Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/9455 E. 2011/6821 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
internet bankacılığı↗ eş rızası↗ kusur↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının hesabından 6.000,00 TL’nın internet bankacılığı yoluyla çekilmiş olduğunu, davalı bankanın güvenlik tedbirlerindeki eksikliklerden dolayı objektif özen borcunu yerine getirmediğinden %80 oranında, davacının da internet kullanımında özenli olmadığından %20 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle 4.800,00 TL’nın 08.02.2007 tarihinden avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının kusuru ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve rızası dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen davalı bankanın sorumlu olmasına göre davaya konu miktardan davalı bankanın tamamen sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kusur paylaşımı yapılarak buna göre hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9392 E. 2012/3775 K.
Ortak:eş rızası · kusur · avans faizi
İncelediğiniz kararda… irazlarının incelenmesine gelince, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunları …
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının hesabından 6.000,00 TL’nın «internet bankacılığı» yoluyla çekilmiş olduğunu, davalı bankanın güvenlik tedbirlerindeki eksikliklerden dolayı objektif özen borcunu yerine getirmediğinden %80 oranında, davacının da internet kullanımında özenli olmadığından %20 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle 4.800,00 TL’nın 08.02.2007 tarihinden «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… amaya ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması, davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan, parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeye, bunların kullanımını mü …
Bu durumda, davacının istemi «avans faizine» karşılık gelmekle mahkemece avans faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde «yasal faize» hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · maddi tazminat · yasal faiz
Benzer bu karardaDavacı dava dilekçesinde «maddi tazminatın» ''ticari «reeskont faizi»” ile birlikte tahsilini istemiş, mahkemece hükmedilen maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, davacının istemi «avans faizine» karşılık gelmekle mahkemece avans faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde «yasal faize» hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/363 E. 2011/7734 K.
Ortak:eş rızası · kusur
İncelediğiniz kararda… irazlarının incelenmesine gelince, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunları …
Benzer bu kararda… irazlarının incelenmesine gelince, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacınınhesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunları …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dolandırıcılık
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın «dolandırıcılığı» önleyecek mahiyette ek güvenlik tedbirlerini almadığı, mevduatı koruma konusundaki özen borcunu yerine getirmediğinden 2/3 oranında, davacının da internet ortamınd …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/368 E. 2011/7732 K.
Ortak:eş rızası · kusur
İncelediğiniz kararda… irazlarının incelenmesine gelince, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunları …
Benzer bu kararda… irazlarının incelenmesine gelince, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunları …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · dolandırıcılık
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın «dolandırıcılığı» önleyecek mahiyette ek güvenlik tedbirlerini almadığı, mevduatı koruma konusundaki özen borcunu yerine getirmediğinden 2/3 oranında, davacının da şifresini ve parolasını koruyamadığından 1/3 oranında zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle 16.716,67 TL’nın işlem tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/9455 E. , 2011/6821 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Krdz.Ereğli 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.07.2009 tarih ve 2007/414 - 2009/359 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait davalı bankada bulunan hesaptan 6.000,00 TL’nın müvekkilinin bilgisi olmadan çekildiğini, davalı bankanın objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek, 6.000,00 TL’nın 08.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının hesabından 6.000,00 TL’nın internet bankacılığı yoluyla çekilmiş olduğunu, davalı bankanın güvenlik tedbirlerindeki eksikliklerden dolayı objektif özen borcunu yerine getirmediğinden %80 oranında, davacının da internet kullanımında özenli olmadığından %20 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle 4.800,00 TL’nın 08.02.2007 tarihinden avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının kusuru ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve rızası dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen davalı bankanın sorumlu olmasına göre davaya konu miktardan davalı bankanın tamamen sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kusur paylaşımı yapılarak buna göre hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 204,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.06.2011 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, davacının kişisel bilgilerinin üçüncü kişilerce kullanılması suretiyle davalı banka şubesinde mevcut hesabından bilgisi dışında yapılan havaleler yoluyla gerçekleştiği ileri sürülen maddi zararın tazminine yöneliktir.
Mahkemece, tarafların müterafik kusurlu oldukları kabul olunarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Dairemiz çoğunluğunca davacının temyiz itirazlarının kabulüyle davalı bankaca davacıya verilen şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiğinin ispatlanamaması nedeniyle davalı bankanın zararın tümünden sorumluğu bulunduğu gerekçesiyle yerel mahkeme kararının davacı lehine bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucunda, davaya konu zararlı sonucun davacının bilgisayarından üçüncü kişilerce elde olunan kişisel bilgiler kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiği, davacının, davalı banka ile arasındaki sözleşme hükümlerine de aykırı biçimde, kendi egemenlik alanındaki bilgisayarında kayıtlı kişisel verilerini korumakta gerekli özeni göstermediği, bu suretle kişisel bilgilerinin kötüniyetli kişilerin eline geçmesi ve bu bilgiler kullanılarak sisteme girilmek suretiyle gerçekleşen zararın oluşmasında davacının bu tutumunun da etkili olduğu, bir başka söyleyişle, zararlı sonucun ortaya çıkmasında davacının müterafik kusurunun bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, davalı bankanın mahsup isteminde bulunması yasaya ve somut olayın özelliklerine uygun olup, mahkemece bilirkişi raporuyla belirlenen kusur dağılımı üzerinden karar verilmiş olmasında usul ve yasaya herhangi bir aykırılık görmediğimden, tarafların temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanması görüşündeyim.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028099300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz