6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şahsi sorumluluk

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/7041 E. 2011/6414 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şahsi sorumluluk hisse senedi pay defteri anonim şirket ortaklık ilişkisi yönetim kurulu kararı eksik inceleme husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: SPK · TTK — TTK 329TTK 405

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkette hissesinin bulunduğu, TTK’nun 405/2. maddesinde pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerinin düzenlendiği, bu nedenle davacının isteminin yerinde olmadığı, davalı yönetim kurulu başkanının ise şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durumun mevcut bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın ise husumetten reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ile bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.Ancak, hükmün yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını kabul etmek mümkün değildir.Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK’nun 329 ve 405 nci maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.

Somut olayda davacı, “Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” ibareli bir belge karşılığında 30.030 DM tahsil edildiğini, ancak geçerli bir şekilde davalı şirkete ortak olunmadığını iddia etmektedir.Davalılar vekili, davacının ortak olduğunu savunarak, ortaklık pay defterinin davacıya ait kısmının fotokopilerini sunmuştur.Bu belgelere göre davacının davalı şirkette 1.000.000 TL nominal bedelli 78 adet hissesinin kayıtlı olduğu görülmüştür.

Öte yandan, Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir.Somut uyuşmazlık yönünden de davalı taraf kayıtlarının yukarıda açıklanan çelişkili durumu karşısında anılan hisse senetlerinden mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.

Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket

ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında “çoğun içinde az da vardır kuralı” gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Şahsi sorumluluk 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6388 E. 2010/12544 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Şahsi sorumluluk 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6325 E. 2010/12960 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Şahsi sorumluluk 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6297 E. 2010/12213 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • Şahsi sorumluluk 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6281 E. 2010/12499 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Şahsi sorumluluk 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6363 E. 2010/12957 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şahsi sorumluluk 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11990 E. 2011/4652 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şahsi sorumluluk 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7025 E. 2011/5848 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Şahsi sorumluluk 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6335 E. 2010/12500 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/7041 E.  ,  2011/6414 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.11.2008 tarih ve 2008/383-2008/584 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24.05.2011 gününde davacı avukatı ..... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Yimpaş Grubu yöneticileri tarafından yatırılan paranın istendiği an geri ödeneceği ve yüksek oranlarda faiz verileceği vaadinde bulunulması üzerine müvekkilinden “Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” ibareli bir belge karşılığında 30.030 DM tahsil edildiğini, müvekkilinin ödediği parayı geri almak istediğinde ise ödeneceği sözü verilmesine rağmen paranın ödenmediğini, davalıların yasalara aykırı şekilde müvekkilinden para tahsil ettiklerini ve bu faaliyetlerini geçerli bir hisse senedi satımı yapılmış gibi göstermeye çalıştıklarını, müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, müvekkiline hisse senedi teslim edilmediğini, şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını ve gerçeği yansıtmadığını, davalı ...’ın da davalı şirket ile birlikte müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin yatırdığı para karşılığı kendisine verilen vaatlerin yerine getirilmemesi nedeniyle davalıların sebepsiz olarak zenginleştiklerini ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ile kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne ve müvekkilinden tahsil edilen 30.030 DM karşılığı (15.354,10 Euro) 29.865,26 YTL’nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacının müvekkili şirketin ortaklar pay defterinde kayıtlı ortağı olduğunu, TTK’nun 405/2 ve 329 ncu maddeleri uyarınca ortakların sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini ve anonim şirketlerin kendi hisselerini temellük sonucunu doğuracak işlemler yapamayacağını, müvekkili ... hakkında açılan davanın da yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkette hissesinin bulunduğu, TTK’nun 405/2. maddesinde pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerinin düzenlendiği, bu nedenle davacının isteminin yerinde olmadığı, davalı yönetim kurulu başkanının ise şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durumun mevcut bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın ise husumetten reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ile bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.Ancak, hükmün yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını kabul etmek mümkün değildir.Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK’nun 329 ve 405 nci maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.

Somut olayda davacı, “Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” ibareli bir belge karşılığında 30.030 DM tahsil edildiğini, ancak geçerli bir şekilde davalı şirkete ortak olunmadığını iddia etmektedir.Davalılar vekili, davacının ortak olduğunu savunarak, ortaklık pay defterinin davacıya ait kısmının fotokopilerini sunmuştur.Bu belgelere göre davacının davalı şirkette 1.000.000 TL nominal bedelli 78 adet hissesinin kayıtlı olduğu görülmüştür.

Öte yandan, Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir.Somut uyuşmazlık yönünden de davalı taraf kayıtlarının yukarıda açıklanan çelişkili durumu karşısında anılan hisse senetlerinden mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.

Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket

ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında “çoğun içinde az da vardır kuralı” gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027518200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.