Yargıtay 11. HD 2012/2284/2012/4541
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/2284 E. 2012/4541 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/12217 Esas, 2011/12968 Karar sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalılar vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/573 E. 2013/17140 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu kararda… lı şirket başvurusunda da 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer şekilde kullanılması nedeniyle bir bütün olarak bıraktığı izlenimin davacı markaları ile «iltibas» tehlikesine yol açtığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4493 E. 2019/1291 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · maktu vekalet ücreti · vekalet ücreti
Benzer bu karardaHukuk Dairesi'nin 18/11/2015 tarihinde 2015/5124 Esas, 2015/12217 Karar sayılı dosyasının bozularak geldiği, usul ve esas yönünden temyiz itirazları red edilerek kararın kesinleştiği, sadece Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmediğinden bu hususun düzeltilmesi yerinde görülerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin Dairemiz bozma ilamına uyulmakla birlikte «vekalet ücreti» ile ilgili bozma ilamı gereği yerine getirilmeksizin önceki hükümdeki gibi davalı vekili lehine «maktu vekalet ücretine» yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4572 E. 2020/4008 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haciz ihbarnamesi · rehnin paraya çevrilmesi · mükerrer tahsilat · kefalet limiti · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · mükerrerlik · kötüniyet tazminatı
Benzer bu karardaHer ne kadar mahkemece, alacaklının “«tahsilde tekerrür olmamak» üzere alacağını kefilden talep etmeye hakkı olduğu belirtilmişse de takip talebinde bu husus açıklanmadığı gibi fiilen de yapılan tahsilatlar alacaktan «mahsup» edilmeyerek, «mükerrer tahsilata» neden olabilecek şekilde icra takipleri yürütülmüştür.
Mahkemece, «kefilin» «kefalet limiti» dahilinde kendi «temerrüdünün» hukuki sonuçlarından sorumlu olduğu, dava tarihi itibariyle borcun 48.075 TL olarak hesaplandığı, kefalet limitinin ise 55.000.-TL olduğu, «tahsilde tekerrür olmamak» üzere takip yapılabileceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Kapatılan Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin …
Kefil olan davacı hakkında başlatılan 14.09.2009 tarihli ilamsız icra takibinde, “«tahsilde tekerrür olmamak» üzere” «kaydı» bulunmadığı gibi, söz konusu tahsilatın yapıldığı 24.12.2009 tarihinden sonra davacıya uygulanan «hacizde» ve üçüncü kişilere gönderilen «haciz ihbarnamelerinde», 34.731.-TL’nin borçtan «mahsup» edilmediği ve tahsilat yapılmamış gibi icra takip işlemlerinin yürütüldüğü dosya içeriğinden ve bilirkişi raporundaki hesaplamalardan anlaşılmaktadır.
Öte yandan asıl borçlu hakkında «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla yapılan 23.06.2009 tarihli icra takibi sırasında 24.12.2009 tarihinde 34.731.-TL tahsilat yapılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/2284 E. , 2012/4541 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.02.2009 gün ve 2007/160 - 2009/32 sayılı kararı bozan Daire’nin 13.10.2011 gün ve 2009/12217 - 2011/12968 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "MARS" ibareli tanınmış markanın sahibi oduğunu, davalı şirketin de "VİP" ibaresini müvekkili markasının benzeri bir renk ve şekil ile marka olarak tescil ettirmek için başvurduğunu, başvuruya itirazlarının diğer davalı TPE'nce kesin şekilde reddedildiğini ileri sürerek, davalı TPE - YİDK'nun 2006/M-4203 sayılı kararının iptalini, tescil edilmesi halinde davalı şirket markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/12217 Esas, 2011/12968 Karar sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalılar vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 23.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049013100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz