Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12008 E. 2012/4019 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce (davacının ancak davalının elde etmiş olduğu faiz gelirini isteyebileceği) gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davanın kısmen kabulüne, 16.407,00 TL’nin davalıdan faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3413 E. 2011/15353 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15830 E. 2015/924 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · sigorta sözleşmesi · riziko · eksik inceleme · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, meydana gelen «rizikonun» taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinde» yazılı «özel şarta» göre «teminat» dışı olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyan mahkemece de davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6591 E. 2012/13624 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporları arasında çelişki · kesin süre · dosya masrafı · cy/cy kaydı · kesin hüküm
Benzer bu karardaBozmaya uyan mahkemece, bozma ilamı uyarınca bilirkişi raporu alınması gerektiği ve usulüne uygun olarak verilen «kesin süreye» rağmen davacı tarafın «masrafı» karşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair kurulan hüküm, Dairemizce “dava konusu paranın çekildiği hesap üzerindeki “ödemelerde şubeye dönünüz.” «kaydının» ne anlama geldiği ve bu kayda rağmen ödeme yapan davalı Banka'nın dava konusu işlemde kusurunun bulunup bulunmadığı konusunda «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» giderilmeden hüküm kurulması doğru olmamıştır.” gerekçesiyle bozulmuştur.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9165 E. 2012/1300 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce «gerçek zarar» tutarının davalı tarafından ödenmiş olması nedeniyle davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5730 E. 2010/11794 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce davacının aktif dava sıfatının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. HD 2009/15139/2011/8617
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15139 E. 2011/8617 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2374 E. 2010/2842 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/12008 E. , 2012/4019 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02/07/2010 tarih ve 2009/326-2010/200 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı bir müşterinin 28.10.2002 tarihinde yaptığı 33.391,42 TL tutarlı havalenin sehven davalı hesabına aktarıldığını, davalının bu parayı vadeli hesaplarda değerlendirerek 19.088,33 TL faiz geliri elde ettiğini, hatanın 8.3.2005 tarihinde anlaşılması üzerinde davalı hesabında bulunan 33.116,19 TL’nin müvekkili tarafından alındığını, ancak müvekkilinin bu karışıklık nedeniyle uğradığı zararın tam olarak karşılanmadığını ileri sürerek, ıslah dilekçesiyle 36.875,99 TL’nin 28.10.2002 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili hesabına yatan paranın müvekkilinin dava dışı bir şirketten beklediği para olarak düşündüğünü, hatanın anlaşılması üzerine müvekkilinin rızaen parayı ödediğini, bunun dışında davacının faiz istemesinin yasal olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce (davacının ancak davalının elde etmiş olduğu faiz gelirini isteyebileceği) gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davanın kısmen kabulüne, 16.407,00 TL’nin davalıdan faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 16/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049606900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz