Anonim şirket yönetim kurulu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/2450 E. 2012/4939 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
anonim şirket yönetim kurulu↗ ortaklık sözleşmesi↗ şahsi sorumluluk↗ pay sahipliği↗ anonim şirket↗ ek tasfiye↗ yönetim kurulu kararı↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalı şirketlerin Anonim Şirket olduğu, davacının davalı şirketlerde hisselerinin bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesindeki "pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur" hükmü gereği sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, şirketlerin tasfiye halinde olmadığı, davalı ...'ın sermaye şirketleri olan Anonim Şirket yönetim kurulu başkanı olup şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçeleriyle davalı şirketler hakkında açılan davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın ise husumetten reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 21.11.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2336 E. 2011/6277 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · pay sahipliği · anonim şirket · ek tasfiye · yönetim kurulu kararı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı şirketlerin Anonim Şirket olduğu, davacının davalı şirketlerde hisselerinin bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesindeki "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" hükmü gereği sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, şirketlerin tasfiye halinde olmadığı, davalı ...'ın sermaye şirketleri olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanı olup «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçeleriyle davalı şirketler hakkında açılan davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın ise «husumetten» reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 21.11.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararına bozul …
Benzer bu kararda… avanın, davacının davalı şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebine ilişkin olduğu, şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirket», davacının da şirket ortağı olduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, davalı şirkette «payının» bulunması halinde bile, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar «yönetim kurulu» üyeleri hakkında dava açılmış ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket yönetim kurulu başkanı ve üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı ...Ş'ye yönelik davanın esastan, diğer davalılara yönelik davanın «pasif husumet» yönünden reddine dair karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet · kâr payı
Benzer bu kararda… avanın, davacının davalı şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebine ilişkin olduğu, şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirket», davacının da şirket ortağı olduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, davalı şirkette «payının» bulunması halinde bile, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar «yönetim kurulu» üyeleri hakkında dava açılmış ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket yönetim kurulu başkanı ve üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı ...Ş'ye yönelik davanın esastan, diğer davalılara yönelik davanın «pasif husumet» yönünden reddine dair karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2234 E. 2011/5637 K.
Ortak:anonim şirket yönetim kurulu · ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · pay sahipliği · anonim şirket · ek tasfiye · yönetim kurulu kararı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı şirketlerin Anonim Şirket olduğu, davacının davalı şirketlerde hisselerinin bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesindeki "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" hükmü gereği sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, şirketlerin tasfiye halinde olmadığı, davalı ...'ın sermaye şirketleri olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanı olup «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçeleriyle davalı şirketler hakkında açılan davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın ise «husumetten» reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 21.11.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararına bozul …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirket» ve davacının da davalı şirkette hissesi olduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, davalı şirketlerin tasfiye halinde bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ... ve ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının ve yönetim kurulu üyesinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, bu davalıların «pasif husumet ehliyetlerinin» olmadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkında açılan davanın husumetten yönünden reddine dair tesis ettiği karar, d …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirket» ve davacının da davalı şirkette hissesi olduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, davalı şirketlerin tasfiye halinde bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ... ve ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının ve yönetim kurulu üyesinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, bu davalıların «pasif husumet ehliyetlerinin» olmadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkında açılan davanın husumetten yönünden reddine dair tesis ettiği karar, d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1503 E. 2011/4489 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · pay sahipliği · ek tasfiye · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı şirketlerin Anonim Şirket olduğu, davacının davalı şirketlerde hisselerinin bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesindeki "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" hükmü gereği sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, şirketlerin tasfiye halinde olmadığı, davalı ...'ın sermaye şirketleri olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanı olup «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçeleriyle davalı şirketler hakkında açılan davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın ise «husumetten» reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 21.11.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararına bozul …
Benzer bu kararda… şbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir Anonim şirket ve davacının da davalı şirkette toplam 1000 pay ile ortak olduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı, ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın red …
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1497 E. 2011/4486 K.
Ortak:anonim şirket yönetim kurulu · ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · pay sahipliği · anonim şirket · ek tasfiye · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı şirketlerin Anonim Şirket olduğu, davacının davalı şirketlerde hisselerinin bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesindeki "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" hükmü gereği sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, şirketlerin tasfiye halinde olmadığı, davalı ...'ın sermaye şirketleri olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanı olup «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçeleriyle davalı şirketler hakkında açılan davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın ise «husumetten» reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 21.11.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararına bozul …
Benzer bu kararda… avacının davalı şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebine ilişkin olduğu, davalı Yimpaş'ın Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» ve davacının da davalı şirket ortağı olduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında bu kişinin sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediğinden davalı ...'ın kişisel sorumlul …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2327 E. 2011/5842 K.
Ortak:anonim şirket yönetim kurulu · ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · pay sahipliği · anonim şirket · ek tasfiye · yönetim kurulu kararı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı şirketlerin Anonim Şirket olduğu, davacının davalı şirketlerde hisselerinin bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesindeki "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" hükmü gereği sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, şirketlerin tasfiye halinde olmadığı, davalı ...'ın sermaye şirketleri olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanı olup «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçeleriyle davalı şirketler hakkında açılan davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın ise «husumetten» reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 21.11.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararına bozul …
Benzer bu kararda… avanın, davacının davalı şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebine ilişkin olduğu, şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirket», davacının da şirket ortağı olduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, davalı şirkette «payının» bulunması halinde bile davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar «yönetim kurulu» üyeleri hakkında dava açılmış ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanı ve üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, davacının davalı ...Ş. …
Paz. ve Tic.A.Ş.'ne yönelik davanın esastan, diğer davalılara yönelik davanın «pasif husumet» yönünden reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 29.11.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet · kâr payı
Benzer bu kararda… avanın, davacının davalı şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebine ilişkin olduğu, şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirket», davacının da şirket ortağı olduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, davalı şirkette «payının» bulunması halinde bile davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar «yönetim kurulu» üyeleri hakkında dava açılmış ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanı ve üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, davacının davalı ...Ş. …
Paz. ve Tic.A.Ş.'ne yönelik davanın esastan, diğer davalılara yönelik davanın «pasif husumet» yönünden reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 29.11.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8386 E. 2011/8095 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · yönetim kurulu kararı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı şirketlerin Anonim Şirket olduğu, davacının davalı şirketlerde hisselerinin bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesindeki "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" hükmü gereği sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, şirketlerin tasfiye halinde olmadığı, davalı ...'ın sermaye şirketleri olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanı olup «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçeleriyle davalı şirketler hakkında açılan davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın ise «husumetten» reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 21.11.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararına bozul …
Benzer bu kararda… irketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK. hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davalı şirketler hakkında açılan davanın esastan, diğer davalı hakkındaki davanın ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 05.04.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7882 E. 2011/7676 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · yönetim kurulu kararı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı şirketlerin Anonim Şirket olduğu, davacının davalı şirketlerde hisselerinin bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesindeki "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" hükmü gereği sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, şirketlerin tasfiye halinde olmadığı, davalı ...'ın sermaye şirketleri olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanı olup «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçeleriyle davalı şirketler hakkında açılan davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın ise «husumetten» reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 21.11.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararına bozul …
Benzer bu kararda… irkete verilenin istenemeyeceği, ... davalı olarak gösterilmiş ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirket hakkında açılan davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 24.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2453 E. 2012/3486 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · yönetim kurulu kararı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı şirketlerin Anonim Şirket olduğu, davacının davalı şirketlerde hisselerinin bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesindeki "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" hükmü gereği sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, şirketlerin tasfiye halinde olmadığı, davalı ...'ın sermaye şirketleri olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanı olup «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçeleriyle davalı şirketler hakkında açılan davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın ise «husumetten» reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 21.11.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararına bozul …
Benzer bu kararda… n 405/2 maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istenemeyeceği, TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanı ve üyesi davalı gerçek kişilerin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirket hakkında açılan davanın reddine, davalı gerçek kişiler hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.11.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet yokluğu
Benzer bu kararda… n 405/2 maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istenemeyeceği, TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanı ve üyesi davalı gerçek kişilerin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirket hakkında açılan davanın reddine, davalı gerçek kişiler hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.11.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/2450 E. , 2012/4939 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.06.2009 tarih ve 2009/226 - 2009/566 sayılı kararı bozan Daire’nin 21/11/2011 gün ve 2010/4988-2011/15592 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketlerin içinde bulunduğu Yimpaş Grubu tarafından Almanya başta olmak üzere birçok ülkede garanti verilerek binlerce insandan mevduat toplandığını, müvekkilinin davalı ... Yozgat İhtiyaç Mad. A.Ş.'ye “Hisse senedi ve devir sözleşmesi” ile 7.500 DM'yi yüksek oranda kar verileceği ve parasını her istediği anda alabileceği garantisi altında verdiğini, müvekkilinin ortak olmadığını, herhangi bir faiz ve para ödemesi yapılmadığını ileri sürerek davalı şirketlerle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, hisse senedi satışı yapılamayacağının tespitine, 7.500 DM karşılığı 8.730,82 TL'nın avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının davalılar Yimpaş Yozgat İhtiyaç Maddeleri A.Ş. ve Yimpaş Holding A.Ş.'de hisselerinin bulunup ortak olduğunu, Yimpaş Gıda San. Tic. A.Ş.'de hissesinin bulunmadığını savunarak, davanın husumetten ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirketlerin Anonim Şirket olduğu, davacının davalı şirketlerde hisselerinin bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesindeki "pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur" hükmü gereği sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, şirketlerin tasfiye halinde olmadığı, davalı ...'ın sermaye şirketleri olan Anonim Şirket yönetim kurulu başkanı olup şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçeleriyle davalı şirketler hakkında açılan davanın reddine, davalı ...
hakkında açılan davanın ise husumetten reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 21.11.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 29/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047896900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz