6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Anonim şirket yönetim kurulu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6313 E. 2010/12567 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
anonim şirket yönetim kurulu delillerin toplanmaması şahsi sorumluluk hisse senedi pay defteri anonim şirket ortaklık ilişkisi yönetim kurulu kararı taahhütname eksik inceleme husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: SPK · TTK — TTK 405

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek, TTK 405/2 nci maddesi gereği davalı şirket hakkındaki davanın reddine, diğer davalıların anonim şirket yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu üyeleri olmaları ve şahsi sorumluluklarını gerektiren bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davalılar ..., ..., ... ve ... hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili kararı temyiz etmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.

Somut olayda da davacı vekili, müvekkilinin “İştirak Taahhütnamesi” ibaresi bulunan bir belge karşılığında (27.056) DM ödeme yaptığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirketlere ortak olmadığını iddia etmektedir. Davalılar vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık pay defterlerinin davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgelere göre, davacının Yimpaş Holding AŞ.’nde (1.000.000) TL. nominal bedelli 33, Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nde (1.000.000) TL. nominal bedelli 46 hissesi vardır. Davalı ... AŞ.’nin 08.09.2008 tarihli yazısında da, davacının Yimpaş Holding AŞ.’nde (1.000.000) TL. nominal bedelli 33, Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nde (1.000.000) TL. nominal bedelli 46 adet hissesinin bulunduğu bildirilmiştir. Takasbank kayıtlarına göre ise davacının Yimpaş Holding AŞ.’nde 33, Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nde 46 adet hissesinin bulunduğu tespit edilmiştir.

Öte yandan davacı vekilince dosyaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir. Somut uyuşmazlık yönünden de davalı taraf kayıtlarının yukarıdaki bentte açıklanan çelişkili durumu karşısında, anılan hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketlerin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.

Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle davacıya Yimpaş Gıda San. ve Tic. A.Ş. aleyhine dava açması için süre verilip dava açıldığında bu dava dosyası ile birleştirilerek, tarafların delilleri toplandıktan sonra konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Şahsi sorumluluk 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6388 E. 2010/12544 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Şahsi sorumluluk 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6297 E. 2010/12213 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Şahsi sorumluluk 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6281 E. 2010/12499 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • Şahsi sorumluluk 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7025 E. 2011/5848 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Şahsi sorumluluk 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6335 E. 2010/12500 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Anonim şirket yönetim kurulu 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7036 E. 2011/6403 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şahsi sorumluluk 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7041 E. 2011/6414 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Şahsi sorumluluk 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3812 E. 2011/15358 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/6313 E.  ,  2010/12567 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.12.2008 tarih ve 2008/651 - 2008/682 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin birçok ülkede garanti verilerek mevduat toplandığını, müvekkilinin “İştirak Taahhütnamesi” ibaresi bulunan belge karşılığında, 2000 yılında 27.056 DM parayı davalılara verdiğini, müvekkilinin davalı şirkete ortak olma niyetinin bulunmadığını ve müvekkiline hisse senedi teslimi yapılmadığını, davalıların şirket anasözleşmesini ihlal ettiklerini, şirket defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığını ve gerçeği yansıtmadığını, davalıların Bankacılık Kanunu ve TTK hükümlerini ihlal ettiklerini, müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, davalıların müvekkilinin zararından sorumlu olduklarını iddia ederek davalı şirketle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 27.056 DM alacağın karşılığı 26.422,01 TL’nin 6.500 TL’lik kısmının ödendiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacının Yimpaş Holding A.Ş.' nin ortaklar pay defterinde kayıtlı ortak olup nominal bedeli 1.000.0000 TL olan 33 hisseye, Yimpaş Gıda San. Ve Tic. A.Ş.' nin ortaklar pay defterinde kayıtlı ortak olup nominal bedeli 1.000.000 TL olan 46 hisseye sahip olduğunu, TTK 405/2 nci maddesi gereği anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istemeyeceklerini, ancak tasfiye payına ilişkin haklarının saklı olduğunu, şirketin tasfiye halinde olmadığını ve ticari faaliyetine devam ettiğini, anonim şirketlerin sermayesi ile sorumlu şirketlerden olduğu için müvekkilleri ..., ..., ... ve ... hakkında ortaklık payının iadesi için dava açılmasının mümkün olmadığını savunarak davalı şirket hakkındaki davanın esastan reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek, TTK 405/2 nci maddesi gereği davalı şirket hakkındaki davanın reddine, diğer davalıların anonim şirket yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu üyeleri olmaları ve şahsi sorumluluklarını gerektiren bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davalılar ..., ..., ... ve ... hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili kararı temyiz etmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.

Somut olayda da davacı vekili, müvekkilinin “İştirak Taahhütnamesi” ibaresi bulunan bir belge karşılığında (27.056) DM ödeme yaptığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirketlere ortak olmadığını iddia etmektedir. Davalılar vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık pay defterlerinin davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgelere göre, davacının Yimpaş Holding AŞ.’nde (1.000.000) TL. nominal bedelli 33, Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nde (1.000.000) TL. nominal bedelli 46 hissesi vardır. Davalı ... AŞ.’nin 08.09.2008 tarihli yazısında da, davacının Yimpaş Holding AŞ.’nde (1.000.000) TL. nominal bedelli 33, Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nde (1.000.000) TL.

nominal bedelli 46 adet hissesinin bulunduğu bildirilmiştir. Takasbank kayıtlarına göre ise davacının Yimpaş Holding AŞ.’nde 33, Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nde 46 adet hissesinin bulunduğu tespit edilmiştir.

Öte yandan davacı vekilince dosyaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir. Somut uyuşmazlık yönünden de davalı taraf kayıtlarının yukarıdaki bentte açıklanan çelişkili durumu karşısında, anılan hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketlerin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.

Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle davacıya Yimpaş Gıda San. ve Tic. A.Ş. aleyhine dava açması için süre verilip dava açıldığında bu dava dosyası ile birleştirilerek, tarafların delilleri toplandıktan sonra konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046845300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.