6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hisse senedi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4977 E. 2011/15740 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hisse senedi pay defteri anonim şirket ortaklık ilişkisi kâr payı yönetim kurulu kararı eksik inceleme e-defter

Atıf yapılan mevzuat: SPK · TTK — TTK 329

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hükmün yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını kabul etmek mümkün değildir. Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere, TTK'nun 329. ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.

Somut olayda davacı vekili, hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi verilerek müvekkilinden 8000 DM tahsil edildiğini, ancak davalı şirketle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin olmadığını iddia etmektedir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde davacının müvekkili Yimpaş Yozgat İht. Mad. ve Paz. A.Ş’nin ortağı olduğunu belirterek ortaklık pay defterinin davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgeye göre, davacının davalı şirkette 50.000 TL nominal bedelli 80 payı mevcuttur. Davalı şirketin yönetim kurulu tarafından verilen cevapta da davacının hisse devir yoluyla ortak olduğu bildirilmiştir. Takasbank kayıtlarına göre de davacının davalı Yimpaş Yoz. İht. Mad. Paz. A.Ş’de 80 hissesinin bulunduğu açıklanmıştır.

Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında, davalı şirketin de arasında bulunduğu Yimpaş Grubu şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir. Somut uyuşmazlık yönünden de davalı taraf kayıtlarının yukarıda açıklanan çelişkili durumu karşısında anılan hisse senetlerinden mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.

Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacının nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ortaklık uyuşmazlığı 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4658 E. 2011/3871 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şahsi sorumluluk 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6361 E. 2010/12546 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şahsi sorumluluk 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7046 E. 2011/6740 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Sözleşmenin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4666 E. 2011/4234 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şahsi sorumluluk

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7052 E. 2011/6739 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şahsi sorumluluk

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6352 E. 2010/12497 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şahsi sorumluluk

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6347 E. 2010/12498 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şahsi sorumluluk

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6310 E. 2010/12958 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/4977 E.  ,  2011/15740 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/06/2009 tarih ve 2009/145-2009/552 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin istenildiğinde çekilebilmesi ve faiz garantisi verilerek mevduat toplandığını, hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi verilerek müvekkilinden 8.000.DM tahsil edildiğini, müvekkiline her hangi bir faiz ve para ödemesi yapılmadığını belirterek; davalıların malvarlığı üzerine alacak miktarı kadar tedbir konulmasına, davacıya verilen belge ile hisse senedi satımı yapılamayacağının tespitine, davacının davalı şirketle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, müvekkilinden tahsil edilen 4.090,33.Euro (8.000.DM) karşılığı 8.676,41.TL'nin en yüksek avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacının davalı şirketin ortaklar pay defterinde kayıtlı ortak olduğunu, şirkette halen hisse sahibi olduğunu, davalı ... hakkında ortaklık payının iadesi için dava açılmasının mümkün olmadığını, ... için husumet itirazında bulunduklaını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. .

Mahkemece; iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin ortağı olduğu, TTK nın 405/2. maddesi gereğince şirkete verdiği sermeyeyi isteyemeyeceği, diğer davalı Anonim Şirket yönetim kurulu başkanının şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durumun mevcut olmadığı, ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirket hakkında açılan davanın reddine, davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hükmün yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını kabul etmek mümkün değildir. Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere, TTK'nun 329. ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.

Somut olayda davacı vekili, hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi verilerek müvekkilinden 8000 DM tahsil edildiğini, ancak davalı şirketle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin olmadığını iddia etmektedir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde davacının müvekkili Yimpaş Yozgat İht. Mad. ve Paz. A.Ş’nin ortağı olduğunu belirterek ortaklık pay defterinin davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgeye göre, davacının davalı şirkette 50.000 TL nominal bedelli 80 payı mevcuttur. Davalı şirketin yönetim kurulu tarafından verilen cevapta da davacının hisse devir yoluyla ortak olduğu bildirilmiştir. Takasbank kayıtlarına göre de davacının davalı Yimpaş Yoz. İht. Mad. Paz. A.Ş’de 80 hissesinin bulunduğu açıklanmıştır.

Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında, davalı şirketin de arasında bulunduğu Yimpaş Grubu şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir. Somut uyuşmazlık yönünden de davalı taraf kayıtlarının yukarıda açıklanan çelişkili durumu karşısında anılan hisse senetlerinden mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.

Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacının nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034294600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.