Şirketin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6089 E. 2010/12370 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin feshi↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ ihbar↗ ek tasfiye↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket ortaklarından birisinin alacaklısı konumunda olan davacının borçlu ortağın şirketteki payını haczettirmiş olduğu, davalı şirkete borçtan dolayı fesih ve tasfiye istenebileceğinin de tebliğ edildiği, borcun ödendiğine dair bir kayıt bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak... ’nun tayin edilmesine, kendisine aylık 300,00 YTL ücret takdirine karar verilmiştir.
Kararı, davalı yetkilisi temyiz etmiştir.
Dava, TTK’nun 522 nci maddesi uyarınca davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.Anılan madde uyarınca bir ortağın borcundan dolayı şirketin feshinin istenebilmesi için şirkete bu durumun en az 6 ay önce ihbar edilmesi gerekmektedir. Somut olayda, davalışirket ortağı olan ...’ın borcundan dolayı davacı alacaklı tarafından yapılan icra takibi sırasında davalı şirketin fesih ve tasfiyesinin istenebileceği hususunun davalı şirkete 08.02.2008 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına göre bu konuda açılacak davanın 6 aylık süre dolduktan sonra en erken 09.08.2008 tarihinde açılması gerekirken işbu davanın sözkonusu süre dolmadan 15.07.2008 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.Bu durumda TTK’nun 522 nci maddesinde öngörülen süreye uyulmadan açılan davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6595 E. 2014/12659 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih · ihbar
İncelediğiniz karardaDava, TTK’nun 522 nci maddesi uyarınca davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.Anılan madde uyarınca bir ortağın borcundan dolayı «şirketin feshinin» istenebilmesi için şirkete bu durumun en az 6 ay önce «ihbar» edilmesi gerekmektedir.
… göre, davalı şirket ortaklarından birisinin alacaklısı konumunda olan davacının borçlu ortağın şirketteki payını haczettirmiş olduğu, davalı şirkete borçtan dolayı «fesih» ve «tasfiye» istenebileceğinin de tebliğ edildiği, borcun ödendiğine dair bir kayıt bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» olarak... ’nun tayin edilmesine, kendisine aylık 300,00 YTL ücret takdirine karar verilmiştir.
Somut olayda, davalışirket ortağı olan ...’ın borcundan dolayı davacı alacaklı tarafından yapılan icra takibi sırasında davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesinin istenebileceği hususunun davalı şirkete 08.02.2008 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına göre bu konuda açılacak davanın 6 aylık süre dolduktan sonra e …
Benzer bu kararda… emece, tüm dosya kapsamına göre; dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 522/1 maddesi gereğince ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının «şirketin feshini» isteyebileceğini, davacı alacaklı tarafından borçlu şirket ortağına karşı yapılan icra takibinde, alacaklının talebi üzerine borçlunun şirketteki hissesine «haciz» konulduğu, şirket ortaklarına gönderilen «ihtarname» ile borcun ödenmesi için 6 aylık süre verildiği sürenin bitiminde borcun ödenmemesi halinde şirketin feshinin talep edileceğinin «ihtar» edildiği ancak buna rağmen borcun ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 6762 sayılı TTK'nın 522 maddesi uyarınca davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
1- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca açılan «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi davasıdır.
Davalı şirketin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketteki hisselerine «haciz» konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münfesihlik · ihtar · limited şirket · tebligat · haciz · ihtarname · husumet
Benzer bu kararda… emece, tüm dosya kapsamına göre; dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 522/1 maddesi gereğince ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının «şirketin feshini» isteyebileceğini, davacı alacaklı tarafından borçlu şirket ortağına karşı yapılan icra takibinde, alacaklının talebi üzerine borçlunun şirketteki hissesine «haciz» konulduğu, şirket ortaklarına gönderilen «ihtarname» ile borcun ödenmesi için 6 aylık süre verildiği sürenin bitiminde borcun ödenmemesi halinde şirketin feshinin talep edileceğinin «ihtar» edildiği ancak buna rağmen borcun ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 6762 sayılı TTK'nın 522 maddesi uyarınca davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Davalı şirketin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketteki hisselerine «haciz» konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi «ihbar» yapması, «limited şirketin» «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
Ayrıca «fesih» davasının açılması gerekir ve bu fesih davasında, alacaklı davacı olup, davalı olarak da «limited şirketin» yanında limited ortaklığın tüm ortaklarına «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/6089 E. , 2010/12370 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.12.2008 tarih ve 2008/428-2008/753 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı yetkilisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket ortağı ... aleyhine müvekkiline olan 25.000,00 YTL borcu nedeniyle başlatılan icra takibinin kesinleştiğini, borcun ödenmediğini, bunun üzerine borçlunun davalı şirketteki hisselerine haciz konulmasına karar verildiğini, davalı şirketin fesih ve tasfiyesinin istenebileceği hususunun da 08.02.2008 tarihinde davalı şirkete ayrıca tebliğ edildiğini, ancak alacağın halen tahsil edilemediğini, bu nedenle TTK’nun 522 nci maddesindeki koşulların oluştuğunu ileri sürerek, davalı şirketin fesih ve tasfiye edilmek suretiyle borçlu ortağa düşen paydan 25.000,00 YTL alacağın ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket ortaklarından birisinin alacaklısı konumunda olan davacının borçlu ortağın şirketteki payını haczettirmiş olduğu, davalı şirkete borçtan dolayı fesih ve tasfiye istenebileceğinin de tebliğ edildiği, borcun ödendiğine dair bir kayıt bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak... ’nun tayin edilmesine, kendisine aylık 300,00 YTL ücret takdirine karar verilmiştir.
Kararı, davalı yetkilisi temyiz etmiştir.
Dava, TTK’nun 522 nci maddesi uyarınca davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.Anılan madde uyarınca bir ortağın borcundan dolayı şirketin feshinin istenebilmesi için şirkete bu durumun en az 6 ay önce ihbar edilmesi gerekmektedir. Somut olayda, davalışirket ortağı olan ...’ın borcundan dolayı davacı alacaklı tarafından yapılan icra takibi sırasında davalı şirketin fesih ve tasfiyesinin istenebileceği hususunun davalı şirkete 08.02.2008 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına göre bu konuda açılacak davanın 6 aylık süre dolduktan sonra en erken 09.08.2008 tarihinde açılması gerekirken işbu davanın sözkonusu süre dolmadan 15.07.2008 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.Bu durumda TTK’nun 522 nci maddesinde öngörülen süreye uyulmadan açılan davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yetkilisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046360400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz