Marka tecavüzü | Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5069 E. 2024/1408 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 194↗ hakkaniyet↗ marka hakkına tecavüz↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2019/194 E., 2020/243 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı fırmanın aynı sektörde çalışmakta olup davalı firmanın müvekkilinin tescillenmiş markasını hukuka aykırı olarak kullandığı ve kullanımına devam ettiğini, "ünye temizlik" markasının müvekkil tarafından tecil ettirilmiş bir marka olup, markanın müvekkilinin açık izni olmadan kullanılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu durumun aynı zamanda haksız rekabet de oluşturduğunu ileri sürerek müvekkilin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, bu durumun önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının müvekkilin markasını kullandığı alan adlarının kullanılmasının yasaklanmasına ve bunların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davacı tarafından tescil edilmiş marka ile tarafınca kullanılmakta olan markanın bir benzerliği bulunmadığını ve halk tarafından karıştırılması mümkün olmadığını, davacı tarafın tescil ettirilmiş olduğu marka "Ünye Temizlik" olduğunu, davalı tarafından kullanılan markanın "Ünye Rana Temizlik" olduğunu, davanın kötü niyetli açıldığını, davacı tarafın markasının içinde herkes tarafından ilçe olarak bilinen, yalnızca davacı tarafa özel olması beklenmeyen Ünye ibaresinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 nci madde kapsamına dayanarak başka kimsece de kullanılmamasını beklemek hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, davacı tarafın markasına tecavüz iddiası doğuracak şekilde davalının herhangi bir kullanımı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının markasının ''ÜNYE TEMİZLİK Temizlikte, kalite, Hijyen'' ibareli olduğu, davalının markasının ise http://unyeranatemizlik.com isimli sitede yer aldığı, bilirkişi raporunda sitenin 04.08.2018 tarihli görüntülerine ulaşıldığı, Mahkemece yapılan değerlendirmede, her iki logo arasında benzerlik bulunmadığı gibi logolarda ayırt edici özellik olduğu, haksız rekabet öğelerinin gerek logoda gerekse site paylaşımında rastlanmadığı, marka tecavüzünün söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının internet sitesi içeriklerinden de anlaşılacağı üzere müvekkilin marka hakkına tecavüz ederek, müvekkilinin markasını hukuka aykırı bir şekilde kullandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının kullanımına ait internet görüntülerini içeren CD içeriğine göre davalının kullanımında davacının tescilli markasına bir tecavüzün bulunmadığının anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın dosyada mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6753 E. 2010/12456 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hizmet sözleşmesi · icra takibine itiraz · taşıma sözleşmesi · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · iş mahkemesi görev alanı · sulh · görevli mahkeme
Benzer bu karardaBu durum karşısında, uyuşmazlığın «taşıma sözleşmesinden» kaynaklandığı, davanın değeri itibariyle «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olduğu dikkate alınarak işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın taraflar arasında yapıldığı iddia edilen «hizmet sözleşmesine» dayandırıldığı, hizmet sözleşmesine dayalı uyuşmazlıklarda iş mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Ünye Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
O halde, davanın iş mahkemesinin «görev alanına» giren «hizmet sözleşmesinden» doğduğunun kabulü doğru görülmemiştir.
Dava, taşıma ücretinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5069 E. , 2024/1408 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/456 Esas, 2022/853 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ünye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2019/194 E., 2020/243 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı fırmanın aynı sektörde çalışmakta olup davalı firmanın müvekkilinin tescillenmiş markasını hukuka aykırı olarak kullandığı ve kullanımına devam ettiğini, "ünye temizlik" markasının müvekkil tarafından tecil ettirilmiş bir marka olup, markanın müvekkilinin açık izni olmadan kullanılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu durumun aynı zamanda haksız rekabet de oluşturduğunu ileri sürerek müvekkilin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, bu durumun önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının müvekkilin markasını kullandığı alan adlarının kullanılmasının yasaklanmasına ve bunların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davacı tarafından tescil edilmiş marka ile tarafınca kullanılmakta olan markanın bir benzerliği bulunmadığını ve halk tarafından karıştırılması mümkün olmadığını, davacı tarafın tescil ettirilmiş olduğu marka "Ünye Temizlik" olduğunu, davalı tarafından kullanılan markanın "Ünye Rana Temizlik" olduğunu, davanın kötü niyetli açıldığını, davacı tarafın markasının içinde herkes tarafından ilçe olarak bilinen, yalnızca davacı tarafa özel olması beklenmeyen Ünye ibaresinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 nci madde kapsamına dayanarak başka kimsece de kullanılmamasını beklemek hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, davacı tarafın markasına tecavüz iddiası doğuracak şekilde davalının herhangi bir kullanımı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının markasının ''ÜNYE TEMİZLİK Temizlikte, kalite, Hijyen'' ibareli olduğu, davalının markasının ise http://unyeranatemizlik.com isimli sitede yer aldığı, bilirkişi raporunda sitenin 04.08.2018 tarihli görüntülerine ulaşıldığı, Mahkemece yapılan değerlendirmede, her iki logo arasında benzerlik bulunmadığı gibi logolarda ayırt edici özellik olduğu, haksız rekabet öğelerinin gerek logoda gerekse site paylaşımında rastlanmadığı, marka tecavüzünün söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının internet sitesi içeriklerinden de anlaşılacağı üzere müvekkilin marka hakkına tecavüz ederek, müvekkilinin markasını hukuka aykırı bir şekilde kullandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının kullanımına ait internet görüntülerini içeren CD içeriğine göre davalının kullanımında davacının tescilli markasına bir tecavüzün bulunmadığının anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın dosyada mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046975100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz