmadığı, davalıların tanık dinletmeye muvafakati bulunmadığı, herhangi bir yazılı delil de sunulmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 23.02.2021 tarih, 2020/2829 E. ve 2021/1583 K. sayılı kararıyla davacı tanıklarının dinlenmesi, davacı delillerinin eksiksiz toplanması suretiyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 37 nci ve diğer maddeleri hükümlerinin birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bononun kendisine zorla imzalattırıldığına ilişkin iddialarının ispatlanamadığı, mahkemece dinlenen tanıkların bu hususa ilişkin doğrudan bilgilerinin olmadığı, senetler imzalanırken yanlarında olmadıkları, olayı üçüncü kişiler veya davacıdan duydukları, bu nedenle beyanlarına itibar edilmesinin de mümkün olmadığı, davacının senede karşı başkaca bir delilinin de olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafın vermiş olduğu ifadede dava konusu bonoya istinaden müvekkiline herhangi bir ayni ve nakdi bir alışverişi olmadığını açıkça ifade etmiş olmasına rağmen davanın reddi kararının doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonodan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2829 E. 2021/1583 K.
Ortak:yazılı delil · bedelsizlik · muvafakat · bono · protokol
İncelediğiniz karardaMahkemece 11.07.2016 tarih, 2014/651 E. ve 2016/631 K. sayılı karar ile davacının dava konusu «bononun» şarta bağlı verilmiş bono olduğunu belirterek «protokol» başlıklı yazılı bir evrak sunduğu, ancak bu evrakta davalının herhangi bir imzasının bulunmadığı ve davalılar tarafından da hazırlandığının anlaşılmadığı, davalıların tanık dinletmeye «muvafakati» bulunmadığı, herhangi bir «yazılı delil» de sunulmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «bononun» kendisine zorla imzalattırıldığına ilişkin iddialarının ispatlanamadığı, mahkemece dinlenen tanıkların bu hususa ilişkin doğrudan bilgilerinin olmadığı, senetler imzalanırken yanlarında olmadıkları, olayı «üçüncü kişiler» veya davacıdan duydukları, bu nedenle beyanlarına itibar edilmesinin de mümkün olmadığı, davacının senede karşı başkaca bir delilinin de olmadığı anlaşıldığından d …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafın vermiş olduğu ifadede dava konusu «bonoya» istinaden müvekkiline herhangi bir ayni ve nakdi bir alışverişi olmadığını açıkça ifade etmiş olmasına rağmen davanın reddi kararının doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davacının dava konusu «bononun» şarta bağlı verilmiş bono olduğunu belirterek bir «protokol» başlıklı yazılı evrak sunduğu, ancak bu evrakta davalının her hangi bir imzasının bulunmadığı ve davalılar tarafından da hazırlandığının anlaşılmadığı, davalıların tanık dinletmeye «muvafakati» bulunmadığı, her hangi bir «yazılı delilin» de sunulmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, icra takibine konu «bono» nedeniyle borçlu olmadığının tesbiti istemine ilişkindir.
Davacı, takibe konu «bononun» kendisine zorla imzalatıldığını iddia etmiş ve «tanık deliline» de dayanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tanık delili
Benzer bu karardaDavacı, takibe konu «bononun» kendisine zorla imzalatıldığını iddia etmiş ve «tanık deliline» de dayanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/392 E. 2017/3163 K.
Ortak:yazılı delil
İncelediğiniz karardaMahkemece 11.07.2016 tarih, 2014/651 E. ve 2016/631 K. sayılı karar ile davacının dava konusu «bononun» şarta bağlı verilmiş bono olduğunu belirterek «protokol» başlıklı yazılı bir evrak sunduğu, ancak bu evrakta davalının herhangi bir imzasının bulunmadığı ve davalılar tarafından da hazırlandığının anlaşılmadığı, davalıların tanık dinletmeye «muvafakati» bulunmadığı, herhangi bir «yazılı delil» de sunulmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın davacının «zamanaşımına» uğrayan çekleri delil göstererek 25.000,00 TL temel ilişkiye dayalı «alacak davası» olduğu, «dava konusu» çeklerin zamanaşımına uğradığı, çeklerin «yazılı delil başlangıcı» olduğu, bazı tanıkların taraflar arasında uzun süreli mal alışverişinin olduğunu beyan ettikleri, ancak davaya konu edilen çeklere karşılık mal verilip verilmediğinin bilinmediği, tanık davacının işyerinde çalıştığını ve davacının alacağına karşılık 2008 yılında 5.000,00 TL 'lik 6 adet şirket çekinin verildiğini beyan ettiği, davaya konu çekler olup olmadığı hususunun yeterince açık olmadığı, çeklerin «keşide tarihinin» 2010 yılı olduğu, ayrıca mal verilmiş olsa bile verilen malların adet veya miktarının bilinmediği, diğer tanıkların yeterli bilgilerinin bulunmadığı, davacı yanın …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yazılı delil başlangıcı · keşide tarihi · delil başlangıcı · davanın konusu · alacak davası · zamanaşımı · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın davacının «zamanaşımına» uğrayan çekleri delil göstererek 25.000,00 TL temel ilişkiye dayalı «alacak davası» olduğu, «dava konusu» çeklerin zamanaşımına uğradığı, çeklerin «yazılı delil başlangıcı» olduğu, bazı tanıkların taraflar arasında uzun süreli mal alışverişinin olduğunu beyan ettikleri, ancak davaya konu edilen çeklere karşılık mal verilip verilmediğinin bilinmediği, tanık davacının işyerinde çalıştığını ve davacının alacağına karşılık 2008 yılında 5.000,00 TL 'lik 6 adet şirket çekinin verildiğini beyan ettiği, davaya konu çekler olup olmadığı hususunun yeterince açık olmadığı, çeklerin «keşide tarihinin» 2010 yılı olduğu, ayrıca mal verilmiş olsa bile verilen malların adet veya miktarının bilinmediği, diğer tanıkların yeterli bilgilerinin bulunmadığı, davacı yanın …
Dava, «zamanaşımına» uğrayan çeklerdeki alacağın temel ilişkiye dayalı olarak tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekili cevap dilekçesinde, ayrıca ve açıkça davacı tarafın ticari kayıtları üzerinde inceleme yapılmasını talep etmiş olup, mahkemece, davacı «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmaksızın karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davacı «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. -/-
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4201 E. , 2024/1793 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2022/207 Esas, 2023/66 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Davanın reddine
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından davacı ve dava dışı ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla 40.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak icra takibi yapıldığını davalının böyle bir borcunun bulunmadığını, söz konusu senedin zorla imzalatıldığını, taraflar arasında hiçbir alışverişin olmadığını ileri sürerek davalıya borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; senede karşı ileri sürülen her türlü iddianın ancak aynı kuvvette bir delille kanıtlanmasının gerektiğini, takibe dayanak olan bononun bedelsiz olduğunu iddia eden davacının bu yöndeki iddiasını aynı nitelikte yazılı bir belge ile kanıtlamasının zorunlu olduğunu, senedin bedelsizliği iddiasının hamilin açık muvafakati dışında tanıkla ispatının caiz olmadığını savunarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 11.07.2016 tarih, 2014/651 E. ve 2016/631 K. sayılı karar ile davacının dava konusu bononun şarta bağlı verilmiş bono olduğunu belirterek protokol başlıklı yazılı bir evrak sunduğu, ancak bu evrakta davalının herhangi bir imzasının bulunmadığı ve davalılar tarafından da hazırlandığının anlaşılmadığı, davalıların tanık dinletmeye muvafakati bulunmadığı, herhangi bir yazılı delil de sunulmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 23.02.2021 tarih, 2020/2829 E. ve 2021/1583 K. sayılı kararıyla davacı tanıklarının dinlenmesi, davacı delillerinin eksiksiz toplanması suretiyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 37 nci ve diğer maddeleri hükümlerinin birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bononun kendisine zorla imzalattırıldığına ilişkin iddialarının ispatlanamadığı, mahkemece dinlenen tanıkların bu hususa ilişkin doğrudan bilgilerinin olmadığı, senetler imzalanırken yanlarında olmadıkları, olayı üçüncü kişiler veya davacıdan duydukları, bu nedenle beyanlarına itibar edilmesinin de mümkün olmadığı, davacının senede karşı başkaca bir delilinin de olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafın vermiş olduğu ifadede dava konusu bonoya istinaden müvekkiline herhangi bir ayni ve nakdi bir alışverişi olmadığını açıkça ifade etmiş olmasına rağmen davanın reddi kararının doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonodan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051028600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz