Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12538 E. 2012/3939 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rayiç değer↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalının eser sahibi davacı şirketin çoğaltma hakkını ihlal ettiği, davalı iş yerindeki bilgisayarda kurulu bulunan bilgisayar programının rayiç değerinin 4.209,53-TL olduğu, FSEK’nun 68. maddesi gereğince talep edilebilecek tazminat miktarının 14.901,75-TL gerekçeleriyle davanın kabulü ile 14.901,75-TL telif tazminatının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7232 E. 2018/1352 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14063 E. 2015/189 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ilan · avans faizi
Benzer bu kararda2013/15570 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, 1.901,25 TL maddi ve takdiren 1.901,25 TL manevi tazminatın, 12.02.1998 tarihinden itibaren işletilecek bankalarca bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranını geçmemek üzere «avans faizi» uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/883 E. 2021/3507 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükmün kesinleşmesi · kamu düzenine aykırılık · istinaf incelemesi · kamu düzeni · ortaklık ilişkisi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaSomut olayda «kamu düzenine aykırılık» da söz konusu olmadığından bölge adliye mahkemesince istinaf kanun yoluna başvuran davalı şirket hakkında inceleme yapılması ve bir karar verilmesi gerekirken, davalı ... hakkında verilen «hükmün kesinleşmiş» olduğu gözetilmeksizin İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılarak dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle re’sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 355. maddesi gereğince «istinaf incelemesi», «kamu düzenine aykırılık» halleri dışında, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Hukuk Dairesi’nce, davanın 7194 sayılı Kanun'un 41. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1- Dava, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5693 E. 2015/12479 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/12538 E. , 2012/3939 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/04/2010 tarih ve 2008/381-2010/91 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 14.510 TL nin altında bulunduğundan HUMK.nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “NETCAD” isimli bilgisayar yazılımının müvekkili şirkete ait olduğunu, bu program üzerinde FSEK anlamında eser sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin izin ve muvafakati olmaksızın söz konusu programı kopyalayıp iş yerinde kullanıldığının kolluk kuvvetlerince yapılan aramada tespit edildiğini, müvekkiline ait bilgisayar programının haksız kullanımı nedeniyle FSEK 68/2 gereğince davalı ile bir sözleşme yapılmış olsa idi isteyebilecekleri bedelin üç katını isteme haklarının doğduğunu ileri sürerek şimdilik 3.000,00-TL’nin davalıdan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 22/02/2010 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 14.901,75-TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, arama kararından bir gün önce müvekkilinin işyerinin faaliyete başladığını, iş yerine gelen bir şahıs marifetiyle ücreti karşılığında dava konusu programın kurulumunun yapıldığını, müvekkilinin hakkında açılan ceza davasından beraat ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının eser sahibi davacı şirketin çoğaltma hakkını ihlal ettiği, davalı iş yerindeki bilgisayarda kurulu bulunan bilgisayar programının rayiç değerinin 4.209,53-TL olduğu, FSEK’nun 68. maddesi gereğince talep edilebilecek tazminat miktarının 14.901,75-TL gerekçeleriyle davanın kabulü ile 14.901,75-TL telif tazminatının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 662,10 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 15/03/2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Mahkemece davacının mali hakları kullanma yetkisine sahip olduğu bilgisayar programı niteliğindeki eser üzerindeki çoğaltma haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle talep gibi 5846 sayılı kanunun 68.maddesi uyarınca üç kat telif tazminatına hükmedilmiş ise de; kanunun 68.maddesinin 1. Fıkrasında eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltanların “bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını” isteyebileceği belirtilmiş olup, aynı kanunun 66/3 fıkrası gereğince mahkeme, mali haklara tecavüz halinde, “tecavüzün şümulünu, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını” takdir etmek durumunda bulunduğundan, dava konusu olayda talep edilebilecek “en çok üç kat fazla” tazminatın tecavüzün şümulüne ve kusurun ağırlığına göre belirlemek yetkisinin mahkeme hakimine ait olduğu, BK’nun 43/1 maddesinin de bu yetkiyi desteklediği ve her dava konusu olayda tartışılması ve değerlendirmesi gerektiği, mahkemenin bu hususları tartışmadan doğrudan belirlenen rayiç bedelin üç katına hükmetmesinin isabetsiz olduğu ve hükmün bu nedenlerle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne bu nedenlerle katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049406400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz