Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/4668 E. 2013/21204 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zamanaşımı defi↗ vekalet ücreti takdiri↗ tmsf↗ temerrüt faizi↗ havale↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, zamanaşımı definin yerinde olmadığı, banka personelinin müşterileri offshore bankasına yönlendirdiği, paranın Sümerbank A.Ş'den çıkmadığı, bankanın zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 160.000 USD miktarın 07.12.1999 tarihinden itibaren 92 gün boyunca % 20,75 oranındaki akti faiziyle, bu tarihten sonra 3095 SK'nın 4/a maddesi gereğince uygulanacak faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ve müdahil vekilinin tüm, davalı TMSF vekilinin aşağıdaki (2), (3) ve (4) numaralı bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı davalı Bankaya yatırdığı tutarın davalı Sümerbank A.Ş. yetkililerinin kendisini kandırması sonucu Efektifbank Off Shore hesabına aktarıldığını iddia ettiği ve Sümerbank A.Ş’de bu fiili nedeniyle yatırılan tutardan sorumlu olduğuna göre, mahkemece paranın off shore bankasına havale edildiği tarihten itibaren alacağa 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince temerrüt faizi yürütülmesi gerekirken, taraflar arasındaki ilişkinin mahiyetinde yanılgıya düşülerek bu dönem için mevduat faizine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
3-Öte yandan, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140. ve geçici 15. maddeleri uyarınca davalı harçtan muaf oldugu halde, mahkemece harcın davalıdan tahsiline karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
4-Ayrıca, davalı kendisini davada vekille temsil ettirdiği, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde, davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4668 E. 2013/21204 K.
Ortak:zamanaşımı defi · vekalet ücreti takdiri · temerrüt faizi · havale · vekalet ücreti · temerrüt · zamanaşımı · temsil · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz kararda… Off Shore hesabına aktarıldığını iddia ettiği ve Sümerbank A.Ş’de bu fiili nedeniyle yatırılan tutardan sorumlu olduğuna göre, mahkemece paranın off shore bankasına «havale» edildiği tarihten itibaren alacağa 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince «temerrüt faizi» yürütülmesi gerekirken, taraflar arasındaki ilişkinin mahiyetinde yanılgıya düşülerek bu dönem için mevduat faizine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
4-Ayrıca, davalı kendisini davada vekille «temsil» ettirdiği, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde, davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı, banka personelinin müşterileri offshore bankasına yönlendirdiği, paranın Sümerbank A.Ş'den çıkmadığı, bankanın zarardan sorumlu olduğu gerekçesiy …
Benzer bu kararda… Off Shore hesabına aktarıldığını iddia ettiği ve Sümerbank A.Ş’de bu fiili nedeniyle yatırılan tutardan sorumlu olduğuna göre, mahkemece paranın off shore bankasına «havale» edildiği tarihten itibaren alacağa 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince «temerrüt faizi» yürütülmesi gerekirken, taraflar arasındaki ilişkinin mahiyetinde yanılgıya düşülerek bu dönem için mevduat faizine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
4-Ayrıca, davalı kendisini davada vekille «temsil» ettirdiği, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde, davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı, banka personelinin müşterileri offshore bankasına yönlendirdiği, paranın Sümerbank A.Ş'den çıkmadığı, bankanın zarardan sorumlu olduğu gerekçesiy …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4992 E. 2014/11488 K.
Ortak:zamanaşımı defi · zamanaşımı · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı, banka personelinin müşterileri offshore bankasına yönlendirdiği, paranın Sümerbank A.Ş'den çıkmadığı, bankanın zarardan sorumlu olduğu gerekçesiy …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı, banka personelinin müşterileri...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi
Benzer bu karardaDavalı, «borcu üstlenen» ve fer'i müdahil vekilleri, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı «borcu üstlenen» ve fer'i müdahil vekillerinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3742 E. 2013/17189 K.
Ortak:havale
İncelediğiniz kararda… Off Shore hesabına aktarıldığını iddia ettiği ve Sümerbank A.Ş’de bu fiili nedeniyle yatırılan tutardan sorumlu olduğuna göre, mahkemece paranın off shore bankasına «havale» edildiği tarihten itibaren alacağa 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince «temerrüt faizi» yürütülmesi gerekirken, taraflar arasındaki ilişkinin mahiyetinde yanılgıya düşülerek bu dönem için mevduat faizine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda… an ...'na ait şirketlere usulsüz kredi olarak verilmek suretiyle tüketildiği, alacağın Efektifbank Offshore Ltd.den tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, uyuşmazlığın «havale» görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, Efektifbank Ltd. adlı bankanın paravan bir banka olduğunun davalı bankaca bilindiği, buna rağmen bu …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · ihbar
Benzer bu karardaKararı, davalı vekili ve «ihbar olunan» vekili ile fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, «ihbar olunan» vekili ile fer'i müdahil vekillerinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/4668 E. , 2013/21204 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 24. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.12.2011 tarih ve 2011/234-2011/69 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22.11.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ...Ş. vekili Av. B..., borcu üstlenen TMSF vekili C....ve davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Sümerbank Mersin Şubesi'ne 07.12.1999 tarihinde 160.000 USD yatırdığını, sonradan bankaya el konulduğunu, parasının Efektifbank Offshore hesabına aktarıldığı gerekçesiyle ödeme yapılmadığını, anılan bankanın paravan olduğunu, paraların Kıbrıs'a gönderilmediğini, bankanın malvarlığı bulunmadığını, müşterilerin banka personelince yönlendirildiğini, yöneticiler hakkında ceza davası açıldığını ileri sürerek, 160.000 USD miktarın vade sonuna kadar akti faizi ile vade sonundan itibaren 3095 SK'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, bankanın tüzel kişiliğinin farklı olduğunu, davacının yüksek faiz beklentisiyle parasını offshoreye yatırdığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Müdahil vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, offshorenin borçlarını ödediğini, acz içinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, zamanaşımı definin yerinde olmadığı, banka personelinin müşterileri offshore bankasına yönlendirdiği, paranın Sümerbank A.Ş'den çıkmadığı, bankanın zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 160.000 USD miktarın 07.12.1999 tarihinden itibaren 92 gün boyunca % 20,75 oranındaki akti faiziyle, bu tarihten sonra 3095 SK'nın 4/a maddesi gereğince uygulanacak faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ve müdahil vekilinin tüm, davalı TMSF vekilinin aşağıdaki (2), (3) ve (4) numaralı bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı davalı Bankaya yatırdığı tutarın davalı Sümerbank A.Ş. yetkililerinin kendisini kandırması sonucu Efektifbank Off Shore hesabına aktarıldığını iddia ettiği ve Sümerbank A.Ş’de bu fiili nedeniyle yatırılan tutardan sorumlu olduğuna göre, mahkemece paranın off shore bankasına havale edildiği tarihten itibaren alacağa 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince temerrüt faizi yürütülmesi gerekirken, taraflar arasındaki ilişkinin mahiyetinde yanılgıya düşülerek bu dönem için mevduat faizine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
3-Öte yandan, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140. ve geçici 15. maddeleri uyarınca davalı harçtan muaf oldugu halde, mahkemece harcın davalıdan tahsiline karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
4-Ayrıca, davalı kendisini davada vekille temsil ettirdiği, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde, davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ve müdahil vekilinin tüm, davalı vekilinin sair sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yaranına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı ve fer'i müdahilden alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ve fer'i müdahilden alınmasına, 22.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046145200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz