Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4415 E. 2024/1077 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alt yüklenici↗ iyiniyetli hamil↗ şahsi def'i↗ protesto↗ yetkili hamil↗ teminat senedi↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ lehtar↗ bedelsizlik↗ iyiniyet↗ pasif husumet yokluğu↗ ikrar↗ ciro↗ üçüncü kişi↗ pasif husumet↗ def'i↗ hamil↗ bono↗ husumet yokluğu↗ vade↗ protokol↗ geçersizlik↗ iflas↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/997 E., 2021/499 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketinin yüklenici ve Starmar şirketinin alt yüklenici olduğu bir iş ilişkisinde, alt yüklenici tarafından işin yapımına devam edilmesi için davacı ile alt yüklenici arasında 09.05.2016 tarihli bir protokol düzenlendiğini ve alt yüklenici tarafından protokol tarihinden sonra yapılacak işlerin teminatı olarak alt yüklenici emrine bir bono keşide edildiğini, 09.05.2016 keşide ve 15.10.2016 vade tarihli 250.000,00 TL bedelli bononun 09.05.2016 tarihinden sonra yapılacak işlerin karşılığı bedelin teminatı olarak verildiğini ve işler tamamlanıp bedel yükleniciden tahsil edildiğinde veya işler alt yüklenici tarafından yapılmaz ise konusuz kalacağını, işler tamamlanıp bedel yüklenici tarafından ödenmez ise takibe konulacağı hususlarının anılan protokolde açıkça belirtildiğini ancak alt yüklenicinin protokolden sonra hiçbir çalışma yapmadığını ve bonoyu 09.05.2016 tarihinden önce yapılan imalatlarla ilgili borçlu olduğu davalı Dörtyol şirketine ciro ettiğini, davacı ile alt yüklenici arasındaki ilişkinin davalı Dörtyol şirketi yetkililerine aktarıldığını ancak davalı Dörtyol şirketinin buna rağmen bonoyu tahsil için bankaya verdiğini ve akabinde davacıya protesto çekildiğini ileri sürerek 09.05.2016 keşide ve 15.10.2016 vade tarihli 250.000,00 TL bedelli bono sebebiyle davalılara borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Dörtyol ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; iptali talep olunan senedin, müvekkili davalıya, davalı Starmar şirketinin borcuna karşılık olarak verildiğini ve davalının davacı ile davalı Starmar şirketi arasındaki şahsi ilişkiyi bilemediğini, iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, senedin teminat olarak verildiği belirtilmiş ise de bu yöndeki iddianın senet metninden anlaşılamadığını ve iyi niyetli davalıya karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddini, davacının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
2.Davalı ... şirketi ile Starmar şirketi davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ... şirketinin, iptali talep olunan senette hak sahibi olmaması sebebiyle aleyhine açılan dava, pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı Dörtyol şirketinin, davacı ile davalı Starmar şirketi arasındaki ticari ilişkiyi ve şahsi münasebeti ayrıca senedin teminat senedi olarak verildiğini bildiği, senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiği yönündeki iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 71 inci madde koşulları gerçekleşmediğinden bu davalının tazminat talebinin reddine, 09.05.2016 keşide ve 15.10.2016 vade tarihli bononun, alt yüklenici davalı Starmar şirketi tarafından 09.05.2016 tarihinden sonra yapılacak işlerin karşılığı bedelin teminatı olarak düzenlendiği ve hangi şartlar altında teminat vasfını yitireceğinin davacı ile alt yüklenici davalı Starmar şirketi arasındaki 09.05.2016 tarihli protokolden anlaşıldığı, buna göre, bononun alt yüklenici davalı Starmar şirketi, işleri tamamlar ancak ücreti yüklenici davalı ... şirketi tarafından ödenmez ise takibe konulacağı, diğer hallerde geçersiz sayılacağı, alt yüklenici davalı Starmar şirketinin, 09.05.2016 tarihinden sonra herhangi bir imalat yapmadığı ve protokol hükümlerine aykırı davrandığının toplanan delillerden anlaşıldığı bononun bu şirket yönünden geçersiz olduğu ve davalı Starmar şirketi hakkındaki iddianın ispat edildiği gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece dosyadaki açık maddi delillerin ve açık kanun hükümlerinin görmezden gelindiğini, davalı tarafın talep etmediği hususlarda dayanaksız bir şekilde hüküm kurulduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; maddi olgunun belirlenmesi yönünden kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığı, davalı hamil Dörtyol Mermer Mad. Mak. Tic. San. Ltd. Şti.'nin dava konusu senedi, davacının borçlu olmadığını bile bile devraldığı yolunda “ikrar” niteliğinde bir beyan veya delil olmadığı, davalı hamilin defterlerinde takip dayanağı bononun kayıtlı olup olmasının sonuca etkili olmadığı, davalı Dörtyol Mermer Mad. Mak. Tic. San. Ltd. Şti. yetkili hamil olup, senedi ciro yoluyla devralırken bilerek borçlunun zararına hareket ettiği iddiası davacı tarafça ispat edilemediğinden ve bu nedenle davacının şahsi def’i niteliğindeki bedelsizlik iddiasını iyiniyetli hamile karşı ileri süremeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; davalı Starmar şirketinin taraflar arasındaki 09.05.2016 tarihli protokolden sonra hiç bir imalat yapmamasına rağmen davalının borçlarına karşılık olarak önceki yıla ait imalatlara istinaden verildiğinin diğer davalı Dörtyol şirketi yetkilileri tarafından davacıya bildirildiğini, senedin teminat senedi olmasına rağmen işleme konulmasının iyi niyetli olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, teminat olarak verildiği iddia edilen bono nedeniyle lehtar ve hamile karşı açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3532 E. 2023/7234 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haklı sebep · ara karar · yenileme · kaldırma ve yeniden hüküm · hukuki yarar · kötüniyet · dahili dava
Benzer bu kararda… a kurulmasından sonra çeşitli girişimleri ile yoğun çalışmalarının ardından 1989’da ilk lastiğini ürettiğini, davacının STARMAX ibaresini marka olarak 9 uncu sınıfa «dahil» olan emtialar bakımından tescil ettirmek için çalışmalara başladığında aynı markanın davalı adına belirtilen sınıf da dahil olmak üzere pek çok sınıfta tescil edildiğini öğrendiklerini, davalının söz konusu markayı tescil edildiği tarihten bu yana 10 yılı ... süredir 9 uncu sınıfa ait olan emtialarda kullanmadığının tespit edildiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 9 uncu maddesi gereğince tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde «haklı sebep» olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz «ara» verilen markanın iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek davalı adına tescilli STARMAX markasının 9 uncu sınıfa dahil olan emtialar bakımından hükümsüzl …
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Türk Patent Entstitüsü nezdinde yasal başvurularını yaparak STARMAX markasını 30.12.2005 tarihinde adına tescil ettirdiğini, 30.12.2015 tarihinde de 10 yıl süre ile «yenilettiğini», müvekkilinin bu süre zarfında STARMAX markasını fiilen kullandığını, davacı tarafın iddia ettiği şekilde ... süreden beri markanın kullanılmama durumunun söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… ahibinin emtia sınıfına giren bir veya birkaç emtiada ciddi oranda ve kesintisiz şekilde kullanımının olması halinde o emtia sınıfında markasını tescil ettirmesinde «hukuki yararının» varlığının kabulünün gerekli olduğu, davalının, adına kayıtlı STARMAX markasını 9 uncu sınıfa giren emtialar bakımından yoğun ve kesintisiz bir şekilde kullandığı, …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8830 E. 2014/11060 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:acente · ek prim · taraf ehliyeti · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının ödeme yaptığına dair herhangi bir belge «ibraz» etmediği, davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve Dörtyol İcra Müdürlüğü'nün 2011/1713 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, 611,00 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
1-Dava, sigorta «priminin» tahsili istemine ilişkin olup, davacı «acente» gerek icra takibinde gerekse de dava dilekçesinde, prim tahsiline yetkili olup olmadığını veya davalı adına vekaletsiz iş görme hükümlerine göre primi dava dışı sigorta şirketine ödediğini bildirmemiştir.
Davacı, ancak «prim» tahsiline yetkiliyse veya davacı adına sigorta şirketine primi ödemişse bu davada sigortalıdan primi tahsil edebilir.
Aksi takdirde alacak, dava dışı sigorta şirketinin olduğundan davacının aktif dava «ehliyeti» bulunmayacaktır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4415 E. , 2024/1077 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1870 Esas – 2022/776 Karar
DAVALILAR
1 -Dörtyol Mermer Mad. Mak.Tic.ve San. Ltd. Şti. vekili Avukat ...
2-Gate Elektronik A.Ş.
3-Starmar Mermer İnş. Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti.
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/997 E., 2021/499 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketinin yüklenici ve Starmar şirketinin alt yüklenici olduğu bir iş ilişkisinde, alt yüklenici tarafından işin yapımına devam edilmesi için davacı ile alt yüklenici arasında 09.05.2016 tarihli bir protokol düzenlendiğini ve alt yüklenici tarafından protokol tarihinden sonra yapılacak işlerin teminatı olarak alt yüklenici emrine bir bono keşide edildiğini, 09.05.2016 keşide ve 15.10.2016 vade tarihli 250.000,00 TL bedelli bononun 09.05.2016 tarihinden sonra yapılacak işlerin karşılığı bedelin teminatı olarak verildiğini ve işler tamamlanıp bedel yükleniciden tahsil edildiğinde veya işler alt yüklenici tarafından yapılmaz ise konusuz kalacağını, işler tamamlanıp bedel yüklenici tarafından ödenmez ise takibe konulacağı hususlarının anılan protokolde açıkça belirtildiğini ancak alt yüklenicinin protokolden sonra hiçbir çalışma yapmadığını ve bonoyu 09.05.2016 tarihinden önce yapılan imalatlarla ilgili borçlu olduğu davalı Dörtyol şirketine ciro ettiğini, davacı ile alt yüklenici arasındaki ilişkinin davalı Dörtyol şirketi yetkililerine aktarıldığını ancak davalı Dörtyol şirketinin buna rağmen bonoyu tahsil için bankaya verdiğini ve akabinde davacıya protesto çekildiğini ileri sürerek 09.05.2016 keşide ve 15.10.2016 vade tarihli 250.000,00 TL bedelli bono sebebiyle davalılara borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Dörtyol ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; iptali talep olunan senedin, müvekkili davalıya, davalı Starmar şirketinin borcuna karşılık olarak verildiğini ve davalının davacı ile davalı Starmar şirketi arasındaki şahsi ilişkiyi bilemediğini, iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, senedin teminat olarak verildiği belirtilmiş ise de bu yöndeki iddianın senet metninden anlaşılamadığını ve iyi niyetli davalıya karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddini, davacının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
2.Davalı ... şirketi ile Starmar şirketi davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ... şirketinin, iptali talep olunan senette hak sahibi olmaması sebebiyle aleyhine açılan dava, pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı Dörtyol şirketinin, davacı ile davalı Starmar şirketi arasındaki ticari ilişkiyi ve şahsi münasebeti ayrıca senedin teminat senedi olarak verildiğini bildiği, senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiği yönündeki iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 71 inci madde koşulları gerçekleşmediğinden bu davalının tazminat talebinin reddine, 09.05.2016 keşide ve 15.10.2016 vade tarihli bononun, alt yüklenici davalı Starmar şirketi tarafından 09.05.2016 tarihinden sonra yapılacak işlerin karşılığı bedelin teminatı olarak düzenlendiği ve hangi şartlar altında teminat vasfını yitireceğinin davacı ile alt yüklenici davalı Starmar şirketi arasındaki 09.05.2016 tarihli protokolden anlaşıldığı, buna göre, bononun alt yüklenici davalı Starmar şirketi, işleri tamamlar ancak ücreti yüklenici davalı ...
şirketi tarafından ödenmez ise takibe konulacağı, diğer hallerde geçersiz sayılacağı, alt yüklenici davalı Starmar şirketinin, 09.05.2016 tarihinden sonra herhangi bir imalat yapmadığı ve protokol hükümlerine aykırı davrandığının toplanan delillerden anlaşıldığı bononun bu şirket yönünden geçersiz olduğu ve davalı Starmar şirketi hakkındaki iddianın ispat edildiği gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece dosyadaki açık maddi delillerin ve açık kanun hükümlerinin görmezden gelindiğini, davalı tarafın talep etmediği hususlarda dayanaksız bir şekilde hüküm kurulduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; maddi olgunun belirlenmesi yönünden kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığı, davalı hamil Dörtyol Mermer Mad. Mak. Tic. San. Ltd. Şti.'nin dava konusu senedi, davacının borçlu olmadığını bile bile devraldığı yolunda “ikrar” niteliğinde bir beyan veya delil olmadığı, davalı hamilin defterlerinde takip dayanağı bononun kayıtlı olup olmasının sonuca etkili olmadığı, davalı Dörtyol Mermer Mad. Mak. Tic. San. Ltd. Şti. yetkili hamil olup, senedi ciro yoluyla devralırken bilerek borçlunun zararına hareket ettiği iddiası davacı tarafça ispat edilemediğinden ve bu nedenle davacının şahsi def’i niteliğindeki bedelsizlik iddiasını iyiniyetli hamile karşı ileri süremeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; davalı Starmar şirketinin taraflar arasındaki 09.05.2016 tarihli protokolden sonra hiç bir imalat yapmamasına rağmen davalının borçlarına karşılık olarak önceki yıla ait imalatlara istinaden verildiğinin diğer davalı Dörtyol şirketi yetkilileri tarafından davacıya bildirildiğini, senedin teminat senedi olmasına rağmen işleme konulmasının iyi niyetli olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, teminat olarak verildiği iddia edilen bono nedeniyle lehtar ve hamile karşı açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046960500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz