Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6518 E. 2010/12823 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
geç teslim↗ tahsilat makbuzu↗ delil tespiti↗ keşif↗ ara karar↗ iş bölümü↗ sulh hukuk mahkemesi↗ kâr payı↗ sulh↗ ihtarname↗ dosya masrafı↗ hasar↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının önceki davalardan sonra oluştuğunu ileri sürdüğü ek hasarların tazmini için işbu davayı açtığı, ancak keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmasını davacı istemediğinden ve dosyadaki tespit raporu da davalının yokluğunda alınmış olduğundan tespit raporuna göre karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, davacı kooperatif ortağına isabet eden bağımsız bölümün geç teslimi nedeniyle uğranıldığı iddia olunan zararların tazmini istemine ilişkindir.
Davaya konu bağımsız bölüm hakkında daha önce Malatya Asliye 3. Hukuk mahkemesine açılan davanın temyiz edilmeksizin kesinleştiği ve davacının hasar tazminatı isteminin kısmen kabul edildiği ekli dosya içeriğinden anlaşılmakta olup, bu dava tarihinden sonra oluştuğu iddia edilen ek hasarlar, delil tespit dosyası için yapılan giderler, belediyeye ödenen katılım payı ile ihtarname masrafları işbu davanın konusunu oluşturmaktadır. Bu durumda mahkemece, davaya konu edilen alacakları davacının talep etme hakkının bulunup bulunmadığının usulünce tespit edilmesi gerektiği halde eksik incelemeyle yazılı şekilde dava ret edilmiştir. Zira, mahkemece davanın reddine gerekçe yapılan ve davacının delil olarak dayandığı Malatya Sulh Hukuk Mahkemesi 2004/30 D.İŞ tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu davalı tarafa tebliğe çıkartılıp kesinleşmediği gibi mahkemenin gerekçesinde belirtilenin aksine davacı, keşif ara kararını yerine getirmemiş de değildir. (06.03.2008 tarih ve 472 nolu tahsilat makbuzu)
Bu durumda mahkemece, dava dilekçesinde davacı tarafın ileri sürdüğü iddiaların taraf delilerine ve HUMK’da belirlenen esaslara uygun bir şekilde araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle ve dava konusu edilen alacak istemlerini karşılamayan yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/840 E. 2011/10267 K.
Ortak:kâr payı
İncelediğiniz karardaHukuk mahkemesine açılan davanın temyiz edilmeksizin kesinleştiği ve davacının «hasar» tazminatı isteminin kısmen kabul edildiği ekli dosya içeriğinden anlaşılmakta olup, bu dava tarihinden sonra oluştuğu iddia edilen ek hasarlar, «delil tespit» dosyası için yapılan giderler, belediyeye ödenen katılım «payı» ile «ihtarname» «masrafları» işbu davanın konusunu oluşturmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 10.000 TL ortaklık «payı» için Malatya 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/288 Esas sayılı dosyasında davalı Malatya Yem ve Gıda Sanayi A.Ş aleyhine dava açmış olduğu, iş bu dava da ise aynı alacak için Malatya Yem ve Gıda Sanayi A.Ş 'ni «temsilen» şirket yetkilisi ... aleyhine dava açtığı, bu halde her iki davanın davalısının da aynı olduğunun kabul edilmesi gerektiği, konusu ve tarafları aynı olan, daha önce görülen ve halen «derdest» olan dava mevcut olmakla davalı vekilinin derdestlik itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 194 · davanın açılmamış sayılması · derdestlik · açılmamış sayılma · temsil
Benzer bu kararda2-HUMK'nun «194» nci maddesi uyarınca «derdestlik» itirazının kabulü halinde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekirken, mahkemece derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden, davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia ve savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 10.000 TL ortaklık «payı» için Malatya 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/288 Esas sayılı dosyasında davalı Malatya Yem ve Gıda Sanayi A.Ş aleyhine dava açmış olduğu, iş bu dava da ise aynı alacak için Malatya Yem ve Gıda Sanayi A.Ş 'ni «temsilen» şirket yetkilisi ... aleyhine dava açtığı, bu halde her iki davanın davalısının da aynı olduğunun kabul edilmesi gerektiği, konusu ve tarafları aynı olan, daha önce görülen ve halen «derdest» olan dava mevcut olmakla davalı vekilinin derdestlik itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/6518 E. , 2010/12823 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.03.2008 tarih ve 2005/242-2008/132 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı kooperatifin ortağı olduğunu, ortaklıktan ihracına ilişkin kararın mahkeme ilamıyla iptal edildiğini, 881 ada, 490 nolu parseldeki dükkânın mahkeme ilamıyla kendi adına tescilini sağladığını, ancak 23 yıl süreyle bu yerin davalı tarafından bir başka firmaya kiralanması nedeniyle işyerine verilen hasarın tazmini için 25.11.1998 tarihinde dava açtığını, yargılamanın devam ettiğini, o dava tarihinden sonra kiracının tahliyesinin 4 yıla yakın bir süre aldığını ve bu süre zarfında da ek hasarlar, imalat eksikleri ve masraflar oluştuğunu, bu durumunda Malatya Sulh Hukuk Mahkemesi’ni 2004/30 Dİ dosyası ile tespit edildiğini ileri sürerek, yapılan masraflarla birlikte 6.083,07 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, derdest dava olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının önceki davalardan sonra oluştuğunu ileri sürdüğü ek hasarların tazmini için işbu davayı açtığı, ancak keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmasını davacı istemediğinden ve dosyadaki tespit raporu da davalının yokluğunda alınmış olduğundan tespit raporuna göre karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, davacı kooperatif ortağına isabet eden bağımsız bölümün geç teslimi nedeniyle uğranıldığı iddia olunan zararların tazmini istemine ilişkindir.
Davaya konu bağımsız bölüm hakkında daha önce Malatya Asliye 3. Hukuk mahkemesine açılan davanın temyiz edilmeksizin kesinleştiği ve davacının hasar tazminatı isteminin kısmen kabul edildiği ekli dosya içeriğinden anlaşılmakta olup, bu dava tarihinden sonra oluştuğu iddia edilen ek hasarlar, delil tespit dosyası için yapılan giderler, belediyeye ödenen katılım payı ile ihtarname masrafları işbu davanın konusunu oluşturmaktadır. Bu durumda mahkemece, davaya konu edilen alacakları davacının talep etme hakkının bulunup bulunmadığının usulünce tespit edilmesi gerektiği halde eksik incelemeyle yazılı şekilde dava ret edilmiştir. Zira, mahkemece davanın reddine gerekçe yapılan ve davacının delil olarak dayandığı Malatya Sulh Hukuk Mahkemesi 2004/30 D.İŞ tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu davalı tarafa tebliğe çıkartılıp kesinleşmediği gibi mahkemenin gerekçesinde belirtilenin aksine davacı, keşif ara kararını yerine getirmemiş de değildir.
(06.03.2008 tarih ve 472 nolu tahsilat makbuzu)
Bu durumda mahkemece, dava dilekçesinde davacı tarafın ileri sürdüğü iddiaların taraf delilerine ve HUMK’da belirlenen esaslara uygun bir şekilde araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle ve dava konusu edilen alacak istemlerini karşılamayan yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046439500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz