Afet kavramı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6486 E. 2010/12598 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
afet kavramı↗ ttk 23. madde↗ saklama yükümlülüğü↗ afet↗ zayi belgesi↗ zayi nedeniyle iptal↗ hırsızlık↗ tasdik kararı↗ ziya↗ zayi↗ ticaret sicili↗ tacir↗ kusur↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacıya ait işyerinde hırsızlık meydana geldiği, ancak ekonomik bir değeri olmayan defterlerin hırsızlar tarafından çalınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK'nun 68/4 madde hükmüne dayalı zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Dairemiz’in yerleşik uygulamasına göre, TTK'nun 68. maddesine dayalı ... olarak açılan zayi nedeniyle iptal davaları sonuçları itibariyle sadece davacı tarafı değil, davada taraf olmayan kimseler bakımından da sonuç doğuran dava türlerinden olduğundan, mahkemece bu tür davalarda yapılacak incelemeler, sadece davacı tarafın iddia ve delilleri ile sınırlandırılmamalıdır.
Zayii belgesi verilmesi istenilen belgelerin, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olup olmadığı tespit edilmelidir. TTK'nun 68. maddesinde yazılı afet kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olayların girebileceği gözetilmelidir. Zira, bu madde hükmüne göre, bir tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve kağıtlar; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve kanuni müddet içinde ziyaa uğrarsa, tacir, kendisine bir vesika verilmesini isteyebilir. Maddede yer alan “gibi” sözcüğü açıklanan hususların sınırlayıcı olmadığını göstermektedir. Tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni göstermesi, tasdike tabi defterlerin tasdik edilip edilmediğinin ilgili noterden, davacıya ait defterler hakkında soruşturma bulunup bulunmadığının ilgili vergi dairesinden sorulması ve iddia edilen olayın meydana geldiği yerin tacirin faaliyette bulunduğu yerlerden olup olmadığının araştırılması, ticaret sicil kayıtlarının celbedilmesi, sonuçta mahkemenin olayın şüpheden uzak bir şekilde meydana geldiğine kesin kanaat getirmesi gerekmektedir.
Mahkemece, yeterli araştırma yapılmadan, davacının defterlerin saklanması için gerekli özeni göstermediği, bir kamyon ile götürülecek kadar çok sayıda çalınan eşyalar içinde ekonomik bir değeri olmayan defter ve belgelerin hırsızlar tarafından çalınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece, davanın ilke olarak, az önce yapılan açıklamalar çerçevesinde ele alınması, somut olayın özelliklerinin tartışılması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12143 E. 2016/9632 K.
Ortak:saklama yükümlülüğü · afet · zayi belgesi · hırsızlık · ziya · zayi · tacir · e-defter
İncelediğiniz karardaZira, bu madde hükmüne göre, bir «tacirin» saklamakla mükellef olduğu «defter» ve kağıtlar; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir «afet» sebebiyle ve kanuni müddet içinde «ziyaa» uğrarsa, tacir, kendisine bir vesika verilmesini isteyebilir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacıya ait işyerinde «hırsızlık» meydana geldiği, ancak ekonomik bir değeri olmayan «defterlerin» hırsızlar tarafından çalınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, TTK'nun 68/4 madde hükmüne dayalı «zayi belgesi» verilmesi istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca "Bir «tacirin» «saklamakla yükümlü» olduğu «defter» ve belgeler yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir «afet» veya «hırsızlık» sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde «ziyaa» uğrarsa tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren 15 gün içinde «ticari işletmesinin» bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir." Zayi belgesi istemli dava açmak için yasal 15 günlük «hak düşürücü süre» belirlenmiş olup, dava tarihinin de 28.08.2015 olduğu dikkate alındığında, mahkemece süresinde açılan davanın esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanı …
Reklam firmasına ait 2011-2014 yıllarına ait tüm «ticari defter», «fatura», belge ve kayıtların gerçekleşen «hırsızlık» olayı sonucunda çalınmış olduğunun tespit edildiği iddiasına dayalı «zayi belgesi» verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının beyanına göre 17.07.2015 tarihinde olaydan haberdar olduğu ve TTK 82/7. maddesi uyarınca yasal 15 günlük sürede «zayi belgesi» verilmesini talep etmediği gerekçesiyle süresinde olmayan talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ön inceleme tutanağı · ticari işletme · hak düşürücü süre · ticari defter · fatura
Benzer bu karardaReklam firmasına ait 2011-2014 yıllarına ait tüm «ticari defter», «fatura», belge ve kayıtların gerçekleşen «hırsızlık» olayı sonucunda çalınmış olduğunun tespit edildiği iddiasına dayalı «zayi belgesi» verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca "Bir «tacirin» «saklamakla yükümlü» olduğu «defter» ve belgeler yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir «afet» veya «hırsızlık» sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde «ziyaa» uğrarsa tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren 15 gün içinde «ticari işletmesinin» bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir." Zayi belgesi istemli dava açmak için yasal 15 günlük «hak düşürücü süre» belirlenmiş olup, dava tarihinin de 28.08.2015 olduğu dikkate alındığında, mahkemece süresinde açılan davanın esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanı …
Dava dilekçesinde davacı, işyerinde «hırsızlığın» 17.07.2015 tarihinde gerçekleştiğini ifade etmiş ise de, davacının olay tarihini sehven 17.07.2016 olarak yazdığı, dava dilekçesine ekli olay yeri «inceleme tutanağı» ve polis merkezine verilen ifade tutanağına göre hırsızlık olayının 17.08.2015 tarihinde gerçekleştiği sabittir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/6486 E. , 2010/12598 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
... olarak görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/03/2009 tarih ve 2008/678-2009/169 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait işyerinde meydana gelen hırsızlık sonucu şirketin 2006 yılı defter ve belgelerinin çalındığını ileri sürerek, TTK’nın 68. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacıya ait işyerinde hırsızlık meydana geldiği, ancak ekonomik bir değeri olmayan defterlerin hırsızlar tarafından çalınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK'nun 68/4 madde hükmüne dayalı zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Dairemiz’in yerleşik uygulamasına göre, TTK'nun 68. maddesine dayalı ... olarak açılan zayi nedeniyle iptal davaları sonuçları itibariyle sadece davacı tarafı değil, davada taraf olmayan kimseler bakımından da sonuç doğuran dava türlerinden olduğundan, mahkemece bu tür davalarda yapılacak incelemeler, sadece davacı tarafın iddia ve delilleri ile sınırlandırılmamalıdır.
Zayii belgesi verilmesi istenilen belgelerin, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olup olmadığı tespit edilmelidir. TTK'nun 68. maddesinde yazılı afet kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olayların girebileceği gözetilmelidir. Zira, bu madde hükmüne göre, bir tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve kağıtlar; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve kanuni müddet içinde ziyaa uğrarsa, tacir, kendisine bir vesika verilmesini isteyebilir. Maddede yer alan “gibi” sözcüğü açıklanan hususların sınırlayıcı olmadığını göstermektedir. Tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni göstermesi, tasdike tabi defterlerin tasdik edilip edilmediğinin ilgili noterden, davacıya ait defterler hakkında soruşturma bulunup bulunmadığının ilgili vergi dairesinden sorulması ve iddia edilen olayın meydana geldiği yerin tacirin faaliyette bulunduğu yerlerden olup olmadığının araştırılması, ticaret sicil kayıtlarının celbedilmesi, sonuçta mahkemenin olayın şüpheden uzak bir şekilde meydana geldiğine kesin kanaat getirmesi gerekmektedir.
Mahkemece, yeterli araştırma yapılmadan, davacının defterlerin saklanması için gerekli özeni göstermediği, bir kamyon ile götürülecek kadar çok sayıda çalınan eşyalar içinde ekonomik bir değeri olmayan defter ve belgelerin hırsızlar tarafından çalınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece, davanın ilke olarak, az önce yapılan açıklamalar çerçevesinde ele alınması, somut olayın özelliklerinin tartışılması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046270400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz