Yargı çevresi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10773 E. 2012/2297 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargı çevresi↗ deniz ticareti↗ kanuni rehin hakkı↗ kabul beyanı↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ re'sen gözetilme↗ rehin hakkı↗ donatan↗ ihtisas mahkemesi↗ rehin↗ kamu düzeni↗ görevsizlik kararı↗ temerrüt↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, kabul beyanına göre, davanın kabulü ile, 742.059,82 ABD Dolarının 02.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek temerrüd faiziyle birlikte ödeme günündeki TCMB döviz efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.” fıkrası eklenmiştir. Bu düzenleme uyarınca, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı Kararı ile de, Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulmayan yerlerde, Ticaret Mahkemesi varsa 1 numaralı Ticaret Mahkemesi, Ticaret Mahkemesi yok ise 1 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi bu tür davalara bakmakla görevlendirilmiştir.
Somut olayda, davacı taraf alacağının tahsili talebinin yanı sıra davalının donatanı olduğu iki gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınması talebinde de bulunması nedeniyle, 6762 sayılı TTK'nun “Deniz Ticareti” başlıklı 4. kitabında düzenlenen 875 vd. madde hükümlerinin de uygulanması gerektiğinden, davanın görülüp sonuçlandırılmasının Denizcilik İhtisas Mahkemesinin görevine girdiğinin kabulü gerekmektedir.
Mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekir. Dava tarihinde, özel mahkeme olarak Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan, genel mahkeme olarak davaya bakan Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, esasa girilmesi doğru olmamıştır.
2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10062 E. 2014/254 K.
Ortak:yargı çevresi · deniz ticareti · denizcilik ihtisas mahkemesi · ihtisas mahkemesi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda1-Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.” fıkrası eklenmiştir.
Bu düzenleme uyarınca, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı Kararı ile de, Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulmayan yerlerde, Ticaret Mahkemesi varsa 1 numaralı Ticaret Mahkemesi, Ticaret Mahkemesi yok ise 1 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi bu tür davalara bakmakla «görevlendirilmiştir».
Benzer bu karardaBu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir." fıkrası ile getirilen düzenleme gereği Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile de «denizcilik ihtisas» mahkemesi kurulmayan yerlerde, birden fazla ticaret mahkemesi varsa 1 numaralı ticaret mahkemesinin «görevlendirilmiş» olması nedeniyle, davaya konu uyuşmazlıkta İskenderun 1.
Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatı ile) Mahkemesi'nin «görevli» olması «sebebi» ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
… desine "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanun'un Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava sebebi
Benzer bu karardaAsliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatı ile) Mahkemesi'nin «görevli» olması «sebebi» ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10715 E. 2010/1332 K.
Ortak:yargı çevresi · deniz ticareti · denizcilik ihtisas mahkemesi · re'sen gözetilme · ihtisas mahkemesi · kamu düzeni · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemelerin görevi, «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’«sen gözetilmesi» gerekir.
1-Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.” fıkrası eklenmiştir.
Benzer bu karardaBu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.”fıkrası eklenmiştir.Bu düzenleme uyarınca, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı Kararı ile de, Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulmayan yerlerde, ticaret mahkemesi varsa 1 numaralı ticaret mahkemesinin, ticaret mahkemesi yok ise 1 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi bu tür davalara bakmakla «görevlendirilmiştir».
6762 sayılı TTK'nun “Deniz Ticareti” başlıklı 4. kitabında düzenlenen 1052 vd. madde hükümlerinin de uygulanması gerektiğinden, davanın görülüp sonuçlandırılmasının «denizcilik ihtisas» mahkemesinin görevine girdiğinin kabulü gerekmektedir.
Mahkemelerin görevi, «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’«sen gözetilmesi» gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bekleme ücreti · demuraj · taşıtan · icra takibine itiraz · taşıma sözleşmesi · taşıyan
Benzer bu karardaSomut olayda, dava, davacı «taşıyan» ile davalı «taşıtan» arasında deniz yolu ile «taşıma sözleşmesine» dayalı olarak, sorumluluğuna ilişkin olup, deniz yolu taşıma sonrasındaki «bekleme ücretinin» tahsiline yönelik başlatılan «icra takibine itirazı» iptali istemine yöneliktir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «taşıma sözleşmesinde» «demuraj» ücretine yer verilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2447 E. 2012/8681 K.
Ortak:yargı çevresi · deniz ticareti · re'sen gözetilme · kamu düzeni · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemelerin görevi, «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’«sen gözetilmesi» gerekir.
1-Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.” fıkrası eklenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemelerin görevi, «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’«sen gözetilmesi» gerekeceğinden, mahkemece HSYK.nun anılan kararına yanlış anlam yüklenerek, yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
1- Dava, «navlun» ücreti alacağının tahsili istemine ilişkin olup, davadan önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4 ncü maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.”fıkrası eklenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takip talebi · yetki itirazı · navlun · feragat · yetki · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, davalı vekilinin «yetki itirazının» BK’nun 73 ve HUMK’nun 10. maddeleri uyarınca reddine, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre takipte istenen «asıl alacak» miktarı kadar davacının alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile «takip talebine» yapılan itirazın asıl alacak yönünden iptaline, % 40 «icra-inkar tazminatına», davacı taraf takip talebinde belirttikleri asıl alacak dışındaki taleplerinden «feragat» ettiğinden bunlara ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «navlun» ücreti alacağının tahsili istemine ilişkin olup, davadan önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4 ncü maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/955 E. 2010/6842 K.
Ortak:deniz ticareti · ihtisas mahkemesi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda1-Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu düzenleme uyarınca, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı Kararı ile de, Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulmayan yerlerde, Ticaret Mahkemesi varsa 1 numaralı Ticaret Mahkemesi, Ticaret Mahkemesi yok ise 1 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi bu tür davalara bakmakla «görevlendirilmiştir».
Asliye Hukuk Mahkemesi «görevli» olduğundan, genel mahkeme olarak davaya bakan Çanakkale 2.
Benzer bu kararda… ysa, dava konusu uyuşmazlık TTK’nun Dördüncü Kitabında düzenlenen “Deniz Ticareti”nden kaynaklanmayıp, davacı tarafın dava dilekçesindeki açıklamalarına göre davalı «acentenin» gümrüğe «teslim» edilmiş olan emtianın gümrükten çekilmesi işlemlerini yapmamasından kaynaklanmış bulunmasına göre mahkemece, davaya bakmakla «görevli» olduğu gözetilip, uyuşmazlığın esasının karara bağlanması gerekirken, hukuki nitelemede yanılgı ile yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, TTK'nun 4. maddesi uyarınca taşıma akdinden kaynaklanan davanın «ihtisas» mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep ve kesinleşme halinde dosyanın İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Yasa ile değişik Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin «son» fıkrası uyarınca, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Yasanın dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı,anılan mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yü …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acentelik · istirdat · menfi tespit · teslim · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDava, gümrük işlemlerinin ifası için verildiği ileri sürülen kambiyo senedinde «menfi tespit» istemine ilişkin olup, yargılama esnasında dava «istirdat» istemine dönüşmüştür.
… ysa, dava konusu uyuşmazlık TTK’nun Dördüncü Kitabında düzenlenen “Deniz Ticareti”nden kaynaklanmayıp, davacı tarafın dava dilekçesindeki açıklamalarına göre davalı «acentenin» gümrüğe «teslim» edilmiş olan emtianın gümrükten çekilmesi işlemlerini yapmamasından kaynaklanmış bulunmasına göre mahkemece, davaya bakmakla «görevli» olduğu gözetilip, uyuşmazlığın esasının karara bağlanması gerekirken, hukuki nitelemede yanılgı ile yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamıştır.
28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Yasa ile değişik Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin «son» fıkrası uyarınca, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Yasanın dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı,anılan mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yü …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5319 E. 2011/9246 K.
Ortak:yargı çevresi · deniz ticareti · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda1-Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.” fıkrası eklenmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesince «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, esasa girilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda1-28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca “iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.” Değinilen yasa ile ihdas edilen bu düzenleme doğrultusunda 19.07.2004 tarihli Olur’la İstanbul’da kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiş olup, yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiştir.
Bu durumda mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilmesi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:riziko · ek prim
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «rizikonun» gerçekleşmesinden önce «prim» peşinatının ödenmediği ve sigortacının sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13495 E. 2010/5069 K.
Ortak:yargı çevresi · deniz ticareti
İncelediğiniz kararda1-Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.” fıkrası eklenmiştir.
Benzer bu kararda1- 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca “iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir”.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü 6762 Sayılı TTK.’nun “Deniz Ticareti” başlıklı dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin hükümlerin uygulanmasını gerektirmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ordino · asıl taşıyıcı · demuraj · konşimento · ara karar · taşıyıcı · teslim · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu taşımaya ait «konşimentoya» göre davacının «son», davalının «asıl taşıyıcı» olduğu, alıcının ise dava dışı ...
Olarak gösterildiği, malların «teslimi» için «ordinonun» da alıcıya verildiği ve «husumetin» alıcı sıfatını taşımayan davalıya yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya konu uyuşmazlık ise «ara» ve «son» «taşıyıcı» şirketler arasında ve deniz taşıması sırasında meydana geldiği iddia edilen bekleme nedeniyle oluşan «demuraj» alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/180 E. 2013/56 K.
Ortak:yargı çevresi · deniz ticareti · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda1-Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.” fıkrası eklenmiştir.
Bu düzenleme uyarınca, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı Kararı ile de, Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulmayan yerlerde, Ticaret Mahkemesi varsa 1 numaralı Ticaret Mahkemesi, Ticaret Mahkemesi yok ise 1 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi bu tür davalara bakmakla «görevlendirilmiştir».
Benzer bu karardaDenizcilik İhtisas Mahkemesi «görevli» olduğundan, genel mahkeme olarak davaya bakan mahkemece, açıklanan düzenleme gereğince «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, esasa girilmesi doğru olmamıştır.
Bakanlığı'nca, bu Kanun'un Dördüncü Kitabı'nda yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının faturalardan kaynaklanan «cari hesap» nedeniyle davalıdan takip tarihi itibariyle 6.357 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5272 E. 2010/10793 K.
Ortak:deniz ticareti · re'sen gözetilme · kamu düzeni · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemelerin görevi, «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’«sen gözetilmesi» gerekir.
1-Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Asliye Hukuk Mahkemesince «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, esasa girilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemelerin görevi «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’«sen gözetilmesi» gerekeceğinden, «görevsizlik» kararı verilmek üzere, hükmün bozulması gerekmiştir.
Bakanlığı’nca, bu Yasa’nın dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı, bu mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirleneceği düzenlenmiştir.
Deniz İhtisas Mahkemesi’nin «görev alanının» tayininde davanın değeri önemli olmayıp, uyuşmazlığın «deniz ticaretinden» kaynaklanıp kaynaklanmadığı esas alınacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazminat · iş mahkemesi görev alanı · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kusurlu olduğuna ve hasardan sorumlu olduğuna kanaat getirerek davanın 1.596,3, TL «asıl alacak» ve 96.19 TL faiz yönünden kısmen kabulüne «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, taşıma «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Deniz İhtisas Mahkemesi’nin «görev alanının» tayininde davanın değeri önemli olmayıp, uyuşmazlığın «deniz ticaretinden» kaynaklanıp kaynaklanmadığı esas alınacaktır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/10773 E. , 2012/2297 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.06.2007 tarih ve 2007/250 - 2007/267 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait İtalroro One ve Italroro Two adlı gemilere sair defalar yakıt tedariki gerçekleştirdiğini, davalı tarafın bugüne kadar yakıt bedellerini ödemediğini, davalı tarafın Türkiye'de adresi bulunmaması nedeniyle davanın Italroro SRL'ye izafeten yakıt alım-satım işlemlerine aracılık eden acente Kiptrans Taşımacılık Hiz. ve Tic. A.Ş.'ye karşı açıldığını, yakıt tedariklerinden kaynaklanan alacak aynı zamanda TTK'nun 1235. maddesi uyarınca gemi alacaklısı haklarından olup, bu hakkın müvekkiline Italroro One ve Italroro Two isimli gemiler üzerinde kanundan doğan rehin hakkı bahşettiğini ileri sürerek, 742.059,82 ABD dolarına sadır olan alacağa 02.05.2007 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan tahsilini, alacağın tahsilinde tekerrür olmamak şartıyla Italroro One isimli gemi üzerinde 462.649,67, Italroro Two isimli gemi üzerinde 266.509,64 ABD Doları ve ferilerinin toplamı tutarında kanuni rehin hakkı tesisine ve tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ilk celse verdiği imzayı beyanında, dava dilekçesindeki şartlar dahilinde davayı aynen kabul ettiklerini bildirmiştir.
Mahkemece, kabul beyanına göre, davanın kabulü ile, 742.059,82 ABD Dolarının 02.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek temerrüd faiziyle birlikte ödeme günündeki TCMB döviz efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.” fıkrası eklenmiştir. Bu düzenleme uyarınca, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı Kararı ile de, Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulmayan yerlerde, Ticaret Mahkemesi varsa 1 numaralı Ticaret Mahkemesi, Ticaret Mahkemesi yok ise 1 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi bu tür davalara bakmakla görevlendirilmiştir.
Somut olayda, davacı taraf alacağının tahsili talebinin yanı sıra davalının donatanı olduğu iki gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınması talebinde de bulunması nedeniyle, 6762 sayılı TTK'nun “Deniz Ticareti” başlıklı 4. kitabında düzenlenen 875 vd. madde hükümlerinin de uygulanması gerektiğinden, davanın görülüp sonuçlandırılmasının Denizcilik İhtisas Mahkemesinin görevine girdiğinin kabulü gerekmektedir.
Mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekir. Dava tarihinde, özel mahkeme olarak Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan, genel mahkeme olarak davaya bakan Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, esasa girilmesi doğru olmamıştır.
2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047716700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz