6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Maddi ve Manevi Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/9392 E. 2012/3775 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eş rızası reeskont faizi maddi tazminat yasal faiz kusur avans faizi

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının kusuru ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması, davacının hesabından bilgisi ve rızası dışında çekilen paradan, parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeye, bunların kullanımını müşteri için zorunlu hale getirmeyen davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 4.250 USD'nin olay tarihi itibariyle TL karşılığı olan 5.750,45 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazlarına gelince, dava, internet yoluyla davacının bankadaki hesabından çekilen para dolayısıyla tazminat istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde maddi tazminatın ''ticari reeskont faizi” ile birlikte tahsilini istemiş, mahkemece hükmedilen maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda, davacının istemi avans faizine karşılık gelmekle mahkemece avans faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9455 E. 2011/6821 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/363 E. 2011/7734 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/9392 E.  ,  2012/3775 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.04.2010 tarih ve 2010/109-2010/174 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın mudisi olup, bankacılık hizmetlerini çoğu zaman internet bankacılığı üzerinden yaptığını, müvekkilinin 23.01.2002 tarihinde hesabına girdiğinde 4.250 USD tutarındaki dövizin hesabından çekildiğini, sonrasında TL'na çevrilerek kendisine ait başka bir hesaba havale edildiğini, oradan da ... adındaki şahsın davalı bankanın İzmir-Konak şubesindeki hesabına havale çıkarıldığını ve aynı gün hesap sahibi tarafından çekilmiş bulunduğunu öğrendiğini, söz konusu işlemlerde müvekkilinin bilgisi, rızası, kusur ve ihmalinin olmadığını, davalı bankanın gerekli ve yeterli güvenlik önlemlerini almadığını, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla açılan davada 4.250 USD'nin ihtarname tarihi olan 31.01.2002 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında yapılan ıslah ile istenen tutarın olay tarihi itibariyle YTL karşılığı üzerinden ödeme tarihine kadar değişen oranlarda ticari reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili bankanın internet bankacılık işlemlerinin tamamen güvenli ortamda yapıldığını, davacının kendi şifresini saklama yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğunu, davaya konu zararın doğmasına davacının kendi kusuru ile sebebiyet vermiş bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının kusuru ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması, davacının hesabından bilgisi ve rızası dışında çekilen paradan, parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeye, bunların kullanımını müşteri için zorunlu hale getirmeyen davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 4.250 USD'nin olay tarihi itibariyle TL karşılığı olan 5.750,45 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazlarına gelince, dava, internet yoluyla davacının bankadaki hesabından çekilen para dolayısıyla tazminat istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde maddi tazminatın ''ticari reeskont faizi” ile birlikte tahsilini istemiş, mahkemece hükmedilen maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda, davacının istemi avans faizine karşılık gelmekle mahkemece avans faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 1. bendindeki “yasal faizi'' ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “avans faizini” ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 256,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049277700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.