Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5584 E. 2012/5065 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sermaye taahhüdü↗ tahsilat makbuzu↗ aldatma (hile)↗ pasif husumet yokluğu↗ dolandırıcılık↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ kâr payı↗ ek tasfiye↗ iflas↗ yönetim kurulu kararı↗ taahhütname↗ eksik inceleme↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacıların davacının dava dışı Liechtenstein’da kurulu Jetpa International Marketıng and Tradıng AG’ye sessiz ortak olmak amacıyla ödeme yaptığı konusunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, davacıların yurtdışında ödeme yaptığı dava dışı bu şirkete başvurmadan davalılara husumet yöneltmesinin doğru olmadığı, bu şirket iflas etmiş olsa bile iflas aşamasında da müracaat yollarının mevcut olduğu, davacılar tarafından bu yollara başvurulup, bu başvurunun sonuçsuz kalması halinde davalılara yönelebileceği gerekçesiyle, pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıların tazmin yükümlüğü bulunduğu iddia olunan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, sanıklar arasında davalı ...’ün de bulunduğu Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2002/614 Esas numarası ile açılan davada adı geçen sanığın mahkûmiyetine karar verildiğini iddia ederek, ceza mahkemesi kararını dosyaya sunmuştur. Ayrıca
Dairemize intikal eden emsal nitelikteki dosyalara da ceza davasında alınan bilirkişi raporu ibraz edilmiştir. Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/614 Esas, 2006/359 Karar sayılı dosyasında, “....’ne ait hisselerin büyük kısmına Jetpa GmbH’nin sahip olduğu, Jetpa AG’nin de Jetpa GmbH’nin hisselerinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu ....’ne sermaye taahhüdünü yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ....’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin tasfiye işleminin başladığı ve mahkemece iflasının kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr payı şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık Memet ...’ün mahkûmiyetine karar verildiği, Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından mahkumiyet kararının bozulması sonrasında, mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakta ise de kararın kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamaktadır.
Davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan 16.02.1999 tarihli tahsilat makbuzuyla davacıların dava dışı yurtdışındaki şirkete 100.000 DM ödeme yaptığı iddia edilmiş olup, Dairemize intikal eden dosyalardan yurtdışındaki yabancı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece akdi ilişkinin davacılar ile dava dışı şirket arasında olduğu kabul edilerek dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan davalı şirketi ve bu şirketin yönetim kurulu başkanı olan diğer davalı gerçek kişiye karşı davacıların dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle dava ret edilmişse de, mahkemenin gerekçesinde emsal olduğunu belirttiği dava tarihinden sonra ortaya çıkan vakıalar, anılan ceza mahkemesi dosyasındaki iddialar ile davacıların akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat etmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacıların doğrudan davalılar aleyhinde dava açmasını kabul etmek gerekir.
Bu durumda mahkemece, BK’nun 53. maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleşmesi halinde tespit edilen maddi vakıaların neler olduğunun belirlenmesi, ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi halinde ise taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilerek, sunulacak kanıtlar ile ceza mahkemesi dosyasındaki tüm belgeler birlikte incelenmek ve gerektiğinde uzman kişilerden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınarak, davacıların uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının saptanması gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5581 E. 2012/5062 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · tahsilat makbuzu · pasif husumet yokluğu · dolandırıcılık · pasif husumet · husumet yokluğu · kâr payı · ek tasfiye · dava şartı · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz kararda… rinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu ....’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ....’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık Memet ...’ün mahkûmiyetine karar verildiği, Yargıtay 11.
… lmak amacıyla ödeme yaptığı konusunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, davacıların yurtdışında ödeme yaptığı dava dışı bu şirkete başvurmadan davalılara «husumet» yöneltmesinin doğru olmadığı, bu şirket «iflas» etmiş olsa bile iflas aşamasında da müracaat yollarının mevcut olduğu, davacılar tarafından bu yollara başvurulup, bu başvurunun sonuçsuz kalması halinde davalılara yönelebileceği gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan 16.02.1999 tarihli «tahsilat makbuzuyla» davacıların dava dışı yurtdışındaki şirkete 100.000 DM ödeme yaptığı iddia edilmiş olup, Dairemize intikal eden dosyalardan yurtdışındaki yabancı şirketin «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… smına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık Memet ...’ün mahkûmiyetine karar verildiği, Yargıtay 11.
… olmak amacıyla ödeme yaptığı konusunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, davacının yurtdışında ödeme yaptığı dava dışı bu şirkete başvurmadan davalılara «husumet» yöneltmesinin doğru olmadığı, bu şirket «iflas» etmiş olsa bile iflas aşamasında da müracaat yollarının mevcut olduğu, davacı tarafından bu yollara başvurulup, bu başvurunun sonuçsuz kalması halinde davalılara yönelebileceği gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
11.05.2000 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi” ve «tahsilat makbuzlarıyla» 170.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu kararda11.05.2000 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi” ve «tahsilat makbuzlarıyla» 170.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5596 E. 2012/8371 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · pasif husumet yokluğu · dolandırıcılık · pasif husumet · husumet yokluğu · kâr payı · ek tasfiye · iflas · dava şartı · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz kararda… rinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu ....’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ....’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık Memet ...’ün mahkûmiyetine karar verildiği, Yargıtay 11.
… lmak amacıyla ödeme yaptığı konusunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, davacıların yurtdışında ödeme yaptığı dava dışı bu şirkete başvurmadan davalılara «husumet» yöneltmesinin doğru olmadığı, bu şirket «iflas» etmiş olsa bile iflas aşamasında da müracaat yollarının mevcut olduğu, davacılar tarafından bu yollara başvurulup, bu başvurunun sonuçsuz kalması halinde davalılara yönelebileceği gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan 16.02.1999 tarihli «tahsilat makbuzuyla» davacıların dava dışı yurtdışındaki şirkete 100.000 DM ödeme yaptığı iddia edilmiş olup, Dairemize intikal eden dosyalardan yurtdışındaki yabancı şirketin «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… smına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık Memet ...’ün mahkûmiyetine karar verildiği, Yargıtay 11.
… olmak amacıyla ödeme yaptığı konusunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, davacının yurtdışında ödeme yaptığı dava dışı bu şirkete başvurmadan davalılara «husumet» yöneltmesinin doğru olmadığı, bu şirket «iflas» etmiş olsa bile iflas aşamasında da müracaat yollarının mevcut olduğu, davacı tarafından bu yollara başvurulup, bu başvurunun sonuçsuz kalması halinde davalılara yönelebileceği gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemize intikal eden dosyalarda da adı geçen yabancı şirketin «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaDosya içinde mevcut 17.11.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi” başlıklı belgeyle 84.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5586 E. 2012/5067 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · pasif husumet yokluğu · dolandırıcılık · pasif husumet · husumet yokluğu · kâr payı · ek tasfiye · iflas · dava şartı · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz kararda… rinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu ....’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ....’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık Memet ...’ün mahkûmiyetine karar verildiği, Yargıtay 11.
… lmak amacıyla ödeme yaptığı konusunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, davacıların yurtdışında ödeme yaptığı dava dışı bu şirkete başvurmadan davalılara «husumet» yöneltmesinin doğru olmadığı, bu şirket «iflas» etmiş olsa bile iflas aşamasında da müracaat yollarının mevcut olduğu, davacılar tarafından bu yollara başvurulup, bu başvurunun sonuçsuz kalması halinde davalılara yönelebileceği gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan 16.02.1999 tarihli «tahsilat makbuzuyla» davacıların dava dışı yurtdışındaki şirkete 100.000 DM ödeme yaptığı iddia edilmiş olup, Dairemize intikal eden dosyalardan yurtdışındaki yabancı şirketin «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… olmak amacıyla ödeme yaptığı konusunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, davacının yurtdışında ödeme yaptığı dava dışı bu şirkete başvurmadan davalılara «husumet» yöneltmesinin doğru olmadığı, bu şirket «iflas» etmiş olsa bile iflas aşamasında da müracaat yollarının mevcut olduğu, davacı tarafından bu yollara başvurulup, bu başvurunun sonuçsuz kalması halinde davalılara yönelebileceği gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
… ını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkûmiyetine karar verildiği, Yargıtay 11.
AG’nin de Jetpa GmbH’nin hisselerinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ............’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, .....
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu kararda16.11.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”ne göre 20.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5598 E. 2012/8373 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · pasif husumet yokluğu · dolandırıcılık · pasif husumet · husumet yokluğu · kâr payı · ek tasfiye · iflas · dava şartı · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz kararda… rinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu ....’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ....’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık Memet ...’ün mahkûmiyetine karar verildiği, Yargıtay 11.
… lmak amacıyla ödeme yaptığı konusunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, davacıların yurtdışında ödeme yaptığı dava dışı bu şirkete başvurmadan davalılara «husumet» yöneltmesinin doğru olmadığı, bu şirket «iflas» etmiş olsa bile iflas aşamasında da müracaat yollarının mevcut olduğu, davacılar tarafından bu yollara başvurulup, bu başvurunun sonuçsuz kalması halinde davalılara yönelebileceği gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan 16.02.1999 tarihli «tahsilat makbuzuyla» davacıların dava dışı yurtdışındaki şirkete 100.000 DM ödeme yaptığı iddia edilmiş olup, Dairemize intikal eden dosyalardan yurtdışındaki yabancı şirketin «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… smına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, Fadıl Akgündüz’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık Memet...’ün mahkûmiyetine karar verildiği, Yargıtay 11.
… olmak amacıyla ödeme yaptığı konusunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, davacının yurtdışında ödeme yaptığı dava dışı bu şirkete başvurmadan davalılara «husumet» yöneltmesinin doğru olmadığı, bu şirket «iflas» etmiş olsa bile iflas aşamasında da müracaat yollarının mevcut olduğu, davacı tarafından bu yollara başvurulup, bu başvurunun sonuçsuz kalması halinde davalılara yönelebileceği gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemize intikal eden dosyalarda da adı geçen yabancı şirketin «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaDosya içinde mevcut 27.04.2000 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi” başlıklı belgeyle 30.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5599 E. 2012/8374 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · pasif husumet yokluğu · dolandırıcılık · pasif husumet · husumet yokluğu · kâr payı · ek tasfiye · iflas · dava şartı · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz kararda… rinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu ....’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ....’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık Memet ...’ün mahkûmiyetine karar verildiği, Yargıtay 11.
… lmak amacıyla ödeme yaptığı konusunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, davacıların yurtdışında ödeme yaptığı dava dışı bu şirkete başvurmadan davalılara «husumet» yöneltmesinin doğru olmadığı, bu şirket «iflas» etmiş olsa bile iflas aşamasında da müracaat yollarının mevcut olduğu, davacılar tarafından bu yollara başvurulup, bu başvurunun sonuçsuz kalması halinde davalılara yönelebileceği gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan 16.02.1999 tarihli «tahsilat makbuzuyla» davacıların dava dışı yurtdışındaki şirkete 100.000 DM ödeme yaptığı iddia edilmiş olup, Dairemize intikal eden dosyalardan yurtdışındaki yabancı şirketin «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… a sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ... ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkûmiyetine karar verildiği, Yargıtay 11.
… olmak amacıyla ödeme yaptığı konusunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, davacının yurtdışında ödeme yaptığı dava dışı bu şirkete başvurmadan davalılara «husumet» yöneltmesinin doğru olmadığı, bu şirket «iflas» etmiş olsa bile iflas aşamasında da müracaat yollarının mevcut olduğu, davacı tarafından bu yollara başvurulup, bu başvurunun sonuçsuz kalması halinde davalılara yönelebileceği gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemize intikal eden dosyalarda da adı geçen yabancı şirketin «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaDosya içinde mevcut 01.09.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi” başlıklı belgeyle 50.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5591 E. 2012/5071 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · tahsilat makbuzu · pasif husumet yokluğu · dolandırıcılık · pasif husumet · husumet yokluğu · kâr payı · ek tasfiye · dava şartı · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz kararda… rinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu ....’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ....’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık Memet ...’ün mahkûmiyetine karar verildiği, Yargıtay 11.
… lmak amacıyla ödeme yaptığı konusunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, davacıların yurtdışında ödeme yaptığı dava dışı bu şirkete başvurmadan davalılara «husumet» yöneltmesinin doğru olmadığı, bu şirket «iflas» etmiş olsa bile iflas aşamasında da müracaat yollarının mevcut olduğu, davacılar tarafından bu yollara başvurulup, bu başvurunun sonuçsuz kalması halinde davalılara yönelebileceği gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan 16.02.1999 tarihli «tahsilat makbuzuyla» davacıların dava dışı yurtdışındaki şirkete 100.000 DM ödeme yaptığı iddia edilmiş olup, Dairemize intikal eden dosyalardan yurtdışındaki yabancı şirketin «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… smına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı,...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkûmiyetine karar verildiği, Yargıtay 11.
… olmak amacıyla ödeme yaptığı konusunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, davacının yurtdışında ödeme yaptığı dava dışı bu şirkete başvurmadan davalılara «husumet» yöneltmesinin doğru olmadığı, bu şirket «iflas» etmiş olsa bile iflas aşamasında da müracaat yollarının mevcut olduğu, davacı tarafından bu yollara başvurulup, bu başvurunun sonuçsuz kalması halinde davalılara yönelebileceği gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
01.09.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, 02.07.1999 tarihli “Kâr «payı» ortaklık sertifikası talep «formu»” başlıklı belge ve «tahsilat makbuzuyla» 50.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba formu · ortaklık ilişkisi
Benzer bu kararda01.09.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, 02.07.1999 tarihli “Kâr «payı» ortaklık sertifikası talep «formu»” başlıklı belge ve «tahsilat makbuzuyla» 50.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5589 E. 2012/5069 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · tahsilat makbuzu · pasif husumet yokluğu · dolandırıcılık · pasif husumet · husumet yokluğu · kâr payı · ek tasfiye · dava şartı · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz kararda… rinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu ....’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ....’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık Memet ...’ün mahkûmiyetine karar verildiği, Yargıtay 11.
… lmak amacıyla ödeme yaptığı konusunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, davacıların yurtdışında ödeme yaptığı dava dışı bu şirkete başvurmadan davalılara «husumet» yöneltmesinin doğru olmadığı, bu şirket «iflas» etmiş olsa bile iflas aşamasında da müracaat yollarının mevcut olduğu, davacılar tarafından bu yollara başvurulup, bu başvurunun sonuçsuz kalması halinde davalılara yönelebileceği gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan 16.02.1999 tarihli «tahsilat makbuzuyla» davacıların dava dışı yurtdışındaki şirkete 100.000 DM ödeme yaptığı iddia edilmiş olup, Dairemize intikal eden dosyalardan yurtdışındaki yabancı şirketin «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… olmak amacıyla ödeme yaptığı konusunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, davacının yurtdışında ödeme yaptığı dava dışı bu şirkete başvurmadan davalılara «husumet» yöneltmesinin doğru olmadığı, bu şirket «iflas» etmiş olsa bile iflas aşamasında da müracaat yollarının mevcut olduğu, davacı tarafından bu yollara başvurulup, bu başvurunun sonuçsuz kalması halinde davalılara yönelebileceği gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık .............,’ün mahkûmiyetine karar verildiği, Yargıtay 11.
17.11.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, 22.01.1999 tarihli “Kâr «payı» ortaklık sertifikası talep «formu»” başlıklı belge ve «tahsilat makbuzuyla» 50.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba formu · ortaklık ilişkisi
Benzer bu kararda17.11.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, 22.01.1999 tarihli “Kâr «payı» ortaklık sertifikası talep «formu»” başlıklı belge ve «tahsilat makbuzuyla» 50.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
-
Sözleşmenin Hükümsüzlüğü ve Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5585 E. 2012/5066 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · tahsilat makbuzu · pasif husumet yokluğu · dolandırıcılık · pasif husumet · husumet yokluğu · kâr payı · ek tasfiye · dava şartı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… rinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu ....’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ....’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık Memet ...’ün mahkûmiyetine karar verildiği, Yargıtay 11.
… lmak amacıyla ödeme yaptığı konusunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, davacıların yurtdışında ödeme yaptığı dava dışı bu şirkete başvurmadan davalılara «husumet» yöneltmesinin doğru olmadığı, bu şirket «iflas» etmiş olsa bile iflas aşamasında da müracaat yollarının mevcut olduğu, davacılar tarafından bu yollara başvurulup, bu başvurunun sonuçsuz kalması halinde davalılara yönelebileceği gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan 16.02.1999 tarihli «tahsilat makbuzuyla» davacıların dava dışı yurtdışındaki şirkete 100.000 DM ödeme yaptığı iddia edilmiş olup, Dairemize intikal eden dosyalardan yurtdışındaki yabancı şirketin «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… smına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkûmiyetine karar verildiği, Yargıtay 11.
… si gerektiği, ancak davacının alacağının tahsili için bu şirkete karşı hukuki yollara başvurmadığı, bu durumda davacının yurtdışında ödeme yaptığı dava dışı şirkete «husumet» yöneltip dava açmadan davalılara husumet yöneltmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 02.09.1999 tarihli “Kâr «payı» ortaklık sertifikası talep «formu»” başlıklı belge ve «tahsilat makbuzlarıyla» davacının dava dışı yurtdışındaki şirkete 25.000 DM ödeme yaptığı iddia edilmiş olup, Dairemize intikal eden dosyalardan yurtdışındaki yabancı şirketin «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba formu
Benzer bu karardaDavacı vekili tarafından dosyaya sunulan 02.09.1999 tarihli “Kâr «payı» ortaklık sertifikası talep «formu»” başlıklı belge ve «tahsilat makbuzlarıyla» davacının dava dışı yurtdışındaki şirkete 25.000 DM ödeme yaptığı iddia edilmiş olup, Dairemize intikal eden dosyalardan yurtdışındaki yabancı şirketin «iflasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/5584 E. , 2012/5065 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.10.2009 tarih ve 2009/149-2009/586 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.03.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin istenildiği an geri alınabileceği ve yüksek oranda faiz verileceği vaadi ile davalı şirkete bağlı Liechtenstein’da kurulu Jetpa International Marketıng and Tradıng AG’ye 100.000 DM ödeme yaptığını, anılan şirketin iflas ettiğini, bu şirket aracılığı ile yurtdışında toplanan paraların davalıların hesabına aktarıldığını, müvekkillerinin ortak olma amacının bulunmadığını, davalıların SPK, Bankalar Kanunu ve TTK’ya aykırı olarak para topladıklarını ileri sürerek, müvekkilleri ile davalılar arasında var olduğu iddia edilen ilişkinin hükümsüzlüğünü ve 108.455,24 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacıların dava dışı Jetpa International Marketing and Tradıng AG ‘ye sessiz ortak olduğunu ve bu şirkete para verdiğini, davacılar ile davalılar arısında ticari yada hukuki ilişki bulunmadığından davalılara husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacıların davacının dava dışı Liechtenstein’da kurulu Jetpa International Marketıng and Tradıng AG’ye sessiz ortak olmak amacıyla ödeme yaptığı konusunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, davacıların yurtdışında ödeme yaptığı dava dışı bu şirkete başvurmadan davalılara husumet yöneltmesinin doğru olmadığı, bu şirket iflas etmiş olsa bile iflas aşamasında da müracaat yollarının mevcut olduğu, davacılar tarafından bu yollara başvurulup, bu başvurunun sonuçsuz kalması halinde davalılara yönelebileceği gerekçesiyle, pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıların tazmin yükümlüğü bulunduğu iddia olunan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, sanıklar arasında davalı ...’ün de bulunduğu Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2002/614 Esas numarası ile açılan davada adı geçen sanığın mahkûmiyetine karar verildiğini iddia ederek, ceza mahkemesi kararını dosyaya sunmuştur. Ayrıca
Dairemize intikal eden emsal nitelikteki dosyalara da ceza davasında alınan bilirkişi raporu ibraz edilmiştir. Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/614 Esas, 2006/359 Karar sayılı dosyasında, “....’ne ait hisselerin büyük kısmına Jetpa GmbH’nin sahip olduğu, Jetpa AG’nin de Jetpa GmbH’nin hisselerinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu ....’ne sermaye taahhüdünü yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ....’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ...
olduğu, Jetpa AG’nin tasfiye işleminin başladığı ve mahkemece iflasının kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr payı şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık Memet ...’ün mahkûmiyetine karar verildiği, Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından mahkumiyet kararının bozulması sonrasında, mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakta ise de kararın kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamaktadır.
Davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan 16.02.1999 tarihli tahsilat makbuzuyla davacıların dava dışı yurtdışındaki şirkete 100.000 DM ödeme yaptığı iddia edilmiş olup, Dairemize intikal eden dosyalardan yurtdışındaki yabancı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece akdi ilişkinin davacılar ile dava dışı şirket arasında olduğu kabul edilerek dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan davalı şirketi ve bu şirketin yönetim kurulu başkanı olan diğer davalı gerçek kişiye karşı davacıların dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle dava ret edilmişse de, mahkemenin gerekçesinde emsal olduğunu belirttiği dava tarihinden sonra ortaya çıkan vakıalar, anılan ceza mahkemesi dosyasındaki iddialar ile davacıların akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat etmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacıların doğrudan davalılar aleyhinde dava açmasını kabul etmek gerekir.
Bu durumda mahkemece, BK’nun 53. maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleşmesi halinde tespit edilen maddi vakıaların neler olduğunun belirlenmesi, ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi halinde ise taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilerek, sunulacak kanıtlar ile ceza mahkemesi dosyasındaki tüm belgeler birlikte incelenmek ve gerektiğinde uzman kişilerden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınarak, davacıların uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının saptanması gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 30.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047916100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz