6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6665 E. 2010/12591 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil sözleşmesi tanık delili senetle ispat yazılı delil başlangıcı delil başlangıcı kesin delil yemin teklifi yazılı delil yemin taşıma sözleşmesi muvafakat eksik inceleme kesin hüküm i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 151

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında taşıma sözleşmesinin bulunduğunun davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, davacı tarafından davalıya ait müşterilerin taşındığı iddiasına dayalı alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Somut olayda, davacı taraf davalı ile yapılan sözleşmeye göre davalının işlettiği alışveriş merkezinin müşterilerinin taşınması işinin gerçekleştirildiğini ileri sürmüş, davalı ise davacı ile taşıma sözleşmesi yapılmadığını savunarak, akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Uyuşmazlık, taraflar arasında taşıma sözleşmesinin varlığı ve bedeline ilişkin olup, sözleşmenin miktar ve değerine göre akdi ilişkinin varlığının yazılı delil ile ispatlanması gerekmektedir. Akdi ilişkinin tanık delili ile kanıtlanabilmesi için ya davacı tarafından "yazılı delil başlangıcına" dayanılmış olması veya davalının tanık dinlenmesine açıkça onay vermiş olması gerekir ( HUMK. md.292, 289 ). Davacı taraf yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı mahiyetinde belge sunmamış, tanık deliline dayanmıştır.

Yazılı delil ile kanıtlanması gereken durumlarda (HUMK.nun 288 ve 290) tanık dinletilebilmesi için bu hususun hakim tarafından karşı tarafa açıkça hatırlatılarak muvafakatinin alınması gerekir. Bu kuralın uygulanması için hakimin ispatı gereken hususun aslında senet (kesin delil) ile ispat edilebileceğini ancak kendileri muvafakat ederse tanık dinlenebileceğini hatırlatması ve karşı tarafın hakimin bu hatırlatması karşısında tanık dinlenmesine açıkça muvafakat ettiğini beyan etmesi, bu beyanın tutanağa geçirilip HUMK'nun 151/son maddesi uyarınca okunarak imza ettirilmesi gerekir. Karşı tarafın duruşmaya gelmemesi, susması, tanıkların bu kurallara uyulmadan dinlenmesi karşı tarafın muvafakati olarak yorumlanamaz. Yukarıda yazılı şartların oluşması halinde taraflar arasında tanık dinlenmesine ilişkin bir delil sözleşmesi yapılmış olur ki, aslında senetle ispatı gereken o hukuki işlem hakkında ancak bu sınırlı halde tanık dinlenebilir. (Bkz. Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü Altıncı Baskı 2001 Cilt: 3 sh. 2924 vd.).

Dava konusu olayda her iki taraf tanık dinletmek istemiş, mahkemece, akdi ilişkinin tanıkla ispatının mümkün olmadığı gerekçesiyle, tarafların tanık dinletme taleplerini reddetmiş ve davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmıştır.

Oysa, mahkemece, tarafların tanık dinletme talepleri karşısında her iki tarafa yukarıda yazılı usul gereğince tanık dinletilmesine muvafakat edilip edilmediğine ilişkin hatırlatma yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2234 E. 2011/11679 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8035 E. 2010/6609 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/6665 E.  ,  2010/12591 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.06.2008 tarih ve 2007/198 - 2008/191 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının yönetici ve işletmecisi olduğu alışveriş merkezinin servis taşıma işinin müvekkili tarafından üstlenildiğini, taşıma bedelinin tahsili için başlatılan takibe davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında müşteri taşıma hizmeti konusunda bir anlaşmanın bulunmadığını, davacının muhatabının müvekkili olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında taşıma sözleşmesinin bulunduğunun davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, davacı tarafından davalıya ait müşterilerin taşındığı iddiasına dayalı alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Somut olayda, davacı taraf davalı ile yapılan sözleşmeye göre davalının işlettiği alışveriş merkezinin müşterilerinin taşınması işinin gerçekleştirildiğini ileri sürmüş, davalı ise davacı ile taşıma sözleşmesi yapılmadığını savunarak, akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Uyuşmazlık, taraflar arasında taşıma sözleşmesinin varlığı ve bedeline ilişkin olup, sözleşmenin miktar ve değerine göre akdi ilişkinin varlığının yazılı delil ile ispatlanması gerekmektedir. Akdi ilişkinin tanık delili ile kanıtlanabilmesi için ya davacı tarafından "yazılı delil başlangıcına" dayanılmış olması veya davalının tanık dinlenmesine açıkça onay vermiş olması gerekir ( HUMK. md.292, 289 ). Davacı taraf yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı mahiyetinde belge sunmamış, tanık deliline dayanmıştır.

Yazılı delil ile kanıtlanması gereken durumlarda (HUMK.nun 288 ve 290) tanık dinletilebilmesi için bu hususun hakim tarafından karşı tarafa açıkça hatırlatılarak muvafakatinin alınması gerekir. Bu kuralın uygulanması için hakimin ispatı gereken hususun aslında senet (kesin delil) ile ispat edilebileceğini ancak kendileri muvafakat ederse tanık dinlenebileceğini hatırlatması ve karşı tarafın hakimin bu hatırlatması karşısında tanık dinlenmesine açıkça muvafakat ettiğini beyan etmesi, bu beyanın tutanağa geçirilip HUMK'nun 151/son maddesi uyarınca okunarak imza ettirilmesi gerekir. Karşı tarafın duruşmaya gelmemesi, susması, tanıkların bu kurallara uyulmadan dinlenmesi karşı tarafın muvafakati olarak yorumlanamaz.

Yukarıda yazılı şartların oluşması halinde taraflar arasında tanık dinlenmesine ilişkin bir delil sözleşmesi yapılmış olur ki, aslında senetle ispatı gereken o hukuki işlem hakkında ancak bu sınırlı halde tanık dinlenebilir. (Bkz. Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü Altıncı Baskı 2001 Cilt: 3 sh. 2924 vd.).

Dava konusu olayda her iki taraf tanık dinletmek istemiş, mahkemece, akdi ilişkinin tanıkla ispatının mümkün olmadığı gerekçesiyle, tarafların tanık dinletme taleplerini reddetmiş ve davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmıştır.

Oysa, mahkemece, tarafların tanık dinletme talepleri karşısında her iki tarafa yukarıda yazılı usul gereğince tanık dinletilmesine muvafakat edilip edilmediğine ilişkin hatırlatma yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046264200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.