Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6198 E. 2013/21333 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şikayet↗ cy/cy kaydı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iddia ettiği hesabın varlığına dair hiç bir somut belge bulunmadığı, soruşturma dosyasına bankanın verdiği cevabi yazıda ilgili tarihte kamera kaydının yer almadığının bildirildiği, personel tarafından verildiği iddia edilen e-postanın ise e-posta niteliği taşımadığı, bilirkişi raporunda da bu hususun ayrıntılı olarak tartışıldığı, iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı bankadaki paranın usulsüz çekildiği iddiasıyla açılan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının, davalı Banka nezdinde hesabının varlığına ilişkin bir belgenin bulunmadığı, davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davacının şikayeti üzerine konuyla ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/22094 hazırlık sayılı dosyası ile başlatılan ceza soruşturmasının halen devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yürütülmekte olan ceza soruşturmasının neticelenmesinin beklenip hukuki sonuçlarının BK'nın 53. maddesi çerçevesinde dikkate alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4253 E. 2014/7434 K.
Ortak:cy/cy kaydı · Alacak
İncelediğiniz kararda… amına göre, davacının iddia ettiği hesabın varlığına dair hiç bir somut belge bulunmadığı, soruşturma dosyasına bankanın verdiği cevabi yazıda ilgili tarihte kamera «kaydının» yer almadığının bildirildiği, personel tarafından verildiği iddia edilen e-postanın ise e-posta niteliği taşımadığı, bilirkişi raporunda da bu hususun ayrıntılı ol …
Benzer bu kararda… tlara göre, davacının iddia ettiği hesabın varlığına dair hiç bir somut belge bulunmadığı, soruşturma dosyasına bankanın verdiği cevabi yazıda ilgili tarihte kamera «kaydının» yer almadığının bildirildiği, personel tarafından verildiği iddia edilen e-postanın ise e-posta niteliği taşımadığı, bilirkişi raporunda da bu hususun ayrıntılı ol …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18479 E. 2014/18972 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · tebliğ tarihi · usulüne uygun tebliğ · kamu düzeni · tenfiz · tebligat
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu mahkeme kararının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, postaya verilme tarihinin «tebliğ tarihi» sayıldığı, «tebligat» hükümlerinin «kamu düzenine» ilişkin olup, mahkemece resen nazara alınacağı, MÖHUK 38/c maddesi gereğince yapılan tebligatın kamu düzenine aykırı olduğu, bu durumda ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… celikle yabancı mahkemece verilen kararın usulüne uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediğinin mahkemece araştırılması gerekmekte olup, somut olayda mahkemece kararın «usulüne uygun tebliğ» edilmediği, postaya verilme tarihinin «tebliğ tarihi» olarak kabul edildiği belirtilmiş ise de dosyada Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla davalı şirkete yapılmış bir «tebligat» mevcut olmakla mahkemece Adalet Bakanlığı aracılığıyla yapılan bu tebligatın, hangi hususa ilişkin olduğu, yabancı mahkeme kararının tebliğine ilişkin bulunup bulu …
Dava dilekçesinde, yabancı mahkemede açılan dava sonucu verilen kararın, Adalet Bakanlığı aracılığıyla davalıya tebliğ edildiği, temyiz edilmemesi sonucu kararın 18.08.2009 tarihinde kesinleştiği ileri sürülmüş olup, dava «dilekçesine tebliğe» ilişkin belgeler de eklenmiştir.Tebliğe ilişkin belgeler incelendiğinde, Adalet Bakanlığı aracılığıyla davalıya 02.02.2009 tarihinde «tebligat» yapıldığı görülmüştür.
Dava, yabancı mahkeme tarafından verilen kararın tanınması ve «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12749 E. 2017/6889 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resmi belge · yazılı delille ispat · yazılı delil · sebepsiz zenginleşme · bilirkişi incelemesi · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; dava konusu işlem nedeni ile davacı banka tarafından «resmi belge» niteliğinde olan banka dekontu düzenlendiği bu nedenle davacının iddiasını aynı mahiyette yazılı delille ispatlaması gerektiği, davacının bu yönde bir «yazılı delil» «ibraz» edemediği, davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bankanın kamera kayıtları, banka kayıt ve belgeleri üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «yazılı delille ispat» edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1- Dava «sebepsiz zenginleşme» nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6198 E. , 2013/21333 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2012 tarih ve 2011/531-2012/305 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 30.000,00 TL tutarındaki birikimini değerlendirmek amacıyla 01.02.2010 tarihinde davalı bankaya yatırdığını, aynı gün internet şubesi aracılığıyla Nuh Çimento hisse senedi aldığını, tekrar vadesiz hesabına giriş yaptığında sadece 5.123,47 TL para göründüğünü, bunu banka personeline sorduğunda adına açılmış bir hesabın bulunmadığının bildirildiğini, kamera kayıtları ve hesap dökümlerini inceleme talebine yanıt alamadığını, bilahare banka yetkililerinden birinin hesap hareketlerini gösterir bir e-postayı müvekkiline gönderdiğini, bankanın bu e-postayı da inkar ettiğini ileri sürerek 30.000,00 TL'nin 01.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının evlenmeden önce Sofuoğlu kızlık soy ismi ile açtığı hesap dışında bir hesabının bulunmadığını, iddia ettiği hesapla ilgili dekont, başvuru belgesi, hesap cüzdanı ibraz edemediğini, e-postanın müvekkilince gönderilmediğini, hisse senedi alımına ilişkin belgede gösterilen tarihlerin cumartesi ve pazar günlerine denk gelip İMKB'de hafta sonu işlem yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iddia ettiği hesabın varlığına dair hiç bir somut belge bulunmadığı, soruşturma dosyasına bankanın verdiği cevabi yazıda ilgili tarihte kamera kaydının yer almadığının bildirildiği, personel tarafından verildiği iddia edilen e-postanın ise e-posta niteliği taşımadığı, bilirkişi raporunda da bu hususun ayrıntılı olarak tartışıldığı, iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı bankadaki paranın usulsüz çekildiği iddiasıyla açılan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının, davalı Banka nezdinde hesabının varlığına ilişkin bir belgenin bulunmadığı, davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davacının şikayeti üzerine konuyla ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/22094 hazırlık sayılı dosyası ile başlatılan ceza soruşturmasının halen devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yürütülmekte olan ceza soruşturmasının neticelenmesinin beklenip hukuki sonuçlarının BK'nın 53. maddesi çerçevesinde dikkate alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bente açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046155200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz