6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şahsi sorumluluk

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6310 E. 2010/12958 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şahsi sorumluluk hisse senedi pay defteri anonim şirket ortaklık ilişkisi yönetim kurulu kararı eksik inceleme husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: SPK · TTK — TTK 329TTK 405

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. ve Yimpaş Yozgat İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş.’de hissesinin bulunduğu, TTK’nun 405/2 nci maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, bu nedenle davacının isteminin yerinde olmadığı, davalı yönetim kurulu başkan ve üyelerinin şahsi sorumluluklarını gerektirir bir durumun da bulunmadığı, davacının davalı ...Ş.’de hissesinin olmadığı gerekçesiyle davalı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. ve Yimpaş Yozgat İht. Mad. Paz.ve Tic. A.Ş. hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın ise husumet yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ile bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hükmün yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını kabul etmek mümkün değildir. Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK’nun 329 ve 405 nci maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.

Somut olayda davacı vekili, müvekkilinden “Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” ibaresi yazılı bir belge karşılığında 180.000 DM tahsil edildiğini, ancak geçerli bir şekilde davalı şirkete ortak olunmadığını iddia etmektedir. Davalılar vekili, davacının ortak olduğunu savunarak, ortaklık pay defterinin davacıya ait kısmının fotokopilerini sunmuştur. Bu belgelerde davacının davalı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş.’de 1.000.000 TL nominal bedelli 244 adet hissesi, davalı Yozgat İht. Mad. Paz. San. ve Tic. A.Ş.’de 50.000 TL nominal bedelli 689 adet hissesi kayıtlı olup, davalı şirketler tarafından mahkemeye verilen cevabi yazılarda da aynı husus belirtilmiş, Takasbank’tan gelen yazıda da davacının davalı ... Yozgat İht. Mad. Paz.ve Tic. A.Ş.’de 689 adet hisse senedinin bulunduğu bildirilmiştir.

Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir. Somut uyuşmazlık yönünden de davalı taraf kayıtlarının yukarıda açıklanan çelişkili durumu karşısında anılan hisse senetlerinden mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.

Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında “çoğun içinde az da vardır kuralı” gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Şahsi sorumluluk 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7046 E. 2011/6740 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Şahsi sorumluluk 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6361 E. 2010/12546 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Şahsi sorumluluk 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7052 E. 2011/6739 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • Şahsi sorumluluk

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4660 E. 2011/4375 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şahsi sorumluluk

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6309 E. 2010/12550 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Şahsi sorumluluk

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6352 E. 2010/12497 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şahsi sorumluluk

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6347 E. 2010/12498 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hisse senedi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4977 E. 2011/15740 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/6310 E.  ,  2010/12958 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/12/2008 tarih ve 2008/723-2008/663 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiline davalı şirket temsilcileri tarafından parasını istediği an geri alabileceği ve yüksek oranda kar verileceği vaadinde bulunulması üzerine müvekkili tarafından davalılara “Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” ibaresi olan bir belge karşılığında 01.01.2000 tarihinde, 180.000 DM yatırıldığını, müvekkilinin ödediği parayı geri almak istediğinde ödeneceği sözü verilmesine rağmen ödenmediğini, davalıların yasalara aykırı şekilde müvekkilinden para tahsil ettiklerini ve bu faaliyetlerini geçerli bir hisse senedi satımı yapılmış gibi göstermeye çalıştıklarını, müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, müvekkiline hisse senedi teslim edilmediğini, şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını ve gerçeği yansıtmadığını, davalı ...

ve diğer yönetim kurulu üyelerinin de müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduklarını, müvekkilinin yatırdığı para karşılığı kendisine yapılan vaatlerin yerine getirilmemesi nedeniyle davalıların sebepsiz olarak zenginleştiklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalılara verilen paradan şimdilik 6.500,00 YTL’lik kısmın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, bu doğrultuda müvekkilinin davalı şirketlerle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ile kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacının Yimpaş Gıda San. ve Tic. A.Ş. ve Yimpaş Yozgat İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş.’nin ortaklar pay defterinde kayıtlı ortağı olup, bu şirketlerde halen hissesinin bulunduğunu, davacının Yimpaş Holding A.Ş.’de ise herhangi bir ortaklığının bulunmadığını, bu şirketlerin birbirinden ayrı tüzel kişiliği olduğundan Yimpaş Holding A.Ş. hakkında açılan davanın husumetten reddinin gerektiğini, TTK’nun 405/2 nci maddesi uyarınca anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istemelerinin mümkün olmadığını, ayrıca anılan Kanun’un 329 ncu maddesine göre de bir anonim şirketin kanunda belirtilen istisnalar hariç olmak üzere kendi hissesini temellük sonucunu doğuracak işlemler yapamayacağını, yönetim kurulu üyelerine karşı ortaklık payının iadesi için dava açılması mümkün olmadığından bunlar hakkında açılan davanın da husumetten reddinin gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. ve Yimpaş Yozgat İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş.’de hissesinin bulunduğu, TTK’nun 405/2 nci maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, bu nedenle davacının isteminin yerinde olmadığı, davalı yönetim kurulu başkan ve üyelerinin şahsi sorumluluklarını gerektirir bir durumun da bulunmadığı, davacının davalı ...Ş.’de hissesinin olmadığı gerekçesiyle davalı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. ve Yimpaş Yozgat İht. Mad. Paz.ve Tic. A.Ş. hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın ise husumet yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ile bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hükmün yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını kabul etmek mümkün değildir. Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK’nun 329 ve 405 nci maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.

Somut olayda davacı vekili, müvekkilinden “Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” ibaresi yazılı bir belge karşılığında 180.000 DM tahsil edildiğini, ancak geçerli bir şekilde davalı şirkete ortak olunmadığını iddia etmektedir. Davalılar vekili, davacının ortak olduğunu savunarak, ortaklık pay defterinin davacıya ait kısmının fotokopilerini sunmuştur. Bu belgelerde davacının davalı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş.’de 1.000.000 TL nominal bedelli 244 adet hissesi, davalı Yozgat İht. Mad. Paz. San. ve Tic. A.Ş.’de 50.000 TL nominal bedelli 689 adet hissesi kayıtlı olup, davalı şirketler tarafından mahkemeye verilen cevabi yazılarda da aynı husus belirtilmiş, Takasbank’tan gelen yazıda da davacının davalı ...

Yozgat İht. Mad. Paz.ve Tic. A.Ş.’de 689 adet hisse senedinin bulunduğu bildirilmiştir.

Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir. Somut uyuşmazlık yönünden de davalı taraf kayıtlarının yukarıda açıklanan çelişkili durumu karşısında anılan hisse senetlerinden mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.

Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında “çoğun içinde az da vardır kuralı” gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046986600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.