İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13495 E. 2010/5069 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ordino↗ yargı çevresi↗ asıl taşıyıcı↗ deniz ticareti↗ demuraj↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ konşimento↗ ihtisas mahkemesi↗ ara karar↗ taşıyıcı↗ teslim↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu taşımaya ait konşimentoya göre davacının son, davalının asıl taşıyıcı olduğu, alıcının ise dava dışı ... A.Ş. Olarak gösterildiği, malların teslimi için ordinonun da alıcıya verildiği ve husumetin alıcı sıfatını taşımayan davalıya yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca “iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir”. Değinilen Yasa ile ihdas edilen bu düzenleme doğrultusunda 19.07.2004 tarihli Olur’la İstanbul’da kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiş olup, yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiş, aynı husus Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 24.03.2005 gün ve 188 sayılı kararının 18. maddesinde de belirtilmiştir.
Davaya konu uyuşmazlık ise ara ve son taşıyıcı şirketler arasında ve deniz taşıması sırasında meydana geldiği iddia edilen bekleme nedeniyle oluşan demuraj alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü 6762 Sayılı TTK.’nun “Deniz Ticareti” başlıklı dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin hükümlerin uygulanmasını gerektirmektedir. Böyle bir uyuşmazlığın çözümüne dönük davanın görülüp sonuçlandırılacağı yargı mercii ise 18.04.2006 dava tarihinden önce kurularak faaliyete geçen İstanbul/Denizcilik İhtisas Mahkemesi olmalıdır. Bu nedenle kararın öncelikle görev noktasından bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve kapsamına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5319 E. 2011/9246 K.
Ortak:yargı çevresi · deniz ticareti
İncelediğiniz kararda1- 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca “iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir”.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü 6762 Sayılı TTK.’nun “Deniz Ticareti” başlıklı dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin hükümlerin uygulanmasını gerektirmektedir.
Benzer bu kararda1-28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca “iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.” Değinilen yasa ile ihdas edilen bu düzenleme doğrultusunda 19.07.2004 tarihli Olur’la İstanbul’da kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiş olup, yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:riziko · ek prim · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «rizikonun» gerçekleşmesinden önce «prim» peşinatının ödenmediği ve sigortacının sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilmesi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2447 E. 2012/8681 K.
Ortak:yargı çevresi · deniz ticareti
İncelediğiniz kararda1- 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca “iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir”.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü 6762 Sayılı TTK.’nun “Deniz Ticareti” başlıklı dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin hükümlerin uygulanmasını gerektirmektedir.
Benzer bu kararda1- Dava, «navlun» ücreti alacağının tahsili istemine ilişkin olup, davadan önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4 ncü maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.”fıkrası eklenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takip talebi · re'sen gözetilme · yetki itirazı · navlun · kamu düzeni · feragat · yetki · asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece, davalı vekilinin «yetki itirazının» BK’nun 73 ve HUMK’nun 10. maddeleri uyarınca reddine, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre takipte istenen «asıl alacak» miktarı kadar davacının alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile «takip talebine» yapılan itirazın asıl alacak yönünden iptaline, % 40 «icra-inkar tazminatına», davacı taraf takip talebinde belirttikleri asıl alacak dışındaki taleplerinden «feragat» ettiğinden bunlara ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemelerin görevi, «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’«sen gözetilmesi» gerekeceğinden, mahkemece HSYK.nun anılan kararına yanlış anlam yüklenerek, yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
1- Dava, «navlun» ücreti alacağının tahsili istemine ilişkin olup, davadan önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4 ncü maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2146 E. 2010/7936 K.
Ortak:deniz ticareti · denizcilik ihtisas mahkemesi · ihtisas mahkemesi · teslim · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu taşımaya ait «konşimentoya» göre davacının «son», davalının «asıl taşıyıcı» olduğu, alıcının ise dava dışı ...
Olarak gösterildiği, malların «teslimi» için «ordinonun» da alıcıya verildiği ve «husumetin» alıcı sıfatını taşımayan davalıya yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca “iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Benzer bu karardaBilindiği üzere, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine eklenen «son» fıkrada "iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu kanunun dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere «denizcilik ihtisas» mahkemeleri kurulur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının taşımasını üstlendiği emtianın tam ve sağlam olarak «teslim» edilmemesinden dolayı sorumlu olduğu kabul olunmak suretiyle davanın kabulüne, 2.376 Euro karşılığı 3.411 TL’nın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazminat · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaDava, deniz taşıması sırasında yükte meydana gelen zararın «rücuen tazminine» ilişkindir.
Görev hususu yargılamanın her aşamasında kendiliğinden göz önünde tutulacağından mahkemece «görevsizlik» karan verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek kabulüne hükmedilmiş olması doğru olmamış, bu nedenle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. .
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14585 E. 2011/6831 K.
Ortak:yargı çevresi · deniz ticareti
İncelediğiniz kararda1- 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca “iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir”.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü 6762 Sayılı TTK.’nun “Deniz Ticareti” başlıklı dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin hükümlerin uygulanmasını gerektirmektedir.
Benzer bu kararda1-28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca "iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir." Değinilen yasa ile ihdas edilen bu düzenleme doğrultusunda 19.07.2004 tarihli Olur'la İstanbul'da kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiş olup, yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:halefiyet · taşıyan
Benzer bu karardaDavaya konu uyuşmazlık, davacı ... şirketinin «halefiyet» yoluyla davalı deniz «taşıyanı» aleyhine açılan tazminatın tahsiline ilişkin olup, uyuşmazlık TTK’nun “Deniz Ticareti" başlıklı 4. kitabı kapsamında bulunmaktadır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10715 E. 2010/1332 K.
Ortak:yargı çevresi · deniz ticareti · demuraj · denizcilik ihtisas mahkemesi · ihtisas mahkemesi · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda1- 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca “iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir”.
Davaya konu uyuşmazlık ise «ara» ve «son» «taşıyıcı» şirketler arasında ve deniz taşıması sırasında meydana geldiği iddia edilen bekleme nedeniyle oluşan «demuraj» alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda6762 sayılı TTK'nun “Deniz Ticareti” başlıklı 4. kitabında düzenlenen 1052 vd. madde hükümlerinin de uygulanması gerektiğinden, davanın görülüp sonuçlandırılmasının «denizcilik ihtisas» mahkemesinin görevine girdiğinin kabulü gerekmektedir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «taşıma sözleşmesinde» «demuraj» ücretine yer verilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bekleme ücreti · re'sen gözetilme · taşıtan · icra takibine itiraz · taşıma sözleşmesi · kamu düzeni · görevsizlik kararı · taşıyan
Benzer bu karardaSomut olayda, dava, davacı «taşıyan» ile davalı «taşıtan» arasında deniz yolu ile «taşıma sözleşmesine» dayalı olarak, sorumluluğuna ilişkin olup, deniz yolu taşıma sonrasındaki «bekleme ücretinin» tahsiline yönelik başlatılan «icra takibine itirazı» iptali istemine yöneliktir.
Mahkemelerin görevi, «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’«sen gözetilmesi» gerekir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «taşıma sözleşmesinde» «demuraj» ücretine yer verilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, dava tarihinde, özel mahkeme olarak İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla Rize 1 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi «görevli» olduğundan, genel mahkeme olarak davaya bakan Rize Sulh Hukuk Mahkemesince, açıklanan düzenleme gereğince, «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken,esasa girilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10062 E. 2014/254 K.
Ortak:yargı çevresi · deniz ticareti · denizcilik ihtisas mahkemesi · ihtisas mahkemesi
İncelediğiniz kararda1- 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca “iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir”.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü 6762 Sayılı TTK.’nun “Deniz Ticareti” başlıklı dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin hükümlerin uygulanmasını gerektirmektedir.
Benzer bu karardaBu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir." fıkrası ile getirilen düzenleme gereği Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile de «denizcilik ihtisas» mahkemesi kurulmayan yerlerde, birden fazla ticaret mahkemesi varsa 1 numaralı ticaret mahkemesinin «görevlendirilmiş» olması nedeniyle, davaya konu uyuşmazlıkta İskenderun 1.
… desine "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanun'un Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:görevsizlik kararı · dava sebebi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaAsliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatı ile) Mahkemesi'nin «görevli» olması «sebebi» ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir." fıkrası ile getirilen düzenleme gereği Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile de «denizcilik ihtisas» mahkemesi kurulmayan yerlerde, birden fazla ticaret mahkemesi varsa 1 numaralı ticaret mahkemesinin «görevlendirilmiş» olması nedeniyle, davaya konu uyuşmazlıkta İskenderun 1.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. .../... -2- 2-Ancak, «görevli» mahkeme İskenderun 1.
Asliye Hukuk Mahkemesi olmasına rağmen gerekçeli kararın hüküm kısmında karar kesinleştiğinde ve talep haline dosyanın «görevli» İskenderun Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmişse de anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/955 E. 2010/6842 K.
Ortak:deniz ticareti · ihtisas mahkemesi · teslim · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu taşımaya ait «konşimentoya» göre davacının «son», davalının «asıl taşıyıcı» olduğu, alıcının ise dava dışı ...
Olarak gösterildiği, malların «teslimi» için «ordinonun» da alıcıya verildiği ve «husumetin» alıcı sıfatını taşımayan davalıya yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca “iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Benzer bu kararda28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Yasa ile değişik Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin «son» fıkrası uyarınca, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Yasanın dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı,anılan mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yü …
Mahkemece, dosya kapsamına göre, TTK'nun 4. maddesi uyarınca taşıma akdinden kaynaklanan davanın «ihtisas» mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep ve kesinleşme halinde dosyanın İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
… ysa, dava konusu uyuşmazlık TTK’nun Dördüncü Kitabında düzenlenen “Deniz Ticareti”nden kaynaklanmayıp, davacı tarafın dava dilekçesindeki açıklamalarına göre davalı «acentenin» gümrüğe «teslim» edilmiş olan emtianın gümrükten çekilmesi işlemlerini yapmamasından kaynaklanmış bulunmasına göre mahkemece, davaya bakmakla «görevli» olduğu gözetilip, uyuşmazlığın esasının karara bağlanması gerekirken, hukuki nitelemede yanılgı ile yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acentelik · istirdat · görevsizlik kararı · menfi tespit · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… ysa, dava konusu uyuşmazlık TTK’nun Dördüncü Kitabında düzenlenen “Deniz Ticareti”nden kaynaklanmayıp, davacı tarafın dava dilekçesindeki açıklamalarına göre davalı «acentenin» gümrüğe «teslim» edilmiş olan emtianın gümrükten çekilmesi işlemlerini yapmamasından kaynaklanmış bulunmasına göre mahkemece, davaya bakmakla «görevli» olduğu gözetilip, uyuşmazlığın esasının karara bağlanması gerekirken, hukuki nitelemede yanılgı ile yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Dava, gümrük işlemlerinin ifası için verildiği ileri sürülen kambiyo senedinde «menfi tespit» istemine ilişkin olup, yargılama esnasında dava «istirdat» istemine dönüşmüştür.
Somut olayda mahkemece, dava konusu uyuşmazlığın Denizcilik İhtisas Mahkemesinin görevi kapsamında kaldığı gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilerek, dosyanın İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4030 E. 2013/20441 K.
Ortak:yargı çevresi · deniz ticareti · demuraj · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda1- 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca “iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir”.
Davaya konu uyuşmazlık ise «ara» ve «son» «taşıyıcı» şirketler arasında ve deniz taşıması sırasında meydana geldiği iddia edilen bekleme nedeniyle oluşan «demuraj» alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «taşıma sözleşmesi» olduğuna dair bir belgenin bulunmadığı, taraflar arasındaki borç ilişkisinin mahiyetinin dosya kapsamından anlaşılamadığı, davacının «demuraj» borcunun davalının hukuka ya da akde aykırı bir fiilinden kaynaklandığını ispat edemediği, hesap bilirkişisi raporunda belirtildiği üzere icra takibine konu fatura …
28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca “iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.” Mahkemelerin görevi, temyiz «dahil», yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağından, mahkemece «görevsizlik» kararı verilerek, dosyanın «görevli» Denizcilik İhtisas Mehkemesine gönderilmesi gerektiğinden, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · görevsizlik kararı · dahili dava · görevli mahkeme
Benzer bu karardaBu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.” Mahkemelerin görevi, temyiz «dahil», yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağından, mahkemece «görevsizlik» kararı verilerek, dosyanın «görevli» Denizcilik İhtisas Mehkemesine gönderilmesi gerektiğinden, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «taşıma sözleşmesi» olduğuna dair bir belgenin bulunmadığı, taraflar arasındaki borç ilişkisinin mahiyetinin dosya kapsamından anlaşılamadığı, davacının «demuraj» borcunun davalının hukuka ya da akde aykırı bir fiilinden kaynaklandığını ispat edemediği, hesap bilirkişisi raporunda belirtildiği üzere icra takibine konu fatura …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/13495 E. , 2010/5069 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.02.2008 tarih ve 2006/134-2008/41 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıdan olan (24.443,18) USD demuraj alacaklarının tahsili amacıyla girişilen icra takibinin, davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu emtianın alıcısının dava dışı ... A.Ş olduğunu, alıcı tarafından malın teslim alındığını, TTK'nun 1069. maddesi uyarınca müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu taşımaya ait konşimentoya göre davacının son, davalının asıl taşıyıcı olduğu, alıcının ise dava dışı ... A.Ş. Olarak gösterildiği, malların teslimi için ordinonun da alıcıya verildiği ve husumetin alıcı sıfatını taşımayan davalıya yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca “iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir”. Değinilen Yasa ile ihdas edilen bu düzenleme doğrultusunda 19.07.2004 tarihli Olur’la İstanbul’da kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiş olup, yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiş, aynı husus Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 24.03.2005 gün ve 188 sayılı kararının 18.
maddesinde de belirtilmiştir.
Davaya konu uyuşmazlık ise ara ve son taşıyıcı şirketler arasında ve deniz taşıması sırasında meydana geldiği iddia edilen bekleme nedeniyle oluşan demuraj alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü 6762 Sayılı TTK.’nun “Deniz Ticareti” başlıklı dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin hükümlerin uygulanmasını gerektirmektedir. Böyle bir uyuşmazlığın çözümüne dönük davanın görülüp sonuçlandırılacağı yargı mercii ise 18.04.2006 dava tarihinden önce kurularak faaliyete geçen İstanbul/Denizcilik İhtisas Mahkemesi olmalıdır. Bu nedenle kararın öncelikle görev noktasından bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve kapsamına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle kararın bozulmasına, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020612900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz