Rücû tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/14776 E. 2012/4785 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluktan kurtulma↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ ziya↗ rücuen tazminat↗ reeskont faizi↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ bilirkişi incelemesi↗ taşıyan↗ kusur↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu suntaların taşınması sırasında meydana gelen trafik kazasında davalıya atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı, ancak TTK'nun 781. maddesi uyarınca taşıyıcının eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde uğradığı ziya ve hasardan sorumlu olduğu, aynı maddenin 2. fıkrasında düzenlenen hallerin kanıtlanması halinde taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği, her ne kadar kazanın oluşumunda kusursuz ise de kazadan sonra gerek sigortalı emtianın muhafazası, gerekse emtianın yeni bir araca yüklenerek taşınması sırasında gerekli önlemlerin alınmış olmasına rağmen mevcut hasarın engellenemediğinin davalı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.245,59 TL'nin ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemizin 06.10.2008 tarihli bozma kararına uyulmak suretiyle yargılama yapılmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir. Zira, ıslanarak hasar gören mallar yönünden davalı taşıyanın alması gereken tedbirleri alıp almadığının dolayısıyla kusurunun bulunup bulunmadığının gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak saptanması gerektiği gerekçesiyle karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur. Bozma ilamından sonra yapılan yargılamada tanık beyanları tespit edilmiş ve önceki karardaki gerekçelerle davanın kısmen kabulüne kararverilmiştir. Oysa, dinlenen tanıklardan ikisi kazanın yağmurlu bir havada meydana geldiğini beyan etmişlerdir. Bu durumda, mahkemece davaya konu taşıma uzmanı bir bilirkişiden, kazanın meydana geldiği hava koşulları ve davalı savunması da dikkate alınacak biçimde somut olarak davalı taşıyıcının emtianın ıslanarak hasar görmemesi için ne gibi önlemler alabileceği hususunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken soyut gerekçelerle davalının kusursuz olduğunu ispat edemediğinden bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3549 E. 2012/9623 K.
Ortak:ziya · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz kararda… dia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu suntaların taşınması sırasında meydana gelen trafik kazasında davalıya atfedilebilecek bir «kusurun» bulunmadığı, ancak TTK'nun 781. maddesi uyarınca «taşıyıcının» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde uğradığı «ziya» ve hasardan sorumlu olduğu, aynı maddenin 2. fıkrasında düzenlenen hallerin kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği», her ne kadar kazanın oluşumunda kusursuz ise de kazadan sonra gerek sigortalı emtianın muhafazası, gerekse emtianın yeni bir araca yüklenerek taşınması sırasında gerekli önlemlerin alınmış olmasına rağmen mevcut «hasarın» engellenemediğinin davalı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.245,59 TL'nin ödeme tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… da, mahkemece davaya konu taşıma uzmanı bir bilirkişiden, kazanın meydana geldiği hava koşulları ve davalı savunması da dikkate alınacak biçimde somut olarak davalı «taşıyıcının» emtianın ıslanarak «hasar» görmemesi için ne gibi önlemler alabileceği hususunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken soyut gerekçelerle davalının kusursuz olduğunu ispat …
Zira, ıslanarak «hasar» gören mallar yönünden davalı «taşıyanın» alması gereken tedbirleri alıp almadığının dolayısıyla kusurunun bulunup bulunmadığının gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak saptanması gerektiği gerekçesiyle karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Benzer bu karardaDava konusu olayda uyuşmazlık «hasarın» ne şekilde oluştuğu, hasardan davalıların sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmakta olup, TTK’nun 781, maddesi “ Taşıyıcı eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde, uğradığı «ziya» ve hasardan mesuldür. “ hükmünü haizdir.
Bu itibarla, mahkemece içinde taşıma konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir heyetten rapor alınarak, «hasarın» ne şekilde oluştuğu, «taşıyıcıların» yüke nezaretten dolayı sorumlu olup olmadıkları hususu da değerlendirilerek bilirkişi raporu ile «ekspertiz raporu» arasındaki çelişki giderilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, emtianın alıcıya hasarsız olarak «teslim» edildiği, davalıların eylemi ile zarar arasında «illiyet bağı» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat emtia sigortası · eksper raporu · rücuan tazminat · illiyet bağı
Benzer bu karardaDava, «nakliyat emtia sigortasından» kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece emtianın alıcıya hasarsız olarak «teslim» edildiği, davalıların zarardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, emtianın alıcıya hasarsız olarak «teslim» edildiği, davalıların eylemi ile zarar arasında «illiyet bağı» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu haliyle, «hasar» nedenine ilişkin olarak bilirkişi ile «ekspertiz raporu» arasında çelişki bulunmakta olup, anılan çelişki giderilmeden hüküm kurulması ve sağlıklı sonuca varılması mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece içinde taşıma konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir heyetten rapor alınarak, «hasarın» ne şekilde oluştuğu, «taşıyıcıların» yüke nezaretten dolayı sorumlu olup olmadıkları hususu da değerlendirilerek bilirkişi raporu ile «ekspertiz raporu» arasındaki çelişki giderilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/14776 E. , 2012/4785 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Dazkırı Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08.03.2010 tarih ve 2008/429-2010/107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı sunta emtiasının, davalı tarafından yurt içinde taşınması sırasında meydana gelen kazada tamamen hasarlandığını, 3.310,42 TL’nin müvekkilince sigortalısına ödendiğini ileri sürerek bu meblağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, meydana gelen kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu suntaların taşınması sırasında meydana gelen trafik kazasında davalıya atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı, ancak TTK'nun 781. maddesi uyarınca taşıyıcının eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde uğradığı ziya ve hasardan sorumlu olduğu, aynı maddenin 2. fıkrasında düzenlenen hallerin kanıtlanması halinde taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği, her ne kadar kazanın oluşumunda kusursuz ise de kazadan sonra gerek sigortalı emtianın muhafazası, gerekse emtianın yeni bir araca yüklenerek taşınması sırasında gerekli önlemlerin alınmış olmasına rağmen mevcut hasarın engellenemediğinin davalı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.245,59 TL'nin ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemizin 06.10.2008 tarihli bozma kararına uyulmak suretiyle yargılama yapılmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir. Zira, ıslanarak hasar gören mallar yönünden davalı taşıyanın alması gereken tedbirleri alıp almadığının dolayısıyla kusurunun bulunup bulunmadığının gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak saptanması gerektiği gerekçesiyle karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur. Bozma ilamından sonra yapılan yargılamada tanık beyanları tespit edilmiş ve önceki karardaki gerekçelerle davanın kısmen kabulüne kararverilmiştir. Oysa, dinlenen tanıklardan ikisi kazanın yağmurlu bir havada meydana geldiğini beyan etmişlerdir.
Bu durumda, mahkemece davaya konu taşıma uzmanı bir bilirkişiden, kazanın meydana geldiği hava koşulları ve davalı savunması da dikkate alınacak biçimde somut olarak davalı taşıyıcının emtianın ıslanarak hasar görmemesi için ne gibi önlemler alabileceği hususunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken soyut gerekçelerle davalının kusursuz olduğunu ispat edemediğinden bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1048335300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz