Kayyım atanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/9422 E. 2012/1954 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temsil kayyımı↗ menfaat çatışması↗ kayyum atanması↗ kayyım tayini↗ tapu iptali ve tescil↗ kayyım atanması↗ kayyım↗ şirket müdürü↗ muvafakat↗ limited şirket↗ taahhütname↗ ibraz↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; mahkemede açılan 2009/172 esas sayılı tapu iptali ve tescil davasında şirket ortağı ve şirket müdürü olan ...’ın davalı olduğu, davanın niteliği gereği menfaat çatışmasının ve temsil sorununun gündeme geldiği gerekçesiyle davanın kabulü ile mahkemenin 2009/172 esas sayılı dava dosyasında davacı bulunan Taş İnşaat Taahhüt Ticaret Ltd. Şirketini temsil etmek üzere resen ...’nün dava sonuna kadar temsil kayyumu olarak atanmasına karar verilmiştir.
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Dava, tarafların ortağı olduğu limited şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir.
Dava dosyası içinde mevcut bilgi ve belgeler ile mahkemenin 2009/172 esas sayılı dava dosyasında davacı bulunan Taş İnşaat Taahhüt Ticaret Ltd. Şirketini, temsil etmek üzere temsil kayyımı olarak atanan ...’nün şirketin kayıtlarını tutan muhasebeci olduğu, bu kişinin yargılama sırasında şirketin mali durumuna ilişkin dilekçe ve belgeler ibraz ettiği, davalı ...'ın kayyım tayini talep edilen şirketin temsilcisi olduğu, ortaklar arasında ve şirket ile taraflar arasında davaların, uyuşamazlıkların bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı, yargılama sırasında şirkete temsil kayyımı atanan şirket muhasebecisi ...'nün kayyım atanmasına muvafakatinin olmadığını bildirmiş, açıkça İsmail'in kayyım atanmasına itiraz etmiştir. Bu durumda davacı, davalı ile şirkete temsil kayyımı atanmasına karar verilen ... arasındaki ilişki ve davacının bu kişinin şirkete kayyım atanmasına muvafakatinin bulunmadığı nazara alınarak; mahkemece, ortaklar ve şirket ile uyuşmazlığı ve menfaat çatışması bulunmayan tarafsız bir kişinin kayyım olarak atanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11412 E. 2018/3665 K.
Ortak:temsil kayyımı · menfaat çatışması · kayyım tayini · kayyım atanması · kayyım · limited şirket · temsil
İncelediğiniz karardaBu durumda davacı, davalı ile şirkete «temsil kayyımı atanmasına» karar verilen ... arasındaki ilişki ve davacının bu kişinin şirkete kayyım atanmasına «muvafakatinin» bulunmadığı nazara alınarak; mahkemece, ortaklar ve şirket ile uyuşmazlığı ve «menfaat çatışması» bulunmayan tarafsız bir kişinin kayyım olarak atanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı …
Şirketini, «temsil» etmek üzere «temsil kayyımı» olarak atanan ...’nün şirketin kayıtlarını tutan muhasebeci olduğu, bu kişinin yargılama sırasında şirketin mali durumuna ilişkin dilekçe ve belgeler «ibraz» ettiği, davalı ...'ın «kayyım tayini» talep edilen şirketin temsilcisi olduğu, ortaklar arasında ve şirket ile taraflar arasında davaların, uyuşamazlıkların bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı, yargılama sırasında şirkete «temsil kayyımı» atanan şirket muhasebecisi ...'nün «kayyım atanmasına» «muvafakatinin» olmadığını bildirmiş, açıkça İsmail'in kayyım atanmasına itiraz etmiştir.
Benzer bu karardaDava «limited şirket» «temsil kayyımı atanması» istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı «şirketin tasfiyesi» için dava açtığını, bu davada kendisine «kayyım tayini» için süre verildiğini ileri sürerek «kayyım atanmasını» istediği şirket ile bu şirketin diğer ortakları olan davalı gerçek kişilere karşı dava açmış olup, mahkemece, davanın kabulüyle «temsil kayyımı» tayinine karar verilmiş ise de somut olayda davanın şirkete yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, şirket yönünden hüküm kurulduğu gözetildiğinde davalıların işbu davada «pasif husumetlerinin» ve menfaatlerinin bulunmadığı değerlendirilerek temyiz eden davalılar yönünden davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gere …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/94 esas sayılı dosyasında dava açıldığı, davalı şirkete «kayyım tayini» için süre verildiği, şirket ile davacı arasında «menfaat çatışmasının» doğduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin tasfiyesi · pasif husumet · husumet
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalı «şirketin tasfiyesi» için dava açtığını, bu davada kendisine «kayyım tayini» için süre verildiğini ileri sürerek «kayyım atanmasını» istediği şirket ile bu şirketin diğer ortakları olan davalı gerçek kişilere karşı dava açmış olup, mahkemece, davanın kabulüyle «temsil kayyımı» tayinine karar verilmiş ise de somut olayda davanın şirkete yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, şirket yönünden hüküm kurulduğu gözetildiğinde davalıların işbu davada «pasif husumetlerinin» ve menfaatlerinin bulunmadığı değerlendirilerek temyiz eden davalılar yönünden davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gere …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/696 E. 2014/3260 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz karardaDava, tarafların ortağı olduğu «limited şirkete» «kayyım atanması» istemine ilişkindir.
Şirketini, «temsil» etmek üzere «temsil kayyımı» olarak atanan ...’nün şirketin kayıtlarını tutan muhasebeci olduğu, bu kişinin yargılama sırasında şirketin mali durumuna ilişkin dilekçe ve belgeler «ibraz» ettiği, davalı ...'ın «kayyım tayini» talep edilen şirketin temsilcisi olduğu, ortaklar arasında ve şirket ile taraflar arasında davaların, uyuşamazlıkların bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı, yargılama sırasında şirkete «temsil kayyımı» atanan şirket muhasebecisi ...'nün «kayyım atanmasına» «muvafakatinin» olmadığını bildirmiş, açıkça İsmail'in kayyım atanmasına itiraz etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı şirket «kayyımı» tarafından temyiz edilen karar, Dairemizin 11/10/2013 günlü kararında yazılı gerekçelerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2078 E. 2022/7771 K.
Ortak:kayyım atanması · kayyım
İncelediğiniz karardaDava, tarafların ortağı olduğu «limited şirkete» «kayyım atanması» istemine ilişkindir.
Davacı, yargılama sırasında şirkete «temsil kayyımı» atanan şirket muhasebecisi ...'nün «kayyım atanmasına» «muvafakatinin» olmadığını bildirmiş, açıkça İsmail'in kayyım atanmasına itiraz etmiştir.
Bu durumda davacı, davalı ile şirkete «temsil kayyımı atanmasına» karar verilen ... arasındaki ilişki ve davacının bu kişinin şirkete kayyım atanmasına «muvafakatinin» bulunmadığı nazara alınarak; mahkemece, ortaklar ve şirket ile uyuşmazlığı ve «menfaat çatışması» bulunmayan tarafsız bir kişinin kayyım olarak atanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı …
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, dava konusu 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddeleri yönünden davanın kabulüne, 6 numaralı gündem maddesi ve davalı şirkete «kayyım atanması» yönünden davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, aynı gerekçe ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/9422 E. , 2012/1954 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/03/2010 tarih ve 2009/387-2010/70 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde özetle Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/172 esas sayılı dosyası üzerinden görülen davada, davacı şirket tarafından diğer ortak ... ile eşi ...aleyhine şirket taşınmaz mallarının usulsüz olarak adlarına devir ve tescili sebebiyle tapu iptali ve tescil davası açıldığını, davacı şirkete kayyum tayini için dava açmak üzere kendisine mehil verildiğini ileri sürerek, ortağı bulunduğu ve Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/172 esas sayılı dosyasında davacı olan Taş İnşaat Taahhüt Tic.Ltd. Şirketi’ni temsil etmek üzere kayyum atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davada hasım gösterilmemişse de, davanın niteliğine göre kendisine kayyum atanması talep edilen iki ortaklı limited şirketin diğer ortağı ...’a davalı sıfatı ile tebligat yapılmış, davalı vekili, kayyum atanması için şartların oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; mahkemede açılan 2009/172 esas sayılı tapu iptali ve tescil davasında şirket ortağı ve şirket müdürü olan ...’ın davalı olduğu, davanın niteliği gereği menfaat çatışmasının ve temsil sorununun gündeme geldiği gerekçesiyle davanın kabulü ile mahkemenin 2009/172 esas sayılı dava dosyasında davacı bulunan Taş İnşaat Taahhüt Ticaret Ltd. Şirketini temsil etmek üzere resen ...’nün dava sonuna kadar temsil kayyumu olarak atanmasına karar verilmiştir.
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Dava, tarafların ortağı olduğu limited şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir.
Dava dosyası içinde mevcut bilgi ve belgeler ile mahkemenin 2009/172 esas sayılı dava dosyasında davacı bulunan Taş İnşaat Taahhüt Ticaret Ltd. Şirketini, temsil etmek üzere temsil kayyımı olarak atanan ...’nün şirketin kayıtlarını tutan muhasebeci olduğu, bu kişinin yargılama sırasında şirketin mali durumuna ilişkin dilekçe ve belgeler ibraz ettiği, davalı ...'ın kayyım tayini talep edilen şirketin temsilcisi olduğu, ortaklar arasında ve şirket ile taraflar arasında davaların, uyuşamazlıkların bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı, yargılama sırasında şirkete temsil kayyımı atanan şirket muhasebecisi ...'nün kayyım atanmasına muvafakatinin olmadığını bildirmiş, açıkça İsmail'in kayyım atanmasına itiraz etmiştir.
Bu durumda davacı, davalı ile şirkete temsil kayyımı atanmasına karar verilen ... arasındaki ilişki ve davacının bu kişinin şirkete kayyım atanmasına muvafakatinin bulunmadığı nazara alınarak; mahkemece, ortaklar ve şirket ile uyuşmazlığı ve menfaat çatışması bulunmayan tarafsız bir kişinin kayyım olarak atanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine,15/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047663900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz