6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rücuen Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/14462 E. 2012/3755 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihbar tazminatı kıdem tazminatı sınırlı sorumluluk rücuen tahsil rücu ihbar i̇i̇k 72/son

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının alt işveren olarak üstlendiği işlerde çalıştırdığı işçilerin kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin gibi işçilik haklarının ödenmediği, bu işçilerin Kocaeli 3.İş Mahkemesi'nde davacı kurum aleyhine açtıkları davaların kabul edildiği, kararların icraya konulması üzerine davacı kurumun hüküm altına alınan miktarları ödemek zorunda kaldığı, davacı kurumun bu işçilere yapmış olduğu ödemeleri rücu yolu ile davalıdan geri isteme hakkının bulunduğu, davaya konu tazminatları hak kazanan 15 işçiden 4'ünün son işvereninin davalı olmadığı, dolayısıyla anılan 4 işçi için ödenen tazminatın da davalının sorumluluğunda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 31.799,81TL'nın ödemenin yapıldığı tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, asıl işveren sıfatıyla işçilere ödenen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rücuen tahsili istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalının son işvereni olmadığı işçilere ödenen meblağ yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, alt işverenler işçi alacaklarından olan kıdem tazminatından, işçinin kendi sözleşme sürelerine isabet eden çalışma süresi ile sınırlı olarak sorumludurlar. Somut olayda da, davalı, karar gerekçesinde isimleri belirtilen işçilerin son işvereni olmamakla birlikte bu işçilerin bir süre alt işveren olan davalı nezdinde çalıştıkları sabittir. O halde, mahkemece, davalının kendi sözleşme süresine isabet eden çalışma süresi ile sınırlı olarak davacı tarafından anılan işçiler için ödenen kıdem tazminatından sorumlu olduğu kabul edilerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15167 E. 2011/7651 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13264 E. 2011/5762 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3741 E. 2013/5047 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1501 E. 2013/18859 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11675 E. 2013/10035 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sözleşme | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10535 E. 2014/1298 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15824 E. 2012/6070 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/14462 E.  ,  2012/3755 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.02.2010 tarih ve 2008/159-2010/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile müvekkiline devredilen Seka Aksu İşletme Müdürlüğü'nde muhtelif tarihlerde taşeron sıfatıyla iş yaptığını, üstlenmiş olduğu işlerde çalıştırdığı işçilerin kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti gibi işçilik haklarını ödemediğini, bu işçilerin müvekkili aleyhine açtıkları tazminat davalarının kabul edildiğini, hüküm altına alınan meblağların icra yoluyla müvekkilinden tahsil edildiğini, hizmet alımı ihale şartnamelerinde iş mevzuatından kaynaklanan yükümlülüklerin yükleniciye ait olduğunun düzenlendiğini, bu nedenle müvekkili tarafından ödenen tazminattan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 34.562,29 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin asıl işveren alt işveren ilişkisine dair hükümlerinin muvazaalı bulunduğunun ve müteahhit işçileri olarak adlandırılan çalışanların gerçekte davacının işçileri olduklarının mahkeme kararlarıyla sübut bulduğunu, bu durumda davacının kendi işçileri için ödediği tazminatı müvekkilinden rücuen tazmin etmesinin mümkün olmadığını, aksinin düşünülmesi halinde dahi davacının çalıştırdığı işçilerin iş akitlerini ihale döneminin bitmesini beklemeden özelleştirme çerçevesinde feshetmesi nedeniyle müvekkiline atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının alt işveren olarak üstlendiği işlerde çalıştırdığı işçilerin kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin gibi işçilik haklarının ödenmediği, bu işçilerin Kocaeli 3.İş Mahkemesi'nde davacı kurum aleyhine açtıkları davaların kabul edildiği, kararların icraya konulması üzerine davacı kurumun hüküm altına alınan miktarları ödemek zorunda kaldığı, davacı kurumun bu işçilere yapmış olduğu ödemeleri rücu yolu ile davalıdan geri isteme hakkının bulunduğu, davaya konu tazminatları hak kazanan 15 işçiden 4'ünün son işvereninin davalı olmadığı, dolayısıyla anılan 4 işçi için ödenen tazminatın da davalının sorumluluğunda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 31.799,81TL'nın ödemenin yapıldığı tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, asıl işveren sıfatıyla işçilere ödenen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rücuen tahsili istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalının son işvereni olmadığı işçilere ödenen meblağ yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, alt işverenler işçi alacaklarından olan kıdem tazminatından, işçinin kendi sözleşme sürelerine isabet eden çalışma süresi ile sınırlı olarak sorumludurlar. Somut olayda da, davalı, karar gerekçesinde isimleri belirtilen işçilerin son işvereni olmamakla birlikte bu işçilerin bir süre alt işveren olan davalı nezdinde çalıştıkları sabittir.

O halde, mahkemece, davalının kendi sözleşme süresine isabet eden çalışma süresi ile sınırlı olarak davacı tarafından anılan işçiler için ödenen kıdem tazminatından sorumlu olduğu kabul edilerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.848,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049266100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.