Rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12124 E. 2012/3753 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fiili taşıyıcı↗ alt taşıyıcı↗ trafik kazası↗ gerçek zarar↗ ara karar↗ rücuen tazminat↗ mahsup↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının fiili taşıyıcı davacının ise ara taşıyıcı olduğu, davalı fiili taşıyıcının yüklemenin yapıldığı tarihten itibaren varış mahallinde alıcılara emtiayı teslim ettiği süre içindeki hasardan sorumlu bulunduğu, emtia yüklendikten sonra araç sürücüsünün tek taraflı olarak trafik kazası yaptığı, kaza neticesinde bir kısım emtiaların hasar gördüğü anlaşılmakta ise de, hasar gören emtia bedelinin tespit edilmediği, ayrıca süresi içinde hasar gören emtianın ödenmesi konusunda davalıya bir bildirim de olmadığı, dava dışı DHL AŞ'nin davacının cari hesabından 46.264,96 TL yi mahsup etmesinin davalı fiili taşıyıcının bu miktarla sorumlu olduğunu kanıtlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ara taşıyıcı tarafından alt taşıyıcya karşı TTK'nun 787. maddesine dayalı olarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının ara taşıyıcı davalının da alt taşıyıcı olduğu malın Gebze'den Erzurum ve Van'a taşınması sırasında aracın kaza yapması sonucu yükte hasar meydana geldiği çekişmesiz olup uyuşmazlık gerçek zararın miktarı noktasındadır. Davalı taraf, yükü taşıdığı esnada aracın kaza yapması sonucu yükte hasar meydana geldiğini kabul ettiğine göre artık davacının tespit yaptırmamasının ve ihbarda bulunmamasının dava hakkını düşürmesi söz konusu olmayacağından bu nedenlerle davanın reddine ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde değildir. Bu durumda, davanın, TTK'nun 787. maddesi uyarınca açılan bir dava olduğunun nazara alınarak hasar miktarı hususunda davacının delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile TTK 788. maddenin uygulanması suretiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10671 E. 2012/15549 K.
Ortak:fiili taşıyıcı · trafik kazası · ara karar · mahsup · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «fiili taşıyıcı» davacının ise «ara» taşıyıcı olduğu, davalı fiili taşıyıcının yüklemenin yapıldığı tarihten itibaren varış mahallinde alıcılara emtiayı «teslim» ettiği süre içindeki hasardan sorumlu bulunduğu, emtia yüklendikten sonra araç sürücüsünün tek taraflı olarak «trafik kazası» yaptığı, kaza neticesinde bir kısım emtiaların «hasar» gördüğü anlaşılmakta ise de, hasar gören emtia bedelinin tespit edilmediği, ayrıca süresi içinde hasar gören emtianın ödenmesi konusunda davalıya bir bildirim de olmadığı, dava dışı DHL AŞ'nin davacının cari hesabından 46.264,96 TL yi «mahsup» etmesinin davalı fiili taşıyıcının bu miktarla sorumlu olduğunu kanıtlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının «ara» «taşıyıcı» davalının da «alt taşıyıcı» olduğu malın Gebze'den Erzurum ve Van'a taşınması sırasında aracın kaza yapması sonucu yükte «hasar» meydana geldiği çekişmesiz olup uyuşmazlık «gerçek zararın» miktarı noktasındadır.
Dava, «ara» «taşıyıcı» tarafından «alt taşıyıcya» karşı TTK'nun 787. maddesine dayalı olarak açılan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalının «fiili taşıyıcı» davacının ise «ara» taşıyıcı olduğu, davalı fiili taşıyıcının yüklemenin yapıldığı tarihten itibaren varış mahallinde alıcılara emtiayı «teslim» ettiği süre içindeki hasardan sorumlu bulunduğu, emtia yüklendikten sonra araç sürücüsünün tek taraflı olarak «trafik kazası» yaptığı, kaza neticesinde bir kısım emtiaların «hasar» gördüğü anlaşılmakta ise de, hasar gören emtia bedelinin tespit edilmediği, ayrıca süresi içinde hasar gören emtianın ödenmesi konusunda davalıya bir bildirim de olmadığı, dava dışı DHL AŞ'nin davacının cari hesabından 46.264,96 TL yi «mahsup» etmesinin davalı fiili taşıyıcının bu miktarla sorumlu olduğunu kanıtlamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13343 E. 2016/1232 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/12124 E. , 2012/3753 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/05/2010 tarih ve 2009/288-2010/243 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin dava dışı DHL Lojistik A.Ş.'nin taşıma işlerini yürüten taşeron taşıma şirketi olduğunu, bu kapsamda Gebze'den Erzurum ve Van'a taşınacak emtiayı davalı şirkete ait araca teslim ettiğini, bir gün sonra araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı kaza meydana geldiğini ve taşınan emtianın hasar gördüğünü, yükte oluşan hasardan dolayı dava dışı asıl taşıma şirketinin hasar bedelini müvekkilinden tahsil ettiğini, zarardan sorumlu olan davalının ise ihtara rağmen müvekkiline ödeme yapmadığını ileri sürerek, 46.264,96 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirkete ait aracın yaptığı kaza neticesinde bir kısım emtianın ambalajının bozulduğunu, diğer malların ise herhangi bir zarara uğramadığını, aynı gün olayın davacıya bildirildiğini, davacının yükün geri getirilmesini ve ambalajı bozulan malların yeniden ambalajlandıktan sonra gönderileceğini bildirmesi üzerine yükün kendisine teslim edildiğini, davacının teslim sırasında tespit yaptırmadığını ve tespit yapılmasına karşı çıktığını, yaklaşık bir ay geçtikten sonra da itiraz kaydı düzenlendiğini, süresi içinde müvekkiline ihbar yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının fiili taşıyıcı davacının ise ara taşıyıcı olduğu, davalı fiili taşıyıcının yüklemenin yapıldığı tarihten itibaren varış mahallinde alıcılara emtiayı teslim ettiği süre içindeki hasardan sorumlu bulunduğu, emtia yüklendikten sonra araç sürücüsünün tek taraflı olarak trafik kazası yaptığı, kaza neticesinde bir kısım emtiaların hasar gördüğü anlaşılmakta ise de, hasar gören emtia bedelinin tespit edilmediği, ayrıca süresi içinde hasar gören emtianın ödenmesi konusunda davalıya bir bildirim de olmadığı, dava dışı DHL AŞ'nin davacının cari hesabından 46.264,96 TL yi mahsup etmesinin davalı fiili taşıyıcının bu miktarla sorumlu olduğunu kanıtlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ara taşıyıcı tarafından alt taşıyıcya karşı TTK'nun 787. maddesine dayalı olarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının ara taşıyıcı davalının da alt taşıyıcı olduğu malın Gebze'den Erzurum ve Van'a taşınması sırasında aracın kaza yapması sonucu yükte hasar meydana geldiği çekişmesiz olup uyuşmazlık gerçek zararın miktarı noktasındadır. Davalı taraf, yükü taşıdığı esnada aracın kaza yapması sonucu yükte hasar meydana geldiğini kabul ettiğine göre artık davacının tespit yaptırmamasının ve ihbarda bulunmamasının dava hakkını düşürmesi söz konusu olmayacağından bu nedenlerle davanın reddine ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde değildir.
Bu durumda, davanın, TTK'nun 787. maddesi uyarınca açılan bir dava olduğunun nazara alınarak hasar miktarı hususunda davacının delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile TTK 788. maddenin uygulanması suretiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine,13/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049264400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz