Ticari Ünvanın Korunması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/10702 E. 2011/2894 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanına tecavüz↗ ihtisas mahkemesi↗ ticaret unvanı↗ maddi ve manevi tazminat↗ görevsizlik kararı↗ terkin↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ iltibas↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının isteminin TTK.'nun 54,56 ve 57. maddelerinden kaynaklanan haksız rekabet hükümlerine dayalı olmasına rağmen, davacı ve davalının “ileri” ibaresini marka olarak tescil ettirdiklerinden istemin 556 sayılı KHK hükümlerine dayalı olduğunu ve anılan mevzuat kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve istem halinde dosyanın İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticaret unvanına tecavüz nedeniyle vaki haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve davalı unvanındaki iltibas yaratan ibarenin terkini ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanındaki ibarenin davalı unvanında yer almasının haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti men’i, unvan terkini ve maddi manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı vekili ise, müvekkilinin unvanının iltibas oluşturmadığını savunmuştur. Taraflar iddia ve savunmalarında 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca tescilli markadan kaynaklanan öncelik ya da üstünlük haklarına dayanmamışlardır. Bu itibarla, uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK hükümlerinin uygulama yeri bulunmamaktadır. Davanın açıklanan bu haliyle TTK’da düzenlenen haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak açılmış bulunmasına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde ihtisas mahkemeleri değil genel mahkemeler görevlidir. Bu nedenle, mahkemece yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17863 E. 2014/7389 K.
Ortak:ticaret unvanı
İncelediğiniz karardaDava, «ticaret unvanına tecavüz» nedeniyle vaki «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve davalı unvanındaki «iltibas» yaratan ibarenin «terkini» ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «ticaret unvanının» tescilinin dolayısıyla "M." ibaresini «taşıyan» unvanının kullanımın davacının tescilsiz olarak kullandığı markanın kullanmaya başladığı tarihten önce olduğu, markanın davacının ticaret unvanında yer almasının 5 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «ticaret unvanının» tescilinin dolayısıyla "M." ibaresini «taşıyan» unvanının kullanımın davacının tescilsiz olarak kullandığı markanın kullanmaya başladığı tarihten önce olduğu, markanın davacının ticaret unvanında yer almasının 5 …
Mahkemece, davacı vekilinin bu talebi hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmediğinden, hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8600 E. 2015/9696 K.
Ortak:ticaret unvanına tecavüz · ticaret unvanı · maddi ve manevi tazminat · görevsizlik kararı · terkin · haksız rekabet · iltibas · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava, «ticaret unvanına tecavüz» nedeniyle vaki «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve davalı unvanındaki «iltibas» yaratan ibarenin «terkini» ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanındaki ibarenin davalı unvanında yer almasının «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti men’i, unvan «terkini» ve «maddi manevi tazminat» isteminde bulunmuştur.
Davanın açıklanan bu haliyle TTK’da düzenlenen «haksız rekabet» hükümlerine dayalı olarak açılmış bulunmasına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde «ihtisas» mahkemeleri değil genel mahkemeler «görevlidir».
Benzer bu karardaDava, «ticaret unvanına tecavüz» nedeniyle vaki «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve davalı unvanındaki «iltibas» yaratan ibarenin «sicilden terkini» istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde «görevsizlik» kararı verilmiştir.
DOĞAL ÜRÜNLER” ibarelerinin davalı unvanında yer almasının «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek, «ticaret unvanına tecavüzün» ve haksız rekabetin tespiti, men'i, unvan «terkini» ve hükmün «ilanı» isteminde bulunmuş olup davacı 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca tescilli markalarından söz etmiş ise de, bu markalardan kaynaklanan öncelik ya da üstünlük hakları …
… apılan inceleme neticesinde; davanın, davacı adına tescilli markaya davalı tarafından tecavüz edilmesi nedeniyle oluşan maddi ve manevi tazminatın tahsiline yönelik «tazminat davası» olup, 556 sayılı KHK'nın 61. ve 71. maddeleri uyarınca davaya bakmakta mahkemenin «görevsiz» olduğu ve davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin «görev alanına» girdiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, mahkemenin görevsizliği ile «görevli» mahkemenin İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine ve talep halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne g …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açık muvafakat · sicilden terkin · tazminat davası · muvafakat · iş mahkemesi görev alanı · ilan
Benzer bu kararda… apılan inceleme neticesinde; davanın, davacı adına tescilli markaya davalı tarafından tecavüz edilmesi nedeniyle oluşan maddi ve manevi tazminatın tahsiline yönelik «tazminat davası» olup, 556 sayılı KHK'nın 61. ve 71. maddeleri uyarınca davaya bakmakta mahkemenin «görevsiz» olduğu ve davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin «görev alanına» girdiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, mahkemenin görevsizliği ile «görevli» mahkemenin İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine ve talep halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne g …
Ancak, dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 141/1. maddesi uyarınca taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın «açık muvafakati» ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler.
Dava, «ticaret unvanına tecavüz» nedeniyle vaki «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve davalı unvanındaki «iltibas» yaratan ibarenin «sicilden terkini» istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde «görevsizlik» kararı verilmiştir.
DOĞAL ÜRÜNLER” ibarelerinin davalı unvanında yer almasının «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek, «ticaret unvanına tecavüzün» ve haksız rekabetin tespiti, men'i, unvan «terkini» ve hükmün «ilanı» isteminde bulunmuş olup davacı 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca tescilli markalarından söz etmiş ise de, bu markalardan kaynaklanan öncelik ya da üstünlük hakları …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/10702 E. , 2011/2894 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.05.2009 tarih ve 2007/15-2009/340 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “İleri Konfeksiyon Dış Tic. Ltd. Şti” unvanını 29.11.1982, davalı şirketin ise “İleri Fermuar Paz. ve Tic.Ltd. Şti.” unvanını 12.08.1994 tarihinde tescil ettirdiğinden müvekkilinin unvanının korunması gereken öncelik hakkı bulunduğunu, aynı alanda faaliyet gösteren davalının unvanın, müvekkilinin unvanı ile iltibas ve haksız rekabet yarattığını sürerek, davalı şirketin ticaret unvanında yer alan “İleri” ibaresinin terkinine, haksız rekabet ve tecavüzün önlenmesine 10.000,00 TL manevi, 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline ve ilana karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davalının farklı alanlarda ticari faaliyette bulunduklarından haksız rekabetin söz konusu olamayacağını, unvanlar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının isteminin TTK.'nun 54,56 ve 57. maddelerinden kaynaklanan haksız rekabet hükümlerine dayalı olmasına rağmen, davacı ve davalının “ileri” ibaresini marka olarak tescil ettirdiklerinden istemin 556 sayılı KHK hükümlerine dayalı olduğunu ve anılan mevzuat kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve istem halinde dosyanın İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticaret unvanına tecavüz nedeniyle vaki haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve davalı unvanındaki iltibas yaratan ibarenin terkini ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanındaki ibarenin davalı unvanında yer almasının haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti men’i, unvan terkini ve maddi manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı vekili ise, müvekkilinin unvanının iltibas oluşturmadığını savunmuştur. Taraflar iddia ve savunmalarında 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca tescilli markadan kaynaklanan öncelik ya da üstünlük haklarına dayanmamışlardır. Bu itibarla, uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK hükümlerinin uygulama yeri bulunmamaktadır.
Davanın açıklanan bu haliyle TTK’da düzenlenen haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak açılmış bulunmasına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde ihtisas mahkemeleri değil genel mahkemeler görevlidir. Bu nedenle, mahkemece yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018044600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz