6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Anonim şirket yönetim kurulu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2234 E. 2011/5637 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
anonim şirket yönetim kurulu ortaklık sözleşmesi pasif husumet ehliyeti şahsi sorumluluk pay sahipliği husumet ehliyeti pasif husumet anonim şirket taraf ehliyeti ek tasfiye yönetim kurulu kararı husumet

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 440 · SPK · TTK — TTK 405

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan anonim şirket ve davacının da davalı şirkette hissesi olduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde "pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, davalı şirketlerin tasfiye halinde bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar

dava dilekçesinde ... ve ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan anonim şirket yönetim kurulu başkanının ve yönetim kurulu üyesinin şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, bu davalıların pasif husumet ehliyetlerinin olmadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkında açılan davanın husumetten yönünden reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.

Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Anonim şirket yönetim kurulu 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2336 E. 2011/6277 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Anonim şirket yönetim kurulu 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1503 E. 2011/4489 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Anonim şirket yönetim kurulu 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1497 E. 2011/4486 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2273 E. 2011/5640 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Anonim şirket yönetim kurulu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2327 E. 2011/5842 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Anonim şirket yönetim kurulu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1491 E. 2011/5014 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Anonim şirket yönetim kurulu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1492 E. 2011/5012 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Anonim şirket yönetim kurulu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1491 E. 2011/5014 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/2234 E.  ,  2011/5637 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/02/2009 gün ve 2008/1026-2009/225 sayılı kararı bozan Daire’nin 30.11.2010 gün ve 2009/6383 - 2010/12245 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin, yüksek oranda kâr verileceği ve parasını istediği her an geri alabileceği taahhüdünde bulunulması karşısında 20.451 €'yu “Devir tutanağı” ibaresi bulunan bir belge karşılığında davalılara verdiğini, kısa bir süre sonra ihtiyacı nedeniyle ödediği parayı talep ettiğini, ancak davalı tarafça ödenmediğini, davalıların para toplama faaliyetinin Bankalar Kanunu’na, TTK'na ve SPK’na aykırı olduğunu, hisse senetlerinin usulsüz olarak halka arz edildiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında ortaklık ilişkisinin bulunmadığını, müvekkiline süresi içinde hisse senedi teslimi yapılmadığını, şirket anasözleşmesinin ihlal edildiğini, şirket yöneticilerinin TTK’nun 67 nci maddesine ve SPK’na muhalefet suçlarından ceza aldığını ileri sürerek, davalılara verilen 20.451€ alacağın şimdilik 6.500 TL'lik kısmının ödendiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, müvekkilinin davalı şirketlerle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, mevzuata aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan anonim şirket ve davacının da davalı şirkette hissesi olduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde "pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, davalı şirketlerin tasfiye halinde bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar

dava dilekçesinde ... ve ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan anonim şirket yönetim kurulu başkanının ve yönetim kurulu üyesinin şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, bu davalıların pasif husumet ehliyetlerinin olmadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkında açılan davanın husumetten yönünden reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.

Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 10.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1025328200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.